{"id":240,"date":"2006-02-04T00:37:50","date_gmt":"2006-02-03T23:37:50","guid":{"rendered":"http:\/\/wp.mehmetcanyuece.com\/2006\/02\/04\/kuertler-uezerinde-hegemonya-nasil-kuruldu\/"},"modified":"2006-02-04T00:37:50","modified_gmt":"2006-02-03T23:37:50","slug":"kuertler-uezerinde-hegemonya-nasil-kuruldu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/kuertler-uezerinde-hegemonya-nasil-kuruldu\/","title":{"rendered":"K\u00dcRTLER \u00dcZER\u0130NDE HEGEMONYA NASIL KURULDU?"},"content":{"rendered":"<div class='booster-block booster-read-block'>\n                <div class=\"twp-read-time\">\n                \t<i class=\"booster-icon twp-clock\"><\/i> <span>Read Time:<\/span>41 Minute, 15 Second                <\/div>\n\n            <\/div><div><strong>\u0130smail BE\u015e\u0130K&Ccedil;\u0130 <br \/><\/strong><\/div>\n<div>Hegemonya kavram\u0131n\u0131, bir devletin bir toplum &uuml;zerinde veya halk\u0131n belirli kesimi &uuml;zerinde kurdu\u011fu bask\u0131 ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;k olarak anl\u0131yorum. Bir toplum &uuml;zerinde hegemonya kurulmas\u0131nda ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;k sa\u011flanmas\u0131nda devletin zorlay\u0131c\u0131 bask\u0131 ara&ccedil;lar\u0131n\u0131n kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir rol&uuml; ve i\u015flevi vard\u0131r. Bask\u0131 ve disiplin giderek, r\u0131za ve onaya dayanan k&uuml;lt&uuml;rel ve ideolojik bir de\u011ferler sisteminin olu\u015fmas\u0131n\u0131 getirebilir. <\/div>\n<p> <!--more--> <\/p>\n<div align=\"justify\">\n<div \/><\/p>\n<div>Ortado\u011fu&rsquo;da K&uuml;rt toplumu &uuml;zerinde hegemonya nas\u0131l kurulmu\u015ftur? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Ortado\u011fu&rsquo;da, K&uuml;rt halk\u0131 &uuml;zerinde hegemonya kurulmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 &ccedil;ok &ouml;nemli bir etken vard\u0131r. Bu, Birinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131 sonlar\u0131nda, diyelim l920&rsquo;lerde, K&uuml;rtlerin halk olarak, K&uuml;rdistan&rsquo;\u0131n &uuml;lke olarak b&ouml;l&uuml;nmesi, par&ccedil;alanmas\u0131 ve payla\u015f\u0131lmas\u0131 olgusudur. Bu, bask\u0131n\u0131n ve disiplinin yani devletin zorlay\u0131c\u0131 bask\u0131 ara&ccedil;lar\u0131n\u0131n, bu s&uuml;rece kat\u0131lanlar taraf\u0131ndan m&uuml;\u015ftereken kuruldu\u011funu g&ouml;sterir. Birinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131 sonlar\u0131nda, K&uuml;rtleri ve K&uuml;rdistan&rsquo;\u0131 b&ouml;lme, par&ccedil;alama, payla\u015fma s&uuml;recine kat\u0131lanlar hangi g&uuml;&ccedil;lerdi? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>B&uuml;y&uuml;k Britanya, d&ouml;nemin en &ouml;nde gelen emperyal g&uuml;c&uuml;yd&uuml;. D&uuml;nya &ouml;l&ccedil;e\u011finde politikan\u0131n belirlenmesinde ve y&ouml;nlendirilmesinde, B&uuml;y&uuml;k Britanya birinci planda gelen bir g&uuml;&ccedil;t&uuml;. Fransa, B&uuml;y&uuml;k Britanya&rsquo;dan &ccedil;ok sonra gelmesine, B&uuml;y&uuml;k Britanya&rsquo;yla aras\u0131nda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir mesafe olmas\u0131na ra\u011fmen ikinci planda rol oynayan bir emperyal g&uuml;&ccedil;t&uuml;. Bu g&uuml;&ccedil;ler, \u0130ran&rsquo;la, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;ndan ayr\u0131larak kendi geleceklerini belirlemeye &ccedil;al\u0131\u015fan Arap y&ouml;netimleriyle, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;nun devam\u0131 olarak kurulan T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;yle de i\u015fbirli\u011fi yaparak K&uuml;rtlere ve K&uuml;rdistan&rsquo;a ili\u015fkin temel politikay\u0131 ger&ccedil;ekle\u015ftirdiler. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>D&uuml;\u015f&uuml;nelim ki, K&uuml;rtler ve K&uuml;rdistan, daha, 17. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu ve \u0130ran \u0130mparatorlu\u011fu aras\u0131nda ikiye b&ouml;l&uuml;nm&uuml;\u015ft&uuml;. \u0130ran kesiminin kuzey taraflar\u0131 da, yani Kafkasya&rsquo;n\u0131n g&uuml;neydo\u011fu y&ouml;releri de, 19. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk &ccedil;eyre\u011finde, Rus-\u0130ran sava\u015flar\u0131 sonunda, Rus \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;nun egemenlik alan\u0131na girmi\u015fti. B&ouml;ylesine b&ouml;l&uuml;nm&uuml;\u015f, par&ccedil;alanm\u0131\u015f bir toplum &uuml;zerinde hegemonya kurmak, hegemonyay\u0131 geli\u015ftirmek, k&ouml;kle\u015ftirmek &ccedil;ok kolayd\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>K&uuml;rtler ve hegemonya, K&uuml;rtler &uuml;zerinde hegemonya kurulmas\u0131 gibi konular incelenirken b&ouml;l&uuml;nme, par&ccedil;alanma ve payla\u015f\u0131lma olgusunun birinci planda tutulmas\u0131, ele al\u0131nmas\u0131 gerekir kan\u0131s\u0131nday\u0131m. B&ouml;l&uuml;nm&uuml;\u015f, par&ccedil;alanm\u0131\u015f ve payla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n en b&uuml;y&uuml;k etkisi, bu s&uuml;recin her zamanda, her mek&acirc;nda kendini yeniden &uuml;retiyor olmas\u0131d\u0131r. Co\u011frafya &uuml;zerinde, halk &uuml;zerinde, bir kere b&ouml;yle bir s&uuml;re&ccedil; ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 zaman, bunun daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k birimlerde de kendini g&ouml;stermesi ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz olmaktad\u0131r. A\u015firetler ekseninde bir b&ouml;l&uuml;nme, aileler ekseninde bir b&ouml;l&uuml;nme, ayn\u0131 ailede karde\u015fler aras\u0131nda bir b&ouml;l&uuml;nme, dinsel inan&ccedil;lar aras\u0131nda bir b&ouml;l&uuml;nme, &ccedil;e\u015fitli alanlarda, &ccedil;e\u015fitli zamanlarda kendini g&ouml;sterebilir. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bu s&uuml;re&ccedil;te, yani hegemonya kurulmas\u0131 s&uuml;reciyle birlikte, ele al\u0131nmas\u0131, irdelenmesi gereken di\u011fer bir kavram resmi ideoloji kavram\u0131d\u0131r. Devletin egemen g&ouml;r&uuml;\u015fleri ve d&uuml;\u015f&uuml;nceleri konusunda, halk\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131n ve onay\u0131n\u0131n al\u0131nmas\u0131 da ihmal edilemez bir s&uuml;re&ccedil; olmaktad\u0131r. Zira, herhangi bir toplumun her zaman bask\u0131yla, yani devletin zora dayal\u0131 bask\u0131 ara&ccedil;lar\u0131yla y&ouml;netilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmamaktad\u0131r. Devletin resmi g&ouml;r&uuml;\u015flerine, resmi d&uuml;\u015f&uuml;ncelerine g&ouml;re, bir k&uuml;lt&uuml;rel yap\u0131n\u0131n, normlar dizgesinin ya\u015fama ge&ccedil;irilmesi de gerekli olmaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan ideoloji, &ouml;zellikle resmi ideoloji kavram\u0131 &uuml;zerinde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir irdeleme yapmak, somut olgular kar\u015f\u0131s\u0131nda, resmi ideolojinin anlam\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmak, hegemon ili\u015fkilerin nas\u0131l kuruldu\u011funun ve geli\u015fti\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz olmaktad\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130deoloji nedir? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130deoloji, herhangi bir egemen s\u0131n\u0131f\u0131n, bir z&uuml;mrenin, egemen bir siyasal partinin, halk &uuml;zerinde uygulad\u0131\u011f\u0131 bask\u0131 ve ter&ouml;r&uuml;n&uuml; gizlemek, &ouml;rtmek niyetiyle ve bu ama&ccedil;la &uuml;retti\u011fi ve ya\u015fama ge&ccedil;irdi\u011fi, etkin bir \u015fekilde kulland\u0131\u011f\u0131, somut ger&ccedil;eklikleri bozmaya, &ccedil;arp\u0131tmaya, kavramlar\u0131n i&ccedil;eri\u011fini bo\u015faltmaya &ccedil;al\u0131\u015fan birtak\u0131m inan&ccedil;lar, fikirler, kand\u0131rmacalar, aldatmacalard\u0131r. \u0130deolojilerde &ouml;nemli olan inan&ccedil;t\u0131r. \u0130nan&ccedil; fikirden &ccedil;ok &ccedil;ok &ouml;nce gelmektedir. \u0130deolojiyi, fikirler dizgesi diye tan\u0131mlamak yeterli de\u011fildir, bu tan\u0131mlama do\u011fru da de\u011fildir. \u0130deolojide belirleyici ve y&ouml;nlendirici boyut inan&ccedil; i&ccedil;eri\u011fidir. \u0130leri s&uuml;r&uuml;len herhangi bir d&uuml;\u015f&uuml;ncenin do\u011fru oldu\u011funa inanacaks\u0131n\u0131z, o d&uuml;\u015f&uuml;ncenin tek ger&ccedil;ek oldu\u011funa inanacaks\u0131n\u0131z, bunlar\u0131 &ouml;\u011freneceksiniz, buna g&ouml;re tav\u0131r ve davran\u0131\u015f sergileyeceksiniz. Herhangi bir ideolojiyle ileri s&uuml;r&uuml;len d&uuml;\u015f&uuml;ncelerin ele\u015ftirilemez, tart\u0131\u015f\u0131lamaz, do\u011frulu\u011fundan ku\u015fku duyulamaz oldu\u011fu bilinen bir ger&ccedil;ektir. Bu y&uuml;zden bilim ile ideoloji aras\u0131nda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k farklar, hatta uzla\u015fmaz &ccedil;eli\u015fkiler oldu\u011fu da g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bilim, &ouml;zg&uuml;r ele\u015ftiriye dayal\u0131 bir d&uuml;\u015f&uuml;n kategorisidir. \u0130leri s&uuml;r&uuml;len, a&ccedil;\u0131klanan bir d&uuml;\u015f&uuml;nce hakk\u0131nda ku\u015fku duyma, tart\u0131\u015fma, ele\u015ftirme, bilim y&ouml;nteminin vazge&ccedil;emeyece\u011fi bir s&uuml;re&ccedil;tir. \u0130deolojide, b&ouml;yle bir boyutun olmad\u0131\u011f\u0131 &ccedil;ok a&ccedil;\u0131kt\u0131r. \u0130deolojiyle resmi ideoloji aras\u0131nda da &ccedil;ok &ouml;nemli bir fark vard\u0131r. Resmi ideoloji, devletin idari ve cezai yapt\u0131r\u0131mlar\u0131yla korunan ve kollanan bir ideolojidir. Devletin ileri s&uuml;rd&uuml;\u011f&uuml; g&ouml;r&uuml;\u015fleri, resmi d&uuml;\u015f&uuml;nceleri kabul etmedi\u011finiz, benimasmedi\u011finiz, bunlar\u0131 somut olgular kar\u015f\u0131s\u0131nda, olgusal ili\u015fkiler kar\u015f\u0131s\u0131nda ele\u015ftirdi\u011finiz zaman &ccedil;e\u015fitli idari ve cezai yapt\u0131r\u0131mlarla kar\u015f\u0131la\u015fabilirsiniz. Siyasal sisteminde resmi ideolojiye yer veren bir toplumda egemen ideoloji elbette resmi ideolojidir. Bu toplumda &ouml;rne\u011fin burjuvazinin de bir ideolojisi vard\u0131r. Burjuvazinin ideolojisinin ele\u015ftirilmesi, &ouml;rne\u011fin, burjuvazinin s&ouml;m&uuml;r&uuml;c&uuml; bir s\u0131n\u0131f oldu\u011fu, halk\u0131n eme\u011fine, birikimine el koydu\u011fu, halk\u0131 yoksulla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131, gelir da\u011f\u0131l\u0131m\u0131nda b&uuml;y&uuml;k bir dengesizlik oldu\u011fu, milli gelirin &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir k\u0131sm\u0131n\u0131n burjuvazinin &uuml;st katmanlar\u0131na gitti\u011fi vs. s&ouml;ylense, bunlarla ilgili olarak idari ve cezai bir yapt\u0131r\u0131m g&uuml;ndeme gelmez. Ama burjuvazinin yap\u0131p ettikleri, siyasal ve toplumsal de\u011ferleri K&uuml;rt sorunu a&ccedil;\u0131s\u0131ndan ele\u015ftirilse yapt\u0131r\u0131mlar g&uuml;ndeme gelebilir. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Resmi ideolojinin sadece K&uuml;rt sorununa ili\u015fkin kabulleri, yani ileri s&uuml;rd&uuml;\u011f&uuml; d&uuml;\u015f&uuml;nceler, g&ouml;r&uuml;\u015fler yoktur. 80 y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n Cumhuriyet tarihi incelendi\u011finde, sol ak\u0131mlara, &ouml;rne\u011fin kom&uuml;nizme, dinsel ak\u0131mlara, &ouml;rne\u011fin \u015feriat istemine kar\u015f\u0131 da, resmi ideoloji taraf\u0131ndan d&uuml;\u015f&uuml;nceler, g&ouml;r&uuml;\u015fler getirilmi\u015ftir. Fakat devlet bunlar\u0131 art\u0131k ciddi bir tehdit olarak alg\u0131lamamaktad\u0131r. &Ouml;rne\u011fin en &ccedil;ok \u015fikayet edilen &ouml;rg&uuml;tlerden Hizbullah&rsquo;\u0131n da derin devlet taraf\u0131ndan kuruldu\u011fu d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmelidir. K&uuml;rtler, K&uuml;rt sorunu etraf\u0131nda geli\u015ftirilen d&uuml;\u015f&uuml;nceler ise &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir tehdit olarak alg\u0131lanmaktad\u0131r. Hegemonya ve K&uuml;rtler konusu incelenirken, Ortado\u011fu&rsquo;da K&uuml;rtler &uuml;zerinde hegemonyan\u0131n nas\u0131l kuruldu\u011fu incelenirken resmi ideolojinin K&uuml;rtlere, K&uuml;rdistan&rsquo;a ve K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;ye ili\u015fkin g&ouml;r&uuml;\u015flerinin nas\u0131l olu\u015ftu\u011funa da bakmak gerekir. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>19. y&uuml;zy\u0131l\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren, \u0130stanbul&rsquo;da K&uuml;rt&ccedil;e dergiler ve gazeteler yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131 g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu gazeteler ve dergiler K&uuml;rt&ccedil;e olarak yay\u0131mlan\u0131yor, zaman zaman da K&uuml;rt&ccedil;e-T&uuml;rk&ccedil;e olarak yay\u0131mlan\u0131yor. Mithat Mikdat Bedirhan&rsquo;\u0131n y&ouml;neticili\u011findeki K&uuml;rdistan gazetesi 1898&rsquo;de Kahire&rsquo;de yay\u0131na ba\u015fl\u0131yor. K&uuml;rdistan gazetesi, Osmanl\u0131 y&ouml;netiminin, M\u0131s\u0131r y&ouml;netiminden istemi sonucu olu\u015fan bask\u0131 &uuml;zerine M\u0131s\u0131r&rsquo;dan ayr\u0131lmak zorunda kal\u0131yor ve Cenevre&rsquo;de yay\u0131na devam ediyor. Oradan da bask\u0131 &uuml;zerine tekrar Kahire&rsquo;ye, oradan da Londra&rsquo;ya ta\u015f\u0131n\u0131yor. Londra&rsquo;dan Folkstone&rsquo;e, (\u0130ngiltere) ve oradan tekrar Cenevre&rsquo;ye ta\u015f\u0131n\u0131yor. Son say\u0131 oldu\u011fu san\u0131lan 31. say\u0131 1902&rsquo;de yay\u0131mlan\u0131yor. Rojhilat u K&uuml;rdistan gazetesi 1908&rsquo;de, \u0130stanbul&rsquo;da, J&ouml;nT&uuml;rk devriminden sonra yay\u0131mlan\u0131yor. K&uuml;rt Teav&uuml;n ve Terakki Gazetesi yine \u0130stanbul&rsquo;da, 1908&rsquo;de yay\u0131mlan\u0131yor. 1908&rsquo;de yay\u0131na ba\u015flayan bir gazete de K&uuml;rdistan&rsquo;d\u0131r. \u0130lk gazetenin devam\u0131 olarak \u0130stanbul&rsquo;da yay\u0131mland\u0131. 1910&rsquo;larda baz\u0131 K&uuml;rt aileleri, \u0130stanbul&rsquo;da, &ccedil;ocuklar\u0131 i&ccedil;in K&uuml;rt okullar\u0131 olu\u015fturmaya ba\u015flad\u0131lar. Roji K&uuml;rd dergisi 1913 y\u0131l\u0131nda yay\u0131na ba\u015flad\u0131. Bu derginin h&uuml;k&uuml;met taraf\u0131ndan kapat\u0131lmas\u0131ndan sonra ise Hetawi K&uuml;rd dergisi yay\u0131mland\u0131. Hetawi K&uuml;rd de 1913&rsquo;te yay\u0131mland\u0131. O&rsquo;nun da kapat\u0131lmas\u0131 &uuml;zerine Yekbun yay\u0131na ba\u015flad\u0131. 1918 y\u0131l\u0131 sonlar\u0131na do\u011fru Jin dergisi yay\u0131n hayat\u0131na girdi. 1919&rsquo;da K&uuml;rdistan gazetesi tekrar yay\u0131mland\u0131. Bu, K&uuml;rdistan ad\u0131yla &ccedil;\u0131kan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; yay\u0131n oluyor. Birincisinin 1898, ikicisinin 1908 oldu\u011funu yukar\u0131da belirtmi\u015ftim. 1919 y\u0131l\u0131nda Jin gazete olarak da yay\u0131na girdi. Bu gazete ve dergilerin K&uuml;rt&ccedil;e yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131, T&uuml;rk&ccedil;e yaz\u0131lara da yer verildi\u011fini belirtmi\u015ftim. \u0130stanbul&rsquo;da ve yabanc\u0131 &uuml;lkelerde yay\u0131mlanan bu gazete ve dergilerin, Bitlis, Mu\u015f, Diyarbak\u0131r, Van, Hakkari, S&uuml;leymaniye, Hewler, Kerk&uuml;k gibi, K&uuml;rtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015fehirlere g&ouml;nderildi\u011fi de biliniyor. Bunlar\u0131n okundu\u011fu, tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 da g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Dergiler, gazeteler ayr\u0131ca, Paris, Londra, Cenova, Kahire, Moskova, \u015eam, Ba\u011fdat, Tahran gibi merkezlere de g&ouml;nderiliyor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Resmi ideolojinin nas\u0131l olu\u015ftu\u011funu, K&uuml;rtler &uuml;zerindeki hegemonyan\u0131n nas\u0131l kuruldu\u011funu anlamaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yoruz. Yukar\u0131da belirtilen bilgilerden sonra, ili\u015fkilerin bir boyutuna daha i\u015faret etmek gerekiyor. Bu dergilerin ve gazetelerin b&uuml;rolar\u0131 Ca\u011falo\u011flu&rsquo;ndayd\u0131. Bu b&uuml;rolar, belki de \u0130ttihat ve Terakki&rsquo;nin, H&uuml;rriyet ve \u0130tilaf&rsquo;\u0131n, veya Kuvva-i Milliye&rsquo;nin yay\u0131n organlar\u0131n\u0131n b&uuml;rolar\u0131na kom\u015fu b&uuml;rolard\u0131. Bu b&uuml;rolar belki de ayn\u0131 apartmanda, alt-&uuml;st dairelerdeydiler veya ayn\u0131 katta kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 dairelerdeydiler. Yani K&uuml;rt&ccedil;e dergiler ve gazeteler yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131, T&uuml;rk gazetecileri ve yazarlar\u0131 taraf\u0131ndan, Darulfunun hocalar\u0131 taraf\u0131ndan g&ouml;r&uuml;lmektedir, bilinmektedir. Belki de, T&uuml;rk olan bu gazeteciler yazarlar, m&uuml;derrisler, K&uuml;rt&ccedil;e dergileri, en az\u0131ndan ellerine al\u0131p incelemi\u015f, kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015f olabilirler. Bunlar\u0131n legal yay\u0131nlar oldu\u011fu da bilinmektedir. Bu gazeteler ve dergiler hakk\u0131nda zaman zaman soru\u015fturmalar, davalar a&ccedil;\u0131lm\u0131\u015f olabilir. 1913&rsquo;te arka arkaya yay\u0131mlanan Roji K&uuml;rd, Hetawi K&uuml;rd, Yekbun &ouml;rneklerinde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; gibi, s&uuml;recin, ili\u015fkilerin &ouml;nemli bir boyutunun da soru\u015fturmalar, kovu\u015fturmalar oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. B&uuml;rolar\u0131n\u0131n a&ccedil;\u0131k adresleriyle, \u0130&ccedil;i\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&rsquo;n\u0131n bas\u0131n i\u015fleriyle ilgili b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne kay\u0131t olmalar\u0131yla, ilgi duyan herkesin g&ouml;rebilece\u011fi, ula\u015fabilece\u011fi yay\u0131nlard\u0131r, bu dergiler ve gazeteler&hellip; Ama, Cumhuriyet&rsquo;le birlikte ne g&ouml;r&uuml;yoruz? 1923-1924 y\u0131llar\u0131ndan sonra art\u0131k, K&uuml;rtlerin milli varl\u0131\u011f\u0131, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin ba\u011f\u0131ms\u0131z bir dil olarak varl\u0131\u011f\u0131 ink&acirc;r ediliyor, reddediliyor. 1930&rsquo;larda geli\u015ftirilen T&uuml;rk Tarih Tezi, G&uuml;ne\u015f-Dil Teorisi gibi resmi g&ouml;r&uuml;\u015flerle bu ink&acirc;r ve ret sistematik bir hale getiriliyor. K&uuml;rtlerin halk olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, millet olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin dil olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ink&acirc;r edenler, reddedenler aras\u0131nda, \u0130ttihat&ccedil;\u0131, H&uuml;rriyet ve \u0130tilaf&ccedil;\u0131, Kuvva-i Milliyeci, Kemalist, yazarlar, gazeteciler, Dar&uuml;lfunun hocalar\u0131 da var. 19. y&uuml;zy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, 20. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk &ccedil;eyre\u011finde, K&uuml;rt&ccedil;e gazeteler ve dergiler yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunlar\u0131n okundu\u011funu, tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu gazetelerin, dergilerin, Bitlis, Mu\u015f, Diyarbak\u0131r, Siirt Hakkari, S&uuml;leymaniye, Kerk&uuml;k, Hewler gibi K&uuml;rtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015fehirlere de g&ouml;nderildi\u011fini bilen, g&ouml;ren, duyan T&uuml;rk yazarlar\u0131, gazetecileri, Dar&uuml;lfunun m&uuml;derrisleri, art\u0131k, K&uuml;rt diye bir halk\u0131n, milletin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, K&uuml;rt&ccedil;e diye bilinen bir dilin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, herkesin T&uuml;rk oldu\u011funu, kendilerine K&uuml;rt denenlerin de Orta Asya&rsquo;dan gelen T&uuml;rk boylar\u0131ndan biri oldu\u011funu ispat etmeye &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yorlar. 20. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk &ccedil;eyre\u011finde, K&uuml;rt&ccedil;e dergiler ve gazeteler &ccedil;\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilenler, g&ouml;renler, art\u0131k, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin ilkel bir dil oldu\u011funu, yaz\u0131 dili olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, K&uuml;rt&ccedil;e yaz\u0131lm\u0131\u015f bir yaz\u0131ya, K&uuml;rt&ccedil;e yaz\u0131lm\u0131\u015f bir kitaba rastlamad\u0131klar\u0131n\u0131 da anlat\u0131yorlar. B&ouml;ylesine bir fikri d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m nas\u0131l ger&ccedil;ekle\u015fiyor acaba? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bu, resmi ideolojinin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fuyla ilgili bir g&ouml;zlem oluyor. Bu g&ouml;zlem &uuml;zerinde dikkatli bir \u015fekilde durmak gerekiyor. Burada, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;ndan Cumhuriyet&rsquo;e ge&ccedil;i\u015f s&uuml;recinin de daha dikkatli, daha so\u011fukkanl\u0131 ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir \u015fekilde ele al\u0131nmas\u0131 gerekli oluyor. K&uuml;rt sorunu a&ccedil;\u0131s\u0131ndan bunu yapmak ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz oluyor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Yukar\u0131da, 20. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk &ccedil;eyre\u011finde yay\u0131mlanan K&uuml;rt&ccedil;e gazetelerden ve dergilerden s&ouml;z etmi\u015ftik. Ayn\u0131 d&ouml;nemde, K&uuml;rt Millet F\u0131rkas\u0131, K&uuml;rt Demokratik F\u0131rkas\u0131 gibi &ouml;rg&uuml;tlenmeler de var. Bu &ouml;rg&uuml;tlenmeleri de k\u0131saca \u015fu \u015fekilde belirtmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. K&uuml;rt Azm-i Kavi Cemiyeti (1900), K&uuml;rt Teav&uuml;n ve Terakki Cemiyeti (1908), K&uuml;rt Teali ve Terakki Cemiyeti (1910), K&uuml;rt Talebe Hevi Cemiyeti (1912), K&uuml;rdistan Te\u015frik-i Mesai Cemiyeti, (1912), K&uuml;rt \u0130r\u015fad ve \u0130rtika Cemiyeti (1912), K&uuml;rdistan Muhiban Cemiyeti (1918) K&uuml;rt Tamim-i Maarif ve Ne\u015friyat Cemiyeti (1918), K&uuml;rt Kad\u0131nlar Teali Cemiyeti (1919), K&uuml;rt Millet F\u0131rkas\u0131 (1919), K&uuml;rdistan Teali Cemiyeti (1919), K&uuml;rdistan Te\u015fkilat-\u0131 \u0130&ccedil;timaiye Cemiyeti (1920), \u0130stihlas-\u0131 K&uuml;rdistan Cemiyeti (1920)&hellip; Bu &ouml;rg&uuml;tlerin de yerine ve zaman\u0131na g&ouml;re K&uuml;rt halk\u0131 aras\u0131nda &ouml;nemli geli\u015fmeler g&ouml;sterdi\u011fi g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. &Ouml;rne\u011fin, 1908&rsquo;de kurulan K&uuml;rt Teav&uuml;n ve Terakki Cemiyeti&rsquo;ne, O&rsquo;nun h&uuml;k&uuml;met&ccedil;e kapat\u0131lmas\u0131ndan sonra 1910 y\u0131l\u0131nda kurulan K&uuml;rt Teali ve Terakki Cemiyeti&rsquo;ne, K&uuml;rt \u015fehirlerinde b&uuml;y&uuml;k bir kat\u0131l\u0131m oldu\u011fu kolayca g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130ttihat&ccedil;\u0131larla H&uuml;rriyet ve \u0130tilaf&ccedil;\u0131lar aras\u0131nda pek &ccedil;ok konuda duygular ve d&uuml;\u015f&uuml;nceler aras\u0131nda fark olabilir. Ama, K&uuml;rdistan sorununa yakla\u015f\u0131m ve K&uuml;rt sorununu kavray\u0131\u015f a&ccedil;\u0131s\u0131ndan ciddi bir fark olmad\u0131\u011f\u0131 a&ccedil;\u0131kt\u0131r. Solcularla sa\u011fc\u0131lar aras\u0131nda, laik olanlarla dinsel ideolojiyi savununlar aras\u0131nda &ccedil;e\u015fitli konularda anlay\u0131\u015f ve kavray\u0131\u015f farklar\u0131 olabilir. Ama K&uuml;rtlere ve K&uuml;rt sorununa ayn\u0131 niyetlerle, ayn\u0131 duygularla, ayn\u0131 kavramlarla yakla\u015f\u0131yorlar. \u0130ttihat&ccedil;\u0131larla Kuvva-i Milliyeciler veya Kemalistler aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde de bu temel boyutu g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Bu, T&uuml;rk d&uuml;\u015f&uuml;ncesinin, art\u0131k, devlet g&ouml;r&uuml;\u015f&uuml;ne yani resmi ideolojiye ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fti\u011finin &ouml;nemli bir g&ouml;stergesi oluyor. Cumhuriyet&rsquo;le birlikte geli\u015fen fikir hayat\u0131n\u0131n temel karakterinin bu y&ouml;nde oldu\u011fu besbellidir. Yazarlar, gazeteciler, siyasetle u\u011fra\u015fan ki\u015filer, &uuml;niversite profes&ouml;rleri, art\u0131k, soruna K&uuml;rtlerin ve K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin ink&acirc;r\u0131 ve imhas\u0131 temelinde yakla\u015f\u0131yorlar. Birbirleriyle &ccedil;eli\u015fen, &ccedil;at\u0131\u015fan siyasal hareketlerin, K&uuml;rtler ve K&uuml;rdistan sorunu konusunda, art\u0131k, devlet gibi d&uuml;\u015f&uuml;nd&uuml;\u011f&uuml; a&ccedil;\u0131k bir ger&ccedil;ektir. Yukar\u0131da, Osmanl\u0131 y&ouml;netiminin sonlar\u0131nda, yani, 20. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk &ccedil;eyre\u011finde kurulan, faaliyet g&ouml;steren bir&ccedil;ok &ouml;rg&uuml;tten, siyasal partiden s&ouml;z etmi\u015ftim. Cumhuriyet&rsquo;le birlikte, K&uuml;rtler ve K&uuml;rt&ccedil;e nas\u0131l ink&acirc;r ediliyorsa, reddediliyorsa, bu &ouml;rg&uuml;tlenmeler de art\u0131k bilmezlikten, g&ouml;rmezlikten geliniyor, yok say\u0131l\u0131yor, su&ccedil; &ouml;rg&uuml;t&uuml; say\u0131l\u0131yor. Resmi ideolojinin olu\u015fumunda bu, dikkate de\u011fer bir &ccedil;izgidir. Dikkate al\u0131nmas\u0131 ihmal edilemez bir &ccedil;izgidir. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>1930&rsquo;lar\u0131n sonlar\u0131na, 1940&rsquo;lara, 1950&rsquo;lere bakal\u0131m. K&uuml;rtlerin b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;o\u011funlu\u011fu da, T&uuml;rk y&ouml;neticilerinin, yani resmi ideolojinin bu g&ouml;r&uuml;\u015flerini, bu d&uuml;\u015f&uuml;ncelerini do\u011frular bir duru\u015f sergiliyorlar. Bu s&uuml;recin nas\u0131l geli\u015fti\u011fini, zengin olgusal dayanaklar\u0131yla a&ccedil;\u0131klayabiliyoruz. Fakat bu s&uuml;recin bir sonucu &uuml;zerinde daha durmak gerekiyor. 19. y&uuml;zy\u0131l\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren K&uuml;rt&ccedil;e dergiler ve gazeteler yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s&ouml;ylemi\u015ftik. \u0130stanbul&rsquo;da yay\u0131mlanan bu gazetelerin ve dergilerin belirli say\u0131lar dahilinde k&uuml;t&uuml;phanelere g&ouml;nderildi\u011fi, kataloglara kaydedildi\u011fi de biliniyor. Cumhuriyetle birlikte, K&uuml;rtlerin ve K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin ink&acirc;r\u0131yla, reddiyle ve imhas\u0131yla ilgili yeni bir s&uuml;re&ccedil; ba\u015fl\u0131yor. Tarihte K&uuml;rt diye bilinen bir halk\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131, K&uuml;rt&ccedil;e diye bilinen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir dilin olmad\u0131\u011f\u0131 iddia ediliyor. \u0130\u015fte bu yeni s&uuml;re&ccedil;te k&uuml;t&uuml;phanelere, yani devlet k&uuml;t&uuml;phanelerine y&ouml;nelmek de &ouml;nemli bir me\u015fgale oluyor. K&uuml;rt&ccedil;e yay\u0131nlar\u0131n k&uuml;t&uuml;phanelerden &ccedil;\u0131kar\u0131lmas\u0131, imha edilmesi, &ouml;zenle ger&ccedil;ekle\u015ftirilen bir faaliyet oluyor. Kay\u0131tlar, kataloglar bu imhaya g&ouml;re yeniden d&uuml;zenleniyor. Fiili durumu yeni s&ouml;yleme uygun bir hale getirmeye &ccedil;al\u0131\u015fmak &ccedil;ok &ouml;nemli, vazge&ccedil;ilemez bir &ccedil;aba oluyor. S&ouml;z konusu edilen k&uuml;t&uuml;phaneler \u015f&uuml;phesiz devlet k&uuml;t&uuml;phaneleridir. &Ouml;zel k&uuml;t&uuml;phanelerdeki koleksiyonlara ise, ilgili ki\u015filerin, ailelerin konutlar\u0131na, &ccedil;e\u015fitli nedenlerle, zaman zaman yap\u0131lan bask\u0131nlar s\u0131ras\u0131nda el konulmaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bug&uuml;n, K&uuml;rdistan, Jin, Roji K&uuml;rd, Hetawi K&uuml;rd, K&uuml;rd Teav&uuml;n ve Terakki Gazetesi gibi yay\u0131nlara ula\u015fmak &ccedil;ok zor oluyor. 1908&rsquo;de yay\u0131mlanmaya ba\u015flanan K&uuml;rdistan gazetesi bulunam\u0131yor. 1919&rsquo;da yay\u0131mlanmaya ba\u015flanan K&uuml;rdistan yine &ouml;yle&hellip; Mehmet Emin Bozarslan, Malmisanij gibi, bu t&uuml;r yay\u0131nlar &uuml;zerinde incelemeler yapan ki\u015filer, bu zorluklara dikkat &ccedil;ekiyorlar. Resmi ideolojinin nas\u0131l olu\u015ftu\u011funu, ne gibi bir i\u015fleve sahip oldu\u011funu bu s&uuml;re&ccedil;, bu ili\u015fkiler g&ouml;steriyor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Gerek d&uuml;\u015f&uuml;nsel olarak, gerek eylemsel olarak K&uuml;rt toplumuna ve K&uuml;rt k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne kar\u015f\u0131 y&uuml;r&uuml;t&uuml;len ve imhay\u0131 hedefleyen bu sistematik &ccedil;aba &uuml;zerinde ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla durmak gerekiyor. 3 Kas\u0131m 1928 harf devriminin, K&uuml;rtler a&ccedil;\u0131s\u0131ndan nas\u0131l ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fi konusu &uuml;zerinde de d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmelidir. 3 Kas\u0131m 1925 tarihinde yasala\u015fan, tekkelerin, medreselerin kapat\u0131lmas\u0131yla ilgili yasa ve uygulama yine yukar\u0131daki olgularla birlikte ele al\u0131nmas\u0131 gereken bir konudur. B&uuml;t&uuml;n bunlar T&uuml;rk siyasal hayat\u0131yla, T&uuml;rkiye&rsquo;nin tarihsel ve toplumsal geli\u015fmesiyle &ccedil;ok yak\u0131ndan ilgili olan olgulard\u0131r. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;ndan Cumhuriyet&rsquo;e ge&ccedil;i\u015fle birlikte, siyasette ve k&uuml;lt&uuml;rde medyada gelen bu k\u0131r\u0131lmalar, dikkatlerden uzak tutulmamal\u0131d\u0131r. Bunlar\u0131n siyaset felsefesi ve toplum felsefesi a&ccedil;\u0131s\u0131ndan da anlam\u0131 vard\u0131r. 1930&rsquo;larda ve daha sonraki y\u0131llarda, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, K&uuml;rt diye bilinen bir halk\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunanlar, bu iddialar\u0131n\u0131 ispat etmeye &ccedil;al\u0131\u015fanlar, 1900&rsquo;lerde, 1910&rsquo;larda, K&uuml;rt&ccedil;e gazeteler, K&uuml;rt&ccedil;e dergiler yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunlar\u0131n devlet k&uuml;t&uuml;phanelerine de girdi\u011fini, Bat\u0131 devletlerinin, Paris, Londra, Roma, Berlin, Moskova gibi merkezlere de g&ouml;nderildi\u011fini ayr\u0131ca, Ba\u011fdat, \u015eam, Tahran, Kahire gibi merkezlere de g&ouml;nderildi\u011fini, bilen, g&ouml;ren, duyan gazetecilerdi, yazarlard\u0131, profes&ouml;rlerdi. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bu nas\u0131l oluyor? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bu irdeleme elbette yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bu yaz\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda, ideolojiyi, resmi ideolojiyi tarif etmi\u015ftik Bu ili\u015fkiler &ccedil;er&ccedil;evesinde, bu tariflere, tan\u0131mlamalara tekrar bakmakta yarar vard\u0131r. O zaman, somut olgular ve resmi g&ouml;r&uuml;\u015f aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin etik a&ccedil;\u0131dan de\u011ferlendirilmesi de yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Yalanlara, aldatmacalara dayal\u0131 bir siyaset, nas\u0131l temel bir siyaset olabiliyor? Bilimsel oldu\u011fu s&ouml;ylenen &ccedil;al\u0131\u015fmalar, nas\u0131l bu yalanlar &uuml;zerine bina edilebiliyor? Bunlar dikkatlerden uzak tutulmamal\u0131d\u0131r. B&uuml;t&uuml;n bunlar, Cumhuriyet ve K&uuml;rtler ili\u015fkisine, Cumhuriyet K&uuml;rtlere ne kazand\u0131rd\u0131 sorusuna da a&ccedil;\u0131kl\u0131k getiriyor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bu &ccedil;er&ccedil;evede, incelemelerini, Yaba Dergisi&rsquo;nde yay\u0131mlayan Vedii \u0130lmen&rsquo;in ve \u0130smet Bozda\u011f&rsquo;\u0131n yaz\u0131lar\u0131na de\u011finmeyi de gerekli g&ouml;r&uuml;yorum. Vedii \u0130lmen, Bat\u0131c\u0131l\u0131k, \u0130slamc\u0131l\u0131k, T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;\u011f&uuml;n K&ouml;kenleri ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda Abdullah Cevdet i&ccedil;in \u015f&ouml;yle s&ouml;yl&uuml;yor. &ldquo;Abdullah Cevdet 1869&rsquo;da, K&uuml;rt oldu\u011fu s&ouml;ylenen bir ailede do\u011fmu\u015ftur. Ama hi&ccedil;bir zaman K&uuml;rt&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapmam\u0131\u015f ve T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;yi, ulusal k&uuml;lt&uuml;r&uuml; sa\u011flayacak, kendisini de bir Osmanl\u0131 vatanseveri ve o topluluk i&ccedil;erisinde de bir T&uuml;rk olarak g&ouml;rm&uuml;\u015ft&uuml;r.&rdquo; &ldquo;1900 y\u0131l\u0131nda, Paris&rsquo;te, Uluslararas\u0131 Sosyal E\u011fitim Kongresi&rsquo;ne verdi\u011fi bir muht\u0131rada, Abdullah Cevdet, T&uuml;rklerin k&uuml;lt&uuml;r d&uuml;zeyinin y&uuml;kseltilmesini memleketin ilerlemesinin en &ouml;nemli etkeni oldu\u011funu bildirdi.&rdquo; (Say\u0131 25, Kas\u0131m-Aral\u0131k<br \/>2003) <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Vedii \u0130lmen, T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;\u011f&uuml;n de anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu yaz\u0131da, Abdullah Cevdet&rsquo;i g&uuml;ndeme getiriyor. Abdullah Cevdet&rsquo;in &ldquo;K&uuml;rt oldu\u011fu s&ouml;ylenen&rdquo; bir aileden geldi\u011fini, fakat hi&ccedil;bir zaman K&uuml;rt&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, temel amac\u0131n\u0131n, T&uuml;rklerin k&uuml;lt&uuml;r d&uuml;zeyini y&uuml;kseltmek oldu\u011funu yazmaktad\u0131r. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;nun son d&ouml;nemlerini, Cumhuriyet&rsquo;in ilk y\u0131llar\u0131n\u0131, tek parti d&ouml;nemini hat\u0131rlayal\u0131m. B&uuml;t&uuml;n T&uuml;rklerin, sadece \u0130ttihat ve Terakkicilerin, Kuvva-i Milliyecilerin, Kemalistlerin de\u011fil, H&uuml;rriyet ve \u0130tilaf&ccedil;\u0131lar\u0131n, Terakkiperver Cumhuriyet F\u0131rkas\u0131 ve Serbest F\u0131rka taraftarlar\u0131n\u0131n da T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapt\u0131\u011f\u0131, b&uuml;t&uuml;n T&uuml;rklerin T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapt\u0131\u011f\u0131 bir d&ouml;nemde, bir K&uuml;rt ayd\u0131n\u0131, K&uuml;rtlere d&ouml;n&uuml;k hi&ccedil;bir &ccedil;abas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in, T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; y&uuml;kseltmekten ba\u015fka bir &ccedil;abas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in &ouml;v&uuml;l&uuml;yor. B&uuml;t&uuml;n T&uuml;rklerin, sa\u011fc\u0131s\u0131yla, solcusuyla b&uuml;t&uuml;n T&uuml;rklerin, \u0130slamc\u0131s\u0131yla, laikiyle b&uuml;t&uuml;n T&uuml;rklerin T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapt\u0131\u011f\u0131 bir d&ouml;nemde, bunun &ccedil;ok do\u011fal bir tutum oldu\u011fu, ayn\u0131 zamanda elzem bir tutum oldu\u011fu bir d&ouml;nemde, bir K&uuml;rt ayd\u0131n\u0131n\u0131n, neden K&uuml;rt toplumunun y&uuml;celtilmesine ili\u015fkin bir &ccedil;aba i&ccedil;inde olmad\u0131\u011f\u0131 elbette irdelenmesi gereken bir durumdur. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>K&uuml;rt&ccedil;&uuml;l&uuml;k&rsquo;ten s&ouml;z ediliyor. &ldquo;K&uuml;rt&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapmak&rdquo; nedir acaba? Bir insan, bir K&uuml;rt, &ouml;rne\u011fin ne s&ouml;yledi\u011fi zaman, nas\u0131l bir tav\u0131r ve davran\u0131\u015f sergiledi\u011fi zaman K&uuml;rt&ccedil;&uuml; olur? &Ouml;rne\u011fin, K&uuml;rtlerin, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin yok say\u0131lmas\u0131na, ink&acirc;r ve imha edilmesine tepki g&ouml;sterildi\u011fi zaman, K&uuml;rtlerin ve K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin varl\u0131\u011f\u0131 \u0131srarla dile getirildi\u011fi zaman, ink&acirc;r\u0131 ve imhay\u0131 ama&ccedil;layan bask\u0131 ve zul&uuml;m ele\u015ftirildi\u011fi zaman ne yap\u0131lm\u0131\u015f olunur? O d&ouml;nemde, &ouml;rne\u011fin, Araplar ve Arnavutlar da kendi toplumlar\u0131n\u0131n y&uuml;celtilmesi i&ccedil;in &ccedil;aba sarf ediyorlard\u0131. Konumuz Abdullah Cevdet&rsquo;in ne yap\u0131p yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmek de\u011fildir, Vedii \u0130lmen&rsquo;in Abdullah Cevdet&rsquo;e ili\u015fkin duygular\u0131 ve d&uuml;\u015f&uuml;nceleridir. Bu duygular\u0131 ve d&uuml;\u015f&uuml;nceleri anlamaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yorum. Bu konuda \u015funlar da s&ouml;ylenebilir: \u0130smet Bozda\u011f, T&uuml;rkiye&rsquo;de H&uuml;rriyet Kavgas\u0131 ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda, Sokrat&rsquo;\u0131n adalet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 dile getiriyor. (Say\u0131 26, 2004) &quot;Adalet size yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, itiraz edece\u011finiz bir eylemi ba\u015fkas\u0131na yapmamakt\u0131r.&quot; 1985-1988 y\u0131llar\u0131n\u0131 hat\u0131rlayal\u0131m. Bulgaristan&rsquo;da T&uuml;rklerin isimlerinin de\u011fi\u015ftirilmesi i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k &ccedil;abalar sarf edildi\u011fi y\u0131llar&hellip; Bu y\u0131llarda, Bulgaristan Kom&uuml;nist Partisi ve Bulgaristan devlet adamlar\u0131, oradaki T&uuml;rklere, &ldquo;e\u011fer Bulgar isimlerini kabul ederseniz partide ve devlet b&uuml;rokrasisinde h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde y&uuml;kselme olanaklar\u0131na kavu\u015fursunuz. Aksi halde ya\u015fam\u0131n\u0131z zorla\u015f\u0131r, s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131z artar&hellip;&rdquo; diyorlard\u0131. T&uuml;rkiye&rsquo;de ayd\u0131nlar\u0131n, siyasal partilerin, devletin, yarg\u0131 organlar\u0131n\u0131n, &uuml;niversitenin, bas\u0131n\u0131n, sivil toplum kurulu\u015flar\u0131n\u0131n, bu s&uuml;reci nas\u0131l de\u011ferlendirdiklerini yak\u0131ndan biliyoruz. Bu ili\u015fkilerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bir ortamda, bir Bulgar yetkilisinin, bir Bulgar yazar\u0131n, Bulgaristan&rsquo;daki bir T&uuml;rk yazar i&ccedil;in, \u015f&ouml;yle dedi\u011fini d&uuml;\u015f&uuml;nelim: &ldquo;&hellip;Bulgaristan do\u011fumlu bir T&uuml;rk, fakat hi&ccedil;bir zaman T&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Temel amac\u0131 Bulgarca&rsquo;y\u0131, Bulgar k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; y&uuml;celtmek olmu\u015ftur. T&uuml;rkler aras\u0131nda Bulgarca&rsquo;y\u0131 egemen k\u0131lmak i&ccedil;in &ccedil;aba harcam\u0131\u015ft\u0131r&hellip;&rdquo; Bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda Vedii \u0130lmen, gerek T&uuml;rkler i&ccedil;in hi&ccedil;bir &ccedil;aba harcamayan T&uuml;rk yazar\u0131n tutumu, gerekse bunu &ouml;ven, y&uuml;celten Bulgar yazar\u0131n tutumu hakk\u0131nda nas\u0131l d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;r acaba? Bu konudaki duygular\u0131 ve d&uuml;\u015f&uuml;nceleri nedir? Yukar\u0131da, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&rsquo;ndan T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;ne ge&ccedil;i\u015fte, T&uuml;rk d&uuml;\u015f&uuml;ncesinin i&ccedil;eri\u011fini belirleyen &ouml;nemli bir s&uuml;re&ccedil;ten s&ouml;z etmeye&ccedil;al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. Vedii \u0130lmen&rsquo;de, bu s&uuml;recin yaratt\u0131\u011f\u0131 d&uuml;\u015f&uuml;ncenin somut bir &ouml;rne\u011fini g&ouml;r&uuml;yoruz. Vedii \u0130lmen &ldquo;\u015eovenizm &Uuml;zerine&rdquo; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda, (Say\u0131 26, 2004) 1940&rsquo;l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131nda Ortaokul &ouml;\u011frencisi oldu\u011funu yaz\u0131yor. Bat\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml; &ccedil;evresinde yeti\u015fmi\u015f bir ki\u015fi. \u0130lkokuldan &uuml;niversiteye kadar \u0130stanbul&rsquo;da e\u011fitim g&ouml;rm&uuml;\u015f, ihtisas\u0131n\u0131 Bat\u0131&rsquo;da tamamlam\u0131\u015f bir teknisyen. Bat\u0131 de\u011ferlerini, Bat\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; hazmetmi\u015f bir ki\u015fi. Fakat b&uuml;t&uuml;n bunlar Vedii \u0130lmen&rsquo;in, K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131, bat\u0131l\u0131, demokratik bir d&uuml;\u015f&uuml;nce geli\u015ftirmesini sa\u011flayam\u0131yor. D&uuml;\u015f&uuml;ncelerine, duygular\u0131na yine resmi ideoloji y&ouml;n veriyor. Sonu&ccedil;ta demokratik de\u011fil, anti-demokratik bir d&uuml;\u015f&uuml;nce ortaya &ccedil;\u0131k\u0131yor. Bu arada Vedii Bey&rsquo;in, Yaba Yay\u0131nlar\u0131&rsquo;n\u0131n, Mezopotamya Kitapl\u0131\u011f\u0131 dizisinde, Gertrude Bell&rsquo;in, Mezopotamya&rsquo;da 1915-1920 Sivil Y&ouml;netimi isimli kitab\u0131n\u0131 T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;ye &ccedil;evirdi\u011fini de belirtelim. Bu kitab\u0131n yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131n\u0131 da (Yaba, Eyl&uuml;l 2004) Bu kitap Ortado\u011fu&rsquo;da Birinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131 sonlar\u0131n\u0131, 1920&rsquo;leri anlamak i&ccedil;in &ccedil;ok de\u011ferli bir kaynak olmaktad\u0131r. Gertrude Bell&rsquo;in \u0130ngiliz gizli servisinde &ccedil;al\u0131\u015fan bir antropolog oldu\u011fu bilinmektedir. Yaba Yay\u0131nlar\u0131&rsquo;n\u0131n s&ouml;z&uuml; edilen bu dizisi Ortado\u011fu&rsquo;yu , K&uuml;rtleri, Asurileri, Kildanileri, S&uuml;ryanileri, Araplar\u0131, Ermenileri, T&uuml;rkleri, Farslar\u0131, \u0130branileri, H\u0131ristiyanlar\u0131, Ezidileri vs. anlamak i&ccedil;in &ccedil;ok de\u011ferli bir kaynak olmaktad\u0131r. (B&uuml;t&uuml;n bunlar i&ccedil;in ayr\u0131ca bk. Yaba, Say\u0131 28, 2004, Be\u015fikci&rsquo;den Mektup Var, ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131 s. 24-26) <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Resmi ideolojinin kurumsalla\u015fmas\u0131yla birlikte yanl\u0131\u015f bilincin yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve k&ouml;kle\u015ftirildi\u011fini de g&ouml;r&uuml;yoruz. Yanl\u0131\u015f bilincin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 ve k&ouml;kle\u015fmesi k&ouml;leli\u011fin peki\u015ftirilmesi anlam\u0131na geliyor. B&uuml;t&uuml;n bunlar hegemonyan\u0131n etkili bir \u015fekilde kuruldu\u011funu da g&ouml;steriyor. Yanl\u0131\u015f bilincin ve hegemonyan\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 i&ccedil;in en sa\u011fl\u0131kl\u0131, en ge&ccedil;erli yol, yine, &ouml;zg&uuml;r ele\u015ftirinin dinamik bir \u015fekilde &ccedil;al\u0131\u015fmas\u0131, resmi ideolojinin ele\u015ftirisi oluyor. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>K&uuml;rtlerin ve K&uuml;rdistan&rsquo;\u0131n b&ouml;l&uuml;nmesinin, par&ccedil;alanmas\u0131n\u0131n ve payla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n hegemonyan\u0131n kurulmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131, hegemonya ili\u015fkilerinin etkili bir \u015fekilde i\u015flemesi i&ccedil;in &ccedil;ok elveri\u015fli bir zemin olu\u015fturdu\u011funu belirtmi\u015ftim. 16 Mart 1988&rsquo;i hat\u0131rlayal\u0131m. Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netiminin, G&uuml;ney K&uuml;rdistan&rsquo;da, Halep&ccedil;e \u015fehrinde, zehirli gazlarla, K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131, soyk\u0131r\u0131m ger&ccedil;ekle\u015ftirmesi&hellip; Be\u015f binin &uuml;zerinde K&uuml;rt insan\u0131 bir &ccedil;\u0131rp\u0131da katledildi. Ayn\u0131 g&uuml;nlerde, \u0130slam Konferans\u0131 zirvesi Kuveyt&rsquo;te toplant\u0131 halindeydi. \u0130slam Konferans\u0131 zirvesi, K&uuml;rtlere uygulanan bu soyk\u0131r\u0131m\u0131 hi&ccedil; g&uuml;ndeme getirmedi, hi&ccedil; konu\u015fmad\u0131, tepki vermedi. 20 Mart sular\u0131nda, \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi&rsquo;nin sonu&ccedil; bildirisi yay\u0131mland\u0131. Bu sonu&ccedil; bildirgesinde, \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi, Bulgaristan&rsquo;da ya\u015fayan T&uuml;rklerin isimlerini de\u011fi\u015ftirdi\u011fi, onlar\u0131 Bulgar isimleri almaya zorlad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in Bulgar h&uuml;k&uuml;meti k\u0131nan\u0131yordu. Bulgaristan h&uuml;k&uuml;metinden, bu politikadan, bu uygulamadan vazge&ccedil;mesi isteniyordu. \u0130slam Konferans\u0131 &ouml;rg&uuml;t&uuml;ne, Arap, T&uuml;rk, Fars, Afgan, Pakistan&rsquo;l\u0131,Endonezya&rsquo;l\u0131, Benglade\u015f&rsquo;li, Afrika&rsquo;l\u0131 elliyi a\u015fk\u0131n devlet kat\u0131l\u0131yordu. Zirvede devletlerin, cumhurba\u015fkanlar\u0131yla, devlet ba\u015fkanlar\u0131yla temsil edildi\u011fi de biliniyor. O tarihte, &ouml;rne\u011fin, T&uuml;rkiye&rsquo;den zirveye Cumhurba\u015fkan\u0131 Kenan Evren kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ayn\u0131 sonu&ccedil; bildirgesinde, Bat\u0131 Trakya&rsquo;daki T&uuml;rklere yapt\u0131\u011f\u0131 bask\u0131lardan dolay\u0131, Yunanistan h&uuml;k&uuml;meti de k\u0131nan\u0131yordu. Bildiride K\u0131br\u0131s T&uuml;rklerinin haklar\u0131na da vurgu yap\u0131l\u0131yordu. Filistinlilere yapt\u0131\u011f\u0131 bask\u0131lardan dolay\u0131, \u0130srail Devleti de ele\u015ftiriliyordu. Fakat, \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi&rsquo;nin sonu&ccedil; bildirgesinde, K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131, Halep&ccedil;e&rsquo;de ger&ccedil;ekle\u015ftirilen soyk\u0131r\u0131mla ilgili k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir ele\u015ftiri yoktu. G&uuml;ney K&uuml;rdistan&rsquo;da, Halep&ccedil;e&rsquo;de K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131 giri\u015filen bu soyk\u0131r\u0131mdan hi&ccedil; s&ouml;z edilmiyordu. Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netimine, bir uyar\u0131, bir ele\u015ftiri, bir k\u0131nama s&ouml;z konusu de\u011fildi. Halbuki K&uuml;rt soyk\u0131r\u0131m\u0131, \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi&rsquo;nin, Kuveyt&rsquo;te topland\u0131\u011f\u0131 g&uuml;nlerde ger&ccedil;ekle\u015ftirilmi\u015fti. Bu, Ortado\u011fu&rsquo;da K&uuml;rtler &uuml;zerinde m&uuml;\u015ftereken kurulan hegemonyan\u0131n nas\u0131l kurumla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, nas\u0131l organik bir hale geldi\u011fini g&ouml;steren &ouml;nemli bir olgudur. K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131 ger&ccedil;ekle\u015ftirilen soyk\u0131r\u0131ma kar\u015f\u0131 &ccedil;\u0131kmak, T&uuml;rkiye, \u0130ran, Suriye gibi devletlerin politik &ccedil;\u0131karlar\u0131na uygun de\u011fildi. Bu devletlerle ticari ili\u015fkiler geli\u015ftiren devletlerin &ccedil;\u0131karlar\u0131na da uygun de\u011fildi. Dolay\u0131s\u0131yla, B&uuml;y&uuml;k Britanya, Fransa, giderek ABD, Sovyetler Birli\u011fi gibi devletlerin de politik &ccedil;\u0131karlar\u0131na uygun de\u011fildi. Bu bak\u0131mdan, b&ouml;ylesine insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 bir operasyon g&ouml;rmezlikten, duymazl\u0131ktan, bilmezlikten gelindi. &Ouml;te yandan, K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131 giri\u015filen bu t&uuml;r operasyonlar do\u011fal kar\u015f\u0131lan\u0131yordu. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>K&uuml;rtlerin ve K&uuml;rdistan&rsquo;\u0131n b&ouml;l&uuml;nmesinde, par&ccedil;alanmas\u0131nda ve payla\u015f\u0131lmas\u0131nda 1920&rsquo;lerde, B&uuml;y&uuml;k Britanya&rsquo;n\u0131n ve Fransa&rsquo;n\u0131n &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir rol &uuml;stlendiklerini belirtmi\u015ftik. B&uuml;y&uuml;k Britanya 1932&rsquo;de Irak&rsquo;\u0131n, Fransa, 1945 y\u0131l\u0131nda Suriye&rsquo;nin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131d\u0131. B&ouml;ylece, K&uuml;rtler &uuml;zerindeki hegemonya, Irak, Suriye, \u0130ran, T&uuml;rkiye taraf\u0131ndan m&uuml;\u015ftereken olu\u015fturulmaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. B&uuml;y&uuml;k Britanya ve Fransa&rsquo;n\u0131n yerine, art\u0131k, Irak ve Suriye yer alm\u0131\u015ft\u0131. Bunlar da art\u0131k egemen devletlerdi. B&uuml;y&uuml;k Britanya ve Fransa ise, 1920&rsquo;lerdeki, 1930&rsquo;lardaki politikalar\u0131n\u0131 s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ler. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>O g&uuml;nleri, 1988 y\u0131l\u0131 Mart ay\u0131 ortalar\u0131n\u0131 ve sonlar\u0131n\u0131 hat\u0131rlayal\u0131m. D&uuml;nyan\u0131n hi&ccedil;bir yerinde, ne Londra&rsquo;da, ne Paris&rsquo;te, ne Washington&rsquo;da, ne New York&rsquo;ta, ne Moskova&rsquo;da, ne Tokyo&rsquo;da, ne Yeni Delhi&rsquo;de&hellip; K&uuml;rtlere ger&ccedil;ekle\u015ftirilen bu soyk\u0131r\u0131ma kar\u015f\u0131 ciddi bir tepki y&uuml;kseltilmemi\u015fti, g&ouml;steriler, mitingler, y&uuml;r&uuml;y&uuml;\u015fler d&uuml;zenlenmemi\u015fti. Birle\u015fmi\u015f Milletler, Avrupa Birli\u011fi, Avrupa Konseyi, Avrupa G&uuml;venlik ve \u0130\u015fbirli\u011fi Te\u015fkilat\u0131 bu soyk\u0131r\u0131m giri\u015fimi kar\u015f\u0131s\u0131nda k&ouml;r ve sa\u011f\u0131rd\u0131. O g&uuml;nlerde, bu operasyona kar\u015f\u0131 tek tepki, \u0130srail&rsquo;in ba\u015fkenti Tel Aviv&rsquo;de ger&ccedil;ekle\u015fmi\u015fti. Soyk\u0131r\u0131m\u0131n ertesi g&uuml;n&uuml;,Tel Aviv&rsquo;de, K&uuml;rdistanl\u0131 Yahudiler ve Yahudiler, &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir kitle halinde y&uuml;r&uuml;m&uuml;\u015fler, K&uuml;rtlere soyk\u0131r\u0131m yapan Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netimini protesto etmi\u015flerdi. T&uuml;rkiye&rsquo;de, bu olay\u0131 k\u0131namak i&ccedil;in bas\u0131n a&ccedil;\u0131klamas\u0131 yapan devrimciler g&ouml;zalt\u0131na al\u0131n\u0131p tutuklanm\u0131\u015flar, haklar\u0131nda davalar a&ccedil;\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yeni &Ouml;nc&uuml; Dergisi&rsquo;nden Nadir Nadi ve &ouml;b&uuml;r arkada\u015flar\u0131n davalar\u0131n\u0131 hat\u0131rl\u0131yorum. Bir k\u0131s\u0131m Araplar, Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netiminin, K&uuml;rtlere soyk\u0131r\u0131m yapt\u0131\u011f\u0131ndan bile haberdar de\u011fildi. Bas\u0131n &uuml;zerinde, kitle haberle\u015fme ara&ccedil;lar\u0131 &uuml;zerinde, etkin bir sans&uuml;r uygulan\u0131yordu. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>B&ouml;l&uuml;nme, par&ccedil;alanma ve payla\u015f\u0131lma, hem K&uuml;rtler &uuml;zerinde hegemonya kurulmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131yor, hem de bu hegemonyan\u0131n zaman i&ccedil;inde yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 ve k&ouml;kle\u015fmesini sa\u011fl\u0131yor. Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netiminin K&uuml;rtlere soyk\u0131r\u0131m yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, T&uuml;rkiye&rsquo;de bunu k\u0131nayanlar, ele\u015ftirenler hakk\u0131nda ceza davalar\u0131 a&ccedil;\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, ilgili ki\u015filerin tutukland\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftik. Bu, etkili bir i\u015fbirli\u011fidir. Bu etkili i\u015fbirli\u011finin &ouml;rneklerini, benzer ba\u015fka olaylarda da izlemek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. 1988 y\u0131l\u0131nda, G&uuml;ney K&uuml;rdistan&rsquo;da K&uuml;rtlere, Anfal denilen bir operasyon uygulan\u0131yordu. Anfal harekat\u0131, 1988 y\u0131l\u0131n\u0131n, bahar, yaz, sonbahar aylar\u0131nda s&uuml;rd&uuml;. Halep&ccedil;e soyk\u0131r\u0131m\u0131 da bu Anfal harekat\u0131 &ccedil;er&ccedil;evesinde ger&ccedil;ekle\u015ftirilmi\u015fti. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Bug&uuml;n, Irakta, 270 civar\u0131nda toplu mezar oldu\u011fu s&ouml;yleniyor. Bu mezarlar\u0131n &ccedil;o\u011funda K&uuml;rtler yat\u0131yor. \u015eiiler de yat\u0131yor. Anfal harekat\u0131 s\u0131ras\u0131nda yerinden yurdundan kopar\u0131lm\u0131\u015f, s&uuml;rg&uuml;nlerle, katliamlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalan on binlerce K&uuml;rt. Kad\u0131nlar, &ccedil;ocuklar, ya\u015fl\u0131lar&hellip; <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Sonbahar&rsquo;da, k&ouml;yleri zehirli gazlarla bombalanan K&uuml;rtlerin bir k\u0131sm\u0131, s\u0131n\u0131ra yak\u0131n k&ouml;ylerde oturan K&uuml;rtlerin bir k\u0131sm\u0131, canlar\u0131n\u0131 kurtarmak i&ccedil;in, s\u0131n\u0131r\u0131 ge&ccedil;erek T&uuml;rkiye&rsquo;ye, T&uuml;rk y&ouml;neticilerine s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015flard\u0131. Bu insanlara kar\u015f\u0131 &ccedil;ok yo\u011fun bir \u015fekilde zehirli gaz yani kimyasal silah kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu K&uuml;rtlerin &ccedil;o\u011funda, kimyasal silah izleri a&ccedil;\u0131k&ccedil;a g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. &Ouml;rne\u011fin on ya\u015flar\u0131ndaki bir k\u0131z &ccedil;ocu\u011fu &uuml;zerinde, bu silah\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 izler, b&uuml;t&uuml;n a&ccedil;\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuk, sa\u011fl\u0131k personelinin, doktorlar\u0131n g&ouml;zetimi alt\u0131nda tutuluyordu. Bat\u0131l\u0131 bir H\u0131ristiyan yard\u0131m grubu, bu &ccedil;ocu\u011fu, Avrupa&rsquo;ya g&ouml;t&uuml;r&uuml;p tedavi etmek istiyordu. Bunun i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;den izin istiyorlard\u0131. Bat\u0131l\u0131 yard\u0131m &ouml;rg&uuml;t&uuml;ne bu izin verilmedi. &Ccedil;ocu\u011fun yak\u0131nlar\u0131n\u0131n, &ccedil;ocu\u011fu Avrupa&rsquo;ya tedavi i&ccedil;in g&ouml;ndermek istemelerine ra\u011fmen, T&uuml;rk y&ouml;netimi kendisine s\u0131\u011f\u0131nanlar i&ccedil;in bu izini vermedi. S\u0131n\u0131rdaki kamplarda bulunan T&uuml;rk doktorlar\u0131, uluslararas\u0131 bas\u0131na, uluslararas\u0131 yard\u0131m &ouml;rg&uuml;tlerine hitaben bir bildiri yay\u0131mlad\u0131. Bu bildiride, &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;ye s\u0131\u011f\u0131nanlar &uuml;zerinde kimyasal silah izine rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r&hellip;&rdquo; deniyordu. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>K&uuml;rtlere kar\u015f\u0131 ger&ccedil;ekle\u015ftirilen bu i\u015fbirli\u011finin ne kadar organik oldu\u011fu, a&ccedil;\u0131k oldu\u011fu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netimi, K&uuml;rtler, kimyasal silah kullan\u0131yor. \u0130nsanlar bu silahtan yo\u011fun bir \u015fekilde etkileniyor. T&uuml;rkiye de, uluslararas\u0131 bas\u0131na, uluslararas\u0131 yard\u0131m kurulu\u015flar\u0131na, insan haklar\u0131 kurumlar\u0131na, &ldquo;Doktorlar\u0131m\u0131z s\u0131\u011f\u0131nmac\u0131lar &uuml;zerinde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelemeler, tetkikler yapm\u0131\u015flard\u0131r, Bu insanlar &uuml;zerinde kimyasal silah izine rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r&hellip;&rdquo; \u015feklinde a&ccedil;\u0131klamalar yap\u0131yor, bildiriler yay\u0131ml\u0131yor. Bu, &ccedil;ok etkili bir i\u015fbirli\u011fidir. Bu i\u015fbirli\u011fiyle, somut olgular, olgusal ili\u015fkiler &ccedil;arp\u0131t\u0131l\u0131yor, fiilen ya\u015fananlar ya\u015fanmam\u0131\u015f g&ouml;steriliyor, yani yanl\u0131\u015f bilin&ccedil; olu\u015fturuluyor. Resmi ideolojinin i\u015flevi kendisini bir defa daha g&ouml;steriyor. Bu ili\u015fkiler &ccedil;er&ccedil;evesinde, resmi ideolojinin tan\u0131mlanmas\u0131na ve i\u015flevine bir defa daha bakmakta yarar vard\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Hegemonya Nas\u0131l A\u015f\u0131l\u0131r? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Hegemonyay\u0131 a\u015fman\u0131n &ouml;nemli bir yolu, resmi ideolojinin, bilimin kavramlar\u0131yla, siyaset biliminin ve siyasetin kavramlar\u0131yla ele\u015ftirisidir. Somut olgular kar\u015f\u0131s\u0131nda, fiilen ya\u015fanan olgusal s&uuml;re&ccedil;ler kar\u015f\u0131s\u0131nda bu ele\u015ftiri yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Olgular ve olgusal s&uuml;re&ccedil;ler kar\u015f\u0131s\u0131nda resmi ideolojinin de\u011ferlendirilmesi de yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Devletin K&uuml;rt politikas\u0131, h&acirc;l&acirc;, asimilasyonu hedefleyen bir politikad\u0131r. Bug&uuml;nlerde, yani 2005 y\u0131l\u0131n\u0131n Nisan ay\u0131n\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda, Milliyet gazetesinde y&uuml;r&uuml;t&uuml;len &ldquo;Baba beni okula g&ouml;nder&rdquo; kampanyas\u0131, e\u011fitimi de\u011fil, birinci planda asimilasyonu hedefleyen bir politikad\u0131r. Asimilasyonun etkili bir \u015fekilde ger&ccedil;ekle\u015ftirilebilmesi i&ccedil;in, ba\u015fta kad\u0131nlar\u0131n kazan\u0131lmas\u0131 gerekir \u015feklinde bir anlay\u0131\u015f geli\u015ftirilmi\u015ftir. Bunun i&ccedil;in K&uuml;rt k\u0131z &ccedil;ocuklar\u0131na devletin T&uuml;rk&ccedil;e &ouml;\u011fretmesi gerekti\u011fi vurgulanmaktad\u0131r. Son bir iki y\u0131l i&ccedil;erisinde, Avrupa istiyor diye baz\u0131 yasal de\u011fi\u015fiklikler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. K&uuml;rt&ccedil;e &ouml;\u011fretilmesini hedefleyen kurslar a&ccedil;\u0131lmas\u0131na izin verilmesi de bu de\u011fi\u015fiklikler sonucu ya\u015fama ge&ccedil;irilen bir uygulamad\u0131r. Bu uygulamayla 15 ya\u015f\u0131ndan b&uuml;y&uuml;k olan K&uuml;rtler, yani \u0130lk&ouml;\u011fretimi tamamlayan K&uuml;rtler, kendi paralar\u0131yla, bu kurslara gidip K&uuml;rt&ccedil;e &ouml;\u011frenebilecekler. \u0130nsan\u0131n kendi anadilini kendi paras\u0131yla &ouml;\u011frenmesi nas\u0131l bir duygudur acaba? Bu nas\u0131l bir demokratikle\u015fme giri\u015fimidir? Ankara&rsquo;da T&Ouml;MER isimli bir kurum var. T&uuml;rk&ccedil;e &Ouml;\u011fretim Merkezi. T&uuml;rk&ccedil;e kurslar\u0131. Bu kurslara kimler kat\u0131l\u0131yor, kimler devam ediyor? T&uuml;rk&ccedil;e &ouml;\u011frenmek isteyen &Ccedil;inliler, Koreliler, Japonlar, Araplar, \u0130ngilizler, \u0130spanyollar vs&hellip; \u0130ngilizce &ouml;\u011freten kurslara kimler devam ediyor? \u0130ngilizce &ouml;\u011frenmek isteyen T&uuml;rkler, \u0130ngilizce &ouml;\u011frenmek isteyen K&uuml;rtler, Araplar, &Ccedil;inliler, Farslar vs&hellip; Arap&ccedil;a, Fars&ccedil;a, Japonca kurslar\u0131 i&ccedil;in de bunlar\u0131 s&ouml;yleyebiliriz. \u0130nsanlar belirli bir &uuml;cret &ouml;deyerek, kendi anadillerinden ayr\u0131 bir dil &ouml;\u011frenmeye &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yorlar. 15 ya\u015f\u0131ndan k&uuml;&ccedil;&uuml;k olanlar da &ouml;rne\u011fin 5-6 ya\u015flar\u0131ndaki, 8-9 ya\u015flar\u0131ndaki &ccedil;ocuklar da bu kurslara devam edebiliyor. K&uuml;rt&ccedil;e kursuna kimler kat\u0131l\u0131yor, kimler devam ediyor? Batman&rsquo;daki, Van&rsquo;daki, Diyarbak\u0131r&rsquo;daki, \u0130stanbul&rsquo;daki K&uuml;rt&ccedil;e kurslar\u0131na kimler kat\u0131l\u0131yor, Kimler belirli bir &uuml;cret &ouml;deyerek kendi anadillerini &ouml;\u011frenmeye &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yorlar. \u015e&uuml;phesiz K&uuml;rtler. Ve ancak 15 ya\u015f\u0131ndan b&uuml;y&uuml;k olan K&uuml;rtler bu kurslara devam edebiliyor. Daha k&uuml;&ccedil;&uuml;klere kurs yasak. Burada bir sakatl\u0131k yok mu? Bu durumda mecburi e\u011fitimi, yani K&uuml;rt&ccedil;e mecburi e\u011fitimi savunmak gerekli de\u011fil midir? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130\u015fte b&ouml;yle bir ortamda, Milliyet gazetesi taraf\u0131ndan, &ldquo;Baba beni okula g&ouml;nder&rdquo; kampanyas\u0131 a&ccedil;\u0131l\u0131yor. K\u0131z &ccedil;ocuklar\u0131 i&ccedil;in &ouml;zel yurtlar yap\u0131lmas\u0131 isteniyor. K\u0131z &ccedil;ocuklar\u0131n\u0131n ailelerinden kopar\u0131l\u0131p bu yurtlarda e\u011fitime al\u0131nmas\u0131, k\u0131z &ccedil;ocuklar\u0131na T&uuml;rk&ccedil;e &ouml;\u011fretilmesi isteniyor. &Ccedil;ocuklar bas\u0131nla yapt\u0131klar\u0131 g&ouml;r&uuml;\u015fmelerde, s\u0131k s\u0131k, &ldquo;T&uuml;rk&ccedil;e bilmedi\u011fim i&ccedil;in utan\u0131yorum&rdquo;, &ldquo;annem T&uuml;rk&ccedil;e bilmedi\u011fi i&ccedil;in utan\u0131yorum, babam T&uuml;rk&ccedil;e bilmedi\u011fi i&ccedil;in utan\u0131yorum, onlar da utan\u0131yorlar&rdquo; diyorlar. Bunlar, bu &ccedil;ocuklara, &ouml;zellikle de K&uuml;rtlere ili\u015fkin devletin niyetlerini a&ccedil;\u0131klay\u0131c\u0131 s&ouml;zler oluyor. Bu, devletin, h&uuml;k&uuml;metin s&ouml;ylemidir. Devlet, bu &ccedil;ocuklardan, bu &ccedil;ocuklar\u0131n ailelerinden, genel olarak da b&uuml;t&uuml;n K&uuml;rtlerden, T&uuml;rk&ccedil;e bilmemelerinden dolay\u0131 utan&ccedil; duymalar\u0131n\u0131 istiyor&hellip; B&uuml;t&uuml;n bunlar temel amac\u0131n asimilasyon oldu\u011funu b&uuml;t&uuml;n a&ccedil;\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla ortaya koyuyor. Bu bak\u0131mdan, &ldquo;Baba beni okula g&ouml;nder&rdquo; kampanyas\u0131n\u0131 &ldquo;Baba benim anadilimi unuttur&rdquo; kampanyas\u0131 olarak alg\u0131lamak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Anas\u0131ndan, ailesinden uzak kalan, &ouml;zel yurtlarda yeti\u015ftirilen K&uuml;rt k\u0131z &ccedil;ocuklar\u0131n\u0131n, anadillerini unutacaklar\u0131, asimile olacaklar\u0131, K&uuml;rtlerin de bu s&uuml;re&ccedil;te, zamanla, tamamen asimile olaca\u011f\u0131 umulmaktad\u0131r, d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmektedir. (bk. &Uuml;lkede &Ouml;zg&uuml;r G&uuml;ndem, 9 May\u0131s 2005, Mehmet Gelturan&rsquo;\u0131n, &ldquo;Haydi anne, bana dilimi unuttur!&rdquo; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131, s. 14) <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Burada K&uuml;rtlerin duygular\u0131na, d&uuml;\u015f&uuml;ncelerine ve eylemlerine de de\u011finmek gerekir. Anadiliyle yazamad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in, anadiliyle konu\u015famad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in rahats\u0131zl\u0131k duydu\u011funu, utand\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getirenler var m\u0131? Burada \u015funa i\u015faret etmek gerekli olmaktad\u0131r. 1930&rsquo;larda bask\u0131yla, devlet ter&ouml;r&uuml;yle elde edilmeye &ccedil;al\u0131\u015f\u0131lan bir sonu&ccedil;, art\u0131k, daha yumu\u015fak bir s&uuml;re&ccedil;te, &ldquo;e\u011fitim&rdquo; dile getirilerek, bas\u0131n kullan\u0131larak elde edilmeye &ccedil;al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. R\u0131zan\u0131n imal edilmesinde, onay\u0131n sa\u011flanmas\u0131nda, yani hegemonyan\u0131n etkin bir \u015fekilde kurulmas\u0131nda bu vazge&ccedil;ilmez bir yol olmaktad\u0131r. Resmi ideolojinin ele\u015ftirisi konusunda, Milliyet gazetesine \u015fu soru sorulabilmelidir: 1985-1988 y\u0131llar\u0131&hellip; Bulgaristan&rsquo;\u0131n orada ya\u015fayan T&uuml;rkleri, Bulgar isimleri almaya zorlad\u0131\u011f\u0131 y\u0131llar. O y\u0131llara ili\u015fkin Milliyet gazetelerini a&ccedil;al\u0131m, gazeteleri tarayal\u0131m. &ldquo;Bulgarca bilmedi\u011fim i&ccedil;in utan\u0131yorum&rdquo;, &ldquo;annem Bulgarca bilmedi\u011fi i&ccedil;in, babam Bulgarca bilmedi\u011fi i&ccedil;in utan\u0131yorum&rdquo; diyen bir T&uuml;rk var m\u0131? &ldquo;Utan&ccedil;&rdquo; neden ille de K&uuml;rtlere mahsus oluyor? Ve K&uuml;rtler kendi anadillerini konu\u015famad\u0131klar\u0131ndan, yazamad\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 neden bir rahats\u0131zl\u0131k, utanma duygusu dile getirmiyorlar? <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Ele\u015ftiri s&ouml;z konusu oldu\u011fu zaman, K&uuml;rtler elbette ele\u015ftirilmelidir. B&ouml;l&uuml;nmenin, par&ccedil;alanman\u0131n ve payla\u015f\u0131lman\u0131n hedefi olan bir halk, zaaf i&ccedil;inde olan, zaaf bar\u0131nd\u0131ran bir halkt\u0131r. K&uuml;rtler bu zaaflar\u0131n\u0131n bilincine varmak durumundad\u0131rlar. Zaaflardan ar\u0131nman\u0131n biricik yolu budur. Zaaflar\u0131n\u0131n bilincine varanlar, onlardan ar\u0131nmaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131rlar. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130deoloji deyince \u015fu ili\u015fkilere de dikkat &ccedil;ekmek gerekmektedir. Siyasal hayatta ideolojiler ka&ccedil;\u0131n\u0131lamayan unsurlard\u0131r. \u0130deolojiler eylem k\u0131lavuzudurlar. Bilimin do\u011frular\u0131n\u0131 her zaman tavizsiz bir \u015fekilde yani oldu\u011fu gibi ya\u015fama ge&ccedil;irmek m&uuml;mk&uuml;n olmamaktad\u0131r. Bilim d&uuml;\u015f&uuml;ncenin y&ouml;ntemidir. Bilim eyleme, eylemlere k\u0131lavuzluk edemez. Eyleme k\u0131lavuzluk edecek olan ideolojilerdir. Bilimde taviz olmaz. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, bilimsel do\u011frular\u0131n\u0131 her zaman, tavizsiz bir \u015fekilde a&ccedil;\u0131klamak durumdad\u0131rlar. Ama siyasette taviz olabilir. Siyaset, taviz verilerek, taviz kopar\u0131larak, uzla\u015fmalarla y&uuml;r&uuml;t&uuml;len bir s&uuml;re&ccedil;tir. \u0130deolojilerdeki &ldquo;inan&ccedil;&rdquo; unsuru, bilimdeki, kat\u0131, sert &ouml;nermeleri yumu\u015fatmaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan ideolojiler siyasal hayatta onsuz olunamaz olan kategorilerdir. Ama, bu ili\u015fkiler &ccedil;er&ccedil;evesinde de, ideolojiyle resmi ideoloji ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmekte yarar vard\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Resmi ideolojinin, devletin, idari ve cezai yapt\u0131r\u0131mlar\u0131yla korunan ve kollanan bir ideoloji oldu\u011funu yine belirtmek gerekir. Demokratik olmayan devletlerde siyasal hayatta resmi ideoloji egemendir. Resmi ideolojinin dinamik bir \u015fekilde ya\u015fama ge&ccedil;irilmesi, uygulanmas\u0131, d&uuml;\u015f&uuml;n yasaklar\u0131 siyaset alan\u0131n\u0131 daraltmaktad\u0131r. Genel olarak ideolojilerdeyse, idari ve cezai yapt\u0131r\u0131m gibi bir unsur bulunmaz. Demokratik devletlerde siyaset alan\u0131 geni\u015ftir. Siyasetin y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesindeyse, ideolojiler &ouml;nemli kategoriler olarak belirmektedir. Resmi ideolojinin tamam\u0131yla bilimd\u0131\u015f\u0131 olmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, &ouml;rne\u011fin K&uuml;rtlerin, K&uuml;rt&ccedil;e&rsquo;nin ink&acirc;r\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, ideolojiler somut olgulara, fiili olarak ya\u015fanan s&uuml;re&ccedil;lere k&ouml;r ve sa\u011f\u0131r olamazlar. Resmi ideolojinin ele\u015ftirilmesi bu y&ouml;n&uuml;yle de gerekli olmaktad\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Tarafs\u0131zl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131&hellip; <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\u0130fade etmeye &ccedil;al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m \u015fekilde bir ele\u015ftiri yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, resmi ideoloji K&uuml;rt sorunu a&ccedil;\u0131s\u0131ndan ele\u015ftirildi\u011fi zaman, T&uuml;rk d&uuml;\u015f&uuml;ncesi, buna &ldquo;tarafl\u0131&rdquo; bir inceleme g&ouml;z&uuml;yle bak\u0131yor. &Uuml;niversite de bu tutumun &ldquo;tarafl\u0131&rdquo; bir tutum oldu\u011funu belirtiyor. &Ouml;rne\u011fin, \u0130smail Be\u015fik&ccedil;i&rsquo;nin d&uuml;\u015f&uuml;nceleri s&ouml;z konusu oldu\u011funda, &ldquo;&hellip; ama Be\u015fik&ccedil;i tarafl\u0131d\u0131r&rdquo; deniyor. B&ouml;ylece herhalde, &ldquo;&hellip; Be\u015fik&ccedil;i K&uuml;rt taraf\u0131n\u0131 tutuyor, d&uuml;\u015f&uuml;nceleri objektif de\u011fildir, bilimsel de\u011fildir&hellip;&rdquo; demek isteniyor. Bu &ccedil;ok sakat, &ccedil;ok fel&ccedil;li bir &ldquo;objektiflik&rdquo;, &ccedil;ok fel&ccedil;li bir &ldquo;bilimsellik&rdquo; anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Yukar\u0131da \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi&rsquo;nin, Halep&ccedil;e&rsquo;deki K&uuml;rt soyk\u0131r\u0131m\u0131na ili\u015fkin tutumunu belirtmi\u015ftim. Bu &ldquo;tarafs\u0131zl\u0131k&rdquo; anlay\u0131\u015f\u0131na g&ouml;re, &ouml;rne\u011fin \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi &ccedil;ok &ccedil;ok tarafs\u0131zd\u0131r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; K&uuml;rtlerden de s&ouml;z etmemi\u015ftir, Saddam H&uuml;seyin y&ouml;netiminden de s&ouml;z etmemi\u015ftir. \u0130slam Konferans\u0131 zirvesi tarafs\u0131zd\u0131r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, Bulgaristan&rsquo;da, isimleri de\u011fi\u015ftirilen T&uuml;rkler olay\u0131na, objektif bir \u015fekilde yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam Konferans\u0131 Zirvesi &ldquo;tarafs\u0131z&rdquo;d\u0131r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, Kuzey K\u0131br\u0131s T&uuml;rk Federe Devleti&rsquo;ne, T&uuml;rk g&ouml;r&uuml;\u015flerine uygun bir \u015fekilde yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. B&ouml;yle bir &ldquo;tarafs\u0131zl\u0131k&rdquo; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, &ldquo;tarafs\u0131zl\u0131k&rdquo; ad\u0131 alt\u0131nda, devlet g&ouml;r&uuml;\u015fleri yan\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131, resmi ideolojiyi savundu\u011fu besbellidir. Bunun &ouml;tesinde, b&ouml;yle bir &ldquo;tarafs\u0131zl\u0131k&rdquo; anlay\u0131\u015f\u0131, de\u011ferler ile, de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131n aras\u0131ndaki fark\u0131n bilincinde de de\u011fildir. &ldquo;B&uuml;t&uuml;n halklar, korkudan ve bask\u0131dan azade, &ouml;zg&uuml;rce ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na sahip olmal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar bunu kazanmak i&ccedil;in m&uuml;cadele etmelidir.&rdquo; &ldquo;D&uuml;\u015f&uuml;nce her ko\u015ful alt\u0131nda &ouml;zg&uuml;r olmal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml; kazanmak i&ccedil;in m&uuml;cadele etmelidir.&rdquo; Bu &ouml;nermeler de\u011ferleri ifade etmektedir, Bunlar evrensel de\u011ferlerdir. Bir de \u015fu &ouml;nermelere bakal\u0131m. &ldquo;Devlet g&ouml;r&uuml;\u015f&uuml; her zaman hakl\u0131d\u0131r. Bu g&ouml;r&uuml;\u015flere kar\u015f\u0131 gelmek, bunlar\u0131 ele\u015ftirmek do\u011fru de\u011fildir.&rdquo; Herkes i&ccedil;in &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k olmayabilir, K&uuml;rtler de zaten gericidir, ilkel bir hayat ya\u015fayan a\u015firettir&hellip;&rdquo; Bu &ouml;nermeler ise de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. G&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; gibi bu &ldquo;tarafs\u0131zl\u0131k&rdquo; anlay\u0131\u015f\u0131 evrensel de\u011ferlere kar\u015f\u0131 &ccedil;\u0131kmakta, de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 yani devletin de\u011ferlerini benimasmekte, bu &ccedil;er&ccedil;evede &ldquo;bilimsel&rdquo; oldu\u011fu s&ouml;ylenen bir &ccedil;aba i&ccedil;inde olmaktad\u0131r. Oysa, bu &ldquo;bilimsel&rdquo; denen &ccedil;aba resmi ideolojinin yeniden &uuml;retiminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130deolojilerin, &ouml;zellikle resmi ideolojinin &ouml;nemli bir &ouml;zelli\u011finin de kavramlar\u0131 &ccedil;arp\u0131tmak oldu\u011funu, kavramlar\u0131n i&ccedil;ini bo\u015faltmak oldu\u011funu bir defa daha hat\u0131rlayal\u0131m&hellip; <\/div>\n<p><\/p>\n<div>Halbuki K&uuml;rt olgusuna, &ouml;rne\u011fin Halep&ccedil;e olgusuna, her \u015feyden &ouml;nce, vicdani bir yakla\u015f\u0131m gerekir. \u0130nsanlar vicdanlar\u0131na y&uuml;klenmi\u015f b&ouml;ylesine bir a\u011f\u0131rl\u0131kla nas\u0131l ya\u015fayabiliyorlar? &Ouml;rne\u011fin, Japonlar&rsquo;\u0131 ele alal\u0131m. Her y\u0131l 6 A\u011fustos&rsquo;ta ve 8 A\u011fustos&rsquo;ta, Hiro\u015fima&rsquo;y\u0131 ve Nagazaki&rsquo;yi an\u0131yorlar. Bu anman\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g&uuml;nlerdeyse, diyelim G&uuml;ney K&uuml;rdistan&rsquo;da, benzer bir soyk\u0131r\u0131m ya\u015fan\u0131yor. (1988 y\u0131l\u0131 Anfal harekat\u0131) Ama bu da g&ouml;rmezlikten, duymazl\u0131ktan, bilmezlikten geliniyor. Bu ko\u015fullarda, Hiro\u015fima&rsquo;y\u0131, Nagazaki&rsquo;yi anman\u0131n evrensel de\u011feri nedir? Bu sorgulama yap\u0131lmamal\u0131 m\u0131d\u0131r? \u0130deolojiler, &ouml;zellikle de resmi ideoloji vicdanlardaki a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 da hafifletebilmektedir, t&uuml;m&uuml;yle etkisiz de k\u0131labilmektedir. Hegemonyan\u0131n ger&ccedil;ekle\u015fmesi, r\u0131zan\u0131n imal edilmesiyle, onay\u0131n elde edilmesiyle m&uuml;mk&uuml;n olmaktad\u0131r. Buysa birinci planda ideolojik bir s&uuml;re&ccedil;tir. Resmi ideolojiyse, idari ve cezai yapt\u0131r\u0131mlarla bu s&uuml;reci kolayla\u015ft\u0131rmakta ve yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. <\/div>\n<p><\/p>\n<div>(Humanite Dergisi&#8217;nden aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Say\u0131: 9, Eyl&uuml;l-Ekim 2005) <\/div>\n<p><\/p>\n<div>\n<div><\/div>\n<p><\/div>\n<\/div>\n        <div class=\"booster-block booster-reactions-block\">\n            <div class=\"twp-reactions-icons\">\n                \n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-1\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/happy.svg\" alt=\"Happy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Happy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-2\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sad.svg\" alt=\"Sad\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sad                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-3\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/excited.svg\" alt=\"Excited\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Excited                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-6\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sleepy.svg\" alt=\"Sleepy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sleepy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-4\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/angry.svg\" alt=\"Angry\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Angry<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                        \n                    <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-5\" post-id=\"240\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/surprise.svg\" alt=\"Surprise\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Surprise<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n            <\/div>\n        <\/div>\n\n    \n<div class=\"twitter-share\"><a href=\"https:\/\/twitter.com\/intent\/tweet?via=SerhatArarat1\" class=\"twitter-share-button\">Tweet<\/a><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130smail BE\u015e\u0130K&Ccedil;\u0130 Hegemonya kavram\u0131n\u0131, bir devletin bir toplum &uuml;zerinde veya halk\u0131n belirli kesimi &uuml;zerinde kurdu\u011fu bask\u0131 ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;k olarak anl\u0131yorum. Bir toplum &uuml;zerinde hegemonya kurulmas\u0131nda ve &uuml;st&uuml;nl&uuml;k sa\u011flanmas\u0131nda devletin zorlay\u0131c\u0131 bask\u0131 ara&ccedil;lar\u0131n\u0131n kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir rol&uuml; ve i\u015flevi vard\u0131r. Bask\u0131 ve disiplin giderek, r\u0131za ve onaya dayanan k&uuml;lt&uuml;rel ve ideolojik bir de\u011ferler sisteminin olu\u015fmas\u0131n\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_gspb_post_css":"","footnotes":""},"categories":[34],"tags":[],"class_list":["post-240","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-kurdistan"],"blocksy_meta":[],"brizy_media":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/240","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=240"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/240\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=240"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=240"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=240"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}