{"id":146,"date":"2005-07-13T00:53:40","date_gmt":"2005-07-12T22:53:40","guid":{"rendered":"http:\/\/wp.mehmetcanyuece.com\/2005\/07\/13\/tuerkiyede-devlet-komitaclk\/"},"modified":"2005-07-13T00:53:40","modified_gmt":"2005-07-12T22:53:40","slug":"tuerkiyede-devlet-komitaclk","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/tuerkiyede-devlet-komitaclk\/","title":{"rendered":"T\u00fcrkiye&#8217;de devlet, komitac\u0131l\u0131k"},"content":{"rendered":"<div class='booster-block booster-read-block'>\n                <div class=\"twp-read-time\">\n                \t<i class=\"booster-icon twp-clock\"><\/i> <span>Read Time:<\/span>24 Minute, 56 Second                <\/div>\n\n            <\/div><p><strong>T\u00fcrkiye&rsquo;de devlet, komitac\u0131l\u0131k ve \u00e7etecilik konusunda birka\u00e7 hipotez<\/strong> <br \/><strong>Hamit Bozarslan<br \/><\/strong>Susurluk, \u00c7atl\u0131, \u00c7ak\u0131c\u0131, Ye\u015fil gibi, kamuoyunun olduk\u00e7a al\u0131\u015f\u0131k oldu\u011fu isimler, son yirmi y\u0131l\u0131n T\u00fcrkiye&rsquo;sinin siyasi hayat\u0131nda \u00e7etecili\u011fin ne denli belirleyici bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. <!--more--> <\/p>\n<p align=\"justify\">Kurtlar Vadisi gibi bir televizyon dizisi, \u00e7etecili\u011fin, belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde de olsa, kanund\u0131\u015f\u0131 etos, tehlike i\u00e7inde ya\u015fama, gizlilik ve tarihi belirlemeye varan bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck anlam\u0131nda kavran\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu nedenle de, belli bir hayranl\u0131k duygusu yaratabildi\u011fini g\u00f6stermektedir. Komitac\u0131l\u0131k1, cuntac\u0131l\u0131k ve \u00fclk\u00fcc\u00fcl\u00fckten gelen bir gelenekten beslenen \u00e7eteler, ayn\u0131 zamanda, yozla\u015fm\u0131\u015f ve hukuk, insan haklar\u0131 gibi &ldquo;prangalarla&rdquo; at\u0131l hale getirilen &ldquo;devlet&rdquo;i ve &ldquo;millet&rdquo;i \u00fcyelerinin hayatlar\u0131 pahas\u0131na korumay\u0131 kendilerine g\u00f6rev bilmi\u015f &ldquo;vatansever&rdquo; kurulu\u015flar olarak g\u00f6r\u00fclmektedir2. <\/p>\n<p align=\"justify\">Bununla birlikte, kamuoyunda zaman zaman olu\u015fan yo\u011fun tepkilerin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, \u00e7eteler konusunda hakim olan genel kan\u0131, bu te\u015fekk\u00fcllerin &ldquo;siyasetin ve otoritenin&rdquo; yozla\u015fmas\u0131 sonucunda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 yolundad\u0131r. Susurluk olay\u0131n\u0131n, bug\u00fcn, kurbanlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bile ge\u00e7mi\u015fte kalan bir gazete haberi olarak okunmas\u0131, bu &ldquo;yozla\u015fma&rdquo; temas\u0131n\u0131n toplum nezdinde sakinle\u015ftirici ve g\u00fcven verici bir fonksiyona sahip oldu\u011funu g\u00f6stermektedir: Bu \u015fekilde, kamuoyu siyasetin kirlenmesini &ldquo;devlet&rdquo;in kirlenmesi ya da &ldquo;tuzun bozulmas\u0131&rdquo; olarak alg\u0131lamamaktad\u0131r. Tam aksine, &ldquo;millet&rdquo;i ve milletin &ldquo;temizli\u011fi&rdquo;ni ve bekas\u0131n\u0131 temsil eden devlet, &ldquo;halk&rdquo;\u0131 temsil eden ve halk\u0131n i\u011ffal ya da maniple edilmesi anlam\u0131na gelen &ldquo;kirli siyasete&rdquo; ve &ldquo;s\u00fct\u00fc bozuk b\u00fcrokrasiye&rdquo; kar\u015f\u0131 direnen kaya sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131nda bir garant\u00f6r olarak alg\u0131lanmaktad\u0131r. Kamu yoklamalar\u0131nda &ldquo;halk&rdquo;\u0131 temsil eden kurumlar\u0131n (h\u00fck\u00fcmet, meclis) son derece zay\u0131f bir deste\u011fe, devleti temsil eden kurumlar\u0131n (\u00f6zellikle cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 ve ordu) rekor d\u00fczeyde pop\u00fclariteye sahip olmalar\u0131nda, &ldquo;h\u00fck\u00fcmet&rdquo; ve &ldquo;devlet&rdquo;, &ldquo;halk&rdquo; ve &ldquo;millet&rdquo; aras\u0131nda yap\u0131lan bu ayr\u0131m belirleyici bir rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p align=\"justify\">Ne var ki, kronik bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kan \u00e7etecilik olgusunun T\u00fcrkiye&rsquo;de hem siyasetin hem de devletin tan\u0131m3 ile ili\u015fkili oldu\u011fu, bu nedenle de devlet sosyolojisi ile ilgili ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 da do\u011frudan ilgilendirdi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7etecilik olgusu, her \u015feyden \u00f6nce, devletin, kendi \u00f6z sentaks\u0131 ve normatif me\u015fruiyeti a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil de, amel\u00ee, yani varolan haliyle, monolitik bir yap\u0131ya sahip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, baz\u0131 d\u00f6nemlerde, birbirlerine muhalif de\u011fi\u015fik organlar\u0131n i\u00e7 m\u00fccadelelerinin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bir saha olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6stermektedir. Bu anlamda, devletin &ldquo;kendili\u011finden gelen&rdquo; me\u015frui-yetinin s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011funu, ya da, en az\u0131ndan, bu me\u015fruiyetin ancak ba\u015fka akt\u00f6r ve katmanlara \u00f6nemli bir d\u00fczeyde muhtariyet tan\u0131nmas\u0131 yoluyla yeniden \u00fcretilebildi\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Bu anlamda, \u00c7atl\u0131, \u00c7ak\u0131c\u0131, ve b\u00fcy\u00fck bir ihtimalle bunlardan daha \u00f6nemli bir konuma sahip olan Ye\u015fil \u00f6rnekleri, radikal sa\u011fdan gelen baz\u0131 mi-litanlar\u0131n g\u00fcvenlik g\u00fc\u00e7leri i\u00e7inde &ldquo;palazlanabildikleri&rdquo;ni, ayn\u0131 zamanda da, hem bir organ hem de bir saha anlam\u0131nda ele al\u0131nabilecek devletin, bunlar\u0131n cisimlendirildi\u011fi sosyalizasyon \u00e7ev-relerini ve faaliyet alanlar\u0131n\u0131n \u00f6zerkli\u011fini ve me\u015fruiyetini kabul etti\u011fini g\u00f6stermektedir. Ayn\u0131 \u015fekilde, do\u011fal olarak, bu radikal sa\u011f militanlar\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131 sadece devlet i\u00e7erisinde dayanak bulabilmeleri ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmamaktad\u0131r. Bu militanlar\u0131n her birisi, kendi sosyalizasyon a\u011flar\u0131, dinamik ve tecr\u00fcbelerinden yola \u00e7\u0131karak devleti yeniden tan\u0131mlayabilecek imk\u00e2n ve me\u015fruiyete sahip olabilmi\u015ftir. <\/p>\n<p align=\"justify\">Bu nedenle, \u00c7atl\u0131 ve \u00c7ak\u0131c\u0131 \u00f6rneklerinin T\u00fcrkiye&rsquo;de devlet sosyolojisinde genel ge\u00e7er kabul g\u00f6ren &ldquo;g\u00fc\u00e7l\u00fc devlet&rdquo; ya da &ldquo;neo-patrimonyal devlet&rdquo; hipotezinin de olduk\u00e7a zay\u0131f oldu\u011funu g\u00f6sterdi\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. T\u00fcrkiye&rsquo;de bu hipotezin sorgulanmayan bir ger\u00e7ek olarak kabul edilmesinin, hem devletin kendi \u00f6z-imgesinden, hem de belli bir Weberin gelenekten kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz. Oysa ki, devletin yo\u011fun ve etkin bir \u015fekilde zor kullanabilmesi, ne zor kullanan tek akt\u00f6r olmas\u0131, ne de g\u00fc\u00e7l\u00fc bir devlet olmas\u0131 anlam\u0131na gelmemektedir. Kriz anlar\u0131nda devlet, ancak kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki akt\u00f6rlere de zor kullanma salahiyetini tan\u0131yarak, yani zor ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki tekelinden vazge\u00e7erek ve hegemonya sentaks\u0131n\u0131 bu akt\u00f6rleri de me\u015frula\u015ft\u0131racak bir \u015fekilde geni\u015fleterek varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirebilmektedir. <\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>Sosyolojik Bir Konu Olarak \u00c7etecilik<br \/><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">Susurluk&rsquo;un, belki de ger\u00e7e\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 zorlayan d\u00fczeyde radikal bir \u00f6rne\u011fini olu\u015fturdu\u011fu \u00e7etecilik olgusu, hem kendi ba\u015f\u0131na bir ara\u015ft\u0131rma konusunu olu\u015fturmakta, hem de devleti okumak a\u00e7\u0131s\u0131ndan heurestique bir de\u011fere sahip bulunmaktad\u0131r. Son d\u00f6nem Osmanl\u0131 komitac\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan 1960-1970&rsquo;li y\u0131llar\u0131n cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131na ya da 1990&rsquo;larin devlet i\u00e7erisinde olu\u015fan gizli servislerine kadar bir dizi olu\u015fumu i\u00e7eren \u00e7etecilik, sadece yasad\u0131\u015f\u0131 iktisad\u00ee faaliyetlere ya da kriminaliteye indirgenemeyecek vas\u0131flara sahiptir. Bu vas\u0131flar\u0131n ba\u015f\u0131nda, romantik h\u00fclyalarla kurulmu\u015f olsa bile, \u00e7ete te\u015fekk\u00fcl\u00fcn\u00fcn h\u00fcr iradeye dayanan ve ayr\u0131lmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir mukaveleye de\u011fil de, kanla imzalanm\u0131\u015f ve ancak kanla ilga edilebilen bir pakta dayanmas\u0131 gelir4. \u00c7etelerin ki\u015fisel bir otori-teye k\u00f6rce ba\u011fl\u0131l\u0131k temelinde yap\u0131lanmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir kural olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00c7eteler i\u00e7indeki zay\u0131f ya da sadakatlerinden ku\u015fku duyulan \u00fcyelerinin gerekti\u011finde \u015fiddetle bertaraf edilmeleri, hatta, pakt\u0131n, \u00fcyeleri aras\u0131nda verilen kaynaklara ula\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 sonucunda b\u00f6l\u00fcnmesi ve da\u011f\u0131lmas\u0131, her an i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Susurluk, bu da\u011f\u0131lman\u0131n son derece kanl\u0131 bir boyut alabildi\u011fini g\u00f6stermektedir. Fakat, da\u011f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddet\u00e7e \u00e7ete, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir dayan\u0131\u015fma a\u011f\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde, \u00fcyelerinin ortak icraatlar\u0131ndan dolay\u0131 kolektif bir mesuliyeti payla\u015fmak zorunda olduklar\u0131 bir te\u015fekk\u00fcl olarak varolabilmektedir5. <\/p>\n<p align=\"justify\">\u00c7etenin ikinci \u00f6zelli\u011fi, gizlilik ve yasad\u0131\u015f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 temel almas\u0131, fakat Hannah Arend&rsquo;in Nazi te\u015fkil\u00e2t\u0131 ile ilgili olarak \u00f6nerdi\u011fi gibi6, ayn\u0131 zamanda &ldquo;g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda&rdquo; faaliyet g\u00f6sterebilmesidir. \u00c7etenin elindeki \u015fiddet imk\u00e2nlar\u0131, ve bast\u0131r\u0131lmak bir yana, devlet taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131k\u00e7a m\u00fcsamaha g\u00f6rmesi ya da paramiliter bir kuvvet olarak kullan\u0131lmas\u0131, yasa d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n muhakkak &ldquo;gizlilik&rdquo; anlam\u0131na gelmedi\u011fini g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p align=\"justify\">\u00c7etenin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir \u00f6zelli\u011fi ise, ezoterik bir s\u00f6ylem geli\u015ftirme kapasitesine sahip olabilmesi, faaliyetlerini, kendisini a\u015fan bir ta-rihsel ya da tarih-\u00f6tesi misyonla me\u015frula\u015ft\u0131rabilmesidir. \u00c7etecili\u011fin, son derece yal\u0131n, gri tonlara yer b\u0131rakmayan, bir faaliyetle bir slogan aras\u0131nda do\u011frudan bir ili\u015fkiyi kuran siyasi bir s\u00f6ylem geli\u015ftirmesi bu \u015fekilde a\u00e7\u0131klanabilir. \u0130ster komitac\u0131 ya da cuntac\u0131 olsun, ister de 1990&rsquo;lardaki \u00f6l\u00fcm tugaylar\u0131n\u0131n bir \u00fcyesi olsun, \u00e7eteci &ldquo;felsefeyi \u00f6z\u00fcmleyen, ama susuzlu\u011funu felsefeyle de\u011fil de ancak icraatla giderebilen&rdquo;7 bir vasfa sahiptir. &ldquo;\u0130craat&rdquo; ise, \u00e7etenin ikili bir \u015fecerenin himayesinde geli\u015fmesi anlam\u0131na gelmektedir: kendisini daha \u00f6nceki tecr\u00fcbelere ve gen\u00e7 &ndash;hatta ya\u015fl\u0131- \u00fcyelerinin tan\u0131ma f\u0131rsat\u0131n\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131 isimlere uzanmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan manevi bir \u015fecere (T\u00fcrkiye&rsquo;de S\u00fct\u00e7\u00fc \u0130mam gibi \u0130stikl\u00e2l Harbi fig\u00fcrleri, Nihal Ads\u0131z&#8230;) ve efsanevi bir \u015fah\u0131s ya da bir neslin gen\u00e7lik d\u00f6nemlerine uzanan, kahramanl\u0131k, fedakarl\u0131k ortak tecr\u00fcbe ve ac\u0131lar\u0131 asmbolik kaynaklar olarak kullanan organik bir \u015fecere (\u00c7atl\u0131, Hal\u00fbk K\u0131rc\u0131&#8230;).<\/p>\n<p align=\"justify\">Bu nedenle, \u00e7etecili\u011fin hem geleneksel anlamdaki e\u015fk\u0131yal\u0131ktan, hem de klasik mafya faaliyetleri anlam\u0131ndaki kriminalite ile tan\u0131mlanan \u015febeke t\u00fcr\u00fc \u00f6rg\u00fctlenmelerden ayr\u0131 olarak ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyim. Romantik s\u00f6ylemleri nedeniyle, baz\u0131 \u00e7ete \u00f6rg\u00fctlenmeleri, en az\u0131ndan ilk a\u015famada, enformel iktisad\u00ee sistemle son derece dar bir ili\u015fki kurmakta ya da enformel sekt\u00f6r\u00fc &ldquo;vergilendirmekle&rdquo; yetinmektedirler. \u0130ktisad\u00ee kaynaklar her \u015feyden \u00f6nce iktisad\u00ee olmayan faaliyetlerin y\u00fcr\u00fct\u00fclmesinin temeli olarak de\u011ferlendirilmektedir (Susurluk d\u00f6nemi \u00e7etecili\u011fi, daha sonraki a\u015famalarda bu kaynaklar\u0131n kendi ba\u015flar\u0131na bir ama\u00e7 olu\u015fturabildiklerini g\u00f6stermektedir). En az\u0131ndan siyasi anlamdaki \u00e7etecilik, bir organ olarak de\u011fil de bir saha olarak alg\u0131lanan devlet i\u00e7inde, devlet sayesinde ya da devlete ra\u011fmen ortaya \u00e7\u0131kmakta, imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 ve me\u015fruiyetini hem devletin verdi\u011fi kaynaklarda, hem de devlete oranla sahip oldu\u011fu \u00f6zerklikte bulmaktad\u0131r. Siyas\u00ee sahada devlet vesayetinde geli\u015ferek olu\u015fan \u00e7eteler, ister istemez, son tahlilde, devleti tehdit edebilecek organlar haline gelmektedir. Susurluk \u00f6rne\u011finin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, \u00e7etecilik, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, devleti, Charles Tilly&rsquo;nin deyimiyle &ldquo;par\u00e7alanm\u0131\u015f bir tiranl\u0131\u011fa&rdquo; d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektedir8. \u00c7etecili\u011fin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, ayn\u0131 zamanda devletle devlet d\u0131\u015f\u0131 sahalar aras\u0131nda son derece karma\u015f\u0131k patron-m\u00fc\u015fteri-patron ili\u015fkilerinin kurulmas\u0131, enformel ve formel aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131n zay\u0131flamas\u0131 ya da tamamen yok olmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. Susurluk \u00f6rne\u011fi Abdullah \u00c7atl\u0131&rsquo;n\u0131n ve Sedat Bucak&rsquo;\u0131n hem devletin gizli servislerinden birinin himayesinde ya\u015fayabilen &ldquo;m\u00fc\u015fteri&rdquo;ler, hem de varl\u0131klar\u0131 ile devleti &ldquo;m\u00fc\u015fteri&rdquo; haline getirmi\u015f &ldquo;patronlar&rdquo; olarak faaliyet g\u00f6sterebildiklerini, bu \u015fekilde devletle &ldquo;ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkileri&rdquo;ni \u00e7o\u011fu zaman kendi lehlerine \u00e7evirebildiklerini ortaya koymaktad\u0131r9.<\/p>\n<p><strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>T\u00fcrkiye&rsquo;de \u00c7etecili\u011fin D\u00f6rt D\u00f6nemi<br \/><\/strong><\/p>\n<p><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">Sistemli bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmaktan ziyade bakir bir saha olu\u015fturan bu konuda \u00e7al\u0131\u015fmak isteyenlere bir davetn\u00e2me olarak okunabilecek bu deneme, \u00e7ete-devlet ili\u015fkilerinin anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n hem yeni bir sosyolojik yakla\u015f\u0131m\u0131 gerektirdi\u011fini, hem de, devaml\u0131l\u0131klar\u0131 ve kopu\u015flar\u0131 bir arada ele alan, \u00e7ok varyantl\u0131 bir kronolojik okunu\u015fu zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hipotezinden yola \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. <\/p>\n<p align=\"justify\">Osmanl\u0131\/T\u00fcrkiye tarihinde en az\u0131ndan d\u00f6rt d\u00f6nemde \u00e7ete olgusu, devletin bekas\u0131n\u0131 ancak kendi d\u0131\u015f\u0131nda ya da i\u00e7inde olu\u015fmu\u015f \u00e7eteler sayesinde sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ama ayn\u0131 zamanda, bu \u00e7etele\u015fmenin devleti tehdit edecek bir boyuta vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Bu d\u00f6nemlerin, say\u0131ca s\u0131n\u0131rl\u0131 olmakla birlikte uzun bir s\u00fcreye yay\u0131lm\u0131\u015f olmalar\u0131 ve kronik bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kmalar\u0131, iki anlama gelmektedir: \u0130lk olarak, kriz d\u00f6nemleri d\u0131\u015f\u0131nda devlet, kendi devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayabilecek zora ve b\u00fcy\u00fck bir ihtimalle zor kullanmadan tebaalar\u0131n\u0131n itaat\u0131n\u0131 sa\u011flayabilecek me\u015fruiyet kaynaklar\u0131na sahip olabilmektedir. Fakat kriz d\u00f6nemlerinde devletin hegemonyas\u0131n\u0131n kendi d\u0131\u015f\u0131ndan gelen akt\u00f6rlerin entegrasyonu ile geni\u015fletilmesi bir zorunluluk olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. B\u00f6yle d\u00f6nemlerde a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak \u0130slam ya da T\u00fcrk-\u0130slam baz\u0131na kaymak zorunda kalan devlet, kendisine oranla \u00f6zerk bir niteli\u011fe sahip olan ve zor temelinde kurulmu\u015f bulunan g\u00fc\u00e7lerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek zorundad\u0131r. \u0130kinci nokta ise bu g\u00fc\u00e7lerin, devlet ad\u0131na devletin s\u00f6ylemini, icraat\u0131n\u0131, ve dolay\u0131s\u0131yla da muhtevas\u0131n\u0131 belirleyen g\u00fc\u00e7ler olarak ortaya \u00e7\u0131kmalar\u0131d\u0131r. Ne var ki, bu g\u00fc\u00e7lerin son tahlilde devleti tehdit etmemesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. B\u00f6ylelikle, konjonkt\u00fcrsel bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131ksa bile, \u00e7etecilik, asl\u0131nda yap\u0131sal ve sistemik bir sorunun &ndash;ve zafiyetin- sonucu olarak tezah\u00fcr etmektedir.<\/p>\n<p align=\"justify\">T\u00fcrkiye&rsquo;de devletin \u00e7eteleri bar\u0131nd\u0131ran bir sahaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ya da varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ancak \u00e7eteler sayesinde ihya edebildi\u011fi d\u00f6nemleri \u015fu \u015fekilde s\u0131ralayabilmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: <\/p>\n<p align=\"justify\">I Islahat ve \u0130ttihat ve Terakki d\u00f6nemlerini de i\u00e7eren ve hemen hemen bir asra yay\u0131lan imparatorluktan \u00e7\u0131k\u0131\u015f d\u00f6nemi; <\/p>\n<p align=\"justify\">2 \u0130stikl\u00e2l Harbi&rsquo;nin en az\u0131ndan ilk iki y\u0131l\u0131; <\/p>\n<p align=\"justify\">3 1961-1971 d\u00f6nemi; <\/p>\n<p align=\"justify\">4 \u0130lk emareleri 1970&rsquo;lerde g\u00f6r\u00fcnen ve 1990&rsquo;larda en had a\u015famaya varan Susurluk d\u00f6nemi.<\/p>\n<p><strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>I \u0130mparatorluktan \u00c7\u0131k\u0131\u015f<br \/><\/strong><\/p>\n<p><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">Bu ilk d\u00f6nem \u00e7etecili\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131 19. y\u00fczy\u0131l ve bu y\u00fczy\u0131lla ilgili kaynaklar\u0131n yeniden ve sistematik bir \u015fekilde okunmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir. James Reid&rsquo;in &ndash;bir dizi zafiyeti ink\u00e2r edilemez- \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, bu olgunun Osmanl\u0131 reformlar\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle askeri ve idar\u00ee alandaki reformlar\u0131n akim kalmas\u0131nda da \u00f6nemli bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir10. <\/p>\n<p align=\"justify\">Bu d\u00f6nemi belirleyen fakt\u00f6rlerin ba\u015f\u0131nda, \u015eerif Mardin&rsquo;in Osmanl\u0131 z\u0131mn\u00ee mukavelesi11 olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 klasik iktidar m\u00fchendisli\u011finin sona ermesi gelmektedir. Osmanl\u0131 z\u0131mn\u00ee mukavelesi, do\u011frudan y\u00f6netim yerine de\u011fi\u015fik etnik, d\u00een\u00ee ve meslek\u00ee kategorilerin ya resm\u00ee ya da gayri-resm\u00ee bir konuma sahip olan &ldquo;asmt favored lords&rdquo;lar taraf\u0131ndan temsil edilmesi anlam\u0131na gelmekteydi. \u0130taat kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda devlet &ldquo;periferik&rdquo; b\u00f6lgelerin \u00f6nemli bir derecede muhtariyet sahip olmas\u0131n\u0131 kabul etmekte ve bunlarla ili\u015fkilerinde asgari bir \u015fiddet kullanmay\u0131 taahh\u00fct etmekteydi. Ayn\u0131 \u015fekilde, &ldquo;merkez&rdquo; genellikle, periferide varl\u0131klar\u0131n\u0131 yap\u0131sal ve sistemik bir \u015fekilde devam ettiren ihtilaflar\u0131n hakemlik mercii rol\u00fcn\u00fc g\u00f6rmekteydi. Osmanl\u0131 z\u0131mn\u00ee mukavelesinin sona ermesi, ayn\u0131 zamanda, eski merkez-ka\u00e7 kuvvetlerin belli avantajlar kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda sisteme entegre edilen iktidar ve h\u00e2kimiyet mekanizmalar\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131, ve bunlar\u0131n yerine kurulan yeni merkez\u00ee iktidar ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framas\u0131, ve bunlar\u0131n me\u015fruiyetlerini kabul etmeyen yeni dinamiklerin olu\u015fmas\u0131 anlam\u0131na gelmekteydi. Bu dinamiklerin geli\u015fmesi hem merkez-kenar ili\u015fkilerinde bir kaosa yol a\u00e7t\u0131, hem de, daha \u00f6nceki d\u00f6nemlerle k\u0131yaslanamayacak \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00fcy\u00fck bir devlet \u015fiddetinin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 beraberinde getirdi.<\/p>\n<p align=\"justify\">Bu d\u00f6nemde, \u00e7ete olgusu de\u011fi\u015fik \u015fekillerde tezah\u00fcr etmekteydi. Her \u015feyden \u00f6nce, yeni kurulan ordunun kendisi b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bir \u00e7etele\u015fmeye sahne olmaktayd\u0131. Devletin tayin etti\u011fi asker\u00ee sorumlular belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde &ldquo;harp ayanlar\u0131&rdquo; konumuna sahiptiler. Bunlar\u0131n &ldquo;devlet ayan\u0131&rdquo; rol\u00fcn\u00fc g\u00f6rebilmeleri, bir yandan kaynak da\u011f\u0131t\u0131m\u0131 yoluyla sahip olduklar\u0131 m\u00fc\u015fteri gruplar\u0131n\u0131n varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirebilmelerine, di\u011fer yandan da, bulunduklar\u0131 b\u00f6lge-lerde yeni patron-m\u00fc\u015fteri ili\u015fkileri geli\u015ftirebilmelerine ba\u011fl\u0131yd\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde, K\u00fcrdistan&rsquo;da kurulan Hamidiye Alaylar\u0131, devlet taraf\u0131ndan beslenen, resm\u00ee olarak bir devlet generali taraf\u0131ndan y\u00f6netilen, ama ger\u00e7ekte devlet-d\u0131\u015f\u0131 dinamiklerin silahlanmas\u0131 ve \u00f6zerkliklerini devlete kabul ettirmeleri anlam\u0131na gelmekteydi. Alay olarak \u00f6rg\u00fctlenmezse de, \u0130mparatorlu\u011fun Arab b\u00f6lgelerinde ve Balkanlar&rsquo;da da bu t\u00fcr \u00f6zerk te\u015fekk\u00fcllerin olu\u015ftu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Bu \u00f6zerkle\u015fme s\u00fcre\u00e7leri, &ldquo;merkeziyet\u00e7ili\u011fi&rdquo; hem yeni idar\u00ee sistemin hem de kendi bekas\u0131n\u0131n korunmas\u0131n\u0131n ko\u015fulu olarak g\u00f6ren devletin, ger\u00e7ekte, devlet-d\u0131\u015f\u0131 ya da merkez-ka\u00e7 kuvvetlerin entegre edilmesi ile ayakta kalabildi\u011fini g\u00f6stermekteydi. B\u00f6ylelikle, 19. Y\u00fczy\u0131l&rsquo;\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda giri\u015filen reformlar\u0131n, son tahlilde, Osmanl\u0131 ordusunun &ldquo;gayri-nizami&rdquo; n\u00fcvelerin ve &ldquo;iktisad\u00ee m\u00fcte\u015febbislerin&rdquo; hakimiyetine ge\u00e7mesini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. <\/p>\n<p align=\"justify\">\u0130mparatorluktan \u00e7\u0131k\u0131\u015f y\u0131llar\u0131 olan 1906-1918 d\u00f6nemi, \u00e7etele\u015fme konusunda nispetten ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi sahibi olabildi\u011fimiz bir d\u00f6nem olarak de\u011ferlendirilebilir. Bu d\u00f6nemde, ordunun i\u00e7inde muhalefet gelenekleri \u00c7erkez Hasan ve Ali S\u00fcavi&rsquo;ye kadar uzanan yeni siyasi gruplar\u0131n olu\u015ftu\u011funu ve bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcyle Saray&rsquo;dan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, hatta Saray&rsquo;a muhalif olarak hareket ettiklerini g\u00f6rmekteyiz. \u0130ttihat ve Terakki bu gruplar\u0131n en \u00f6nemlisi olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Devleti korumakla g\u00f6revli \u0130ttihat\u00e7\u0131 subaylar, ayn\u0131 zamanda, ortadan kald\u0131rmakla g\u00f6revlendirildikleri Balkan ve Ermeni komitac\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131ktan bir model olarak kabul etmekte ve benzer temellere sahip sosyalizasyon mekanizmalar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmekte, belli bir oranda da, Saray&rsquo;a kar\u015f\u0131, &ldquo;d\u00fc\u015fman komitac\u0131larla&rdquo; bir silah karde\u015fli\u011fine gidebilmekteydiler. Bu i\u015fbirli\u011fi, hem bir &ldquo;silah arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131&rdquo; hem de bir &ldquo;kan davas\u0131n\u0131&rdquo; beraberinde getirmekteydi. \u0130ttihat ve Terakki&rsquo;nin kurulu\u015f bildirisinde de a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, Ermeni, yani H\u0131ristiyan ihtil\u00e2lcilerinin Sultan-Halife Abdulhamid&rsquo;i \u00f6ld\u00fcrmeye giri\u015fmesi, mill\u00ee bir utan\u00e7 olarak de\u011ferlendirilmi\u015f, &ldquo;baban\u0131n&rdquo; aile d\u0131\u015f\u0131 efratlar taraf\u0131ndan de\u011fil de &ldquo;aile efratlar\u0131&rdquo; taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi, ailenin bekas\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in &ldquo;baba&rdquo;n\u0131n bertaraf edilmesi fikrinin muhalifler aras\u0131nda yayg\u0131n bir \u015fekilde kabul edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u013112. Bu d\u00f6nemdeki ortaya \u00e7\u0131kan devlet i\u00e7i, ama saraya d\u00fc\u015fman asker\u00ee te\u015fekk\u00fclle\u015fmeler, me\u015fruiyetlerini elit olma stat\u00fclerinden ve &ldquo;devleti kurtarmay\u0131&rdquo; da i\u00e7eren &ldquo;tarihsel misyon&rdquo;lar\u0131ndan almaktayd\u0131lar. &ldquo;Tarihsel misyon&rdquo; ayn\u0131 zamanda, me\u015fruiyet kavram\u0131n\u0131n yeniden tan\u0131mlanmas\u0131 anlam\u0131na gelmekteydi. &ldquo;Mesuliyetsizlik&rdquo; ve &ldquo;mukaddes devlet&rdquo; fikrini devam ettirmekle birlikte, bu te\u015fekk\u00fcllerin me\u015fruiyetlerini klasik Osmanl\u0131 gelene\u011finin devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan de\u011fil de kopu\u015ftan ald\u0131klar\u0131n\u0131, &ldquo;beka&rdquo;y\u0131 devlete ve Padi\u015fah&rsquo;a kar\u015f\u0131 \u015fiddette ve yeni &ldquo;Peygam-berliklerin&rdquo; asr\u0131 olan 19. Y\u00fczy\u0131l \u00fctopyalar\u0131nda13 arad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n<p align=\"justify\">1908-1918 d\u00f6neminde ise, kendisini &ldquo;ruh-i devlet&rdquo; olarak alg\u0131layan \u0130ttihat ve Terakki&rsquo;nin ikili bir geli\u015fme g\u00f6sterdi\u011fini g\u00f6rmekteyiz. \u0130ttihat ve Terakki, bir yandan merkezi b\u00fcrokratik bir devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n temel n\u00fcvesi haline gelmekte ve \u0130kinci Abd\u00fclhamid&rsquo;in merkeziyet\u00e7ile\u015ftirici miras\u0131n\u0131 devam ettirmekteydi; di\u011fer yandan ise, bu merkezi ayg\u0131t\u0131n yine kendisi taraf\u0131ndan \u00fcretilen \u00e7ete olgusu yoluyla zay\u0131flamas\u0131, hatta marjinalle\u015fmesi s\u00fcrecinde belirleyici bir rol oynamaktayd\u0131. \u0130ttihat usul\u00fc komitala\u015fma, kendisine hedef olarak saptad\u0131\u011f\u0131 devletin hizmetinde bir ordunun olu\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde temel bir engel olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktayd\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde, d\u0131\u015fa, yani aralar\u0131nda di\u011fer eski muha-liflerin ve \u00f6zellikle de H\u00fcrriyet ve \u0130tilaf F\u0131rka&rsquo;s\u0131n\u0131n de bulundu\u011fu &ldquo;i\u00e7 d\u00fc\u015fmanlara&rdquo; kar\u015f\u0131 birle\u015fik bir cephe olu\u015fturabilen \u0130ttihat ve Terakki&rsquo;nin, i\u00e7te par\u00e7alanm\u0131\u015f oldu\u011funu, 1913 darbesinden, ve \u00f6zellikle de Mahmud \u015eevket Pa\u015fa&rsquo;n\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinden sonra, her &ldquo;\u00dc\u00e7 Pa\u015fa&rdquo;n\u0131n (Talat, Enver ve Cemal) kendi \u00f6zel istihbarat ve zor ayg\u0131t\u0131na sahip oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Sava\u015f d\u00f6nemi, bu \u00e7etele\u015fme olgusunun ayn\u0131 anda spek\u00fclasyon ve \u00ab milli burjuvala\u015fma \u00bb ile eklemlenebildi\u011fini, g\u00f6stermekteydi. <\/p>\n<p align=\"justify\">\u0130mparatorluktan \u00e7\u0131k\u0131\u015f s\u00fcrecinin son y\u0131llar\u0131 olan Cihan Harbi d\u00f6neminde, \u00e7etele\u015fme olgusunun en \u00f6nemli \u00f6rne\u011finin \u0130ttihat ve Terakki taraf\u0131ndan kurulan ve resm\u00ee askeri ve sivil b\u00fcrokrasinin \u00fcst\u00fcnde bir yer alan Te\u015fkil\u00e2t-\u0131 Mahsusa oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Ermeni soyk\u0131r\u0131m\u0131nda belirleyici rol\u00fc oynayan Te\u015fkil\u00e2t, hem resmi b\u00fcrokraside yer tutan, hem de bu b\u00fcrokraside resmen yer almayan \u015fah\u0131slardan olu\u015fmaktayd\u0131. Te\u015fkil\u00e2t i\u00e7inde, Diyarbak\u0131r valisi Dr. Re\u015fid&rsquo;le birlikte, Yakup Cemil gibi sicilleri &ldquo;devlet adaml\u0131\u011f\u0131&rdquo;n\u0131 engelleyen ki\u015filer ve ulemadan ve e\u015fraftan &ndash;ki\u015fisel ve kolektif biyografyalar\u0131 hen\u00fcz yaz\u0131lmam\u0131\u015f- \u00e7ok say\u0131da ki\u015finin yer ald\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde modern d\u00f6nemlerin meml\u00fck sistemini olu\u015fturan Te\u015fkil\u00e2t&rsquo;\u0131n \u00f6zellikle Balkan ve Kafkasya k\u00f6kenli elemanlar\u0131 i\u00e7erdi\u011fi yolunda da baz\u0131 bilgiler de bulunmaktad\u0131r. Bir yandan devletin resmen uygulayamayaca\u011f\u0131 icraatlarla y\u00fck\u00fcml\u00fc olan Te\u015fkil\u00e2t, di\u011fer yandan Ermeni mallar\u0131n\u0131n ya\u011fmalanmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynamakta, bu yolla da, \u00e7etele\u015fme ve ki\u015fisel zenginle\u015fme aras\u0131nda bir ba\u011f kurmaktayd\u0131.<\/p>\n<p align=\"justify\"><strong>II \u0130stikl\u00e2l Harbi<br \/><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\u0130stikl\u00e2l Harbi&rsquo;nin de, en az\u0131ndan 1921&rsquo;e, yani Bat\u0131 b\u00f6lgesinde az-\u00e7ok merkez\u00ee bir ordunun kurulmas\u0131na kadar, \u00e7etecilik temelinde geli\u015fti\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Bu d\u00f6neme kadar Bat\u0131 b\u00f6lgelerinde mukavemetin temel n\u00fcvesini olu\u015fturan \u00c7erkez Ethem, \u00e7etecili\u011fin en \u00f6nemli simas\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Ethem&rsquo;in Cihan Harbi d\u00f6nemindeki faaliyetleri, \u00f6zellikle de Te\u015fkil\u00e2t-\u0131 Mahsusa i\u00e7erisinde \u00f6nemli bir rol oynay\u0131p oynamad\u0131\u011f\u0131 bilinmemekte. Emrah Cilasun&rsquo;un yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 belgeler, Ethem&rsquo;in kendi birliklerinin \u00f6tesinde Anadolu d\u00fczeyinde, Kafkasya k\u00f6kenliler aras\u0131nda \u00f6nemli bir sosyal tabana sahip oldu\u011funu, bu taban\u0131n verdi\u011fi g\u00fc\u00e7le, bir yandan radikal plebyen bir s\u00f6ylem geli\u015ftirdi\u011fini, di\u011fer yandan da mahall\u00ee d\u00fczeyde devletin zay\u0131fla\u015fm\u0131\u015f b\u00fcrokrasisini kendisine ba\u011f\u0131ml\u0131 bir hale getirdi\u011fini g\u00f6stermektedir14. Fakat, Ethem d\u0131\u015f\u0131nda da, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015f \u0130stanbul h\u00fck\u00fcmetine, ve hen\u00fcz tam bir varl\u0131k kazanamam\u0131\u015f Ankara h\u00fck\u00fcmetine oranla olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fck bir \u00f6zerkli\u011fe sahip di\u011fer baz\u0131 kuvvetlerin oldu\u011funu da bilinmektedir (\u00f6zellikle Ege&rsquo;de Efeler, Kuvayi-Milliye birlikleri). En az\u0131ndan 1921 bahar\u0131na kadar, K\u00e2z\u0131m Karabekir&rsquo;in kontrol\u00fcndeki baz\u0131 Do\u011fu vil\u00e2yetlerinin d\u0131\u015f\u0131nda, subaylar dahil, &ldquo;mill\u00ee mukavemetin&rdquo; b\u00fcy\u00fck bir \u00f6l\u00e7\u00fcde bu \u00e7ete kuvvetlerinin y\u00f6netiminde geli\u015fti\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Bu d\u00f6nem \u00e7etecili\u011finin, Ankara h\u00fck\u00fcmetinin tecriden g\u00fc\u00e7lenmesi, \u00c7erkez Ethem kuvvetlerinin tasfiye edilmesi, ve daha sonra Yahya Kahya gibi sorunlu baz\u0131 \u00e7ete simalar\u0131n\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ile b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde sona erdi\u011fini s\u00f6yleyebilmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Devletin bekas\u0131n\u0131 yine kendi imk\u00e2nlar\u0131 ile sa\u011flama s\u00fcrecinin giderek, Mustafa Kemal&rsquo;e sadakat d\u0131\u015f\u0131nda bir vas\u0131flar\u0131 olmayan, \u0130stikl\u00e2l Harbi&rsquo;nde \u00f6nemli bir rol oynamam\u0131\u015f subay ve sivil b\u00fcrokratlar katman\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131yla dev\u00e2m etti\u011fini, 1926 \u0130zmir Suikast\u0131 sonras\u0131 &ldquo;temizlemeler&rdquo;in bu s\u00fcrecin son halkas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. <\/p>\n<p align=\"justify\">\u0130stikl\u00e2l Harbi \u00e7etecili\u011fi, b\u00fcy\u00fck bir \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00fcrokrasi ile e\u015fanlaml\u0131 olarak kabul edilen &ldquo;okumu\u015flar katman\u0131n\u0131&rdquo; hor g\u00f6ren pleb-yen bir niteli\u011fe sahibdi. Subay k\u00f6kenli \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131kla ihtilafl\u0131 ili\u015f-kilerin olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an bu plebyenlik, ayn\u0131 zamanda da, asker e\u015fraf ve ulema k\u00f6kenli Birinci Cihan Harbi d\u00f6nemi \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirmekteydi. Bu d\u00f6nemdeki \u00e7ete \u00fcyelerinin de b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n devlete oranla nispi bir \u00f6zerkli\u011fe sahip olan ve &ldquo;cemiyet&rdquo;ten, \u00f6zellikle de e\u015fraftan ve ulemadan gelen simalarla g\u00fc\u00e7lenen Te\u015fkil\u00e2t-\u0131 Mahsusa&rsquo;dan geldikleri, devleti devlete ra\u011fmen kurtarma program\u0131n\u0131 devam ettirdikleri s\u00f6ylenebilir. Bu anlamda, \u00e7etecilik, belli bir oranda, kendini, Cihan Harbi \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ya zihn\u00ee ya da de organik devam\u0131 olarak alg\u0131lamaktayd\u0131. Ne var ki, kriz ve da\u011f\u0131lma, \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n u\u011frad\u0131\u011f\u0131 prestij kayb\u0131, \u0130stikl\u00e2l Harbi&rsquo;ni destekleyen Sovyetler Birli\u011fi&rsquo;nin varl\u0131\u011f\u0131 ve \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Enternasyonal yoluyla yo\u011fun bir propagandaya gi-ri\u015fmi\u015f olmas\u0131&#8230; gibi fakt\u00f6rler, devletin ne oldu\u011fu ya da ne olmas\u0131 gerekti\u011fi konular\u0131nda \u00e7eteler aras\u0131nda da cidd\u00ee yol ayr\u0131mlar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Bu nedenle, \u00c7erkez Ethem misalinin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, baz\u0131 \u00e7eteler kendilerini, sosyalizm, \u0130sl\u00e2mc\u0131l\u0131k ya da T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck aras\u0131nda ihtilafl\u0131 sentezlerle me\u015frula\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p><strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>III 1959-1971: Ya Devlet Ba\u015fa, Ya Kuzgun Le\u015fe<br \/><\/strong><\/p>\n<p><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">Burada de\u011finemeyece\u011fim nedenlerden dolay\u013115, Mustafa Kemal ve \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc d\u00f6neminde g\u00fc\u00e7l\u00fc bir devletten bahsedebilmek olduk\u00e7a zor. Bununla birlikte, Kemalist devletin zor ara\u00e7lar\u0131n\u0131 milliyet\u00e7ilik ve &ldquo;laiklik&rdquo; icraatlar\u0131n\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 olarak ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde kullanabildi\u011fi de ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmez. Ayn\u0131 \u015fekilde, devletin t\u00fcm\u00fcyle iltisak sahibi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnsek bile, en az\u0131ndan tepede birle\u015fmi\u015f bir te\u015fekk\u00fclle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olundu\u011fu, 1926 &ldquo;temizlemeleri&rdquo;nin ve Serbest F\u0131rkas\u0131 sonras\u0131 restorasyonun (1930), devleti Mustafa Kemal eksenli olarak yeniden in\u015fa etti\u011fi ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmemektedir. \u0130ttihat ve Terakki&rsquo;nin entelekt\u00fcel ve organik olarak devam\u0131n\u0131 olu\u015fturan Kemalist devlet, ayn\u0131 zamanda selefinin asker\u00ee ve sivil b\u00fcrokraside yaratt\u0131\u011f\u0131 par\u00e7alanmalar\u0131n \u00fcstesinden gelerek bir mevcudiyet ve devaml\u0131l\u0131k kazanabilmi\u015fti.<\/p>\n<p align=\"justify\">Kemalist devletin bu ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 bir dizi fakt\u00f6rle a\u00e7\u0131klayabilmek m\u00fcmk\u00fcn. Her \u015feyden \u00f6nce, sava\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131n bitmesi ve &ldquo;i\u00e7 tehdit&rsquo;in daha \u00e7ok K\u00fcrdistan ya da ta\u015fra boyutunda kalmas\u0131, devleti olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7lendirmi\u015f, Anadolu&rsquo;nun t\u00fcm\u00fcnde merkeze ba\u011fl\u0131 b\u00fcrokratik bir a\u011f kurulmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. \u0130kinci olarak, milliyet\u00e7ili\u011fin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve \u0130sl\u00e2mla\u015fma s\u00fcreciyle bir arada geli\u015fen siyasi me\u015fruiyet, Kemalist iktidar\u0131n etkinli\u011finin \u00f6nemli bir fakt\u00f6r\u00fc olarak kabul edilebilir. &ldquo;Laikle\u015fme&rdquo; toplumsal baz\u0131 ho\u015fnutsuzluklar yaratsa bile, devletin &ldquo;\u0130slam ve T\u00fcrk&rdquo; olarak me\u015fruiyeti tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez bir \u015fekilde kabul g\u00f6rmekteydi. Kemalist iktidar\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc nedeni ise, Balkan Sava\u015flar\u0131&rsquo;ndan itibaren ciddi bir kan kayb\u0131na u\u011fram\u0131\u015f T\u00fcrkiye&rsquo;de zenginliklerin daralm\u0131\u015f olmas\u0131, da\u011f\u0131t\u0131labilecek iktisad\u00ee kaynaklar\u0131n, \u00f6zellikle 1929 buhran\u0131 ile daha da azalm\u0131\u015f bulunmas\u0131 idi. Bu ko\u015fullarda Mustafa Kemal&rsquo;in devlet ve cemiyet i\u00e7inde tart\u0131\u015f\u0131lmaz bir hakem rol\u00fcn\u00fc g\u00f6rmesi nispeten kolayd\u0131. Mevcut s\u0131n\u0131rl\u0131 kaynaklar\u0131n sadece c\u0131l\u0131z bir burjuvaziye ve Mustafa Kemal&rsquo;in &ldquo;affariste&rdquo; olarak bilinen \u00e7evresine da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131 ve nispeten e\u015fitlik\u00e7i bir temelde &ldquo;b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi&rdquo; devlet i\u00e7inde zora ba\u015fvurmay\u0131 gereksiz bir hale getirmekteydi.<\/p>\n<p align=\"justify\">Ayn\u0131 \u015fekilde, \u0130kinci Cihan Harbi ve DP&rsquo;nin iktidara geli\u015fi sonras\u0131nda da \u00e7etecilik olgusunun nispeten s\u0131n\u0131rl\u0131 bir rol oynayabildi\u011fini g\u00f6rmekteyiz. 1945&rsquo;ten 1960&rsquo;lara kadar end\u00fcstrile\u015fmenin yaratt\u0131\u011f\u0131 zenginliklerin esas olarak devlet d\u0131\u015f\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015f olmas\u0131 da bunda \u00f6nemli bir rol oynamaktayd\u0131. Askeri baz\u0131 olu\u015fumlara ra\u011fmen en az\u0131ndan 1959&rsquo;a kadar devlet i\u00e7i ihtilaflar\u0131n ya DP&rsquo;nin otoritarizmi, ya da askeri emir-kumanda zinciri i\u00e7inde halledilebildi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p align=\"justify\">1959-1963 d\u00f6neminin ise, tam aksine, askeri olu\u015fumlar\u0131n artt\u0131\u011f\u0131n\u0131, 1960 darbesi, 14&rsquo;ler ve Talat Aydemir&rsquo;in darbe te\u015febb\u00fcslerinin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi bir cuntala\u015fma s\u00fcrecinin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemekteyiz. K\u0131sm\u00ee bir demokrasinin i\u015flerlik kazand\u0131\u011f\u0131 1963-1969 y\u0131llar\u0131nda, cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm\u00fcyle sona ermedi\u011fini, ama muhalefetlerin daha \u00e7ok Meclis&rsquo;e ya da soka\u011fa ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131, 1969-1971 d\u00f6neminde ise, devlet i\u00e7inde &ldquo;sa\u011f&rdquo; ve &ldquo;sol&rdquo;16 grupla\u015fmalardan ayr\u0131 olarak ele al\u0131nmayacak cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131n yeniden a\u011f\u0131rl\u0131k kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n<p align=\"justify\">Bu nedenle, 1959&rsquo;dan itibaren, cuntac\u0131l\u0131k (ve daha sonra MHP taraf\u0131ndan olu\u015fturulan paramiliter kuvvetler yoluyla), \u00e7etecili\u011fin yeniden \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 belirtilebilir. Bunun de\u011fi\u015fik nedenleri aras\u0131nda, devlet katmanlar\u0131, \u00f6zellikle de zor cihazlar\u0131na h\u00fckmeden katmanlar aras\u0131nda kendilerini tarih\u00ee ve tarih-\u00f6tesi bir mis-yonun sahibi olarak g\u00f6ren kuvvetlerin olu\u015fmas\u0131n\u0131 ve bunlar\u0131n bu misyonlar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek amac\u0131yla devleti zorla ele ge\u00e7ir-meye heveslenmelerini zikredebiliriz. 9 ve 12 Mart cuntalar\u0131n\u0131n da g\u00f6sterdi\u011fi gibi, bu olu\u015fumlar\u0131n toplum i\u00e7erisinde bir hegemonya sa\u011flayamad\u0131klar\u0131, bu nedenle de, ancak s\u0131n\u0131rl\u0131 bir bi\u00e7imde toplumsal bir muhalefet ya da seferberlik g\u00fcc\u00fcne dayanabildikleri g\u00f6r\u00fclmektedir. <\/p>\n<p align=\"justify\">Kemalist d\u00f6nemde olu\u015fan &ldquo;toplum-\u00fcst\u00fc&rdquo; devletin belli bir oranda zay\u0131flamas\u0131 ve kendisini i\u00e7 dinamikleriyle yeniden \u00fcretememesi ise, baz\u0131 devlet ricalinin kendi d\u0131\u015flar\u0131nda geli\u015fen cuntac\u0131l\u0131k ve \u00e7etecilik gibi olgulara en az\u0131ndan m\u00fcsamahakar bakmalar\u0131na yol a\u00e7maktayd\u0131. Devletin &ldquo;i\u00e7 d\u00fc\u015fman&rdquo; ya da &ldquo;i\u00e7 tehdit&rdquo; olarak alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 katman ve programlar\u0131n toplum i\u00e7erisinde belli bir g\u00fc\u00e7 kazanmas\u0131, asmbolik sahada devlet monopol\u00fcn\u00fcn zay\u0131flamas\u0131 ya da alternatif siyas\u00ee ve k\u00fclt\u00fcrel simgelerin &ndash;K\u00fcrt, Alevi, \u0130slamc\u0131- geli\u015fmesi ise, devletin bekas\u0131n\u0131n korunmas\u0131n\u0131 acil bir g\u00f6rev haline getirmi\u015fti. Bu durumda, devletin kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki zor kullanma imkanlar\u0131na sahip g\u00fc\u00e7leri me\u015frula\u015ft\u0131rmas\u0131 ve entegre etmesi d\u0131\u015f\u0131nda bir alternatifi kalmam\u0131\u015f bulunmaktayd\u0131. MHP&rsquo;nin 1960&rsquo;larda devlet i\u00e7inde &ndash;ve komando kamplar\u0131 yoluyla- devlet d\u0131\u015f\u0131nda elde etti\u011fi g\u00fc\u00e7 bunu a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6stermekteydi.<\/p>\n<p align=\"justify\">Bu d\u00f6nemdeki cuntala\u015fma yoluyla olu\u015fan \u00e7etele\u015fmeyi \u0130ttihat ve Terakki d\u00f6neminde komitac\u0131l\u0131k bi\u00e7iminde tezah\u00fcr eden \u00e7etele\u015fme ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rabilmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Komitac\u0131l\u0131\u011f\u0131n ve cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131n ana kaynaklar\u0131ndan birini olu\u015fturan Osmanl\u0131 ve Cumhuriyet d\u00f6nemleri b\u00fcrokrasilerinin \u00e7ok daha de\u011fi\u015fik profillere sahip oldu\u011fu, devletin kendisinin de, \u00f6zellikle 1960&rsquo;larda, Pentagon mahre\u00e7li kontrgerilla ya da ya da gayr\u0131-nizam\u00ee harp teorilerinin tesirinde bulundu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. <\/p>\n<p align=\"justify\">Bununla birlikte, bu d\u00f6nemin cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile son Osmanl\u0131 d\u00f6nemi komitac\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda ortak baz\u0131 paydalar\u0131n oldu\u011fu da s\u00f6ylenebilir. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda hem komitac\u0131l\u0131\u011f\u0131n hem de cuntac\u0131l\u0131\u011f\u0131n, devlete sadakat yemini etmi\u015f, ama devleti devlete ra\u011fmen koruma, kollama ve kurtarma g\u00f6revini \u00fcstlenmi\u015f, bu nedenle de sadakati itikat olarak de\u011fil de itaats\u0131zl\u0131k olarak yorumlayan askeri ve sivil bir elitin ve entelicensiyan\u0131n hareket tarz\u0131 olmas\u0131 gelmektedir. Kendisini tarihsel bir misyonun sahibi olarak g\u00f6ren bu katman, siyaseti bir sava\u015f olarak17 ve ihtilal\u00ee ise bir teknik olarak de\u011ferlendirmekteydi. Bundan yola \u00e7\u0131karak, muhaliflerini &ndash;ve prensip olarak bir muhalefetin bulunmas\u0131n\u0131- d\u00fc\u015fman ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k il\u00e2n etmekte, ihtilaflar\u0131n me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayabilecek siyasal liberal form\u00fclleri bir ihanet olarak de\u011ferlendirmekteydi. Bu \u015fartlarda, devletin birbirine d\u00fc\u015fman ve devlet ad\u0131na hareket eden, devletin muhtevas\u0131n\u0131 belirleyen kutuplara b\u00f6l\u00fcnmesi, devlet i\u00e7i konsens\u00fcs\u00fcn ise, son tahlilde, baz\u0131lar\u0131n\u0131n feda edildi\u011fi, di\u011fer baz\u0131lar\u0131n\u0131n entegre edildi\u011fi darbeler ve askeri rejimlerle sa\u011flanmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131.<\/p>\n<p align=\"justify\">Burada bir parantez a\u00e7arak, bu olgunun 1959-1971 T\u00fcrkiye&rsquo;sinde demokrasinin yerle\u015fmesi sorununun evrimci bir perspektiften yola \u00e7\u0131karak ele al\u0131namayaca\u011f\u0131n\u0131 da g\u00f6sterdi\u011fini belirtmek gereklidir. T\u00fcrkiye siyasi tarihinin okunu\u015fu, genellikle demokrasinin ancak &ldquo;kopu\u015flar&rdquo;\u0131 da i\u00e7eren bir s\u00fcre\u00e7 sonucu kurulabilece\u011fi, ama son tahlilde, olu\u015fan &ldquo;demokratik birikim&rdquo;in demokrasinin i\u00e7selle\u015ftirilmesi ve m\u00fcessesele\u015fmesi sonucuna varaca\u011f\u0131 hipotezinden yola \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bunun tam aksine, 1959 sonras\u0131 d\u00f6nem, devletin ciddi yap\u0131sal sorunlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu, bu sorunlar\u0131n s\u00fcrekli bir \u015fekilde olmasa da, baz\u0131 k\u0131r\u0131lma anlar\u0131nda tezah\u00fcr etti\u011fini g\u00f6stermekteydi. Bu anlamda, ne 27 May\u0131s ne de 12 Mart &ldquo;demokrasinin bir \u00e7ocukluk hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131&rdquo; olu\u015fturmamakta, tam aksine T\u00fcrkiye&rsquo;de devletin yap\u0131sal sorunlar\u0131 ve krizleri konusunda \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131 sunmaktayd\u0131.<\/p>\n<p align=\"justify\">Eldeki veriler bu d\u00f6nemde cuntac\u0131l\u0131k temelinde devlet i\u00e7inde faaliyet g\u00f6steren akt\u00f6rlerin enformel ya da yeralt\u0131 ekonomisi ile bir ili\u015fkide bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamaya el vermemektedir. Bu iki ekonominin, i\u00e7tima\u00ee olarak de\u011fil de, zenginlik yaratan alanlar olarak 1960&rsquo;larda nispeten marjinal olduklar\u0131n\u0131, en az\u0131ndan devletin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 &ndash;ve d\u0131\u015f krediler ve K\u0130T&rsquo;lerle beslenen- kaynaklarla mukayese kabul edemez oranda c\u0131l\u0131z kald\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz. Ayn\u0131 \u015fekilde, Ortado\u011fu ko\u015fullar\u0131, 1950&rsquo;lerde ve 1960&rsquo;larda ancak son derece zay\u0131f bir s\u0131n\u0131r a\u015f\u0131r\u0131 ekonominin olu\u015fmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmaktayd\u0131. Bu nedenle, bu akt\u00f6rler a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli olan hedefin, devlet d\u0131\u015f\u0131 iktisaddan beslenmekten \u00e7ok, devlet kaynaklar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc ele ge\u00e7irme oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz18. D\u00f6nemin mant\u0131\u011f\u0131 ya devlet ba\u015fa ya da kuzgun le\u015fe olarak \u00f6zetlenebilir. <\/p>\n<p><strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>IV- 1970&rsquo;lerin \u015eiddetinden Susurluk&rsquo;a<br \/><\/strong><\/p>\n<p><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">Susurluk kazas\u0131na varan s\u00fcre\u00e7 konusunda elde yeterli bilgi mevcut oldu\u011fu i\u00e7in, ba\u015fka bir \u00e7al\u0131\u015fmada ele ald\u0131\u011f\u0131m19 bu d\u00f6nem \u00fczerinde a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak durmayaca\u011f\u0131m. Bununla birlikte, Susurluk olgusunun sadece 1996&rsquo;daki trafik kazas\u0131yla s\u0131n\u0131rlanamayaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmek gerekli. &ldquo;Susurluk&rdquo;, 1970&rsquo;lerde MHP&rsquo;nin a\u00e7\u0131k\u00e7a \u015fiddete ba\u015fvurmas\u0131yla ba\u015flayan, 12 Eyl\u00fcl&rsquo;de baz\u0131 \u00fclk\u00fcc\u00fclerin sistemin zor ayg\u0131t\u0131na entegre edilmesiyle devam eden, ve 1990&rsquo;larda PPK&rsquo;ye kar\u015f\u0131 verilen gayr\u0131-nizami sava\u015f\u0131n ve Ortado\u011fu ve Balkanlar \u00e7ap\u0131nda enformel iktisad\u00ee sahan\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 rant\u0131n devlet tepesinde bir i\u00e7 sava\u015fa yol a\u00e7mas\u0131yla devam eden 20 y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcre\u00e7 olarak okunabilir. 1970&rsquo;lerden sonra ba\u015flayan bu yeni \u00e7etele\u015fme s\u00fcreci, 1950&rsquo;lerin sonu ya da 1960&rsquo;larda oldu\u011fu gibi, ordu k\u00f6kenlilerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmayacakt\u0131. \u00c7etele\u015fme, bir yandan devlet i\u00e7erisinde zor kullanma olana\u011f\u0131na sahip olan ve en az\u0131ndan k\u0131smen ordudan ba\u011f\u0131ms\u0131z hareket eden gizli servislerin say\u0131s\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve \u00f6zerkle\u015fmesi, di\u011fer yandan da, devlet d\u0131\u015f\u0131ndaki yo\u011fun bir \u015fiddet gelene\u011fi ve tecr\u00fcbesine sahip olan \u00fclk\u00fcc\u00fc militanlar\u0131n \u00f6l\u00fcm tugaylar\u0131 olarak devlete entegre edilmesi ile tezah\u00fcr edecekti. Say\u0131lar\u0131 100.000&rsquo;e varan ve esas olarak a\u015firet temelinde \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f bir Korucu ordusunun kurulmas\u0131, ve Bucak gibi baz\u0131 a\u015firetlerin kendi \u00f6zel ordular\u0131n\u0131 olu\u015fturmas\u0131, &ldquo;K\u0131rm\u0131z\u0131 B\u00f6lge&rdquo;deki S\u00fcnni gruplar\u0131n Alevilere kar\u015f\u0131 silahland\u0131r\u0131lmas\u0131, zor kullanma hakk\u0131n\u0131 elde eden gruplar\u0131n hem nitelik\u00e7e de\u011fi\u015fmesi, hem de nicelik\u00e7e artmas\u0131 anlam\u0131na gelmekteydi. Susurluk sonras\u0131nda bu akt\u00f6rler taraf\u0131ndan ciddi bir \u015fekilde tehdit edilen devletin yeniden inisiyatifi ele ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00e7etele\u015fmeyi en az\u0131ndan s\u0131n\u0131rlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. 1999&rsquo;da PKK&rsquo;nin silahl\u0131 m\u00fccadeleyi terk etmesi de b\u00fcy\u00fck bir ihtimalle \u00e7etecilikten \u00e7\u0131kmay\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran fakt\u00f6rler aras\u0131nda yer almaktad\u0131r. Ama, \u00c7ak\u0131c\u0131 ile ilgili fotoroman\u0131n de\u011fi\u015fik sahifelerinin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, \u00e7etecili\u011fin t\u00fcm\u00fcyle ortadan kalkmad\u0131\u011f\u0131, en az\u0131ndan \u00f6zerk sosyalisazyon mekanizmalar\u0131n\u0131 ve devlet i\u00e7inde ya da devlet sayesinde silahlanma imkanlar\u0131n\u0131 Susurluk sonras\u0131nda da koruyabildi\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p align=\"justify\">Burada, 1990&rsquo;lar \u00e7etecili\u011finin sadece devletle ya da T\u00fcrkiye ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da eklemek gerekli. Ortado\u011fu&rsquo;da, Kafkasya&rsquo;da ve Balkanlar&rsquo;da devletleraras\u0131 sava\u015flar\u0131 da i\u00e7eren ve s\u0131n\u0131r a\u015f\u0131r\u0131 yo\u011fun bir \u015fiddetin ya\u015fanmas\u0131, enformel ya da yeralt\u0131 ekonomisinin y\u00fcz milyarlarca dolara varan bir ciroya ula\u015fmas\u0131, predat\u00f6r tipten bir ekonominin geli\u015fmesi, bu y\u0131llarda \u00e7etecilik olgusunun T\u00fcrkiye&rsquo;yi a\u015fan bir sahada ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. &ldquo;\u015eiddetin \u00f6zelle\u015ftirilmesi&rdquo; ise \u00e7etecilik olgusunun devlet d\u0131\u015f\u0131nda, \u00f6zellikle de PKK i\u00e7erisinde de tezah\u00fcr etmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u013120.<\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\"><strong>Sonu\u00e7<br \/><\/strong><\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\">Komitac\u0131l\u0131k, cuntac\u0131l\u0131k ya da \u00f6l\u00fcm tugaylar\u0131 \u015feklinde tezah\u00fcr eden \u00e7etecilik olgusunun demokrasi ile do\u011frudan bir alakas\u0131n\u0131n oldu\u011fu ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmemektedir. Ama bu irtibat\u0131n \u00f6tesinde ba\u015fka bir nokta da son derece bariz bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r: siyasi, etnik ya da dini ihtilaflar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131ramayan, tam aksine \u015fiddet yoluyla \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015fan ve buradan yola \u00e7\u0131karak i\u00e7 d\u00fc\u015fman kavram\u0131n\u0131 siyasetin ve kendi \u00f6z bekas\u0131n\u0131n temeli olarak g\u00f6ren bir devletin son tahlilde \u00e7ete tipi olu\u015fumlara yol vermesi, d\u0131\u015ftalamak istedi\u011fi d\u0131\u015f, yani toplumsal \u015fiddeti, kendi i\u00e7ine &ldquo;ithal&rdquo; etmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir kader olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u015eiddetin me\u015fruiyeti do\u011fal olarak baz\u0131lar\u0131na d\u00fc\u015fman\u0131 tan\u0131mlama ve ona kar\u015f\u0131 her t\u00fcrl\u00fc zoru me\u015frula\u015ft\u0131rma yetkisini vermektedir. B\u00f6yle bir durumda devletin hegemonik s\u00f6ylemini kabul eden bir akt\u00f6r\u00fcn gerekti\u011finde, devlet ad\u0131na, devletin di\u011fer kategorilerini de i\u00e7erecek bir \u015fekilde d\u00fc\u015fman belirlemeye soyunmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. <\/p>\n<p align=\"justify\">Hamit Bozarslan&#8217;n\u0131n bu yaz\u0131s\u0131 daha \u00f6nce \u00f6zg\u00fcr \u00fcniversite kitapl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kan resmi tarih tart\u0131\u015fmalar\u0131 adl\u0131 kitapda yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p align=\"justify\">Dipnotlar<\/p>\n<p align=\"justify\">\n<p align=\"justify\">1 Bkz. F. Balkan, Fuat Balkan&rsquo;\u0131n Hat\u0131ralar\u0131. \u0130lk T\u00fcrk Komitac\u0131s\u0131, \u0130stanbul, Arma Yay\u0131nlar\u0131, 1998<br \/>2 Bunun son \u00f6rne\u011fi, 2005 Newroz&rsquo;unda ya\u015fanan &rdquo;Bayrak krizi&rdquo; dolay\u0131s\u0131yla \u00e7etecilik riskinin yeniden ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Bkz. \u0130. \u00c7evik, &rdquo;Far-Right cells being armed against Turkey&rsquo;s Kurds&rdquo;, The New Anatolian, 28.03.2005. 3 Burada devlet kavram\u0131n\u0131, ayr\u0131m yapmaks\u0131z\u0131n \u00fc\u00e7 anlamda kullanmaktay\u0131m: 1 Klasik bir \u015fekilde, &ldquo;m\u00fclk&rdquo;, yani \u00f6zel bir mal anlam\u0131nda devlet; 2 rasyonel ve b\u00fcrokratik bir \u00f6zerkli\u011fe sahip olan bir organ; 3 kendi aralar\u0131nda ihtilafl\u0131 de\u011fi\u015fik katmanlar\u0131 i\u00e7eren bir saha. 4 Mukavele ve Pakt aras\u0131ndaki bu ayr\u0131m i\u00e7in, bkz. J. Baudriard, L&rsquo;esprit du terrorisme, Paris, Galil\u00e9e, 2002<\/p>\n<p align=\"justify\">5 John Sales&rsquo;in Men with guns adl\u0131 filmi, Latin Amerika \u00f6rneklerinden yola \u00e7\u0131karak bu \u00ab ortak mesuliyet&rdquo;in nas\u0131l \u00fcretildi\u011fini g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p align=\"justify\">6 Bkz. H. Arendt, Les origines du totalitarisme Le syst\u00e8me totalitaire, Paris, 1972, Seuil, pp. 102-103. <\/p>\n<p align=\"justify\">7 Bkz. C. Sara\u00e7o\u011flu, \u00ab \u00dclk\u00fcc\u00fc hareketin bilin\u00e7alt\u0131 olarak Nihal Ats\u0131z \u00bb, Toplum ve Bilim, s 100, 2004, ss. 100-124. <\/p>\n<p align=\"justify\">8 Ch. Tilly, The Politics of Collective Violence, Cambridge &#038; Londres, Cambridge University Press, 2003, s. 42.<\/p>\n<p align=\"justify\"> 9 Bkz. H. Bozarslan, Network-Building, Ethnicity and Violence in Turkey, Abu Dhabi, ECSSR, 1999.<\/p>\n<p align=\"justify\">10 J. J. Reid, Crisis of the Ottoman Empire. Prelude to Collapse 1839-1878, Stuttgart, Franz Steiner Verlag, 2000. <\/p>\n<p align=\"justify\">11 \u015e. Mardin, T\u00fcrk Modernle\u015fmesi. Makaleler 4, \u0130stanbul, \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131, 1991.<\/p>\n<p align=\"justify\">12 Bkz. \u0130. Temo, \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti&rsquo;nin Kurucusu ve I\/I nolu \u00fcyesi \u0130brahim Temo&rsquo;nun \u0130ttihat ve Terakki An\u0131lar\u0131, \u0130stanbul, Arba Yay\u0131nlar\u0131, 1987, ss. 40-41.<\/p>\n<p align=\"justify\">13 Bu kavram i\u00e7in, bkz. P. B\u00e9nichou, Le temps des proph\u00e8tes. Doctrine de l&rsquo;\u00e2ge romantique, Paris, NRF, 1977.<\/p>\n<p align=\"justify\">14 Bkz. E. Cilasun, \u00ab Baki Ilk Sel\u00e2m&rdquo;. Yabanc\u0131 Ar\u015fiv Belgelerinden ve Kendi Kaleminden \u00c7erkes Ethem, Istanbul, Belge Yay\u0131nlar\u0131, 2004,<\/p>\n<p align=\"justify\">15 Bu konuda bkz. H. Bozarslan, \u00ab Le mahdisme en Turquie : l&rsquo;&rdquo;incident de Menemen&rdquo; en 1930&rdquo;, REMMM, n91-94, 2002, ss. 297-320.<\/p>\n<p align=\"justify\">16 Yer darl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, burada, biraz da kolayl\u0131k olmas\u0131 nedeniyle kulland\u0131\u011f\u0131m bu kavramlar\u0131n T\u00fcrkiye ko\u015fullar\u0131nda ne kadar ge\u00e7erli oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131na girmem m\u00fcmk\u00fcn olmayacak. Ama \u00ab Baas\u00e7\u0131l\u0131k \u00bb ya da \u00ab Nas\u0131rc\u0131l\u0131k \u00bb kavramlar\u0131n\u0131n bu y\u0131llar\u0131n realtelerini daha sad\u0131k bir \u015fekilde dile getirebildi\u011fini s\u00f6yleyebilirim.<\/p>\n<p align=\"justify\">17 Bu kavram i\u00e7in bkz. G.Sartori, The theory of democracy revisited, Chatham, Chatham House, 1987<\/p>\n<p align=\"justify\">18 1960 y\u0131l\u0131nda kurulan OYAK&rsquo;\u0131n, ba\u015fka nedenlerin yan\u0131s\u0131ra, bu i\u00e7 b\u00f6l\u00fcnmelere ve devletin u\u011frunda \u00f6l\u00fcnmeye de\u011fer bir \u00ab m\u00fclk \u00bb olarak g\u00f6r\u00fclmesine kar\u015f\u0131 bir alternatif olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcp d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmedi\u011fi sorulabilir..<\/p>\n<p align=\"justify\">19 Bkz. H. Bozarslan, age.<\/p>\n<p align=\"justify\">20 Bkz. A. \u00d6calan, \u00c7etecili\u011fe Kar\u015f\u0131 M\u00fccadele, \u0130stanbul, Mem, 2002<\/p>\n<p align=\"justify\"><a href=\"http:\/\/www.ozguruniversite.org\/\"><u>http:\/\/www.ozguruniversite.org\/<\/u><\/a> sitesinden alinmistir<\/p>\n        <div class=\"booster-block booster-reactions-block\">\n            <div class=\"twp-reactions-icons\">\n                \n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-1\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/happy.svg\" alt=\"Happy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Happy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-2\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sad.svg\" alt=\"Sad\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sad                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-3\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/excited.svg\" alt=\"Excited\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Excited                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-6\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sleepy.svg\" alt=\"Sleepy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sleepy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-4\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/angry.svg\" alt=\"Angry\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Angry<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                        \n                    <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-5\" post-id=\"146\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/surprise.svg\" alt=\"Surprise\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Surprise<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n            <\/div>\n        <\/div>\n\n    \n<div class=\"twitter-share\"><a href=\"https:\/\/twitter.com\/intent\/tweet?via=SerhatArarat1\" class=\"twitter-share-button\">Tweet<\/a><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>T\u00fcrkiye&rsquo;de devlet, komitac\u0131l\u0131k ve \u00e7etecilik konusunda birka\u00e7 hipotez Hamit BozarslanSusurluk, \u00c7atl\u0131, \u00c7ak\u0131c\u0131, Ye\u015fil gibi, kamuoyunun olduk\u00e7a al\u0131\u015f\u0131k oldu\u011fu isimler, son yirmi y\u0131l\u0131n T\u00fcrkiye&rsquo;sinin siyasi hayat\u0131nda \u00e7etecili\u011fin ne denli belirleyici bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_gspb_post_css":"","footnotes":""},"categories":[35],"tags":[],"class_list":["post-146","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-tye"],"blocksy_meta":[],"brizy_media":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/146","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=146"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/146\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=146"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=146"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=146"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}