{"id":1171,"date":"2008-10-28T13:38:12","date_gmt":"2008-10-28T12:38:12","guid":{"rendered":"http:\/\/wp.mehmetcanyuece.com\/2008\/10\/28\/osmanlidan-buguene-ayse-huer\/"},"modified":"2008-10-28T13:38:12","modified_gmt":"2008-10-28T12:38:12","slug":"osmanlidan-buguene-ayse-huer","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/osmanlidan-buguene-ayse-huer\/","title":{"rendered":"OSMANLI&#8217;DAN BUG\u00dcNE \/ Ay\u015fe H\u00fcr"},"content":{"rendered":"<div class='booster-block booster-read-block'>\n                <div class=\"twp-read-time\">\n                \t<i class=\"booster-icon twp-clock\"><\/i> <span>Read Time:<\/span>75 Minute, 52 Second                <\/div>\n\n            <\/div><p><strong> <\/strong> <\/p>\n<p><strong><img decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/ekim08\/aysehur2.jpg\" width=\"125\" height=\"155\" alt=\"aysehur2\" style=\"float: left; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px;\" \/>OSMANLI&#8217;DAN BUG\u00dcNE 1: K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin \u2018ge\u00e7&#8217; do\u011fumu \/ Ay\u015fe H\u00fcr<\/strong><\/p>\n<p><strong>Milli M\u00fccadele&#8217;nin ba\u015flar\u0131nda, Mustafa Kemal, K\u00fcrt a\u015firet reislerine \u00e7ekti\u011fi telgraflarda ordu komutanlar\u0131na ve Sovyet Rusya D\u0131\u015fi\u015fleri Komiseri \u00c7i\u00e7erin&#8217;e yazd\u0131\u011f\u0131 mektupta, baz\u0131 meclis konu\u015fmalar\u0131nda \u2018K\u00fcrdistan&#8217; terimini kullan\u0131yordu<\/strong><\/p>\n<p><strong>BA\u015eLARKEN<\/strong><strong><\/p>\n<p> <\/strong>PKK&#8217;n\u0131n 1984 Eruh bask\u0131n\u0131ndan bug\u00fcne dek, Avrupa&#8217;n\u0131n en b\u00fcy\u00fck, d\u00fcnyan\u0131n alt\u0131nc\u0131 b\u00fcy\u00fck ordusuna sahip olan T\u00fcrkiye, 20 bin civar\u0131ndaki PKK \u00fcyesini etkisiz hale getirmek i\u00e7in 300 bin askerini ve 67 bin korucuyu seferber etti. 14 ilde 1987-2002 aras\u0131nda &#8220;Ola\u011fan\u00fcst\u00fc Hal&#8221; (OHAL) ve s\u0131k\u0131y\u00f6netimler ilan edildi. Bunlar tam 57 kez uzat\u0131ld\u0131. 24 kez s\u0131n\u0131r\u00f6tesi operasyon yap\u0131ld\u0131. Resm\u00ee rakamlara g\u00f6re 14 y\u0131lda 96 milyar dolar harcand\u0131. Baz\u0131lar\u0131 bu rakam\u0131n asl\u0131nda 400 milyar dolar oldu\u011funu s\u00f6yledi. Resm\u00ee rakamlara g\u00f6re T\u00fcrk taraf\u0131ndan asker-sivil 10 bini a\u015fk\u0131n ki\u015fi hayat\u0131n\u0131 kaybetti, bir o kadar\u0131 da yaraland\u0131, sakat kald\u0131. PKK mensubu ya da yanda\u015f\u0131 25 bini a\u015fk\u0131n ki\u015fi \u2018etkisiz hale getirildi.&#8217;<\/p>\n<p>  <!--more-->  <br \/> <strong>AD KOYAMAMAK \u2022<\/strong> Yedi y\u0131l kula\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcst\u00fcne yatt\u0131ktan sonra 2006&#8217;dan itibaren tekrar t\u0131rmanan \u2018d\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funluklu \u00e7at\u0131\u015fma&#8217; durumunun bilan\u00e7osu hakikaten vahim. Y\u00fcrekleri da\u011flayan \u00f6l\u00fcm haberleri, sadece ilan edilmemi\u015f bir sava\u015f\u0131n s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc b\u00f6lgede de\u011fil, t\u00fcm \u00fclkede ya\u015fanan ama tam d\u00f6k\u00fcm\u00fcn\u00fc bilmedi\u011fimiz ekonomik, sosyal, psikolojik y\u0131k\u0131mlar, Ayval\u0131k \u00f6rne\u011finde \u00fcrkerek izledi\u011fimiz t\u00fcrden \u2018T\u00fcrk&#8217; ve \u2018K\u00fcrt&#8217; toplumlar\u0131 aras\u0131nda y\u00fckselen d\u00fc\u015fmanl\u0131k hali ve daha nicesi. <br \/> Damad\u0131 gazeteci Metin Toker&#8217;e bak\u0131l\u0131rsa, \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc &#8220;Daha Cumhuriyet&#8217;in kurulu\u015fuyla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131 bu K\u00fcrtleri ne yapaca\u011f\u0131z diye?&#8221; demi\u015fti. (Aktaran Hasan Cemal 26 Ekim 2007 Milliyet) Yani, sorun baz\u0131lar\u0131n\u0131n g\u00f6stermek istedi\u011fi, 1984&#8217;te PKK&#8217;n\u0131n \u015eemdinli ve Eruh bask\u0131nlar\u0131yla ba\u015flamad\u0131. Aksine Cumhuriyet&#8217;le ya\u015f\u0131t. Tam 85 y\u0131ld\u0131r, \u2018\u015fekavet&#8217;, \u2018e\u015fk\u0131yal\u0131k&#8217;, \u2018asayi\u015fsizlik&#8217;, \u2018feodalizm&#8217;, \u2018geri kalm\u0131\u015fl\u0131k&#8217;, \u2018modernle\u015fme kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131&#8217; gibi ba\u011flamlarda ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu meseleye \u2018K\u00fcrt Meselesi\/Sorunu&#8217;, \u2018Ter\u00f6r Meselesi&#8217; ya da \u2018d\u0131\u015f mihraklar\u0131n i\u015fi&#8217; ad\u0131 takman\u0131n tarih\u00e7esi olduk\u00e7a yeni. Yani PKK bir neden de\u011fil bir sonu\u00e7. <br \/> Ad\u0131 do\u011fru koyulamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, meselenin nas\u0131l bitirilebilece\u011fi konusunda da uzla\u015fma yok. Eskiden \u2018harek\u00e2t&#8217;, \u2018tedip&#8217;, \u2018tenkil&#8217;, \u2018s\u00fcrg\u00fcn&#8217; ve \u2018imha&#8217;, \u2018asimilasyon&#8217; gibi zorbal\u0131kla \u00e7\u00f6z\u00fclmeye (!) \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan sorun \u015fimdi de benzer y\u00f6ntemlerle ele al\u0131n\u0131yor. Kimi, PKK&#8217;y\u0131 tepelemek, kimi yerel y\u00f6netimleri ele ge\u00e7irmek, kimi Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Anadolu b\u00f6lgesine yat\u0131r\u0131m yapmak, kimi Kuzey Irak&#8217;a girmek, kimi Bat\u0131l\u0131 \u00fclkelere \u00fcltimatom \u00e7ekmekten s\u00f6z ediyor. Ama pek az kimse, bu \u00fclkenin d\u00f6rt bir yan\u0131nda T\u00fcrklerle i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fayan, onlarla birlikte a\u015f ve i\u015f pe\u015finde ko\u015fan, onlarla birlikte g\u00fclen a\u011flayan \u015fiddete bula\u015fmam\u0131\u015f K\u00fcrtlerin ne istedi\u011fini sormuyor. Sormak ne kelime K\u00fcrtlerin en az\u0131ndan belli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc temsil eden HEP, DEP, HADEP, DEHAP ve nihayet DTP gibi partiler devlet kat\u0131nda, medyada ya da sivil toplumda s\u00fcrekli yok say\u0131l\u0131yor, tahkir ediyor veya d\u0131\u015flan\u0131yor. Benzer muamele, T\u00fcrkiyeli K\u00fcrtlerin akrabalar\u0131 olan Irakl\u0131 K\u00fcrtlere kar\u015f\u0131 da yap\u0131l\u0131yor. <br \/> <strong><br \/> <strong>EMPAT\u0130 EKS\u0130KL\u0130\u011e\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> Bunun bir de \u00f6teki y\u00fcz\u00fc var. Tarihi devletin izin verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fclerde \u00f6\u011frenebilen T\u00fcrk taraf\u0131, \u2018K\u00fcrtlerin karda y\u00fcr\u00fcrken kart kurt sesi \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in K\u00fcrt ad\u0131n\u0131 alm\u0131\u015f bir T\u00fcrk boyu&#8217; olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yeni idrak etmeye ba\u015flad\u0131 ama, K\u00fcrtler aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131, K\u00fcrtler ile PKK, PKK ile K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi, milliyet\u00e7i taleplerle k\u00fclt\u00fcrel talepler, k\u00fclt\u00fcrel taleplerle insan haklar\u0131 gibi olgular, kavramlar aras\u0131ndaki ili\u015fkileri kurmakta zorluk \u00e7ekiyor. \u00d6zetle, K\u00fcrtlerin (ve onlara destek veren uluslararas\u0131 toplumun) kendilerinden ne istedi\u011fini bir t\u00fcrl\u00fc anlayam\u0131yor. <br \/> Ger\u00e7i K\u00fcrtler bu saptamaya \u00e7ok k\u0131z\u0131yorlar ve &#8220;85 y\u0131ld\u0131r s\u00f6yl\u00fcyoruz, duymuyorsunuz, anlam\u0131yorsunuz, anlamak istemiyorsunuz&#8221; diyorlar. Ama Aral\u0131k 2004&#8217;de International Herald Tribune&#8217;\u00fcn Avrupa bask\u0131s\u0131 ile Le Monde\u2018a verdikleri 200 imzal\u0131 \u2018K\u00fcrtler ne istiyor?&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 ilandan sonra \u00e7\u0131kan tart\u0131\u015fmalardan hat\u0131rl\u0131yoruz ki, hen\u00fcz K\u00fcrtlerin kafas\u0131 da ne istedikleri konusunda berrakla\u015fm\u0131\u015f de\u011fil. Federal haklarla esnetilmi\u015f \u00fcniter devletten ekolojik topluma, Kemalizmi referans alan demokratik konfederalizmden ba\u011f\u0131ms\u0131z ulus-devlete kadar pek \u00e7ok projenin yanda\u015f\u0131 var. \u00dcstelik bazen ayn\u0131 ki\u015filer, birden fazla projeyi ayn\u0131 anda savunuyorlar. Yani her iki taraf da hakl\u0131. Ne K\u00fcrtler taleplerini derli toplu, a\u00e7\u0131k, net anlatabiliyor, ne T\u00fcrkler onlar\u0131 anlamak istiyor. <br \/> Bunlara ek olarak, her iki taraf da \u2018T\u00fcrkler&#8217; ve \u2018K\u00fcrtler&#8217; gibi \u2018yarat\u0131lm\u0131\u015f&#8217; kategorilerle konu\u015fman\u0131n mahzurlar\u0131n\u0131 ya\u015f\u0131yorlar. Halbuki ne yekpare bir \u2018T\u00fcrkl\u00fck&#8217; ne de yekpare bir \u2018K\u00fcrtl\u00fck&#8217; var. Ama en k\u00f6t\u00fcs\u00fc, her iki taraf\u0131n b\u00fcy\u00fck bir kesiminin, meseleye milliyet\u00e7i paradigma i\u00e7inden bakmas\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc her milliyet\u00e7ilik gibi, T\u00fcrk ve K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi de di\u011ferini \u2018\u00f6tekile\u015ftirerek&#8217; kendini tan\u0131mlayabiliyor. <br \/> Bu yaz\u0131 dizisinde, iki halk aras\u0131nda modern \u00e7a\u011flardaki ili\u015fkilerinin tarih\u00e7esini, milliyet\u00e7i paradigmalardan haberdar olarak ama onlar\u0131n esiri olmadan \u00f6zetlemeyi ama\u00e7l\u0131yorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc konu, ciltler dolusu kitapla bile anlat\u0131lmayacak kadar karma\u015f\u0131k ve derin. Bu \u00f6zetten hareket ederek, merak etti\u011finiz ba\u015fl\u0131klar\u0131 daha derinlemesine inceleyebilece\u011finizi umuyorum. Elbette, gerek yer s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden, gerekse benim bilgisizli\u011fim ya da unutkanl\u0131\u011f\u0131m y\u00fcz\u00fcnden atlanm\u0131\u015f \u00f6nemli noktalar\u0131 sizlerin ele\u015ftiri ve katk\u0131lar\u0131yla ilerde tamamlar\u0131m.<\/p>\n<p> <strong>KEND\u0130 VAR, ADI YOK B\u0130R \u00dcLKE: K\u00dcRD\u0130STAN \u2022<\/strong> \u2018K\u00fcrdistan&#8217; terimi ilk kez, son B\u00fcy\u00fck Sel\u00e7uklu Sultan\u0131 Sancar Bey&#8217;in (\u00f6. 1157) merkezi bug\u00fcnk\u00fc \u0130ran&#8217;\u0131n Hemedan kentine yak\u0131n Bahar kenti olan \u2018K\u00fcrdistan Eyaleti&#8217;nde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. K\u00fcrdistan ad\u0131, co\u011frafi bir terim olarak, Kanuni Sultan S\u00fcleyman 1525 ve 1553 tarihli fermanlar\u0131nda da vard\u0131. I. Ahmet 1604 tarihli ferman\u0131nda \u2018Umum K\u00fcrdistan&#8217; terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131. 17. y\u00fczy\u0131l yazar\u0131 Evliya \u00c7elebi \u00fcnl\u00fc seyahatnamesinde ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla \u2018K\u00fcrdistan&#8217; b\u00f6lgesini ve \u015fehirlerini anlatm\u0131\u015ft\u0131. Sadrazam Mustafa Re\u015fit Pa\u015fa 1847 y\u0131l\u0131nda y\u00f6netim birimi olan \u2018K\u00fcrdistan Eyaleti&#8217;ni kurdu. 13 Aral\u0131k 1847 tarihli Takvim-i Vekayi\u2018de yay\u0131nlanan d\u00fczenlemedeki eyaletin merkezi Ahlat&#8217;t\u0131 ve Diyarbak\u0131r, Mu\u015f, Van, Hakk\u00e2ri, Cizre, Botan ve Mardin&#8217;i kaps\u0131yordu. Merkez sonra s\u0131ras\u0131yla Van&#8217;a, Mu\u015f&#8217;a ve Diyarbak\u0131r&#8217;a ta\u015f\u0131nd\u0131. 1856&#8217;da bu eyaletin s\u0131n\u0131rlar\u0131 yeniden d\u00fczenlendi, 1864&#8217;te ise Diyarbak\u0131r ve Van vilayetlerine b\u00f6l\u00fcnerek son buldu. Dahiliye Naz\u0131r\u0131 Mehmed Ali Bey&#8217;in Hariciye Naz\u0131r\u0131 Ferid Pa\u015fa&#8217;ya g\u00f6nderdi\u011fi 13-14 Nisan 1335\/1919 tarihli tezkirede bak\u0131l\u0131rsa bu tarihte de K\u00fcrdistan, Ermenistan, K\u00fcrt gibi terimler hi\u00e7bir komplekse kap\u0131lmadan kullan\u0131l\u0131yordu. Milli M\u00fccadele&#8217;nin ba\u015flar\u0131nda, Mustafa Kemal&#8217;in, K\u00fcrt a\u015firet reislerine \u00e7ekti\u011fi telgraflarda, Sovyet Rusya D\u0131\u015fi\u015fleri Komiseri \u00c7i\u00e7erin&#8217;e yazd\u0131\u011f\u0131 mektuplarda, baz\u0131 Meclis konu\u015fmalar\u0131nda \u2018K\u00fcrdistan&#8217; dedi\u011fini, Birinci Meclis&#8217;in Do\u011fu&#8217;dan gelen \u00fcyelerine K\u00fcrdistan milletvekili dendi\u011fini biliyoruz. Ama 1923&#8217;ten itibaren belgelerde b\u00f6lgeden Vilayat-\u0131 \u015eark\u0131ya veya \u015eark\u00ee Anadolu olarak s\u00f6z edilmeye ba\u015flad\u0131. 1930&#8217;larda \u015eark, 1950&#8217;lerde Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Anadolu, 1960&#8217;larda Kalk\u0131nmada \u00d6ncelikli Y\u00f6reler, 1984&#8217;ten 2002&#8217;ye kadar OHAL B\u00f6lgesi dendi. Bug\u00fcn ise belirgin bir ad\u0131 yok ama K\u00fcrdistan ad\u0131n\u0131 telaffuz etmek adeta tabu haline geldi. \u00d6yle ki, Irak&#8217;ta resmi ad\u0131 \u2018K\u00fcrdistan B\u00f6lge Y\u00f6netimi&#8217; olan idari yap\u0131 i\u00e7in bile \u2018Kuzey Irak&#8217;taki olu\u015fum&#8217; gibi garip bir terminoloji kullan\u0131l\u0131yor. \u0130ran&#8217;daki K\u00fcrdistan b\u00f6lgesinden ise \u00e7ok az kimsenin haberi var. <\/p>\n<p>Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nde, 1839&#8217;da Tanzimat ilan\u0131ndan sonra ya\u015fanan ilk ciddi K\u00fcrt ayaklanmas\u0131 Cizre&#8217;deki son Botan Emiri Bedirhan Bey&#8217;in 1847&#8217;deki ayaklanmas\u0131yd\u0131 ama bu b\u0131rak\u0131n milliyet\u00e7ili\u011fi, \u2018K\u00fcrtl\u00fck bilinci&#8217;yle bile de\u011fil, merkez\u00ee devlete kar\u015f\u0131 yetke alan\u0131n\u0131 geni\u015fletmek i\u00e7in yap\u0131lm\u0131\u015f bir ba\u015fkald\u0131r\u0131yd\u0131. Y\u0131llarca merkezle i\u015fbirli\u011fi i\u00e7inde y\u00f6redeki K\u00fcrt a\u015firetlerine h\u00fckmeden Bedirhan Bey, bir s\u00fcre sonra g\u00fcc\u00fcn\u00fcn b\u00fcy\u00fcs\u00fcne kap\u0131lm\u0131\u015f, \u00f6nce devletin H\u0131ristiyan tebaas\u0131ndan Nasturilere sald\u0131rm\u0131\u015f, arkas\u0131ndan Van b\u00f6lgesinde Tanzimat reformlar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan K\u00fcrt a\u015firetlerine arka \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Merkez\u00ee devlet de, M\u0131s\u0131r Valisi Kavalal\u0131 Mehmet Pa\u015fa tehlikesini savu\u015fturduktan sonra Bedirhan Bey&#8217;e haddini bildirmeye karar vermi\u015fti. 1847&#8217;de ba\u015flayan \u00e7at\u0131\u015fmalar, sekiz ayl\u0131k bir m\u00fccadeleden sonra merkezin galibiyeti ile sonu\u00e7land\u0131. Bedirhan Bey \u00f6nce \u0130stanbul&#8217;a sonra yabanc\u0131 \u00fclkelerin ricas\u0131yla Girit&#8217;e s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderildi. Orada M\u00fcsl\u00fcman ve H\u0131ristiyanlar aras\u0131nda arabuluculuk yapmas\u0131 \u00fczerine devlet taraf\u0131ndan affedildi ve \u2018Pa\u015fa&#8217; unvan\u0131yla \u00f6d\u00fcllendirildi. <br \/> <strong><br \/> <strong>\u015eEYH UBEYDULLAH \u0130SYANI \u2022<\/strong><\/strong> Bedirhan Bey&#8217;in yenilgisinden sonra b\u00f6lgede dinsel, ekonomik ve siyasal anlamda en g\u00fc\u00e7l\u00fc akt\u00f6r Hakk\u00e2ri&#8217;nin \u015eemdinli b\u00f6lgesindeki Nehri k\u00f6y\u00fcnde ikamet eden \u015eeyh Ubeydullah olmu\u015ftu. Peygamber soyundan gelen ve Nak\u015fibend\u00eeli\u011fin Halidiye koluna ba\u011fl\u0131 olan \u015eemdinanlar, 1877-1878 Osmanl\u0131-Rus Sava\u015f\u0131&#8217;ndan sonra Osmanl\u0131 Devleti ile \u0130ran aras\u0131ndaki b\u00f6lgenin kontrol\u00fcn\u00fc tamamen eline ge\u00e7irmi\u015flerdi. A\u011f\u0131r vergileri ve 1879&#8217;da k\u00f6t\u00fc ge\u00e7en hasad\u0131 bahane eden \u015eeyh, \u00f6nce vergi sistemini de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in devletle pazarl\u0131k yapm\u0131\u015f, ama istekleri yerine gelmeyince Nasturilerin de deste\u011fini alarak 1880&#8217;de hem Osmanl\u0131 Devleti&#8217;ne, hem de \u0130ran&#8217;daki Ka\u00e7ar Devleti&#8217;ne isyan etti\u011fini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. Uzun bir pazarl\u0131ktan sonra Medine&#8217;ye s\u00fcrg\u00fcne gitmek zorunda kalan Ubeydullah&#8217;\u0131n Ba\u015fkale&#8217;deki \u0130ngiltere Konsolos Yard\u0131mc\u0131s\u0131 Clayton&#8217;a yazd\u0131\u011f\u0131 mektuptaki baz\u0131 ifadeler, \u2018K\u00fcrtl\u00fck bilinci&#8217;nin \u015fekillenmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc talepler aras\u0131nda K\u00fcrdistan&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z bir b\u00f6lge olarak tan\u0131nmas\u0131 vard\u0131. (Ayaklanma hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: Waidieh Jwadiah, K\u00fcrt Milliyet\u00e7ili\u011finin Tarihi ve Geli\u015fimi, \u0130leti\u015fim, 1999, s.143-193) <br \/> <strong><br \/> <strong>\u0130TC&#8217;N\u0130N K\u00dcRT \u00dcYELER\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> Ama ortada hen\u00fcz \u2018K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi&#8217; diye bir olu\u015fumun olmad\u0131\u011f\u0131 1889&#8217;da ilerde T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011finin \u015fampiyonlu\u011funu yapacak olan \u0130ttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nin (\u0130TC) kurulu\u015fu s\u0131ras\u0131nda anla\u015f\u0131ld\u0131. \u0130TC&#8217;yi kuran be\u015f ki\u015fiden ikisi, Arapkirli Abdullah Cevdet ve Diyarbak\u0131rl\u0131 \u0130shak Sukuti K\u00fcrt&#8217;t\u00fc. Cemiyetin \u00f6nde gelenleri aras\u0131na bulunan Ba\u011fdat Mebusu ve Dar\u00fclf\u00fcnun Hocas\u0131 Babanzade \u0130smail Hakk\u0131, \u0130slamc\u0131 \u00e7evrelerde itibar g\u00f6ren Dar\u00fclf\u00fcnun Hocas\u0131 Babanzade Ahmet Naim, sosyolog Ziya G\u00f6kalp \u00f6nemli K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131yd\u0131. Ayr\u0131ca 1847&#8217;de ayaklanan Botan Emiri&#8217;nin o\u011flu Bedirhan Bey, \u015eeyh Ubeydullah&#8217;\u0131n o\u011flu Nehri \u015eeyhi Seyit Abd\u00fclkadir Efendi ve Bitlisli Saidi Nursi de \u0130TC \u00fcyesiydi. (Kutlay, \u0130ttihat Terakki ve K\u00fcrtler, Koral-F\u0131rat Yay\u0131nlar\u0131, 1991, s.26)<br \/> <strong><br \/> <strong>K\u00dcRD\u0130STAN GAZETES\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> \u0130stanbul&#8217;da bunlar olurken, Bat\u0131 ile ili\u015fki kurulan ve ondan etkilenilen di\u011fer co\u011frafyalardaki modern anlamda milliyet\u00e7ili\u011fin ilk emareleri g\u00f6r\u00fclmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131, ama hen\u00fcz siyasal de\u011fil k\u00fclt\u00fcrel bir uyan\u0131\u015f s\u00f6z konusuydu. 1889&#8217;da Bedirhan Bey&#8217;in o\u011flu Midhat Mikdat Bey&#8217;in Kahire&#8217;de \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 K\u00fcrdistan gazetesi bunun bir \u00f6rne\u011fiydi. Gazete geni\u015f kitlelere ula\u015fam\u0131yordu ancak, b\u00fcy\u00fck kentlerdeki K\u00fcrt ayd\u0131n ve elitlerini etkiliyordu. Gazetede K\u00fcrtlerin birli\u011fi, e\u011fitime \u00f6nem vermeleri, sanayi ve bilime y\u00f6nelmeleri, k\u00f6klerine uzanmalar\u0131, ge\u00e7mi\u015flerinden onur duymalar\u0131 gibi konular vurgulan\u0131yordu. Ahmed\u00ea Xan\u00ea&#8217;nin Mem u Zin adl\u0131 \u00fcnl\u00fc destan\u0131 ilk kez bu gazetede dizi halinde yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131. (Kutlay, \u0130ttihat Terakki, s. 23.)<br \/> II. Abd\u00fclhamit&#8217;in bask\u0131 rejiminden Avrupa&#8217;ya ka\u00e7an J\u00f6n T\u00fcrklerle K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n s\u0131k\u0131 olmasa da temas\u0131 s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Nitekim Mithad Bey&#8217;in karde\u015fi Abdurrahman Bedirhan 1897&#8217;de Cenevre&#8217;de K\u00fcrdistan gazetesini \u00e7\u0131kartt\u0131. Gazetedeki yaz\u0131lar\u0131nda Abdurrahman Bey, Anadolu K\u00fcrtlerini \u2018serasmletici uyku&#8217;dan uyanmaya davet ediyordu ama bu \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131nda milliyet\u00e7i tonlar yoktu. \u00c7\u00fcnk\u00fc o d\u00f6nemin pek \u00e7ok \u0130ttihat\u00e7\u0131s\u0131 gibi monar\u015fi yanl\u0131s\u0131yd\u0131 ve \u00e7areyi Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin restorasyonda g\u00f6r\u00fcyordu. (Celile Celil, K\u00fcrt Ayd\u0131nlanmas\u0131, Avesta Bas\u0131n Yay\u0131n, 2000, s.30) <br \/> <strong><br \/> <strong>K\u00dcRT TEAV\u00dcN VE TERAKK\u0130 CEM\u0130YET\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> Seyit Abd\u00fclkadir, Saidi Nursi, Babanzade \u0130smail Hakk\u0131, Hac\u0131 Tevfik (Piremerd) ve di\u011fer K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan 1908&#8217;de kurulan K\u00fcrt Teav\u00fcn ve Terakki Cemiyeti (K\u00fcrt Dayan\u0131\u015fma ve Geli\u015fme Cemiyeti) o tarihe kadar aralar\u0131nda \u00e7eki\u015fme olan Bedirhanlar, \u015eemdinanlar ve Babanzadeleri ilk kez bir araya getiriyordu. Seyit Abd\u00fclkadir&#8217;e b\u00fcy\u00fck sayg\u0131 duyan \u0130stanbullu hamallar da cemiyetin halk aya\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturuyordu. K\u00fcrtl\u00fc\u011fe, \u0130slam&#8217;a, Osmanl\u0131l\u0131\u011fa, Anayasaya ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n esas oldu\u011fu bir dayan\u0131\u015fma \u00f6rg\u00fctlenmesi olan cemiyet, K\u00fcrt a\u015firetleri aras\u0131ndaki sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in e\u011fitim, ticaret, zanaat\u0131 te\u015fvik etmeyi hedefleyen cemiyete sadece \u0130stanbul&#8217;da oturan ve T\u00fcrk\u00e7eyi okuyup yazabilen K\u00fcrtler \u00fcye yap\u0131l\u0131yordu. K\u00fcrt\u00e7e bilmek ise zorunlu de\u011fil, sadece arzulanan bir \u00f6zellikti. Anla\u015f\u0131lan cemiyet kendini K\u00fcrt olmaktan ziyade Osmanl\u0131 olarak tan\u0131ml\u0131yordu. (Tar\u0131k Zafer Tunaya, T\u00fcrkiye&#8217;de Siyasal Partiler, \u0130kinci Me\u015frutiyet D\u00f6nemi, 1908-1918, H\u00fcrriyet Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 1984, s. 405-407.) Cemiyetin ayn\u0131 ad\u0131 ta\u015f\u0131yan bir gazetesi, Me\u015frutiyet adl\u0131 bir de okulu vard\u0131. (Kutlay, &#8220;Bedirhan Ayaklanmas\u0131ndan 1920&#8217;ye&#8221;, s.30) <br \/> <strong><br \/> <strong>K\u00dcRT TALEBE HEV\u0130 CEM\u0130YET\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> \u0130lk legal K\u00fcrt \u00f6\u011frenci derne\u011fi 1912&#8217;de \u00e7ok say\u0131da K\u00fcrt \u00f6\u011frencinin okudu\u011fu Halkal\u0131 Ziraat Mekteb-i \u00c2lisi&#8217;nde kurulan K\u00fcrt Talebe-i Hevi Cemiyeti&#8217;ydi. (Hevi \u2018\u00fcmit&#8217; demekti) Sava\u015f dolay\u0131s\u0131yla 1914&#8217;te ara verdi\u011fi faaliyetlerine 1919&#8217;da tekrar ba\u015flayan ve h\u00fck\u00fcmet\u00e7e kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 1922&#8217;ye kadar devam eden cemiyetin amac\u0131, \u0130stanbul&#8217;da okuyan K\u00fcrt \u00f6\u011frenciler aras\u0131ndaki dayan\u0131\u015fmay\u0131 sa\u011flamakt\u0131. Hevi&#8217;nin yay\u0131n organ\u0131 K\u00fcrt\u00e7e ve K\u00fcrt edebiyat\u0131 ile ilgili yaz\u0131lar\u0131n yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131 Roja Kurd, Osmanl\u0131ca ve Kurmanci dilinde yay\u0131nlan\u0131yordu. Hevi&#8217;nin amac\u0131 K\u00fcrtlerin cahilli\u011fine ve yoksullu\u011funa \u00e7are bulmakt\u0131. Roja Kurd h\u00fck\u00fcmet\u00e7e kapat\u0131ld\u0131ktan sonra yerine Hetawe Kurd yay\u0131nlanmaya ba\u015flad\u0131. \u2018K\u00fcrdistan&#8217;dan Mektuplar&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 k\u00f6\u015fede K\u00fcrtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerden haberlere yer veriliyordu. Her ne kadar Hevi siyasi meselelere ilgi duymad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade ediyorsa da, 1919&#8217;da Paris Bar\u0131\u015f Konferans\u0131&#8217;nda K\u00fcrtleri temsil etti\u011fini iddia eden \u015eerif Pa\u015fa&#8217;ya b\u00fcy\u00fck asmpati duyduklar\u0131n\u0131 saklam\u0131yorlard\u0131. (Malmisanij, K\u00fcrt Talebe-Hevi Cemiyeti, Avesta Bas\u0131m Yay\u0131n, 2002) <br \/> <strong><br \/> <strong>\u0130TT\u0130HAT\u00c7ILARIN N\u00dcFUS M\u00dcHEND\u0130SL\u0130\u011e\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> 1913-1914&#8217;te Bitlis-Hizan&#8217;da \u00e7\u0131kan Mele Selim ve 1914&#8217;te Barzan&#8217;da \u00e7\u0131kan \u015eeyh Abd\u00fcselam ayaklanmalar\u0131, belirgin olmasa bile milliyet\u00e7i \u00f6\u011feler ta\u015f\u0131yordu. \u00d6rne\u011fin Barzan \u0130syan\u0131&#8217;ndaki temel talep, K\u00fcrt b\u00f6lgelerine \u015eafii m\u00fcft\u00fclerin ve K\u00fcrt k\u00f6kenli memurlar\u0131n atanmas\u0131yd\u0131. Her iki ba\u015fkald\u0131r\u0131n\u0131n \u00f6nderleri \u0130ttihat\u00e7\u0131 y\u00f6neticiler taraf\u0131ndan idam edildiler. Bu K\u00fcrtlerle T\u00fcrklerin aras\u0131n\u0131 a\u00e7mad\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc K\u00fcrt feodalleri ve S\u00fcnni din adamlar\u0131 hen\u00fcz Sultan kar\u015f\u0131t\u0131 milliyet\u00e7i hareketlere so\u011fuk bak\u0131yorlard\u0131. (Jwaideh, s. 211-219, 247)<br \/> K\u00fcrtlerle \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n ili\u015fkisini ilk bozan 1914&#8217;te kurulan \u0130skan-\u0131 A\u015fair ve Muhacirin M\u00fcdiriyeti&#8217;nin politikalar\u0131 oldu. Kanun uyar\u0131nca \u00f6nce 1916&#8217;da K\u00fcrt\u00e7e co\u011frafi ve yerle\u015fim yerlerinin isimlerini T\u00fcrk\u00e7eye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye ba\u015flad\u0131. Ard\u0131ndan Talat Pa\u015fa&#8217;n\u0131n emriyle sava\u015f s\u0131ras\u0131nda de\u011fi\u015fik yerlere g\u00f6\u00e7 etmi\u015f K\u00fcrt n\u00fcfusun T\u00fcrk n\u00fcfus i\u00e7inde y\u00fczde be\u015f oran\u0131nda da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131na ba\u015fland\u0131. Ama\u00e7, K\u00fcrtleri daha \u2018medeni&#8217; oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen T\u00fcrk gruplar\u0131n\u0131n aras\u0131nda eriterek modernle\u015ftirmekti. D\u0131\u015flama i\u00e7ermeyen bu tutumun nedeni K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 sosyolog Ziya G\u00f6kalp&#8217;in birbiri ard\u0131na yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 raporlard\u0131. Ancak, K\u00fcrt tehciri s\u0131ras\u0131nda a\u00e7l\u0131k, so\u011fuk, hastal\u0131k ve jandarma \u015fiddeti sonucu b\u00fcy\u00fck can kay\u0131plar\u0131 oldu. (Fuat D\u00fcndar, Modern T\u00fcrkiye&#8217;nin \u015eifresi, \u0130ttihat ve Terakki&#8217;nin Etnisite M\u00fchendisli\u011fi, 1913-1918, \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131, s. 399-422) Nuri Dersimi, T\u00fcrk\u00e7\u00fclerin o g\u00fcnlerde her yerde \u2018Ne mutlu T\u00fcrk\u00fcm diyene&#8217;, \u2018Ya\u015fas\u0131n T\u00fcrkler&#8217; \u015feklindeki sloganlar\u0131na \u2018Ne mutlu K\u00fcrd\u00fcm diyene&#8217;, \u2018Ya\u015fas\u0131n K\u00fcrtler&#8217; diye cevap verdiklerini anlat\u0131r. (M. Nuri Dersimi, Hat\u0131rat\u0131m, Doz Bas\u0131m Yay\u0131n, 1997, s.31) T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi uyuklayan K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fini k\u0131\u015fk\u0131rtmakta \u00f6nemli rol oynad\u0131. Bu d\u00f6nemlerde \u0130TC \u00fcyesi pek \u00e7ok K\u00fcrt ayd\u0131n\u0131 rakip H\u00fcrriyet ve \u0130tilaf F\u0131rkas\u0131&#8217;na kat\u0131ld\u0131lar. \u015eerif Pa\u015fa da \u0130TF&#8217;ye maddi destek sa\u011fl\u0131yordu. (Kutlay, \u0130ttihat ve Terakki, s.100, Tunaya, s.282) <br \/> <strong><br \/> <strong>K\u00dcRD\u0130STAN TEAL\u0130 CEM\u0130YET\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> 30 Ekim 1918&#8217;de Mondros M\u00fctarekesi&#8217;nin imzaland\u0131\u011f\u0131 ve \u0130ttihat\u00e7\u0131 \u00f6nderlerin yurt d\u0131\u015f\u0131na ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnlerde, K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti kuruldu. Ba\u015fkan\u0131 yine Seyit Abd\u00fclkadir&#8217;di. Jin adl\u0131 yay\u0131n organ\u0131yla cemiyet K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin art\u0131k modern anlamda dile getirilmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ilk platform oldu. Ancak, milliyet\u00e7i ideolojiyi ta\u015f\u0131yacak bir K\u00fcrt burjuvazisi hen\u00fcz olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, milliyet\u00e7i projelerini b\u00fcy\u00fck devletlerin deste\u011fi ile tepeden inme ger\u00e7ekle\u015ftirmek istiyorlard\u0131. Diyarbak\u0131r&#8217;daki K\u00fcrt Kul\u00fcpleri ise h\u00e2l\u00e2 \u0130TC&#8217;nin kontrol\u00fc alt\u0131ndayd\u0131 ama. Cemiyetin i\u00e7in Seyit Abd\u00fclkadir gibi Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin i\u00e7inde kalarak otonomi ile yetinmek isteyenler ile Bedirhanlar ve Cemilpa\u015fazadeler gibi ba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan i\u00e7in aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck \u00e7at\u0131\u015fma vard\u0131. Seyid Abd\u00fclkadir \u00f6nderli\u011findeki grup \u0130stanbul&#8217;daki ABD, Britanya ve Frans\u0131z b\u00fcy\u00fckel\u00e7ilikleri ile temasa ge\u00e7erek \u2018\u00f6zerklik&#8217; (otonomi) i\u00e7in destek beklerken, (Silopi, s.57) ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k yanl\u0131s\u0131 Bedirhanlar ve Cemilpa\u015fazadeler Te\u015fkilat-\u0131 \u0130\u00e7timaiye Cemiyeti&#8217;ni kurdular. B\u00f6l\u00fcnme K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti&#8217;nin aleyhine olmu\u015ftu. 1920&#8217;de Jin yay\u0131n hayat\u0131na son verdi ve K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti&#8217;nin baz\u0131 \u00fcyeleri \u00f6rg\u00fctten ayr\u0131ld\u0131. Bir s\u00fcre sonra da cemiyetin sonu geldi. Ancak bunun ne zaman oldu\u011fu belli de\u011fil. \u00c7\u00fcnk\u00fc Suriye&#8217;ye ge\u00e7en Seyid Abd\u00fclkadir, \u00f6rg\u00fct\u00fcn t\u00fcm dok\u00fcmanlar\u0131n\u0131 yakm\u0131\u015f. (O\u011fuz Aytepe, &#8220;Yeni Belgeler I\u015f\u0131\u011f\u0131nda K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti&#8221;, Tarih ve Toplum, S.174, Haziran, 1998. s. 13-15.)<\/p>\n<p> <strong>HAM\u0130D\u0130YE ALAYLARI VE A\u015e\u0130RET MEKTEPLER\u0130 \u2022<\/strong> Birbiri pe\u015fi s\u0131ra gelen toprak kay\u0131plar\u0131n\u0131 \u0130slam&#8217;\u0131n toparlay\u0131c\u0131 ve yenileyici g\u00fcc\u00fc ile \u00f6nlemek, hatta s\u0131n\u0131rlar\u0131 eski haline \u00e7evirmek d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u2018Halife&#8217; unvanl\u0131 II. Abd\u00fclhamit&#8217;in i\u00e7 ve d\u0131\u015f politikalar\u0131n\u0131n temel motifiydi. Bu ama\u00e7la i\u00e7erde devletin resm\u00ee dini olan S\u00fcnni \u0130slam dairesinde oldu\u011fu i\u00e7in do\u011fal m\u00fcttefik kabul edilen K\u00fcrtler, Hamidiye Alaylar\u0131&#8217;nda \u00f6rg\u00fctlenerek, hem imparatorlu\u011fun kadim d\u00fc\u015fman\u0131 Rusya&#8217;ya, hem \u0130ran&#8217;a kar\u015f\u0131 bir tampon b\u00f6lge olu\u015fturuldu, hem ba\u015f\u0131bozuk K\u00fcrt unsurlar\u0131 merkezin kontrol\u00fcne al\u0131nd\u0131, hem de giderek g\u00fc\u00e7lenen Ermeni milliyet\u00e7ili\u011finin \u00f6n\u00fc kesilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. (M.S. Lazarev, K\u00fcrdistan ve K\u00fcrt Sorunu, J\u00eena N\u00fb Yay\u0131nlar\u0131, s.151) <br \/> Ba\u015flang\u0131\u00e7ta sadece S\u00fcnni (T\u00fcrkmen, Karapapak, K\u00fcrt ve Arap) a\u015firetlerden olu\u015fturulmas\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fclen alaylar, 1891&#8217;de 100 kadar S\u00fcnni K\u00fcrt (Kurmanc) a\u015firetinden olu\u015fturulan 36 alayla ba\u015flad\u0131, say\u0131 1895&#8217;de 57&#8217;ye, 1910&#8217;da 66&#8217;ya ula\u015ft\u0131. Bu s\u00fcre i\u00e7inde, S\u00fcnni Zaza a\u015firetleri de alaylara dahil edildi. <br \/> Abd\u00fclhamit tahttan indirildikten (1909) sonra adlar\u0131 A\u015firet Hafif S\u00fcvari Alaylar\u0131 olarak de\u011fi\u015ftirilen alaylar, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n patlak vermesiyle \u00f6zellikle \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Orduya ba\u011fl\u0131 olarak Do\u011fu Cephesi&#8217;nde g\u00f6rev ald\u0131lar. S\u00fcnni K\u00fcrt Cibran A\u015fireti&#8217;ne ba\u011fl\u0131 alaylar\u0131n, Ermenilere ve Varto-H\u0131n\u0131s-Bing\u00f6l havalisindeki K\u0131z\u0131lba\u015f (Alevi) Zaza a\u015firetlerine kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi eylemler S\u00fcnni ve Alevi K\u00fcrtlerin ili\u015fkilerinde onulmaz yaralar a\u00e7t\u0131.<br \/> Ancak Abd\u00fclhamit&#8217;in 1886&#8217;da Hicaz, Yemen, Trablusgarp&#8217;tan getirdi\u011fi 48 \u00f6\u011frenci ile ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 A\u015firet Mektebi uygulamas\u0131 tam tersi bir sonu\u00e7 do\u011furdu. Hamidiye Alaylar\u0131&#8217;na asker veren Zilan a\u015firetinin Abd\u00fclhamit&#8217;e bir mektup yazarak kendi \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n da okula kabul edilmesini istemesi \u00fczerine \u00f6nce kap\u0131lar K\u00fcrtlere (ba\u015fka nedenlerle Arnavutlara) de a\u00e7\u0131l\u0131nca, okullar Arap, Arnavut ve K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olacak ayd\u0131nlar\u0131n yeti\u015fti\u011fi ocaklara d\u00f6nd\u00fc. (Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: Ali\u015fan Akp\u0131nar ve Eugene L. Rogan, A\u015firet, Mektep, Devlet, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nde A\u015firet Mektebi, Aram Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 2001) B\u00f6ylece Abd\u00fclhamit politikalar\u0131 bir yandan S\u00fcnni ve K\u0131z\u0131lba\u015f K\u00fcrt toplumlar\u0131 ile Ermenileri, S\u00fcryanileri, Yezidileri ve T\u00fcrkleri birbirine d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrken, bu memnuniyetsizli\u011fi milliyet\u00e7i taleplerin temeli yapacak ayd\u0131n gruplar\u0131n\u0131n da yeti\u015fmesinde pay sahibi olmu\u015ftu. \u015eeyh Said \u0130syan\u0131&#8217;n\u0131 \u00f6rg\u00fctleyecek Azadi \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn lideri Cibranl\u0131 Halit Bey de bu okullardan mezun olmu\u015ftu. Ancak, K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi h\u00e2l\u00e2 tabandan kopuk bir ayd\u0131n hareketiydi. Tepedeki kadrolar ise ne istediklerine hen\u00fcz karar verememi\u015flerdi.<\/p>\n<\/p>\n<p> <!--nextpage-->  <\/p>\n<p><strong>Erzurum Kongresi&#8217;ne Alevi K\u00fcrtlerin yurdu Dersim&#8217;den delege davet edilmemi\u015fti. A\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak K\u00fcrtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 Elaziz&#8217;den d\u00f6rt, Mardin&#8217;den \u00fc\u00e7 delegeyi Elaziz Valisi, Diyarbak\u0131r&#8217;dan se\u00e7ilen \u00fcyeleri ise Diyarbak\u0131r Valisi engellemi\u015fti<\/strong><\/p>\n<p><strong>Erzurum ve Sivas Kongreleri&#8217;nde K\u00fcrtler temsil edildi mi?<\/p>\n<p> <\/strong>Mustafa Kemal Vahdettin g\u00f6revlendirmesiyle, 3. Ordu M\u00fcfetti\u015fi ve \u2018Fahr\u00ee yaver-i hazret-i \u015fehriyari&#8217; unvan\u0131 ile 19 May\u0131s 1919&#8217;da Samsun&#8217;a \u00e7\u0131kt\u0131ktan k\u0131sa s\u00fcre sonra Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Anadolu&#8217;daki baz\u0131 K\u00fcrt a\u015firet reislerine telgraflar \u00e7ekmi\u015fti. Telgraflarda kendisinin Sultan taraf\u0131ndan atand\u0131\u011f\u0131n\u0131 yak\u0131n bir zamanda K\u00fcrdistan&#8217;\u0131 ziyaret etmek istedi\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor, ayn\u0131 zamanda \u00fclkenin i\u015fgalci g\u00fc\u00e7lerden kurtulu\u015fu i\u00e7in onlardan destek istiyordu. Osmanl\u0131 Meclis-i Mebusan\u0131 ve Diyarbak\u0131r&#8217;daki K\u00fcrt Kul\u00fcb\u00fc&#8217;n\u00fcn \u00fcyesi Kamil Bey&#8217;e ve Diyarbak\u0131r&#8217;l\u0131 Cemil Pa\u015fazade&#8217;ye \u00e7ekti\u011fi telgraflarda, \u0130ngiltere&#8217;nin ba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan&#8217;\u0131 Ermeni \u00e7\u0131karlar\u0131na kurban etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, halbuki K\u00fcrtlerin ve T\u00fcrklerin karde\u015f oldu\u011funu s\u00f6yledikten sonra \u2018Bizim varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n K\u00fcrt&#8217;lerin,T\u00fcrk&#8217;lerin ve b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yard\u0131m\u0131na ihtiyac\u0131 var. Genel olarak hepimiz ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 korumal\u0131y\u0131z ve \u00fclkemizin b\u00f6l\u00fcnmesine izin vermemeliyiz. Ben K\u00fcrt&#8217;lere, Osmanl\u0131 Devletinin par\u00e7alanmamas\u0131 \u015fart\u0131 ile, onlar\u0131n geli\u015fmesine ve ilerlemesine vesile olacak b\u00fct\u00fcn hukuk ve imtiyaz\u0131n verilmesinden yan\u0131nday\u0131m&#8221; diyordu. (Ghalib Sabah, &#8220;The Kurds between Sevres and Laussanne: to what extend does the Treaty of Sevres justify the Kurds&#8217; nationalism aspiration?&#8221;, Londra \u00dcniversitesi Tarih B\u00f6l\u00fcm\u00fc&#8217;nde kabul edilmi\u015f master tezinden, s.26)<\/p>\n<p> <strong>K\u00dcRT LAWRENCE FAKT\u00d6R\u00dc \u2022<\/strong> Mustafa Kemal&#8217;i bu vaatleri yapmaya g\u00f6t\u00fcren en \u00f6nemli fakt\u00f6r \u0130ngiltere&#8217;nin 1919&#8217;un yaz\u0131nda, K\u00fcrt&#8217;lerin \u2018devlet kurma kapasitesi&#8217;ni anlamak i\u00e7in daha sonra \u2018K\u00fcrt  Lawrence&#8217; olarak tan\u0131nan istihbarat binba\u015f\u0131s\u0131 E.W.C. Noel&#8217;i, K\u00fcrdistan&#8217;a g\u00f6ndermesiydi. Ba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan devletinin ate\u015fli taraftar\u0131 olan Noel, Celadet Bedirhan ve Kamran Bedirhan ba\u015fta olmak \u00fczere Bedirhanilerle ili\u015fki kurmu\u015ftu. Bu haber Mustafa Kemal&#8217;e ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda Noel ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n tutuklanmas\u0131 i\u00e7in emir \u00e7\u0131kard\u0131.  Bu i\u015fte baz\u0131 K\u00fcrt a\u015firet reisleri Mustafa Kemal&#8217;e rehberlik ve yard\u0131m etti\u011fi gibi Mustafa Kemal&#8217;e destek mesajlar\u0131 g\u00f6nderdiler. Halbuki Noel&#8217;in Nisan 1919&#8217;da Musul&#8217;dan \u00e7\u0131karak bir \u00e7ok merkeze u\u011frad\u0131ktan sonra Haziran ay\u0131nda Diyarbak\u0131r&#8217;da sona eren gezisi K\u00fcrtlerden ziyade Yunanl\u0131lar\u0131n Ege&#8217;ye yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u0131kartmadan sonra hemen hepsi eski \u0130ttihat\u00e7\u0131 olan K\u00fcrt Kul\u00fcb\u00fc \u00fcyelerinin hakim oldu\u011fu b\u00f6lgede, bir katliama u\u011framaktan korkan gayrim\u00fcslimlerin durumunu tespit etmeye y\u00f6nelikti. Noel gezi s\u0131ras\u0131nda baz\u0131 \u00f6nemli K\u00fcrt a\u015firetlerinin \u2018ulusal&#8217; bir yap\u0131y\u0131 ta\u015f\u0131yacak g\u00fc\u00e7te ve geli\u015fmi\u015flikte olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da tespit etmi\u015fti. Nitekim bir s\u00fcre sonra ba\u015fka gerek\u00e7eler de araya girince \u0130ngilizler \u2018ba\u011f\u0131ms\u0131z bir K\u00fcrdistan&#8217; projesinden vazge\u00e7tiler. Bunun \u00fczerine Mustafa Kemal K\u00fcrtleri, Vilayat-\u0131 \u015earkiye M\u00fcdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;nin (V\u015eMHC)Erzurum&#8217;da yap\u0131lacak genel kongresine davet etmeye karar verdi. (Andrew Mango, &#8220;Ataturk and Kurds&#8221;, <em>Middle Eastern Studies<\/em>, Vol. 35, No.4, 1999, s. 1-10)<\/p>\n<p> <strong>WILSON PRENS\u0130PLER\u0130 \u2022<\/strong> V\u015eMHC, 1918&#8217;de \u0130ttihat\u00e7\u0131lar taraf\u0131ndan \u0130stanbul&#8217;da kurulmu\u015ftu. Amac\u0131, Do\u011fu Anadolu b\u00f6lgesinde bir Pontus devleti ya da Ermenistan kurulmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemekti. Erzurum&#8217;a giderken hem T\u00fcrk taraf\u0131n\u0131n hem de K\u00fcrt taraf\u0131n\u0131n temel beklentisi, Mondros M\u00fctarekesi ile her k\u00f6\u015fesi yabanc\u0131 i\u015fgaline u\u011fram\u0131\u015f Anadolu&#8217;da, ABD Ba\u015fkan\u0131 Wilson&#8217;un \u201814 \u0130lkesi&#8217; uyar\u0131nca bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu bulmakt\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Wilson ilkelerinin temelini sava\u015f sonras\u0131nda kurulacak d\u00fcnya d\u00fczeninin \u2018milliyet esas\u0131na g\u00f6re&#8217; olmas\u0131 olu\u015fturuyordu. 14 \u0130lke&#8217;nin 12. maddesi ise &#8220;Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun T\u00fcrk olan k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n Osmanl\u0131 egemenli\u011fi sa\u011flanacak fakat T\u00fcrk olmayan di\u011fer halklara otonom idareler verilecek, \u00c7anakkale Bo\u011faz\u0131&#8217;n\u0131n milletleraras\u0131 garanti alt\u0131nda her milletin gemilerine daimi suretle a\u00e7\u0131k olacak&#8221; diyordu. Wilson&#8217;un Ermeni mandas\u0131 konusunda isteksiz olmas\u0131 da eklenince K\u00fcrtler ve T\u00fcrkler, ABD&#8217;ye iyice asmpati duymaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p> <strong>\u0130TT\u0130HAT\u00c7ILARIN HAK\u0130M\u0130YET\u0130 \u2022<\/strong> 23 Temmuz 1919&#8217;da ba\u015flayan kongreye, T\u00fcrklerin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 oldu\u011fu Erzurum Vilayeti&#8217;nden 24 (baz\u0131 kaynaklara g\u00f6re 26) ki\u015fi, Sivas Vilayeti&#8217;nden 12 (baz\u0131 kaynaklara g\u00f6re 10) ki\u015fi, Trabzon Vilayeti&#8217;nden 18 (baz\u0131 kaynaklara g\u00f6re 16) ki\u015fi kat\u0131l\u0131rken, K\u00fcrtlerin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 oldu\u011fu Bitlis Vilayeti&#8217;nden d\u00f6rt ki\u015fi, Van Vilayeti&#8217;nden iki ki\u015fi kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bunlardan 33&#8217;\u00fc (baz\u0131 kaynaklara g\u00f6re 53&#8217;\u00fc) \u0130ttihat\u00e7\u0131, ikisi H\u00fcrriyet ve \u0130tilaf\u00e7\u0131 idi. Delegelerin 22&#8217;si K\u00fcrt as\u0131ll\u0131yd\u0131 ama K\u00fcrtleri temsil etmiyorlard\u0131. Aksine, \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fck ideolojisini benimasmi\u015f kimselerdi. (Dervi\u015f K\u0131l\u0131n\u00e7kaya, &#8220;Milli M\u00fccadele&#8217;de Kongreler ve \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131k Sorunu&#8221;,<a href=\"http:\/\/www.ait.hacettepe.edu.tr\/akademik\/arsiv\/kongr.htm\">http:\/\/www.ait.hacettepe.edu.tr\/akademik\/arsiv\/kongr.htm<\/a>.)<\/p>\n<p> \u00d6te yandan, kongreye Alevi (K\u0131z\u0131lba\u015f) K\u00fcrtlerin yurdu olan Dersim Vilayeti&#8217;nden kimse se\u00e7ilmemi\u015f ve kat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. Yine a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak K\u00fcrtlerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 Elaziz&#8217;den kat\u0131lacak d\u00f6rt ki\u015fiyle, Mardin&#8217;den kat\u0131lacak \u00fc\u00e7 ki\u015fiyi Elaziz Valisi Ali Galip engellemi\u015fti. Diyarbak\u0131r&#8217;dan se\u00e7ilen \u00fcyeleri ise (ka\u00e7 ki\u015fi bilinmiyor) Diyarbak\u0131r Valisi engellemi\u015fti. K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin \u00f6nderlerinden olan Cibranl\u0131 Miralay Halit Bey kongreye davet edildi\u011fi halde mazeret g\u00f6sterip kat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. (Bunun nedeni 1925&#8217;te anla\u015f\u0131lacakt\u0131.) Seyit Abd\u00fclkadir&#8217;in ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi K\u00fcrt Teali Cemiyeti ise, Erzurum Kongresi&#8217;nce g\u00f6nderilen heyeti sessizce dinleyip, ba\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7aresine bakmalar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fti. Ba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan pe\u015findeki Bedirhaniler ise yurt d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p> B\u00f6ylece K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin temsilcileri olmadan toplanan Erzurum Kongresi&#8217;nin 7 A\u011fustos 1335\/1919 tarihli Beyannamenin 1. maddesinde Erzurum, Sivas, Diyarbak\u0131r, Mamuret\u00fclaziz, Van, Bitlis Vilayeti dahilindeki topraklar\u0131n ve \u00fczerlerinde ya\u015fayanlar\u0131n ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131 ifade edilerek, T\u00fcrk milliyet\u00e7ilerinin Misak-\u0131 Milli s\u00f6ylemi ka\u011f\u0131da ge\u00e7iriliyordu. Beyannamenin 8. maddesinde ise Wilson&#8217;un \u2018milletlerin kendi kaderini tayin hakk\u0131&#8217; prensibinin ge\u00e7erlili\u011fi vurgulan\u0131yor, konunun toplanacak \u2018milli meclis&#8217;te ele al\u0131naca\u011f\u0131 vaat edilerek, deyin yerindeyse, K\u00fcrtlere \u2018havu\u00e7&#8217; uzat\u0131l\u0131yordu. (Kongre hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: Cevat Dursuno\u011flu, <em>Milli M\u00fccadelede Erzurum<\/em>, Ankara 1946; <em>S\u00fcleyman Necati&#8217;nin Hat\u0131ra Defteri<\/em>, Yay. Haz. Ali Birinci, \u0130stanbul 1999)<\/p>\n<p> <strong>S\u0130VAS KONGRES\u0130&#8217;NDE NE OLDU? \u2022<\/strong> Peki, Mustafa Kemal&#8217;in \u2018as\u0131l&#8217; kongre kabul etti\u011fi Sivas Kongresi&#8217;nde K\u00fcrtler temsil edildi mi? Maalesef hay\u0131r. Sivas&#8217;a gitmek \u00fczereErzurum&#8217;da se\u00e7ilen 8 ki\u015filik \u2018Heyet-i Temsiliye&#8217; \u015fu \u00fcyelerden olu\u015fmu\u015ftu: Mustafa Kemal (Eski \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Ordu M\u00fcfetti\u015fi); Rauf Bey (Eski Bahriye naz\u0131r\u0131), Hoca Raif Efendi (Eski Erzurum Milletvekili), \u0130zzet Bey (Eski Trabzon Milletvekili) , Servet Bey (Eski Trabzon Milletvekili), \u015eeyh Fevzi Efendi (Erzincan&#8217;da Nak\u015f\u00ee \u015eeyhi), Sadullah Efendi (Eski Bitlis milletvekili), Hac\u0131 Musa Bey (Mutki A\u015firet Reisi.)<\/p>\n<p> Bu sekiz ki\u015fiden son be\u015fi, Erzurum Kongresi&#8217;ne delege olarak bile kat\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131. Trabzonlu delegeler o g\u00fcnlerde Milli M\u00fccadele&#8217;ye kat\u0131lmak yerine \u00f6zerk bir Trabzon olu\u015fumu pe\u015finde ko\u015fan Trabzonlular\u0131 ikna etmek i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015fti, K\u00fcrt delegeler ise T\u00fcrk-K\u00fcrt ittifak\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc peki\u015ftirmek i\u00e7in listeye yaz\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Mustafa Kemal&#8217;in Erzurum&#8217;a \u00f6zel olarak davet etti\u011fi Mutkili Hac\u0131 Musa Bey, b\u00f6lgesinde zorbal\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131nan bir a\u015firet reisiydi, korkusundan b\u00f6lgesinden \u00e7\u0131kamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Sivas&#8217;a da gidememi\u015fti.<\/p>\n<p> Sonu\u00e7ta, 4 Eyl\u00fcl 1919&#8217;da a\u00e7\u0131lan Sivas Kongresi&#8217;nde Mustafa Kemal ve arkada\u015flar\u0131yla beraber sadece 38 ki\u015fi haz\u0131r bulundu.  Kongre&#8217;ye Osmanl\u0131 d\u00f6nemi y\u00f6neticilerinden \u0130ttihat\u00e7\u0131 Mazhar M\u00fcfit&#8217;in (Kansu) d\u0131\u015f\u0131nda herhangi bir K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 kat\u0131lmad\u0131. Diyarbak\u0131r temsilcisi olarak giden \u0130hsan Hamid, Sivas&#8217;a yeti\u015fti\u011finde kongre sona ermi\u015fti. Ancak, kongreye kat\u0131lmayan \u0130hsan Hamid, Sadullah Efendi ve Hac\u0131 Musa Mutki adl\u0131 \u00fc\u00e7 K\u00fcrt reisi, 12 \u00fcyeden olu\u015fan ba\u015fkanl\u0131k konseyine se\u00e7ilerek T\u00fcrk-K\u00fcrt ittifak\u0131 zahiren de olsa kuruldu. Kongreye damgas\u0131n\u0131 \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131k ve manda meseleleri vurdu\u011fu i\u00e7in, Wilson Prensipleri uyar\u0131nca \u2018kendi kaderini tayin hakk\u0131&#8217; gibi konular ele al\u0131nmad\u0131. Kongrenin sonu\u00e7 bildirisinde sadece &#8220;Milli iradeyi temsil etmek \u00fczere Millet Meclisi&#8217;nin derhal toplanmas\u0131 mecburidir&#8221; gibi mu\u011flak bir ifadeyle yetinildi ve Ankara&#8217;ya do\u011fru yola \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131. (Ulu\u011f \u0130\u011fdemir, <em>Sivas Kongresi Tutanaklar\u0131<\/em>, 1999.)<\/p>\n<p> <strong>B\u00dcY\u00dcK DEVLETLER  K\u00dcRTLERE \u0130HANET M\u0130 ETT\u0130? \u2022<\/strong> 1916 tarihli me\u015fhur Sykes-Picot Andla\u015fmas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde Irak, \u0130ngiltere n\u00fcfuz b\u00f6lgesi olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131. \u0130ngiliz H\u00fck\u00fcmeti ele ge\u00e7irilen topraklarda olu\u015fturulacak y\u00f6netim modellerine karar vermek \u00fczere Lord Curzon ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda bir komisyonu g\u00f6revlendirmi\u015fti. Ama \u0130ngiltere K\u00fcrtler i\u00e7in belli bir politika geli\u015ftirmemi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. <br \/> \u0130ngilizler uzun s\u00fcre \u2018K\u00fcrdistanl\u0131 Lawrence&#8217; Binba\u015f\u0131 W. C. Noel arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla politika geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Binba\u015f\u0131 Noel&#8217;in \u00f6nerisi, Kuzey K\u00fcrdistan denilen G\u00fcneydo\u011fu Anadolu b\u00f6lgesinde \u0130ngiltere&#8217;nin g\u00f6zetiminde \u00f6zerk bir idare kurmakt\u0131. Halbuki Britanya&#8217;n\u0131n Irak Valisi Sir Arnold Wilson \u2018K\u00fcrdistan terimi genel anlamda co\u011frafi bir ehemmiyeti olmayan, m\u00fcphem (belirsiz) bir terimdir&#8230; Bug\u00fcn Suriye, T\u00fcrk ve Irak s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n kesi\u015fti\u011fi b\u00f6lgelerdeki b\u00fcy\u00fck da\u011flar aras\u0131nda uzanan vadilerde ya\u015fayan K\u00fcrtlerin ait olduklar\u0131 a\u015firet d\u0131\u015f\u0131nda pek fazla birlik ya da ba\u011fl\u0131l\u0131k duygusu yoktur&#8230;&#8217; diyordu.<\/p>\n<p> Kemalist g\u00fc\u00e7lerle \u0130ngiltere aras\u0131ndaki \u00e7eki\u015fmelerin Musul&#8217;da yaratt\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluktan yararlanmak isteyen \u015eeyh Mahmud Berzenci adl\u0131 K\u00fcrt beyi,  22 May\u0131s 1919&#8217;da S\u00fcleymaniye&#8217;deki \u0130ngiliz birliklerini esir al\u0131p ba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan h\u00fck\u00fcmetini ilan edince \u0130ngilizlerin tepkisi sert oldu. Haziran ay\u0131na gelindi\u011finde Berzenci Hindistan&#8217;a s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderilmi\u015fti bile. \u00c7\u00fcnk\u00fc A. Wilson&#8217;un selefi Sir Percy Cox, Kerk\u00fck ve Musul petrollerinin \u00f6nemini fark etmi\u015fti ve b\u00f6lgede ba\u011f\u0131ms\u0131z bir K\u00fcrdistan&#8217;\u0131n kurulmas\u0131n\u0131n bu zenginlikten vazge\u00e7ilmesi anlam\u0131na geldi\u011fi konusunda merkezi ikna etmi\u015fti. Nitekim 1919 sonlar\u0131nda, Suriye&#8217;den Paris Bar\u0131\u015f Konferans\u0131&#8217;na gitmeye \u00e7al\u0131\u015fan K\u00fcrt delegeler, \u0130ngiliz ve Frans\u0131z yetkililer taraf\u0131ndan \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntemler kullan\u0131larak (havalar bozuk, gemi bozuldu, tamire al\u0131nd\u0131 vs.) oyaland\u0131lar, engellendiler.<\/p>\n<p> A\u011fustos 1921&#8217;de, Irak manda y\u00f6netimi kuruldu. Faysal, Ba\u011fdat&#8217;ta krall\u0131k tac\u0131n\u0131 giyerken, Milletler Cemiyeti (MC), K\u00fcrtlere \u00f6zerklik verilmesini tavsiye etmi\u015fti. Ancak Britanya, K\u00fcrtlerin taleplerine ve MC&#8217;nin \u00f6nerilerine hi\u00e7 olumlu kar\u015f\u0131l\u0131k vermedi. Ancak Araplarla K\u00fcrtler aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n sertle\u015fmesi \u00fczerine Ekim 1922&#8217;de Berzenci&#8217;yi Hindistan&#8217;dan getirip baz\u0131 yetkilerle \u2018\u00d6zerk K\u00fcrdistan&#8217;\u0131n ba\u015f\u0131na koydular. 1923&#8217;te \u0130ngiltere ile Irak aras\u0131nda anla\u015fma yap\u0131larak \u00f6zerk K\u00fcrdistan yine Irak&#8217;a ba\u011fland\u0131. \u0130ngiltere 1924 ve 1927&#8217;de tekrar ba\u015fkald\u0131ran Berzenci&#8217;ye son darbeyi 1930&#8217;da vurdu ve 1941&#8217;e kadar Irak&#8217;\u0131n g\u00fcneyine s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderdi. Berzenci 1956&#8217;da s\u00fcrg\u00fcnde \u00f6ld\u00fc. (Paul C. Helmreich, <em>Sevr Entrikalar\u0131<\/em>, Sabah Kitaplar\u0131, 1996, ilgili sayfalar.)<\/p>\n<p> <strong>SOVYET RUSYA&#8217;NIN TAVRI \u2022<\/strong> 26 Nisan 1920&#8217;de BMM ad\u0131na Lenin&#8217;e bir mektup yazan Mustafa Kemal \u2018Bat\u0131l\u0131 emperyalistlere kar\u015f\u0131 Sovyet Rusya&#8217;dan destek talebinde bulunmu\u015ftu. Sovyet Rusya D\u0131\u015fi\u015fleri Komiseri \u00c7i\u00e7erin&#8217;in 3 Haziran tarihli cevab\u0131nda \u2018T\u00fcrk Ermenistan&#8217;\u0131, K\u00fcrdistan, Lazistan, Batum ili, Do\u011fu Trakya ve ahalisi kar\u0131\u015f\u0131k T\u00fcrk ve Arap olan b\u00fct\u00fcn yerlerin, \u2018kendi kaderlerini belirlemesi&#8217; gerekti\u011fi belirtiliyordu. Rusya&#8217;n\u0131n yard\u0131m\u0131na muhta\u00e7 olan Mustafa Kemal 20 Haziran 1920&#8217;de Lenin&#8217;e g\u00f6nderdi\u011fi ikinci mektubunda \u2018bu prensipler bizim de samimi ve ciddi prensiplerimizdir. Garp devletleriyle olan m\u00fccadelemizin esas amac\u0131 da budur. Ko\u015fullar\u0131 olu\u015ftu\u011funda ve f\u0131rsat bulundu\u011funda bu kurallar uygulanacakt\u0131r&#8217; demi\u015fti. Ancak iki hafta sonra meclisin gizli oturumunda as\u0131l niyetini g\u00f6sterdi &#8220;&#8230;Arabistan ve Suriye&#8217;nin -hududu milli haricinde m\u00fcstakil bir devlet olmas\u0131n\u0131&#8230; Erivan Cumhuriyetini tesis ve te\u015fkil eden Ermenierin m\u00fcstakil olmalar\u0131n\u0131 ve bapta arzlar\u0131 her ne ise zaten kabul etmi\u015fizdir. Fakat K\u00fcrdistan, Lazistan vesaire hakk\u0131nda de\u011fil.&#8221; (<em>TBMM Gizli Celse Zab\u0131tlar\u0131<\/em>, c. I, TBMM Bas\u0131mevi, 1980, s. 73.) Yani Mustafa Kemal o s\u0131rada Frans\u0131zlar\u0131n otorite alan\u0131na giren Suriye&#8217;nin ya da Sovyet Rusya&#8217;n\u0131n kontrol\u00fcndeki Ermenistan&#8217;\u0131n \u2018m\u00fcstakil&#8217; olmas\u0131na evet diyor ama kendi otorite alan\u0131ndaki K\u00fcrtlerinkine hay\u0131r diyordu. Bu tav\u0131r elbette meclisteki K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 milletvekilleri taraf\u0131ndan ele\u015ftirilmedi.<\/p>\n<p> Ama K\u00fcrtler i\u00e7in as\u0131l \u015fans\u0131zl\u0131k, Mustafa Kemal&#8217;in ordular\u0131n\u0131n I. \u0130n\u00f6n\u00fc Sava\u015f\u0131 ile Yunan ordular\u0131n\u0131 p\u00fcsk\u00fcrtmeye ba\u015flamas\u0131yd\u0131. 16 Mart 1921&#8217;de imzalanan Moskova Anla\u015fmas\u0131 ile K\u00fcrtlerin kaderi iyice netle\u015fmi\u015fti. \u015eeyh Mahmut Berzenci&#8217;nin \u2018K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n kendi kaderini Sovyet halk\u0131n\u0131n kaderiyle birle\u015ftirmeye haz\u0131r oldu\u011funu&#8217; bildirerek yard\u0131m talebinde bulundu\u011fu iki mektubuna Sovyet Rusya yan\u0131t bile vermedi.1923 y\u0131l\u0131nda, Ermenistan&#8217;la Yukar\u0131 Karaba\u011f aras\u0131nda kalan La\u00e7in, Qelbejer, Kubatl\u0131, Zengilan  gibi y\u00f6relerde kurulan \u2018K\u0131z\u0131l K\u00fcrdistan&#8217; adl\u0131 \u00f6zerk b\u00f6lge ise ancak 1928&#8217;e kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebildi.<\/p>\n<p> <strong>SEVR&#8217;DE K\u00dcRT-ERMEN\u0130 \u0130TT\u0130FAKI NASIL BOZULDU? \u2022<\/strong> Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n hesab\u0131n\u0131 g\u00f6rmek \u00fczere Ocak 1919&#8217;dan Ocak 1920&#8217;ye kadar s\u00fcren Paris Bar\u0131\u015f Konferans\u0131&#8217;nda neler oluyordu? \u0130ngiliz ve Frans\u0131zlar\u0131n kendi kontrolleri alt\u0131ndaki b\u00f6lgelerden gidecek K\u00fcrt delegelerine \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 engeller y\u00fcz\u00fcnden K\u00fcrtleri konferansta  K\u00fcrt\u00e7e bilmedi\u011fi bile s\u00f6ylenen Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin Stockholm B\u00fcy\u00fckel\u00e7isi \u015eerif Pa\u015fa temsil etmi\u015fti. K\u00fcrt halk\u0131 ile organik bir ba\u011f\u0131 olmayan \u015eerif Pa\u015fa, meslekten gelen becerisi ve h\u0131rs\u0131 ile muhayyel bir K\u00fcrdistan&#8217;\u0131n pazarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Ne var ki \u015eerif Pa\u015fa&#8217;n\u0131n Sevr&#8217;de Ermeni heyetinin Ba\u015fkan\u0131 Bogos Nubar Pa\u015fa&#8217;yla imzalad\u0131\u011f\u0131 muht\u0131ra, K\u00fcrt \u00fclkesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 Van G\u00f6l\u00fc&#8217;n\u00fcn g\u00fcneyinden ge\u00e7irdi\u011fi ve fazlaca topraksal tavizler i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in Bedirhanlar taraf\u0131ndan; Ermeni \u2018gavuruyla uzla\u015ft\u0131\u011f\u0131&#8217; i\u00e7in de \u015eemdinanlar taraf\u0131ndan reddedilmi\u015fti. (Bedirhanlarla Babanlar\u0131n temsil etti\u011fi devrimci gelenek ile \u015eemdinanlar ve Seyit Abd\u00fclkadir&#8217;in temsil etti\u011fi muhafazakar gelenek ileriki y\u0131llarda da s\u00fcrekli \u00e7at\u0131\u015facaklard\u0131.)<\/p>\n<p> Sevr&#8217;de K\u00fcrtler ve Ermenilerin ortak bir devlet kurma yolunda ad\u0131mlar att\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenen Mustafa Kemal, derhal Do\u011fu&#8217;daki baz\u0131 K\u00fcrt a\u015firetlerini \u00f6rg\u00fctledi ve Sevr&#8217;e protesto telgraflar\u0131 g\u00f6ndertmeye ba\u015flad\u0131. 22 \u015eubat 1920&#8217;de Erzincan havalisindeki Baban, Basuranl\u0131, Bodmanl\u0131, Bal, Medarl\u0131, G\u00f6\u00e7erli, Abbas, Rol, \u015eadi ve \u015ei\u015fanl\u0131 a\u015firetlerinin reislerinden Frans\u0131z Y\u00fcksek Komiserli\u011fi&#8217;ne \u00e7ekilen &#8220;bar\u0131\u015f konferans\u0131na bildiririz ki K\u00fcrtler, soy ve din olarak T\u00fcrklerle ayn\u0131 \u00fclke i\u00e7erisinde birle\u015ftikleri yasal karde\u015flerdir. Osmanl\u0131 h\u00fck\u00fcmeti&#8217;nden ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin K\u00fcrtler ad\u0131na konu\u015fma hakk\u0131 yoktur (&#8230;) Ermenilerle i\u015f birli\u011fi yapma \u00e7abalar\u0131 sonu\u00e7suz kalacakt\u0131r (&#8230;) Bar\u0131\u015f Konferans\u0131n\u0131n dikkatine sunuyoruz ki bizi Osmanl\u0131 imparatorlu\u011fundan ay\u0131rmak i\u00e7in varl\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n yok etmeleri gerekti\u011fini kendilerine bildiririz&#8230;&#8221; deniyordu. Benzer telgraflar 19 \u015eubat 1920&#8217;de Van&#8217;dan, 23 \u015eubat&#8217;ta Tercan ve Hasankale&#8217;den de g\u00f6nderildi.<\/p>\n<p> Telgraflarda kullan\u0131lan dil, bu a\u015firetlerin Mustafa Kemal&#8217;in hedefleri konusunda en ufak bir bilgisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyordu. O&#8217;nu Padi\u015fah\u0131n temsilcisi san\u0131yorlard\u0131 ve Ermeni tehlikesi ile korkutulduklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yordu. Osmanl\u0131lar\u0131n masada yaln\u0131z b\u0131rak\u0131lmamas\u0131 yolunda bir telgraf\u0131 da Seyit Abd\u00fclkadir \u00e7ekti  Ama sonu\u00e7ta telgraflarla yap\u0131lan bask\u0131 en sonunda etkisini g\u00f6sterdi ve \u015eerif Pa\u015fa, 5 May\u0131s 1920&#8217;de Paris Bar\u0131\u015f Konferans\u0131 masas\u0131ndan \u00e7ekildi\u011fini a\u00e7\u0131klamak zorunda kald\u0131. (Bu s\u00fcre\u00e7 hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: Hasan Y\u0131ld\u0131z, <em>Frans\u0131z Belgeleriyle<\/em> S<em>evr-Lozan-Musul \u00dc\u00e7geninde K\u00fcrdistan,<\/em> Koral Yay\u0131nlar\u0131.)<\/p>\n<p> Paris&#8217;te K\u00fcrt ve Ermeni ittifak\u0131n\u0131 bozmay\u0131 ba\u015faran Mustafa Kemal&#8217;in 23 Nisan 1920&#8217;de B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nin a\u00e7\u0131l\u0131\u015f konu\u015fmas\u0131ndaki \u015fu s\u00f6zleri, Ermeni tehlikesi hen\u00fcz bertaraf edilmedi\u011fi i\u00e7in T\u00fcrk-K\u00fcrt ittifak\u0131n\u0131n hala \u00f6nemli oldu\u011funun kan\u0131t\u0131yd\u0131:&#8221; Efendiler bu hudut s\u0131rf askeri m\u00fclahazalarla \u00e7izilmi\u015f bir hudut de\u011fildir, hududu millidir&#8230; Bu hudut dahilinde T\u00fcrk vard\u0131r, \u00c7erkes vard\u0131r ve anas\u0131r\u0131 saire-i \u0130slamiye vard\u0131r&#8230;&#8221; ve &#8220;Efendiler&#8230; burada maksut olan ve Meclisi alinizi te\u015fkil eden zevat yaln\u0131z T\u00fcrk de\u011fildir, yaln\u0131z \u00c7erkes de\u011fildir, yaln\u0131z K\u00fcrt de\u011fildir, yaln\u0131z Laz de\u011fildir. Fakat hepsinden m\u00fcrekkep anas\u0131r-\u0131 islamiyedir, samimi bir mecmuad\u0131r&#8230;&#8221; (<em>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri<\/em>, C. I. 1997, s. 30 ve 74-75)<\/p>\n<p> <strong>KO\u00c7G\u0130R\u0130 AYAKLANMASI \u2022<\/strong> Resm\u00ee tarihe g\u00f6re, 1919 ile 1921 sonu aras\u0131nda, Ankara H\u00fck\u00fcmeti&#8217;ne kar\u015f\u0131 23 isyan ger\u00e7ekle\u015ftirildi. Bu isyanlardan sadece d\u00f6rd\u00fc K\u00fcrtlerin oturdu\u011fu b\u00f6lgelerdeydi ve sadece \u00fc\u00e7\u00fcne K\u00fcrt a\u015firetleri kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Di\u011ferleri Saltanata ve Halifeye ba\u011fl\u0131 T\u00fcrkler ve \u00c7erkezler taraf\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. K\u00fcrt isyanlar\u0131ndan en \u00f6nemlisi Dersim&#8217;de (bug\u00fcnk\u00fc Tunceli havalisi) meydana gelen Ko\u00e7giri K\u00fcrt Ayaklanmas\u0131 oldu.<\/p>\n<p> Dersim&#8217;deki Alevi K\u00fcrt a\u015firetleri b\u00f6lgenin ula\u015f\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 ile Osmanl\u0131 Devleti&#8217;ne vergi ve asker vermeyen \u00f6zerk beyliklerdi. Hafik (Ko\u00e7hisar), Zara, \u0130mranl\u0131, Refahiye, Kemah, Divri\u011fi, Kangal, Kurucay ve Ovac\u0131k co\u011frafyas\u0131ndaki 135 k\u00f6y, Ko\u00e7giri konfederasyonunun  kontrol\u00fcndeydi. 1916&#8217;da Ruslar yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda Sivas merkezli bir K\u00fcrdistan i\u00e7in g\u00f6r\u00fc\u015fmelere ba\u015flam\u0131\u015flar, fakat Ruslar b\u00f6lgede ba\u011f\u0131ms\u0131z bir Ermenistan kurulmas\u0131n\u0131 tercih etti\u011fi i\u00e7in anla\u015fma sa\u011flanamam\u0131\u015ft\u0131. Bu a\u015firetler daha sonra K\u00fcrt Teali Cemiyeti ile i\u015fbirli\u011fi yapt\u0131lar ve Ankara&#8217;daki yeni meclise temsilci g\u00f6ndermediler.\u015eubat 1920&#8217;de, \u00f6zerklik taleplerini ya\u015fama ge\u00e7irmek \u00fczere harekete ge\u00e7tiler.<\/p>\n<p> <strong>MECL\u0130SE G\u0130REN A\u011eALAR \u2022<\/strong> Hareketin liderli\u011fini II. Abd\u00fclhamid taraf\u0131ndan pa\u015fal\u0131k r\u00fctbesi verilen \u0130bolar\u0131n reisi Mustafa Pa\u015fa&#8217;n\u0131n o\u011fullar\u0131 Ali\u015fan ve Haydar beyler ile bubeylerin maslahatg\u00fczar\u0131 olan Ali\u015fer (Ali\u015fir) yap\u0131yordu. Hareketin fikri \u00f6nderi ise Veteriner Hekim Nuri Dersimi&#8217;ydi. Ankara \u00f6nce b\u00f6lgeye bir Nasihat Heyeti g\u00f6nderdi ve Diyap A\u011fa, Me\u00e7o A\u011fa, Ahmet Ramiz, Mustafa Bey, Hasan Hayri gibi Ko\u00e7giri liderleri Dersim mebusu olarak meclise kat\u0131lmaya ikna etti. Ayn\u0131 g\u00fcnlerde 72 K\u00fcrt mebusu \u00fczerlerinde yerel giysileri ile Meclis&#8217;e getirilirler ve \u0130tilaf Devletlerine Ankara h\u00fck\u00fcmeti ile beraber olduklar\u0131n\u0131 bildiren bir telgraf \u00e7ektiler.<\/p>\n<p> Ko\u00e7giri liderlerinden Nuri Dersimi, \u2018Dersim&#8217;de \u00f6zerklik kazanmak \u00fczere olduklar\u0131 bir d\u00f6nemde, bu soysuzlar\u0131n indirdi\u011fi darbeyi h\u00fck\u00fcms\u00fcz b\u0131rakmak i\u00e7in Dersimliler ad\u0131na mufassal bir rapor tanzim ederek, K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti vas\u0131tas\u0131 ile \u0130tilaf devletleri m\u00fcmasillerine g\u00f6nderdik. Bu raporda Ankara h\u00fck\u00fcmetinin tazyiki ile \u00e7ektirilen ve mahiyeti yukar\u0131da yaz\u0131l\u0131 telgrafta bahis konusu olan iddiay\u0131 red ve tekzip etmekle beraber, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir K\u00fcrdistan yarat\u0131lmas\u0131n\u0131 istedik&#8217; diye yak\u0131nacakt\u0131. (Nuri Dersimi,<em>K\u00fcrdistan Tarihinde Dersim<\/em>, Zel Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1994. s.125.) Ama, ne \u0130ngilizler ne de Frans\u0131zlar, yek v\u00fccut davranmaktan aciz K\u00fcrtler u\u011fruna giderek konumu g\u00fc\u00e7le\u015fen Kemalist hareketi kar\u015f\u0131s\u0131na alacak kadar macerac\u0131 de\u011fildi.<\/p>\n<p> 72 K\u00fcrt beyinin ihanetini sindiremeyen Ali\u015fir ve adamlar\u0131n\u0131 Ankara&#8217;n\u0131n g\u00f6nderdi\u011fi birliklere sald\u0131rmaya ba\u015flay\u0131nca, asileri tepelemek i\u00e7in, \u00f6nce Sivas, Erzincan ve Elaz\u0131\u011f&#8217;da s\u0131k\u0131y\u00f6netim ilan edilir, ard\u0131ndan 14 Mart 1921&#8217;de &#8220;Zo [Ermeniler] diyenleri temizledik. Lo [K\u00fcrtler] diyenlerin k\u00f6klerini de ben temizleyece\u011fim&#8221; diyen Sakall\u0131 Nurettin Pa\u015fa komutas\u0131ndaki Merkez Ordusu b\u00f6lgeye g\u00f6nderilir. Nurettin Pa\u015fa&#8217;n\u0131n komutas\u0131nda Mustafa Kemal&#8217;in Muhaf\u0131z Alay\u0131 Komutan\u0131 Giresunlu Topal Osman&#8217;\u0131n 47. M\u00fcfrezesi de vard\u0131r. 17 Haziran 1921&#8217;de Ali\u015fan ve Haydar Beyler sar\u0131ld\u0131. 300 civar\u0131nda isyanc\u0131 \u00f6l\u00fcm dahil \u00e7e\u015fitli cezalara \u00e7arpt\u0131r\u0131ld\u0131larsa da ka\u00e7may\u0131 ba\u015faran Nuri Dersimi ve Ali\u015fer d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar Ankara taraf\u0131ndan affedilecektir, ancak isyan o kadar sert y\u00f6ntemlerle bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, Meclis&#8217;te Sakall\u0131 Nurettin Pa\u015fa&#8217;n\u0131n aleyhine b\u00fcy\u00fck bir tart\u0131\u015fma ba\u015flar. Nurettin Pa\u015fa&#8217;y\u0131 cezaland\u0131r\u0131lmaktan kurtaran ise Mustafa Kemal olacakt\u0131r. (Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: <em>Ko\u00e7giri halk hareketi: 1919-1921<\/em>, Komal,1992.)<\/p>\n<\/p>\n<p> <!--nextpage-->  <\/p>\n<p><strong>Y\u0131llard\u0131r baz\u0131 K\u00fcrt \u00e7evreleri Mustafa Kemal&#8217;in, K\u00fcrtlere \u00f6zerklik vaadetti\u011fini, ancak sonra bundan cayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyor. Hatta, son olarak insan haklar\u0131n\u0131n g\u00f6z\u00fcpek savunucusu avukat Eren Keskin, bu iddiay\u0131 tekrarlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yarg\u0131lan\u0131yor. Peki, K\u00fcrtler ve Eren Keskin hakl\u0131 m\u0131? Pe\u015finen s\u00f6yleyelim: Evet, hakl\u0131d\u0131rlar!<\/strong><\/p>\n<p><strong>K\u00fcrtlere \u00f6zerklik s\u00f6z\u00fc verildi mi?<\/p>\n<p> <\/strong>Y\u0131llard\u0131r baz\u0131 K\u00fcrt \u00e7evreleri, Mustafa Kemal&#8217;in, K\u00fcrtleri Milli M\u00fccadele&#8217;ye kazanmak i\u00e7in \u00f6zerklik vaadinde bulundu\u011funu ancak daha sonra bundan cayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederler. Son olarak insan haklar\u0131n\u0131n g\u00f6z\u00fcpek savunucusu avukat Eren Keskin bu iddiay\u0131 tekrarlad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yarg\u0131lan\u0131yor. \u00dcstelik Keskin&#8217;i yarg\u0131layan mahkemenin atad\u0131\u011f\u0131 \u2018bilirki\u015fi heyeti&#8217; (ki konuyla ili\u015fkisi olan uzmanlar de\u011filler) Mustafa Kemal&#8217;in b\u00f6yle bir vaadi olmad\u0131\u011f\u0131na dair rapor yazarak, Keskin&#8217;i mahk\u00fbm etmenin ilk ad\u0131m\u0131n\u0131 atm\u0131\u015f durumdalar. Peki, K\u00fcrtler ve Eren Keskin hakl\u0131 m\u0131d\u0131r? Gelin birlikte karar verelim.<\/p>\n<p> <strong>AMASYA PROTOKOL\u00dc \u2022<\/strong> \u00d6zerklik vaadine de\u011finen belgelerden bildi\u011fimiz kadar\u0131yla ilki (\u00e7\u00fcnk\u00fc hen\u00fcz g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f pek \u00e7ok belge var) Sivas Kongresi&#8217;nden hemen sonra haz\u0131rlanan Amasya Protokolleri (Bulu\u015fmas\u0131, M\u00fclakat\u0131) diye bilinen siyasi metindir. S\u0131kl\u0131kla 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Tamimi (Genelgesi, Kararlar\u0131) ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan bu belge, \u0130stanbul ile Milli M\u00fccadele kadrolar\u0131n\u0131n bir uzla\u015fma giri\u015fiminin sonucu olarak 20-23 Ekim 1919 tarihlerinde haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131. 4-11 Eyl\u00fcl 1919 tarihleri aras\u0131nda toplanan Sivas Kongresi&#8217;nden hemen sonra Mustafa Kemal, \u0130stanbul h\u00fck\u00fcmetinin Anadolu ile irtibat\u0131n\u0131 kesmek i\u00e7in, Milli M\u00fccadele&#8217;yi destekleyen posta-telgraf m\u00fcd\u00fcrlerini \u00f6rg\u00fctlemi\u015f, uygulanan haberle\u015fme ambargosu sonunda i\u015fbirlik\u00e7i Damat Ferit Pa\u015fa h\u00fck\u00fcmeti d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, Kuva-y\u0131 Millicilere asmpati ile bakan Ali R\u0131za Pa\u015fa yeni kabineyi kurmakla g\u00f6revlendirilmi\u015fti. \u0130li\u015fkilerin normale d\u00f6nmesini takiben \u0130stanbul ad\u0131na Bahriye Naz\u0131r\u0131 Salih Pa\u015fa ve padi\u015fah\u0131n ba\u015fyaveri Naci (Eldeniz) Pa\u015fa ile Anadolu ve Rumeli M\u00fcdafaa-i Hukuk Cemiyeti ad\u0131na Mustafa Kemal, Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) pa\u015falar \u00fclke meselelerini, bu arada K\u00fcrt meselesini konu\u015fmak i\u00e7in Amasya&#8217;da bulu\u015fmu\u015flard\u0131.<em>Nutuk<\/em>&#8216;tan (TDK Yay\u0131nlar\u0131, 1965, s.176-181) \u00f6\u011frendi\u011fimize g\u00f6re burada, \u00fc\u00e7\u00fc kay\u0131t ve imzaalt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f, ikisi gizli say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kay\u0131t alt\u0131na al\u0131nmam\u0131\u015f be\u015f protokol haz\u0131rlad\u0131lar. (Gizli protokollerde ne oldu\u011funu hala bilmiyoruz.) Bunlardan K\u00fcrt meselesine de\u011finen 22 Ekim 1919 tarihli \u0130kinci Protokol&#8217;deki baz\u0131 ifadeler, 1960&#8217;l\u0131 y\u0131llara kadar kamuoyundan \u00f6zenle sakland\u0131.<\/p>\n<p> <strong>IRK HUKUKU \u2022<\/strong> G\u00f6zlerden saklanan c\u00fcmleler, a\u015fa\u011f\u0131 koyu renkle (sadele\u015ftirerek) g\u00f6sterdi\u011fimiz c\u00fcmlelerdi: &#8220;Beyannamenin [Sivas Kongresi sonu\u00e7 bildirisi] birinci maddesinde Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen ve kabul edilen s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n <strong>T\u00fcrk ve K\u00fcrtlerin oturdu\u011fu araziyi kapsad\u0131\u011f\u0131 ve K\u00fcrtlerin Osmanl\u0131 toplumundan ayr\u0131lmas\u0131n\u0131n imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131 izah edildikten sonra bu s\u0131n\u0131r\u0131n<\/strong> en asgari bir talep olarak kabul edilmesinin temini l\u00fczumu m\u00fc\u015ftereken kabul edildi. <strong>Bununla birlikte<\/strong> <strong>K\u00fcrtlerin geli\u015fme serbestli\u011finisa\u011flayacak \u015fekilde \u0131rk hukuku ve sosyal haklarbak\u0131m\u0131ndan daha iyi duruma getirilmelerine izin verilmesine ve yabanc\u0131lar taraf\u0131ndan<\/strong> K\u00fcrtlerin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirme amac\u0131n\u0131 g\u00fcder gibi g\u00f6r\u00fcnerek yap\u0131lmakta olunan kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek i\u00e7in <strong>buhususun \u015fimdiden K\u00fcrtlerce bilinmesi hususu<\/strong>uygun g\u00f6r\u00fcld\u00fc&#8230;&#8221;<\/p>\n<p> Protokoldeki bu ifadelerin en \u00f6nemli yan\u0131 K\u00fcrtlerin \u2018\u0131rk hukuku&#8217; denilerek, onlar\u0131n farkl\u0131 bir etnisiteden geldiklerinin Mustafa Kemal ve muhataplar\u0131 taraf\u0131ndan kabul edilmesidir. Bu s\u00f6zlerin Milli M\u00fccadele&#8217;ye K\u00fcrtleri katmak i\u00e7in verildi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p> Bu sans\u00fcr\u00fc g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131karan tarih\u00e7i Faik Re\u015fit Unat Ba\u015fbakanl\u0131k Ar\u015fivi&#8217;ndeki belgenin asl\u0131n\u0131 1961 y\u0131l\u0131nda <em>Tarih Vesikalar\u0131 Dergisi<\/em>&#8216;nde (S.18, s. 359-365) yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131nda K\u00fcrtlerin bu t\u00fcr tart\u0131\u015fmalara girecek cesaretleri yoktu, \u00e7\u00fcnk\u00fc siyasi a\u00e7\u0131dan \u00e7ok zay\u0131ft\u0131lar. (Bu konuya ileriki b\u00f6l\u00fcmlerde de\u011finece\u011fim.) Ondan sonra da konu unutuldu. Son y\u0131llarda K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131\u0131srarla \u015fu soruyu soruyor: \u0130kinci Protokol\u00fcn bu b\u00f6l\u00fcmleri neden g\u00f6zlerden ka\u00e7\u0131r\u0131lmak istendi? Cevab\u0131 tahmin etmek zor olmasa gerektir.<\/p>\n<p> <strong>FRANSIZ AR\u015e\u0130VLER\u0130NDEK\u0130 B\u0130R BELGE<\/strong> \u2022 K\u00fcrtlere \u2018\u00f6zerklik&#8217; s\u00f6z\u00fc verildi\u011fine dair bir di\u011fer iddia Frans\u0131z Ar\u015fivleri&#8217;nde \u00e7al\u0131\u015fan Hasan Y\u0131ld\u0131z&#8217;a ait. Y\u0131ld\u0131z&#8217;a g\u00f6re Ko\u00e7giri Ayaklanmas\u0131&#8217;n\u0131 takip eden g\u00fcnlerde, Van, Mardin, Bitlis, Diyarbak\u0131r y\u00f6resindeki K\u00fcrtler 25 Kas\u0131m 1921&#8217;de ortak bir bildiri ile TBMM&#8217;den \u00f6zerklik talebinde bulunmu\u015flard\u0131. Halil Bey ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndaki K\u00fcrt heyeti ile g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere, Mustafa Kemal o s\u0131ralarda T\u00fcrkiye&#8217;de bulunan Libyal\u0131 dini lider \u015eeyh Senusi ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda bir heyeti g\u00f6revlendirmi\u015f, ancak K\u00fcrt heyetinin temsili niteli\u011fi olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131nca, g\u00f6r\u00fc\u015fme sonu\u00e7lanmam\u0131\u015ft\u0131. (Frans\u0131z D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131 ar\u015fivi, K\u00fcrdistan Dosyas\u0131, Cilt 13, s. 12-14&#8217;ten aktaran Hasan Y\u0131ld\u0131z, <em>Belgeleriyle Sevr-Lozan-Musul \u00dc\u00e7geninde K\u00fcrdistan<\/em>, Koral Yay\u0131nlar\u0131, 1991, s. 220-221.)<\/p>\n<p> <strong>\u0130NG\u0130L\u0130Z AR\u015e\u0130V\u0130NDEK\u0130 BELGELER<\/strong> \u2022 \u0130kinci iddia, \u0130ngiliz Ar\u015fivlerinde \u00e7al\u0131\u015fan Robert Olson&#8217;a ait. Olson&#8217;a g\u00f6re 24 Mart 1922 tarihinde, \u0130stanbul&#8217;daki Britanya Komiseri Sir Horace Rumbold taraf\u0131ndan Britanya D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Lord Curzon&#8217;a g\u00f6nderilen bir raporun ekinde,  10 \u015eubat 1922&#8217;de, TBMM&#8217;de yap\u0131lan bir celsede K\u00fcrtlere \u00f6zerklik verecek 18 maddelik bir kanun hakk\u0131nda ciddi tart\u0131\u015fmalar yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p> Horace Rumbold&#8217;a g\u00f6re Meclisteki K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 \u00fcyeler ki say\u0131lar\u0131n\u0131n 70 civar\u0131nda oldu\u011fu san\u0131l\u0131r, kanunda vaat edilenleri yeterli g\u00f6rmemi\u015flerdi. K\u00fcrt \u00fcyelerden 64&#8217;\u00fc \u2018hay\u0131r&#8217; oyu verece\u011fini s\u00f6yleyince, mecliste b\u00fcy\u00fck karga\u015fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Sonunda konu ba\u015fka oturuma ertelenmi\u015fti. Rumbold raporunu, bir daha bu konunun ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 duymad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirterek bitiriyordu. Yaz\u0131n\u0131n ekinde, 18 maddenin a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7eren bir yaz\u0131 vard\u0131. (The Public Record Office, Foreign Office, 371-778\/Eastern E. 3553\/96\/65, no. 308&#8217;den aktaran RobertOlson, Robert Olson, <em>K\u00fcrt Milliyet\u00e7ili\u011finin Kaynaklar\u0131 ve \u015eeyh Said \u0130syan\u0131<\/em>, \u00d6z-Ge Yay\u0131nlar\u0131, 1992.)<\/p>\n<p> Kanun teklifinin maddeleri ger\u00e7ekten \u00e7ok radikal unsurlar i\u00e7eriyordu. Ancak b\u00f6yle bir kanun teklifinden haberim yoktu. Hemen TBMM&#8217;nin gizli ve a\u00e7\u0131k celse zab\u0131tlar\u0131na bakt\u0131m. Her ikisinde de 10 \u015eubat 1922 tarihli bir oturum yoktu. \u00c7\u00fcnk\u00fc o g\u00fcn Cuma g\u00fcn\u00fcyd\u00fc, yani tatildi. Tarih yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 olabilir diye bir y\u0131l \u00f6ncesinin ve bir y\u0131l sonras\u0131n\u0131n \u015eubat ay\u0131 oturumlar\u0131n\u0131 tarad\u0131m. 1921 y\u0131l\u0131nda 10 \u015eubat tarihinde oturum vard\u0131 ama orada K\u00fcrt \u00f6zerkli\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fin ilgin\u00e7 yan\u0131 bu iddiay\u0131 ortaya atan Robert Olson tart\u0131\u015fmay\u0131 sadece \u0130ngiliz Ar\u015fivleri&#8217;nde buldu\u011fu mektup ve eki \u00fczerinden yap\u0131yor, buna kar\u015f\u0131l\u0131k meclis zab\u0131tlar\u0131na bak\u0131p bakmad\u0131\u011f\u0131na dair bilgi vermiyordu. Robert Olson&#8217;dan al\u0131nt\u0131 yapan baz\u0131 T\u00fcrk ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar ise, bu durumun fark\u0131na vard\u0131klar\u0131 i\u00e7in olsa gerek, \u2018T\u00fcrk ar\u015fivlerinde hala a\u00e7\u0131klanmayan pek \u00e7ok belge var&#8217; notu d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. Ger\u00e7ekten de hen\u00fcz g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f pek \u00e7ok belge oldu\u011funu biliyorum ancak, benim bakt\u0131\u011f\u0131m zab\u0131tlarda \u2018i\u00e7tima tarihleri&#8217; ve \u2018i\u00e7tima say\u0131lar\u0131&#8217; birbirini izledi\u011fi i\u00e7in, \u00e7ok sa\u011flam kan\u0131tlar bulununcaya kadar Robert Olson&#8217;un s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi \u2018\u00f6zerklik kanunu&#8217; meselesini ku\u015fkuyla kar\u015f\u0131lamak gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. K\u00fcrt \u00e7evrelerinin de benim gibi ku\u015fkucu olmas\u0131n\u0131 tavsiye ediyorum.<\/p>\n<p> <strong>EL CEZ\u0130RE KOMUTANLI\u011eINA TAL\u0130MAT<\/strong> \u2022 \u2018\u00d6zerklik&#8217; konusunda TBMM zab\u0131tlar\u0131na ge\u00e7mi\u015f tek olay, 22 Temmuz 1922 tarihinde Meclis&#8217;te okunan K\u00fcrdistan hakk\u0131nda B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi Heyetinin Elcezire (Irak) cephesi kumandanl\u0131\u011f\u0131na yaz\u0131lm\u0131\u015f 15 Temmuz 1922 tarihli talimat\u0131d\u0131r. Olduk\u00e7a uzun bu talimat\u0131n K\u00fcrtlere \u00f6zerklikle ilgili b\u00f6l\u00fcmlerinde (sade T\u00fcrk\u00e7e ile) \u015f\u00f6yle denmektedir:<\/p>\n<p> &#8220;1- A\u015famal\u0131 olarak, b\u00fct\u00fcn \u00fclkede ve geni\u015f \u00f6l\u00e7ekte do\u011frudan do\u011fruya halk tabakalar\u0131n\u0131n ilgili ve etkili oldu\u011fu bir bi\u00e7imde yerel y\u00f6netimlerin olu\u015fturulmas\u0131 i\u00e7 siyasetimizin gere\u011fidir.K\u00fcrtlerle mesk\u00fbn m\u0131nt\u0131kalarda ise, hem i\u00e7 politikam\u0131z ve hem de d\u0131\u015f siyasetimiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan a\u015famal\u0131 bir yerel y\u00f6netim kurulmas\u0131n\u0131 savunmaktay\u0131z.<\/p>\n<p> 2-<strong> <\/strong>Milletlerin kendi kaderlerini bizzat idare etmeleri b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada kabul edilmi\u015f bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmi\u015fizdir. Tahmin olundu\u011funa g\u00f6re K\u00fcrtlerin bu zamana kadar<strong> yerel<\/strong> y\u00f6netime ili\u015fkin \u00f6rg\u00fctlerini tamamlam\u0131\u015f ve ba\u015fkanlar\u0131n\u0131 ve yetkililerini bu ama\u00e7 u\u011fruna bizim taraf\u0131m\u0131zdan kazan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 ve oylar\u0131 a\u00e7\u0131k ettikleri zaman kendi kaderlerine zaten sahip olduklar\u0131n\u0131 T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi idaresinde ya\u015famaya talip olduklar\u0131n\u0131 ilan etmelidir. K\u00fcrdistan&#8217;daki b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n bu gayeye dayanan siyasete y\u00f6neltilmesi Elcezire kumandanl\u0131\u011f\u0131na aittir<strong>&#8230;.&#8221; <\/strong>Elcezire&#8217;nin idaresi ile ilgili \u00fc\u00e7 maddesi daha olan talimat\u0131<strong> <\/strong>Mustafa Kemal imzalam\u0131\u015f. (<em>TBMM.Gizli Celse Zab\u0131tlar\u0131<\/em>, Cilt 3, TBMM Bas\u0131mevi, 1980, s. 550-551.)<\/p>\n<p> Bu talimat\u0131n neden verildi\u011fini soran milletvekillerine \u00f6nce \u2018h\u00fck\u00fcmet i\u015fidir&#8217; denilerek cevap verilmek istenmemi\u015f ancak \u0131srarlar \u00fczerine Nihad Pa\u015fa&#8217;n\u0131n 35 sayfal\u0131k gerek\u00e7esi okunmu\u015ftur. (Gerek\u00e7e ve \u00fczerine tart\u0131\u015fmalar i\u00e7in bkz. s. 552-574)  Burada \u00f6zetlememe imkan olmayan bu mektupta anlat\u0131lanlar \u2018\u00f6zerklik&#8217; karar\u0131n gerek\u00e7esini a\u00e7\u0131klamaktan uzakt\u0131r. Arka planda o s\u0131ralar \u0130ngilizlere kar\u015f\u0131 ikinci kez isyan eden \u015eeyh Mahmut Berzenci&#8217;yi kontrol alt\u0131na almak iste\u011fi vard\u0131r. Nitekim, Berzenci bu teklife g\u00fcvenerek, \u0130ngilizlere meydan okumakta \u00f6l\u00e7\u00fcy\u00fc ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015f sonunda uzla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131n cezas\u0131n\u0131 Hindistan&#8217;a s\u00fcr\u00fclerek \u00f6demi\u015ftir.<\/p>\n<p> <strong>\u0130ZM\u0130T BASIN KONFERANSI<\/strong> \u2022 K\u00fcrtlere \u2018\u00f6zerklik&#8217; verilmesi ile ilgili \u015f\u00fcphesiz en a\u00e7\u0131k belge Mustafa Kemal&#8217;in \u0130smet Pa\u015fa ve ekibi Lozan&#8217;da ter d\u00f6kerken, 14 Ocak 1923&#8217;de ba\u015flayan ve 20 \u015eubat&#8217;a kadar 35 g\u00fcn s\u00fcren Bat\u0131 Anadolu gezisi kapsam\u0131nda, 16 Ocak ak\u015fam\u0131 ba\u015flay\u0131p 17 Ocak sabah\u0131na kadar, \u0130zmit Kasr\u0131&#8217;na davet etti\u011fi d\u00f6nemin \u00fcnl\u00fc gazetecileriyle yapt\u0131\u011f\u0131 sohbet toplant\u0131s\u0131n\u0131n metinleridir. (Mustafa Kemal&#8217;in annesi bu gezi s\u0131ras\u0131nda vefat etmi\u015f, Mustafa Kemal Latife Han\u0131m&#8217;la bu gezi s\u0131ras\u0131nda evlenmi\u015ftir.)<\/p>\n<p> Vakit&#8217;ten Ahmet Emin (Yalman), Tevhid-i Efkar&#8217;dan Velit Ebuzziya, \u0130leri&#8217;den Suphi Nuri (\u0130leri), Tanin&#8217;den \u0130smail M\u00fc\u015ftak (Mayakon), Ak\u015fam&#8217;dan Falih R\u0131fk\u0131 (Atay), \u0130kdam&#8217;dan Yakup Kadri (Karaosmano\u011flu), \u0130zmit \u0130leri&#8217;den K\u0131l\u0131\u00e7zade \u0130smail Hakk\u0131 ve K\u0131z\u0131lay Derne\u011fi Ba\u015fkan\u0131 Dr. Adnan (Ad\u0131var) ile Halide Edip&#8217;in (Ad\u0131var) \u00f6zel olarak \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu toplant\u0131 TBMM&#8217;nin yeminli d\u00f6rt katibi taraf\u0131ndan zab\u0131t alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f ancak konu\u015fmalar\u0131n yay\u0131nlanmamas\u0131 kararla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yine de 20 Ocak 1923&#8217;te \u2018Mustafa Kemal&#8217;in kontrol ve tasvibinden ge\u00e7ti\u011fi anla\u015f\u0131lan bir haber-bildiri yay\u0131nland\u0131. Sohbette alkoll\u00fc i\u00e7kilerden Hilafet makam\u0131na, az\u0131nl\u0131klardan kad\u0131n mebuslara kadar 60&#8217;\u0131 a\u015fk\u0131n konu ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 halde, <em>Nutuk<\/em>&#8216;ta sadece Hilafet&#8217;le ilgili b\u00f6l\u00fcmleri yer ald\u0131, K\u00fcrtlerle, Bat\u0131 Trakya&#8217;yla ve Rusya T\u00fcrkleriyle ilgili baz\u0131 c\u00fcmleleri neredeyse ba\u015f\u0131ndan itibaren sans\u00fcrlendi. Belgenin asl\u0131n\u0131 ise kasalarda sakland\u0131, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lara a\u00e7\u0131lmad\u0131. K\u00fcrtlerle ilgili olarak, a\u015fa\u011f\u0131daki c\u00fcmleleri okumak i\u00e7in tam 64 y\u0131l bekledik:<\/p>\n<p> &#8220;Ahmed Emin Bey &#8211; K\u00fcrt sorununa temas buyurmu\u015ftunuz. K\u00fcrtl\u00fck sorunu nedir? Bir i\u00e7 sorun olarak temas buyurursan\u0131z \u00e7ok iyi olur.<\/p>\n<p> Mustafa Kemal &#8211; K\u00fcrt sorunu bizim yani T\u00fcrklerin \u00e7\u0131kar\u0131na olarak da kesinlikle s\u00f6z konusu olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bildi\u011finiz gibi bizim milli s\u0131n\u0131r\u0131m\u0131z i\u00e7inde var olan K\u00fcrt unsurlar o \u015fekilde yerle\u015fmi\u015flerdir ki pek az yerlerde yo\u011fundur. Fakat yo\u011funluklar\u0131n\u0131 kaybede kaybede ve T\u00fcrk unsurunun i\u00e7ine gire gire \u00f6yle bir s\u0131n\u0131r do\u011fmu\u015ftur ki, K\u00fcrtl\u00fck ad\u0131na bir s\u0131n\u0131r \u00e7izmek istersek t\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve T\u00fcrkiye&#8217;yi mahvetmek gerekir. S\u00f6zgelimi, Erzurum&#8217;a kadar giden Erzincan&#8217;a, Sivas&#8217;a kadar giden Harput&#8217;a kadar giden bir s\u0131n\u0131r aramak gerekir. Ve hatta Konya \u00e7\u00f6llerindeki K\u00fcrt a\u015firetlerini de g\u00f6zden uzak tutmamak gerekir. <strong>Dolay\u0131s\u0131yla <\/strong><strong>ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir K\u00fcrtl\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcnmektense, bizim Te\u015fkilat-\u0131 Esasiye Kanunu gere\u011fince zaten bir t\u00fcr yerel \u00f6zerklikle olu\u015facakt\u0131r. O halde hangi livan\u0131n halk\u0131 K\u00fcrt ise, o nlar kendi kendilerini \u00f6zerk olarak idare edeceklerdir.<\/strong> Bundan ba\u015fka T\u00fcrkiye&#8217;nin halk\u0131 s\u00f6z konusu olurken o nlar\u0131 da beraber ifade etmek gerekir. \u0130fade olunmad\u0131klar\u0131 zaman bundan kendilerine ait sorun yaratmalar\u0131 daima m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u015eimdi T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi, hem K\u00fcrtlerin hem de T\u00fcrklerin yetki sahibi vekillerinden olu\u015fmu\u015ftur ve bu iki unsur, b\u00fct\u00fcn \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve kaderlerini birle\u015ftirmi\u015flerdir. Yani o nlar bilirler ki, bu ortak bir \u015feydir. Ayr\u0131 bir s\u0131n\u0131r \u00e7izmeye kalk\u0131\u015fmak do\u011fru olmaz.&#8221;<\/p>\n<p> Tahmin edilece\u011fi gibi sans\u00fcr\u00fcn nedeni, koyu renklerle g\u00f6sterdi\u011fimiz c\u00fcmleleriydi. Ancak, sans\u00fcr\u00fc yapanlar\u0131n hat\u0131rlamad\u0131klar\u0131 \u015fey, 1921 Te\u015fkilat-\u0131 Esasiye Kanunu&#8217;nun \u015furalar yoluyla yerel y\u00f6netimlere \u00f6zerklik veren maddeleri 1924 Te\u015fkilat-\u0131 Esasiye Kanunu&#8217;ndan \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fuydu. Yani Mustafa Kemal vaadini tutmamak i\u00e7in, gerekli \u00f6nlemleri alm\u0131\u015ft\u0131. Ama bizim sans\u00fcrc\u00fcler, her ihtimale kar\u015f\u0131 bu sat\u0131rlar\u0131 gizli tutmay\u0131 tercih etmi\u015flerdi. \u015eimdi neredeyse t\u00fcm Cumhuriyet tarihi boyunca \u00f6zenle uygulanan sans\u00fcr\u00fcn ilgin\u00e7 hik\u00e2yesine bakal\u0131m.<\/p>\n<p> <strong>64 YILDIR K\u0130L\u0130TL\u0130 KASALARDA<\/strong> \u2022 Asl\u0131nda toplant\u0131n\u0131n tam metni, Mustafa Kemal&#8217;in iznini ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen Siirt milletvekili Mahmut Soydan taraf\u0131ndan, Milliyet Gazetesi&#8217;nde (bug\u00fcnk\u00fc Milliyet de\u011fil) 26 Kas\u0131m 1929&#8217;dan 7 \u015eubat 1930&#8217;a kadar s\u00fcren 75 b\u00f6l\u00fcml\u00fck \u2018Gazi ve \u0130nk\u0131lap&#8217; dizisinde yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131. Eski devlet bakanlar\u0131ndan Kocaeli milletvekili \u0130smail Arar da bunlardan yararlanarak 1969&#8217;da, Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn \u0130zmit Bas\u0131n Toplant\u0131s\u0131 (Bur\u00e7ak Yay\u0131nevi) adl\u0131 bir kitap yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131. Arar, kitab\u0131n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde &#8220;[Bu \u00f6nemli belge] \u00f6yle unutuldu ki T\u00fcrk Devrim Tarihi Enstit\u00fcs\u00fc taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan <em>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri<\/em> ve <em>Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn Tamim, Telgraf ve Beyannameleri<\/em> adl\u0131 kitaba bile al\u0131nmad\u0131&#8221; diyordu. Ancak o zaman bilmiyorduk ama me\u011ferse Arar da K\u00fcrtlerle ilgili b\u00f6l\u00fcm\u00fc kitab\u0131na almam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p> \u0130zmit Bas\u0131n Konferans\u0131&#8217;n\u0131n metinlerini bir kez de 1982&#8217;de T\u00fcrk Tarih Kurumu (TTK) bast\u0131.<em>Gazi Mustafa Kemal Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1923 Eski\u015fehir-\u0130zmit Konu\u015fmalar\u0131<\/em> ad\u0131yla yay\u0131mlanan kitab\u0131, Afet \u0130nan&#8217;\u0131n k\u0131z\u0131 Ar\u0131 \u0130nan yay\u0131ma haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131. \u0130nan, \u2018An\u0131tkabir Ar\u015fivi&#8217;nden ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fi as\u0131llar \u00fczerinden haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 kitab\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde, bu kitab\u0131n \u0130smail Arar&#8217;\u0131nki gibi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,  yani \u2018noksans\u0131z, tam oldu\u011funu&#8217; \u00f6zenle vurgulam\u0131\u015ft\u0131. Ama daha sonra anlayaca\u011f\u0131m\u0131z \u00fczere bu bilgi de do\u011fru de\u011fildi. Ar\u0131 \u0130nan&#8217;\u0131n sans\u00fcr\u00fcn\u00fc, <em>\u0130kibine Do\u011fru<\/em> dergisi 9-15 A\u011fustos 1987 tarihli say\u0131s\u0131nda \u2018Gizlenen Belge&#8217; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla if\u015fa etmi\u015fti. Dergi, bu haber y\u00fcz\u00fcnden toplat\u0131lm\u0131\u015f ancak, 6 Kas\u0131m 1988&#8217;de DGM&#8217;de beraat edince, An\u0131tkabir Ar\u015fivi&#8217;ni kaynak g\u00f6sterip Konferans metinlerini yay\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131. Derginin muhabirleri bu sans\u00fcr\u00fcn nedeni Ar\u0131 \u0130nan&#8217;a sorduklar\u0131nda \u2018hen\u00fcz bu meseleler halledilmemi\u015fken zaman\u0131 de\u011fil&#8217; cevab\u0131n\u0131 alm\u0131\u015flard\u0131. Ayn\u0131 soruyu, o s\u0131rada TTK Ba\u015fkan\u0131 olan Y\u00fccel Tanay&#8217;a (Tanay kitap bas\u0131l\u0131rken g\u00f6revde de\u011fildi) sorduklar\u0131nda ald\u0131klar\u0131 cevap da benzer nitelikteydi: \u2018T\u00fcrkiye&#8217;ye kar\u015f\u0131 olanlara bu dok\u00fcmanlar\u0131 vermek istemedim \u00e7\u00fcnk\u00fc ayr\u0131l\u0131k\u00e7\u0131l\u0131\u011fa neden olurdu!&#8217;<\/p>\n<p> Noksans\u0131z metin, 1993 y\u0131l\u0131nda Do\u011fu Perin\u00e7ek&#8217;in Kaynak Yay\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan <em>Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, Eski\u015fehir-\u0130zmit Konu\u015fmalar\u0131, 1923<\/em> adl\u0131 kitapta (s. 105) yay\u0131mlanabildi. Yukar\u0131daki paragraf\u0131 da ancak o zaman okuyabildik. Ancak g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, K\u00fcrt \u00e7evreleri de kendilerine g\u00f6re bir sans\u00fcr uygulayarak Mustafa Kemal&#8217;in konuya giri\u015fte s\u00f6yledi\u011fi &#8220;K\u00fcrt meselesi, bizim yani T\u00fcrklerin menfaatine olarak da katiyen mevzubahis olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bildi\u011finiz gibi, bizim milli hudutlar\u0131m\u0131z d\u00e2hilinde K\u00fcrt unsurlar \u00f6yle yay\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r ki, pek s\u0131n\u0131rl\u0131 yerlerde yo\u011fundurlar. Fakat yo\u011funluklar\u0131n\u0131 kaybede ede ve T\u00fcrk unsurlar\u0131n i\u00e7ine gire gire \u00f6yle bir hudut ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r ki, K\u00fcrtl\u00fck nam\u0131na bir hudut \u00e7izmek istesek T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc ve T\u00fcrkiye&#8217;yi mahvetmek gerekir&#8221; c\u00fcmlelerini yaz\u0131lar\u0131nda kullanm\u0131yorlar.<\/p>\n<p> Ba\u015fa d\u00f6nersek, 1923 Oca\u011f\u0131nda ima edilen bu \u00f6zerkli\u011fin anlam\u0131 nedir? Mustafa Kemal K\u00fcrtlere bu vaadi, Lozan&#8217;da Musul&#8217;un \u0130ngilizlerden kopart\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla Meclis&#8217;teki K\u00fcrt milletvekillerinin k\u0131yameti koparmas\u0131 ihtimalinin oldu\u011fu g\u00fcnlerde yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zerklik vaadiyle, K\u00fcrt muhalefetinin yumu\u015fat\u0131lmas\u0131 hedeflenmi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Peki ama\u00e7 has\u0131l olmu\u015f mudur? Pek say\u0131lmaz, ama onun da \u00e7aresi bulunmu\u015ftur. Hik\u00e2yesi a\u015fa\u011f\u0131da&#8230;<\/p>\n<p> <strong>LOZAN&#8217;DA K\u00dcRD\u0130STAN MESELES\u0130<\/strong> \u2022 21 Kas\u0131m 1922 tarihinde, \u0130svi\u00e7re&#8217;nin Lozan \u015fehrinde ba\u015flayan bar\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015fmelerin en \u00f6nemli konular\u0131ndan biri Musul&#8217;du. T\u00fcrkiye&#8217;yi, \u0130smet (\u0130n\u00f6n\u00fc), Dr. R\u0131za Nur ve Hasan (Saka) ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndaki 27 ki\u015filik heyet temsil ediyordu. Peki K\u00fcrtleri bu kadar yak\u0131ndan ilgilendiren bir konuyu tart\u0131\u015fan heyette\u2018K\u00fcrt&#8217; kadrosundan temsilci var m\u0131yd\u0131? G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte vard\u0131. Bu ki\u015fi Mustafa Kemal taraf\u0131ndan atanan Diyarbak\u0131r Milletvekili Z\u00fclf\u00fc (Tigrel) Bey&#8217;di. Z\u00fclf\u00fc Bey K\u00fcrt TBMM&#8217;nin, Osmanl\u0131 Mebusan Meclisi&#8217;nden devrald\u0131\u011f\u0131 \u0130ttihat\u00e7\u0131 mebuslardand\u0131. 30 Ekim 1918 Mondros M\u00fctarekesi&#8217;nden sonra arkada\u015f\u0131 Diyarbak\u0131r Mebusu Pirin\u00e7cizade Fevzi Bey&#8217;le birlikte Ermeni k\u0131r\u0131m\u0131 su\u00e7lusu olarak 15 Ocak 1919&#8217;da \u0130ngilizler taraf\u0131ndan M\u0131s\u0131r&#8217;daki Seydibe\u015fir kamp\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, s\u00fcrg\u00fcnden d\u00f6nd\u00fckten sonra do\u011frudan Ankara&#8217;ya gelerek TBMM&#8217;ye Diyarbak\u0131r Milletvekili olarak kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yani, Z\u00fclf\u00fc Bey K\u00fcrt as\u0131ll\u0131yd\u0131 ama K\u00fcrt toplumunu temsil eden biri de\u011fildi. (\u0130smail G\u00f6lda\u015f, <em>Lozan, Biz T\u00fcrkler ve K\u00fcrtler<\/em>, Avesta Yay\u0131nlar\u0131, 2000, s. 36-37.)<\/p>\n<p> <strong>ET \u0130LE TIRNAK G\u0130B\u0130<\/strong> \u2022 Musul sorununu ele alan alt komisyonlarda, T\u00fcrk temsilcisi \u0130smet Bey ile Britanya temsilcisi Lord Curzon g\u00fcnler, aylar boyu birbirine taban tabana z\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fleri dile getirmi\u015flerdi. Asl\u0131nda her iki taraf da Musul&#8217;da en b\u00fcy\u00fck grubun K\u00fcrtler oldu\u011funu kabul ediyordu ama, T\u00fcrk delegelerinin temel tezi &#8220;Musul Vilayeti&#8217;nde \u00e7o\u011funluk T\u00fcrk (147 bin) ve K\u00fcrt&#8217;t\u00fcr (264 bin). T\u00fcrklerle K\u00fcrtler de etle t\u0131rnak gibi ayr\u0131lmaz unsurlard\u0131r&#8221; \u015feklinde iken, \u0130ngilizlere g\u00f6re 425 bin ki\u015filik K\u00fcrt toplulu\u011fu Musul&#8217;da \u00e7o\u011funlu\u011fu olu\u015fturmakla birlikte, ayn\u0131 zamanda 185 bin Arap ya\u015f\u0131yordu ve Musul tarihi olarak bir Arap \u015fehriydi ve T\u00fcrklerle K\u00fcrtler de \u2018et ile t\u0131rnak&#8217; de\u011fildi!<\/p>\n<p> 12 Aral\u0131k 1922 tarihli oturumda, \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc &#8220;T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi H\u00fck\u00fcmeti, T\u00fcrklerin oldu\u011fu kadar K\u00fcrtlerin de h\u00fck\u00fcmetidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc K\u00fcrtlerin ger\u00e7ek ve me\u015fru temsilcileri Millet Meclisi\u00b4ne girmi\u015ftir. T\u00fcrklerin temsilcileriyle ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00fclkenin h\u00fck\u00fcmetine ve y\u00f6netimine kat\u0131lmaktad\u0131rlar. K\u00fcrt halk\u0131 ve me\u015fru temsilcileri, Musul Vilayeti&#8217;nde oturan karde\u015flerinin anayurttan ayr\u0131lmas\u0131na raz\u0131 de\u011fillerdir&#8221; dedi\u011finde, Lord Curzon \u2018umar\u0131m \u00f6yledir&#8217; diye cevap vermi\u015fti. Curzon, K\u00fcrtlerin T\u00fcrklerden \u00e7ok farkl\u0131 bir halk oldu\u011funu, Musul&#8217;da ya\u015fayan hi\u00e7bir etnik grubun T\u00fcrklerle birlikte ya\u015famak istemedi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Bunun kan\u0131t\u0131 olarak da Britanya makamlar\u0131na yap\u0131lan bir dizi \u015fikayeti ve TBMM&#8217;de Musul b\u00f6lgesinden hi\u00e7 milletvekili bulunmamas\u0131n\u0131 g\u00f6steriyordu. Curzon &#8220;Ankara&#8217;n\u0131n K\u00fcrt milletvekillerine gelince, onlar\u0131n nas\u0131l se\u00e7ilmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 kendi kendime sormaktay\u0131m. Halkoyu ile se\u00e7ilmi\u015f tek milletvekili var m\u0131d\u0131r? B\u00fct\u00fcn bu insanlar\u0131n do\u011frudan do\u011fruya atanm\u0131\u015f olduklar\u0131 ve bunlar aras\u0131nda bir tak\u0131m\u0131n\u0131n dil bilmedikleri i\u00e7in Meclis&#8217;in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na kat\u0131lmad\u0131klar\u0131 herkes\u00e7e bilinmektedir&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p> Curzon hakl\u0131yd\u0131 ama Ankara&#8217;da manevra \u00e7oktu. O zamana dek, K\u00fcrtleri Milli M\u00fccadele&#8217;ye kat\u0131lmaya raz\u0131 etmek i\u00e7in hem \u00f6zerklik hem de \u00f6zerk b\u00f6lgenin kalbi olaca\u011f\u0131 belli olan Musul&#8217;u kurtarma hedefinin canl\u0131 tutulmas\u0131 gerekmi\u015fti. Ama Mustafa Kemal&#8217;in kafas\u0131ndaki modernle\u015fme projelerine h\u0131z vermek i\u00e7in, bir an \u00f6nce Lozan&#8217;\u0131n imzalanmas\u0131na ihtiyac\u0131 vard\u0131. 6 Mart 1923 tarihinde yap\u0131lan ate\u015fli gizli celse g\u00f6r\u00fc\u015fmelerde 63 K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 milletvekili Musulsuz bir Lozan&#8217;a kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 belirtince (<em>TBMM GCZ<\/em>. s. 181-183) bir oldu bittiyle se\u00e7imlerin yenilenmesine karar verilmi\u015f, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Bar\u0131\u015f Antla\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 Mustafa Kemal&#8217;in elleriyle se\u00e7ti\u011fi yeni milletvekilleri imzalam\u0131\u015ft\u0131. (18 Kas\u0131m 2007 tarihli Taraf&#8217;ta, \u2018Hayali Cihan De\u011fer: Musul&#8217;u Almak&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131mda daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi bulunabilir.) Bu tarihten sonra \u2018\u00f6zerklik&#8217; laf\u0131 son kez A\u011fustos 1924&#8217;te, Musul&#8217;un ebediyen terk edilmesinin arifesinde a\u011fza al\u0131nd\u0131, buna da yeri gelince de\u011finece\u011fim.<\/p>\n<\/p>\n<p> <!--nextpage--> <\/p>\n<p><strong><br \/> &#8220;A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 tepelerinde tayyarelerimiz \u015fakiler \u00fczerine \u00e7ok \u015fiddetli bombard\u0131man ediyorlar. A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 daimi olarak infilak ve ate\u015f i\u00e7inde inlemektedir. T\u00fcrk&#8217;\u00fcn demir kartallar\u0131 asilerin hesab\u0131n\u0131 temizlemektedir. Zilan Deresi a\u011fz\u0131na kadar ceset dolmu\u015ftur&#8221; (16 Temmuz 1930, Cumhuriyet )<\/strong><\/p>\n<p><strong>DEVLET\u0130N \u0130SYANLARI \u00d6NLEME RE\u00c7ETES\u0130<\/strong><\/p>\n<p>\u2018\u0130kinci Adam&#8217; \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;K\u00fcrtler Ermeni tehlikesini biliyorlard\u0131. Milli M\u00fccadele&#8217;nin devam\u0131nca canla ba\u015fla beraberlik g\u00f6sterdiler. Lozan Muahedesi yap\u0131l\u0131rken de K\u00fcrtler vatansever olarak T\u00fcrklerle beraber bulunmu\u015flard\u0131r. Biz Lozan&#8217;da milli davam\u0131z\u0131 &#8216;Biz T\u00fcrkler ve K\u00fcrtler&#8217; diye bir millet olarak m\u00fcdafaa ettik ve kabul ettirdik. \u015eeyh Sait \u0130syan\u0131 K\u00fcrtlerin bu umumi tutumundan ayr\u0131lan bir sapmad\u0131r.&#8221; ( &#8220;An\u0131lar&#8221;, <em>Ulus<\/em>, 31 Mart 1969.)<\/p>\n<p>Anla\u015f\u0131lan \u0130n\u00f6n\u00fc, Genelkurmay Harb Tarihi Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan 1972 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan<em>T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nde Ayaklanmalar (1924-1938)<\/em> adl\u0131 eserdeki saptamalar\u0131 pek ciddiye alm\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kitaba bak\u0131l\u0131rsa s\u00f6z konusu d\u00f6nemde, T\u00fcrkiye&#8217;de 17&#8217;si do\u011fuda ya\u015fanan 18 ayaklanma ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131. Genelkurmay&#8217;\u0131n bu olaylar\u0131 nitelerken kulland\u0131\u011f\u0131 \u2018harekat&#8217;, \u2018tedip&#8217; (terbiye etme) ve \u2018tenkil&#8217; (cezaland\u0131rma) gibi terimlere bak\u0131l\u0131rsa, bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 \u2018isyan&#8217; ya da \u2018ayaklanma&#8217; de\u011fildi ama, hakikaten de, \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;n\u00fcn s\u00f6z\u00fc etti\u011fi \u2018isyan&#8217;, T\u00fcrkiye&#8217;nin siyasi tarihinde \u00f6nemli bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131na i\u015faret ediyordu.<\/p>\n<p><strong>\u015eEYH SA\u0130D \u0130SYANI .<\/strong> 13 \u015eubat 1925&#8217;de varl\u0131kl\u0131 ve e\u011fitimli Nak\u015fibendi (Zaza) \u015eeyhi Said&#8217;in, Bing\u00f6l&#8217;\u00fcn (o zamanki ad\u0131yla \u00c7apak\u00e7ur&#8217;un) Ergani il\u00e7esinin E\u011fil buca\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 Piran k\u00f6y\u00fcndeki evine s\u0131\u011f\u0131nan bir grup asker ka\u00e7a\u011f\u0131n\u0131 almak \u00fczere gelen jandarma birli\u011fine ate\u015f a\u00e7\u0131lmas\u0131yla ba\u015flayan isyan, gerek isyanc\u0131lar\u0131n halktan bekledikleri deste\u011fi alamamas\u0131, gerekse devletin 20 bin ki\u015filik orduyla, isyanc\u0131lar\u0131n \u00fczerine gitmesi sayesinde iki ay gibi k\u0131sa s\u00fcrede bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u015eeyh Said ve yan\u0131ndakiler, 14 Nisan&#8217;da, Ankara&#8217;n\u0131n isyan\u0131n planlay\u0131c\u0131s\u0131 <em>Azadi<\/em> \u00f6rg\u00fct\u00fcndeki casusu olan Cibranl\u0131 Binba\u015f\u0131 Kas\u0131m Bey taraf\u0131ndan yakalanarak h\u00fck\u00fcmete teslim edilmi\u015f, <em>Azadi<\/em> (\u00d6zg\u00fcrl\u00fck) \u00f6rg\u00fct\u00fc liderleri Cibranl\u0131 Halit Bey, Yusuf Ziya Bey ve \u00fc\u00e7 akrabas\u0131 14 Nisan 1925&#8217;te Bitlis&#8217;te kur\u015funa dizilirken, \u015eeyh Said ve 47 adam\u0131, 29 Haziran 1925&#8217;te, Diyarbak\u0131r&#8217;da halk\u0131n da kat\u0131l\u0131m\u0131 ile idam edilmi\u015fti. (Yusuf Ziya Bey 1924 Ekim ay\u0131nda Beyt\u00fc\u015f\u015febap Ayaklanmas\u0131 ile ilgisi bulundu\u011fu gerek\u00e7esi ile tutuklanm\u0131\u015ft\u0131.)<\/p>\n<p><strong>\u00c7ARES\u0130 S\u00dcRG\u00dcN .<\/strong> T\u00fcrk H\u00fck\u00fcmeti, Musul sorunun Milletler Cemiyeti g\u00fcndeminde oldu\u011fu bir s\u0131rada \u00e7\u0131kan ayaklanma, Musul&#8217;u almak i\u00e7in \u2018T\u00fcrk-K\u00fcrt etle t\u0131rnak gibidir&#8217; tezine zarar verece\u011fi i\u00e7in, ayaklanmay\u0131 d\u0131\u015far\u0131 kar\u015f\u0131 oldu\u011fundan k\u00fc\u00e7\u00fck, i\u00e7eri kar\u015f\u0131 oldu\u011fundan b\u00fcy\u00fck g\u00f6sterecekti.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmetin olay\u0131 i\u00e7 muhalefeti bast\u0131rmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc 13 ilde s\u0131k\u0131y\u00f6netim ilan edilmi\u015f, ard\u0131ndan 1920 tarihli Hiyanet-i Vataniye Kanunu&#8217;nda de\u011fi\u015fiklik yap\u0131larak dini esasl\u0131 cemiyet kurmak ve dini siyasete alet etmek vatana ihanet kapsam\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. \u2018Pasif&#8217; bulunan Ali Fethi (Okyar) Bey h\u00fck\u00fcmeti d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f ve yerine \u2018\u015fahin&#8217; \u0130smet Pa\u015fa h\u00fck\u00fcmeti kurulmu\u015ftu. 4 Mart 1925&#8217;te, \u00fclkedeki t\u00fcm \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri rafa kald\u0131rmaya olanak veren Takrir-i S\u00fckun Kanunu \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131ktan sonra isyanc\u0131lar\u0131 yarg\u0131layacak \u015eark \u0130stiklal Mahkemeleri kurulmu\u015f \u0130stanbul ve Anadolu&#8217;daki \u0130slamc\u0131, muhafazakar ve solcu gazeteler de kapat\u0131ld\u0131ktan sonra 20 bin askerin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u2018tenkil&#8217; harekat\u0131 ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u2018Tenkil&#8217; harekat\u0131 s\u0131ras\u0131nda 15-20 bin isyanc\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, y\u00fczlerce k\u00f6y yak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u0130syan b\u00f6lgesindeki \u0130stiklal Mahkemelerinin g\u00f6rev yapt\u0131\u011f\u0131 Mart 1927&#8217;ye kadar 5.110 ki\u015fi yarg\u0131lanm\u0131\u015f, 420 idam, 1911 hapis cezas\u0131 verilmi\u015fti. 17 Kas\u0131m 1924&#8217;te Mustafa Kemal&#8217;in muhaliflerinin kurdu\u011fu Terakkiperver Cumhuriyet F\u0131rkas\u0131, isyanla ili\u015fkilendirilerek 3 Haziran 1925&#8217;te kapat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. (Mete Tun\u00e7ay, <em>T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nde Tek Parti Y\u00f6netimi<\/em>, Tarih Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2005, s. 134-155 ve Ergun Aybars, <em>\u0130stiklal Mahkemeleri 1923-1927<\/em>, K\u00fclt\u00fcr ve Turizm Bakanl\u0131\u011f\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 1982, s. 125.)<\/p>\n<p><strong> <\/strong><\/p>\n<p><strong>\u015eEYH SA\u0130D \u0130SYANI&#8217;NIN MAH\u0130YET\u0130 NEYD\u0130?<\/strong><\/p>\n<p>13 \u015eubat 1925&#8217;te jandarma k\u0131\u015fk\u0131rtmas\u0131 ile patlak veren isyana ad\u0131n\u0131 veren varl\u0131kl\u0131 ve e\u011fitimli Nak\u015fibendi Zaza \u015eeyhi Said Hilafetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131na tepki g\u00f6steriyor, II. Abd\u00fclhamid&#8217;in en b\u00fcy\u00fck o\u011flu olan ve o s\u0131ralar Beyrut&#8217;ta ya\u015fayan Mehmed Selim Efendi&#8217;yi ba\u015fa ge\u00e7irerek Saltanat ve Hilafet&#8217;i yeniden kurmak istedi\u011fini s\u00f6yl\u00fcyordu. Ancak isyan\u0131n arkas\u0131ndaki Azadi \u00f6rg\u00fct\u00fc Abd\u00fclhamit&#8217;in Hamidiye Alaylar\u0131&#8217;nda g\u00f6rev yapm\u0131\u015f milliyet\u00e7i subaylar\u0131n kurdu\u011fu sek\u00fcler bir \u00f6rg\u00fctt\u00fc. \u00d6te yandan, olaya \u2018irticai&#8217; damgas\u0131n\u0131n h\u00fck\u00fcmetin i\u015fi oldu\u011fu  Bakanlar Kurulunun 3 May\u0131s 1341\/1925 tarihli kararnamesindeki \u015fu ifadeler g\u00f6steriyor:&#8221;Y\u00fcce Genel Kurmay Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndan gelen 30 Nisan 1341 tarih ve 1835\/2270 numaral\u0131 tezkerede, son isyan ve irtic\u00e2 olay\u0131n\u0131n bas\u0131n\u0131m\u0131zda ve \u00f6zellikle \u0130stanbul bas\u0131n\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda genel bir K\u00fcrt ayaklanmas\u0131 \u015feklinde g\u00f6sterilmesi, i\u00e7 ve d\u0131\u015f d\u00fc\u015fmanlarca propaganda zemini ittihaz edilmekte oldu\u011fundan ve esasen s\u0131n\u0131rl\u0131 bir sahada \u00e7e\u015fitli emeller ve i\u011ffal\u00e2t (aldatmalar) neticesi olu\u015fan olay\u0131n b\u00fcy\u00fct\u00fclmesi uygun olmad\u0131\u011f\u0131ndan, <strong>isyan\u0131n ayr\u0131mc\u0131l\u0131ktan ziyade irtic\u00e2\u00ee cehalet ve aldatma neticesi zemininde yay\u0131n yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in gere\u011finin yerine getirilmesi<\/strong> teklif olunmu\u015ftur&#8230;.irtic\u00e2i g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc oldu\u011fu tespit ve malum olan hadisenin, bas\u0131nda K\u00fcrt meselesi \u015feklinde inhisar ettirilmesi ger\u00e7e\u011fe mutab\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131 kadar siyaseten de sak\u0131ncal\u0131 oldu\u011fundan, keyfiyetin bu a\u00e7\u0131dan yay\u0131nlanmas\u0131 i\u00e7in D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131na tevdi\u00ee m\u00fcnasib g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p><strong>YABANCI PARMA\u011eI VAR MIYDI?<\/strong> Resm\u00ee tarihin daha sonraki y\u0131llarda olaya katt\u0131\u011f\u0131 ikinci \u2018sos&#8217;, bu  \u2018irticai&#8217; kalk\u0131\u015fman\u0131n i\u00e7 dinamiklerle de\u011fil d\u0131\u015f \u2018mihraklarla&#8217; ili\u015fkisi oldu\u011fudur. Peki, bu do\u011fru mudur? \u00d6nce, \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;y\u00fc dinleyelim: &#8220;\u015eeyh Said \u0130syan\u0131n\u0131 do\u011frudan do\u011fruya \u0130ngilizlerin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 veya meydana \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda kesin deliller bulunamam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat, bundan \u015f\u00fcphe edilmi\u015f ve gerekli tahkikat yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u0130ngilizlerin Musul hareketi esnas\u0131nda ve daha sonra Nesturi ayaklanmas\u0131nda oldu\u011fu gibi, hudutlarda ve d\u0131\u015far\u0131da propagandayla, m\u00fcnasebetlerle \u015eeyh Sait \u0130syan\u0131&#8217;n\u0131n patlamas\u0131na zahiren yard\u0131mc\u0131 olduklar\u0131 intiba\u0131 mevcuttu.&#8221; (\u0130n\u00f6n\u00fc, <em>Hat\u0131ralar<\/em>, Cilt I, I, s. 202)<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de, <em>Azadi<\/em> \u00f6rg\u00fct\u00fc, Ermenilerden \u0130ngilizlere, Ruslardan Frans\u0131zlara kadar herkesten yard\u0131m almaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00f6nemin tan\u0131klar\u0131ndan Hesen Hi\u015fyar Serd\u00ee&#8217;nin an\u0131lar\u0131nda d\u0131\u015f destek aray\u0131\u015f\u0131 ile ilgili \u00e7abalardan \u015f\u00f6yle anlat\u0131l\u0131r: &#8220;&#8230; baz\u0131 \u00fcyeler, &#8216;Suriye \u00fczerinde Fransa ile ili\u015fkiler kurmak gerekti\u011fini,&#8217; \u00f6nerdi. Baz\u0131lar\u0131 ise, &#8216;Biz Irak \u00fczerinden \u0130ngilizlerle ili\u015fki kural\u0131m,&#8217; dedi. \u0130\u00e7lerinden iki \u00fcye de, &#8216;Sovyetler bize kom\u015fu \u00fclkedir, onunla ili\u015fkiye ge\u00e7elim,&#8217; g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrd\u00fc. Bu \u00f6neriyi ezici bir \u00e7o\u011funluk, &#8216;Sovyetler dinsiz bir \u00fclkedir. Bizim onlardan hi\u00e7bir beklentimiz olamaz,&#8217; diye ba\u011f\u0131rarak tepki ile kar\u015f\u0131lad\u0131. Toplant\u0131da \u015eeyh Sait ba\u011fda\u015f kurup oturmu\u015f vaziyette sessizce dinliyordu. Tepkiler kar\u015f\u0131s\u0131nda sessizli\u011fini bozarak, &#8216;Kimisi Fransa kimisi \u0130ngiltere dedi, hi\u00e7 kimse de k\u0131zmad\u0131. Ne zaman ki Rusya&#8217;n\u0131n bahsi ge\u00e7ti \u00e7o\u011funluk yerinden tepki ile s\u0131\u00e7rad\u0131. Biz siyasi bir dost ve bizi destekleyecek birini ar\u0131yoruz. Sizin devletlerin dini ile ne alakan\u0131z olacak ki?&#8221; (Hesen Hi\u015fyar Serd\u00ee, <em>G\u00f6r\u00fc\u015f ve An\u0131lar\u0131m<\/em>, Med Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1994, s. 194.)<\/p>\n<p><strong>EMN\u0130YET\u0130N TUZA\u011eI MI?<\/strong> Metin Toker <em>\u015eeyh Said ve \u0130syan\u0131<\/em> adl\u0131 kitab\u0131nda \u0130stanbul Emniyeti&#8217;nin, Nizamettin Bey adl\u0131 bir zab\u0131ta g\u00f6revlisine \u0130ngiltere Hariciye Nezareti&#8221; g\u00f6revlisi Mr. Templeton s\u00fcs\u00fc vererek, 1924&#8217;ten 1925 Mart ay\u0131na kadar K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti Ba\u015fkan\u0131 Seyit Abd\u00fclkadir&#8217;in yak\u0131n\u0131 Palulu \u2018K\u00f6r&#8217; Said&#8217;le defalarca g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fckleri,  ancak Seyit Abd\u00fclkadir Bey&#8217;in, Mr. Templeton&#8217;un getirdi\u011fi 80 bin liral\u0131k \u015fahsi \u00e7eki kabul etmedi\u011fi, ayr\u0131ca \u00f6nceden kararla\u015ft\u0131r\u0131lan anla\u015fma metnini imzalamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131r. (s. 131)<\/p>\n<p>\u0130ngiliz ar\u015fivlerine dayanarak doktora \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yapan \u0130hsan \u015eerif Kaymaz&#8217;a g\u00f6re ise \u0130ngiliz rol\u00fcne ili\u015fkin somut kan\u0131t yoktur ancak Britanya H\u00fck\u00fcmeti&#8217;nin parma\u011f\u0131 yoksa bile, Britanya&#8217;n\u0131n b\u00f6lgedeki istihbarat g\u00f6revlisi Dobbs&#8217;un i\u015fin i\u00e7inde olmas\u0131 muhtemeldir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Dobbs, isyan g\u00fcnlerinde al\u0131\u015f\u0131lmad\u0131k bir suskunluk i\u00e7erisindedir. Kaymaz hakl\u0131 olarak, her zaman belgelerin de\u011fil, bazen suskunluklar\u0131n da a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. (\u0130. \u015eerif Kaymaz, <em>Musul Sorunu<\/em>, Otopsi Yay\u0131nlar\u0131, 2003,  s.468-495)<\/p>\n<p>Peki, isyan Musul sorununda kendisine yaram\u0131\u015f olsa da, b\u00fcy\u00fck bir M\u00fcsl\u00fcman n\u00fcfusa sahip Britanya \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun Halifeli\u011fi geri getirmek isteyen bir \u2018m\u00fcrteci&#8217;ye destek vermesi mant\u0131kl\u0131 m\u0131d\u0131r? Musul petrollerini kontrol\u00fcne almak isteyen Britanya&#8217;n\u0131n Sovyet yay\u0131lmac\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 tampon olarak g\u00fc\u00e7l\u00fc bir T\u00fcrkiye&#8217;den yana olmas\u0131 gerekmez miydi sorular\u0131 ortadad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla isyanc\u0131lar\u0131n \u0130ngiliz deste\u011fini aram\u0131\u015f olmas\u0131, \u0130ngilizlerin destek verdi\u011finin kan\u0131t\u0131 olamaz diyenler de hakl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>ULUSAL MI?<\/strong> Peki, isyan\u0131n ger\u00e7ek mahiyeti neydi? O y\u0131llarda ne \u00fcretim bi\u00e7imi ve ili\u015fkileri ne de bunlar\u0131n \u00fczerinde y\u00fckselen \u00fcst yap\u0131 kurumlar\u0131 \u2018ulusal&#8217; nitelikte bir ayaklanmaya m\u00fcsait de\u011fildi. Ancak ayaklanmay\u0131 planlayanlar \u2018ulusal&#8217; uyan\u0131\u015f i\u00e7inde olan kimselerdi. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k halk\u0131 harekete ge\u00e7iren s\u00f6ylemler dinseldi. Yine de ayaklanmaya kat\u0131l\u0131m s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc, Zaza olmayan K\u00fcrtler, Zaza olup Alevi mezhebine dahil olanlar, S\u00fcnni olup Nak\u015fibendi olmayanlar ayaklanmay\u0131 desteklememi\u015fti. Yani, ortada \u2018ulusal&#8217; bir bilin\u00e7 yoktu. \u015eeyh Said \u0130syan\u0131 davas\u0131n\u0131 g\u00f6ren \u015eark \u0130stiklal Mahkemesi reisi Mazhar M\u00fcfit Bey ise \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Kiminiz hasis \u015fahsi menfaatlerinize bir z\u00fcmreyi \u00e2let, kiminiz ecnebi k\u0131\u015fk\u0131rtmas\u0131 ve siyas\u00ee h\u0131rslar\u0131n\u0131 rehber ederek, hepiniz bir noktaya, yani M\u00fcstakil K\u00fcrdistan te\u015fkiline do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fcn\u00fcz.&#8221; (B. Cemal, <em>\u015eeyh Said \u0130syan\u0131<\/em>, s. 113&#8217;ten aktaran Mete Tun\u00e7ay, <em>T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nde Tek Parti Y\u00f6netimi<\/em>, Tarih Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2005, s. 137.)<\/p>\n<p><strong>A\u011eRI&#8217;NIN TEDAV\u0130S\u0130 Z\u0130LAN DERES\u0130 . <\/strong>\u0130syan\u0131n ard\u0131ndan ilan edilen 1925 \u015eark Islahat Plan\u0131 uyar\u0131nca Cemilpa\u015fazadeler, Bedirhaniler gibi b\u00f6lgenin aristokratlar\u0131, Saidi Nursi gibi dinsel liderleri s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderildi. 1927&#8217;de \u2018Baz\u0131 \u015eah\u0131slar\u0131n \u015eark M\u0131nt\u0131kalar\u0131ndan Garp Vilayetlerine Nakline Dair Kanun&#8217;la s\u00fcrg\u00fcn\u00fcn \u00e7ap\u0131 daha da geni\u015fletildi. Ayn\u0131 y\u0131l, eski K\u00fcrdistan Teali Cemiyeti&#8217;nin \u00fcyeleri, \u015eeyh Sait&#8217;in, Bedirhan Bey ve Cemil Pa\u015fa&#8217;n\u0131n \u00e7ocuklar\u0131, Ermeni Ta\u015fnak komitesinin \u00fcyeleri, birbiriyle didi\u015fen a\u015firet reisleri gibi kar\u0131\u015f\u0131k bir grup, L\u00fcbnan&#8217;da Xoybun (Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k) adl\u0131 bir \u00f6rg\u00fct kurdular. B\u00f6ylece \u015fehirli ve k\u0131rsal k\u00f6kenli gruplar\u0131n veya bir zamanlar fail ve ma\u011fdur olarak kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelen K\u00fcrtlerin ve Ermenilerin zoraki evlili\u011fi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Xoybun (Hoybun) 1926-1930 aras\u0131nda Yezidi, S\u00fcnni ve Alevi K\u00fcrt a\u015firetlerinden olu\u015fan Celali konfederasyonunun A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131&#8217;na s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131yla ba\u015flayan olaylara damgas\u0131n\u0131 vuracakt\u0131. \u00c7e\u015fitli d\u00f6nemlerde \u0130ran, Irak ve Suriye&#8217;ye ka\u00e7m\u0131\u015f olan K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131, aristokratlar\u0131, a\u015firet beyleri A\u011fr\u0131&#8217;ya gelmi\u015fler, bunlara \u0130ran&#8217;daki \u015eikan a\u015fireti de kat\u0131lm\u0131\u015f, eski bir Osmanl\u0131 askeri olan \u0130hsan Nuri&#8217;nin y\u00f6netiminde da\u011fda \u2018A\u011fr\u0131 Cumhuriyeti&#8217; diye bir y\u00f6netim kurup, Milletler Cemiyeti&#8217;ne bile ba\u015fvurmu\u015flard\u0131. Cumhuriyetin ye\u015fil, sar\u0131 k\u0131rm\u0131z\u0131 bantlar\u0131n \u00fcst\u00fcnde A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 motifli bir bayra\u011f\u0131 bile vard\u0131. (Naci Kutlay, &#8220;Cumhuriyet ve K\u00fcrtler&#8221;,  <em>Toplumsal Tarih<\/em>, S. 160,  Nisan 2007, s. 27-28)  <\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmet, isyanc\u0131lar\u0131 vazge\u00e7irmek i\u00e7in 1928 y\u0131l\u0131nda bir af \u00e7\u0131kard\u0131. \u0130lgin\u00e7tir, Erzurum Kongresi&#8217;ni d\u00fczenleyen VMHC&#8217;nin kurucular\u0131ndan K\u00fcrt k\u00f6kenli S\u00fcleyman Nazif affa kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gibi &#8220;vaaz ve nasihat veya re&#8217;fet ve \u015fefkat zaman\u0131 \u00e7oktan ge\u00e7ti, eline silah alm\u0131\u015f olan her asinin eli ba\u015f\u0131yla birlikte kesilmelidir&#8221; demi\u015fti.  (Mehmet Bayrak, <em>K\u00fcrdoloji Belgeleri II<\/em>, \u00d6z-Ge Yay\u0131nlar\u0131, 2004, s. 291-292.) Bir s\u00fcre sonra Nazif&#8217;in y\u00f6ntemleri uyguland\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc isyanc\u0131lar da\u011fdan inmi\u015fler ama \u0130ran&#8217;da yeniden \u00f6rg\u00fctlenmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>Al\u0131nan tedbirler hakk\u0131nda bir fikir vermesi i\u00e7in 16 Temmuz 1930 tarihli <em>Cumhuriyet<\/em>gazetesinden okuyal\u0131m: &#8220;A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 tepelerinde kovuklara iltica eden 1500 kadar \u015faki kalm\u0131\u015ft\u0131r. Tayyarelerimiz \u015fakiler \u00fczerine \u00e7ok \u015fiddetli bombard\u0131man ediyorlar. A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 daimi olarak infilak ve ate\u015f i\u00e7inde inlemektedir. T\u00fcrk\u00fcn demir kartallar\u0131 asilerin hesab\u0131n\u0131 temizlemektedir. E\u015fk\u0131yaya iltica eden k\u00f6yler tamamen yak\u0131lmaktad\u0131r. Zilan harekat\u0131nda imha edilenlerin say\u0131s\u0131 15.000 kadard\u0131r. Zilan Deresi a\u011fz\u0131na kadar ceset dolmu\u015ftur (.) Bu hafta i\u00e7inde A\u011fr\u0131 Da\u011f\u0131 tenkil harekat\u0131na ba\u015flanacakt\u0131r. Kumandan Salih Pa\u015fa bizzat A\u011fr\u0131&#8217;da tarama harekat\u0131na ba\u015flayacakt\u0131r. Bundan kurtulma imkan\u0131 tasavvur edilemez.&#8221;<\/p>\n<p>Zilan Deresi cesetlerle dolunca \u0130smet Pa\u015fa noktay\u0131 koydu: &#8220;Bu \u00fclkede sadece T\u00fcrk ulusu etnik ve \u0131rksal haklar talep etme hakk\u0131na sahiptir. Ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin b\u00f6yle bir hakk\u0131 yoktur&#8221; (<em>Milliyet<\/em>, 31 A\u011fustos 1930) \u00d6demi\u015f&#8217;te bir konu\u015fma yapan Adalet Bakan\u0131 Mahmut Esat (Bozkurt) ise laf\u0131 gevelemeyecekti: &#8220;Biz T\u00fcrkiye denen d\u00fcnyan\u0131n en h\u00fcr \u00fclkesinde ya\u015f\u0131yoruz. Mebusunuz inan\u00e7lar\u0131ndan samimiyetle bahsetmek i\u00e7in buradan daha m\u00fcsait bir ortam bulamazd\u0131. Onun i\u00e7in hislerimi saklamayaca\u011f\u0131m. T\u00fcrk bu \u00fclkenin yeg\u00e2ne efendisi, yeg\u00e2ne sahibidir. Saf T\u00fcrk soyundan olmayanlar\u0131n bu memlekette tek haklar\u0131 vard\u0131r; hizmet\u00e7i olma hakk\u0131, k\u00f6le olma hakk\u0131. Dost ve d\u00fc\u015fman, hatta da\u011flar bu hakikati b\u00f6yle bilsinler!&#8221; (<em>Milliyet<\/em>, 19 Eyl\u00fcl 1930) <\/p>\n<p>1933&#8217;te, Cumhuriyet&#8217;in 10. Y\u0131l\u0131 \u015ferefine \u00e7\u0131kar\u0131lan genel aftan, 1923&#8217;te Lozan Bar\u0131\u015f Antla\u015fmas\u0131 kapsam\u0131nda yurt d\u0131\u015f\u0131na s\u00fcr\u00fclen 150&#8217;likler affedilip T\u00fcrkiye&#8217;ye d\u00f6nmelerine izin verilirken, s\u00fcrg\u00fcndeki K\u00fcrtlere bu hak tan\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131. (Bayrak, s. 294)<\/p>\n<p><strong>DERS\u0130M&#8217;\u0130N TERB\u0130YES\u0130 ZOR. <\/strong>M\u00fclkiye M\u00fcfetti\u015fi Hamdi Bey, \u015eubat 1926&#8217;da h\u00fck\u00fcmete sundu\u011fu raporda, &#8220;Dersim, Cumhuriyet h\u00fck\u00fcmeti i\u00e7in bir \u00e7\u0131banba\u015f\u0131d\u0131r. Bu \u00e7\u0131ban \u00fczerinde kesin bir ameliye yapmak ve elim ihtimalleri \u00f6nlemek, memleket selameti i\u00e7in mutlaka laz\u0131md\u0131r&#8221; demi\u015fti. 1931&#8217;de Birinci Umumi M\u00fcfetti\u015fi \u0130brahim Tali (\u00d6ng\u00f6ren) y\u00f6ntemi a\u00e7\u0131klad\u0131: &#8220;A. B\u00fct\u00fcn Dersimin hari\u00e7le m\u00fcnasebetini kat ederek (keserek) bu y\u00fczden taarruzlar\u0131na ve ticaretlerine mani olmak, a\u00e7 kalacak halk\u0131 zamanla kendili\u011finden ilticaya icbar etmek (zorlamak) ve \u015fu suretle Dersimi fenalardan tahliye. B. Her taraf\u0131 esasl\u0131 surette kapad\u0131ktan sonra ihata \u00e7enberini tedricen darla\u015ft\u0131rmak ve fenal\u0131klardan dolay\u0131 yakalananlar\u0131 derhal Dersimden \u00e7\u0131karak Garba atmak ve serpi\u015ftirmek.&#8221; Erk\u00e2n\u0131 Harbiye Reisi&#8217;ne verilen raporda ise a\u00e7\u0131k konu\u015fulmu\u015ftu: &#8220;Dersimli ok\u015fanmakla kazan\u0131lmaz. M\u00fcsellah kuvvenin (silahl\u0131 kuvvetlerin) m\u00fcdahalesi Dersimliye daha \u00e7ok tesir yapar ve \u0131slah\u0131n esas\u0131n\u0131 te\u015fkil eder. Dersim evvela koloni gibi nazar\u0131 itibara al\u0131nmal\u0131. T\u00fcrk camias\u0131 i\u00e7inde K\u00fcrtl\u00fck eritilmeli, ondan sonra ve tedricen \u00f6z T\u00fcrk hukukuna mazhar k\u0131l\u0131nmal\u0131d\u0131r.&#8221;(<em>Dersim, Jandarma Genel Komutanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n Raporu<\/em>, Kaynak Yay\u0131nlar\u0131, 1998, s. 174 ve 184.)<\/p>\n<p>Ge\u00e7mi\u015f tecr\u00fcbelere bakarak devletin bu tavsiyeleri dinleyip dinlemedi\u011fini tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu konuya \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki haftalarda, 3 A\u011fustos 2008 tarihli \u2018K\u00fcrtleri imha etmek fikri kime aitti?&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131m\u0131 tekzip eden Say\u0131n Nil\u00fcfer Bayar G\u00fcrsoy&#8217;un mektubuna cevap verirken de\u011finece\u011fim.<\/p>\n<p><strong>   <!--nextpage--> <br \/><\/strong><\/p>\n<p><strong>RIZA NUR \u0130LE Z\u0130YA G\u00d6KALP  NE KONU\u015eTU?<\/strong><\/p>\n<p>1921 May\u0131s\u0131&#8217;n\u0131n son g\u00fcnleriydi. Samsun&#8217;dan yola \u00e7\u0131kan yayl\u0131 bir arabada, iki \u00f6nemli adam, Ankara&#8217;ya do\u011fru ilerliyordu. Birisi, R\u0131za Nur&#8217;du, di\u011feri ise Malta&#8217;daki bir bu\u00e7uk y\u0131ll\u0131k s\u00fcrg\u00fcn hayat\u0131ndan hen\u00fcz yeni d\u00f6nm\u00fc\u015f olan Ziya G\u00f6kalp. R\u0131za Nur, y\u0131llar sonra, yol arkada\u015f\u0131n\u0131n vas\u0131flar\u0131n\u0131 \u00f6verken suskunlu\u011fundan \u015f\u00f6yle yak\u0131nacakt\u0131: \u2018Ziya, \u0130ttihat\u00e7\u0131lar&#8217;\u0131n i\u00e7inde yegane bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kafa ve \u00e2lim adamd\u0131. Memleket ondan istifade etmeli. Vak\u0131a on y\u0131l muhas\u0131m (kar\u015f\u0131t) saflarda bulunduk. Ama vatan i\u015fi ba\u015fka. K\u0131ymetli adamlar\u0131 i\u015f ba\u015f\u0131na koymal\u0131. Yaln\u0131z pek az konu\u015fuyor. Siz sormazsan\u0131z, hep somurtuyor. Laf a\u011fz\u0131ndan damla damla \u00e7\u0131k\u0131yor. Yayl\u0131larla beraber Ankara&#8217;ya gidiyoruz.&#8217;<\/p>\n<p><strong>\u0130LM\u00ce TETK\u0130KLER .<\/strong> G\u00f6kalp&#8217;in s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi konulardan biri, yeni T\u00fcrkiye&#8217;nin sosyolojik yap\u0131s\u0131yd\u0131. G\u00f6kalp, sava\u015f sonras\u0131nda K\u00fcrtler hakk\u0131nda nas\u0131l bir politika izlenmesi gerekti\u011fi sorusunu \u015fimdiden ara\u015ft\u0131rmak gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. R\u0131za Nur&#8217;a bu ama\u00e7la bir &#8220;\u0130lmi Ara\u015ft\u0131rma Enstit\u00fcs\u00fc&#8221; kurmak gerekti\u011finden s\u00f6z etti. Az ama \u00f6z konu\u015fuyordu. Ankara&#8217;ya varmalar\u0131ndan bir s\u00fcre sonra, R\u0131za Nur, S\u0131hhat ve \u0130\u00e7timai Muavenet Vekili (yani Sa\u011fl\u0131k Bakan\u0131) oldu. Ziya G\u00f6kalp&#8217;e ise, Maarif Vekaleti (Milli E\u011fitim Bakanl\u0131\u011f\u0131) i\u00e7inde alt d\u00fczey bir g\u00f6rev verildi. Bu g\u00f6revde fazla kalmayarak, sonbaharda memleketi olan Diyarbak\u0131r&#8217;a gitti.K\u0131sa bir s\u00fcre sonra R\u0131za Nur, &#8220;memleket ondan istifade etmeli&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle, G\u00f6kalp&#8217;e bir mektup yazd\u0131 ve do\u011fudaki K\u00fcrt a\u015firetleri hakk\u0131nda bir ara\u015ft\u0131rma yapmas\u0131n\u0131 rica etti. R\u0131za Nur, sonradan bunu \u015f\u00f6yle anlatacakt\u0131: &#8220;S\u0131hhiye vekili iken, isyan\u0131n da o vakit bu vekalete ait olmas\u0131ndan istifade ederek, Ziya G\u00f6kalp&#8217;e K\u00fcrtler&#8217;i tetkik ettirdim. Maksad\u0131m, bu gibi malumat\u0131 toplay\u0131p vaziyeti ilmi, iktisadi bir surette \u00f6\u011frendikten sonra, K\u00fcrtler&#8217;e T\u00fcrk olduklar\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in te\u015fkilat yap\u0131p faaliyete ge\u00e7ecektim. Bug\u00fcn K\u00fcrt denilen bu adamlar\u0131n \u00e7o\u011funun T\u00fcrk oldu\u011funu bilirim. Yaln\u0131z onlara bunu bildirmek, \u00f6\u011fretmek laz\u0131md\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00f6kalp &#8220;K\u00fcrt A\u015firetleri Hakk\u0131nda Tetkikler&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 yapt\u0131 ve Ankara h\u00fck\u00fcmetine sundu. Bir sosyolog olarak konunun \u00f6neminin bilincinde olan G\u00f6kalp, 1924&#8217;teki erken \u00f6l\u00fcm\u00fcne dek \u00e7e\u015fitli dergilerde K\u00fcrtleri ele alan, T\u00fcrklerle K\u00fcrtlerin kayna\u015fm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ayr\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatan \u00f6nemli makaleler kaleme ald\u0131.<\/p>\n<p><strong>MODERNLE\u015eME FARKI .<\/strong> G\u00f6kalp, T\u00fcrklerle K\u00fcrtler aras\u0131ndaki temel fark\u0131 \u015f\u00f6yle tarif ediyordu: &#8220;T\u00fcrkler \u015fehir medeniyetine daha istidatl\u0131 olduklar\u0131ndan \u015fehirler T\u00fcrkl\u00fck merkezi halini almakla beraber, oralara gelen K\u00fcrtleri de T\u00fcrkle\u015ftirmektedir. K\u00f6ylerde ve \u00e7ad\u0131rlarda ya\u015fayan T\u00fcrkmenler ise, sahra medeniyetinde daha kuvvetli bulunan K\u00fcrtl\u00fc\u011fe temess\u00fcl etmektedirler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu durumda, K\u00fcrtleri hem T\u00fcrklerle kayna\u015ft\u0131rmak hem de modernle\u015ftirmek i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gereken, onlar\u0131 g\u00f6\u00e7ebe ve da\u011fl\u0131k ya\u015famdan yerle\u015fik \u015fehir ya\u015fam\u0131na ge\u00e7irmekti. Bu nedenle G\u00f6kalp, raporunda da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelerde ya\u015fayan K\u00fcrtlerin ovalara indirilmesini ve orada arazi sahibi k\u0131l\u0131nmalar\u0131n\u0131 savunmu\u015ftu. Ancak bunlar yap\u0131l\u0131rken K\u00fcrtler ve T\u00fcrkler aras\u0131nda karde\u015flik korunmal\u0131, bunun i\u00e7in de ortak inan\u00e7lar, de\u011ferler ve tarihsel birliktelik vurgulanmal\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p><strong>OKUNMAYAN RAPORLAR .<\/strong> G\u00f6kalp&#8217;in \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, d\u00f6rt kopya olarak \u00e7o\u011falt\u0131ld\u0131. Birisi do\u011frudan Mustafa Kemal Pa\u015fa&#8217;ya g\u00f6nderildi. Pa\u015fa raporu \u00e7ok takdir etti. H\u00fck\u00fcmet, G\u00f6kalp&#8217;ten, ara\u015ft\u0131rmay\u0131 geni\u015fletmesini istedi. Ancak hastayd\u0131 ve kendisine yard\u0131m edecek kimse de yoktu. Bu nedenle \u00e7al\u0131\u015fma bar\u0131\u015f zaman\u0131na ertelendi. Fakat bar\u0131\u015ftan sonra da fazla ya\u015fayamad\u0131. K\u00fcrt konusundaki ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na devam edemedi, \u00e7ok istedi\u011fi &#8220;T\u00fcrkiye i\u00e7timaiyat\u0131&#8221; incelemelerini yapamad\u0131, yoksulluk i\u00e7inde vefat etti.<\/p>\n<p>\u0130leriki y\u0131llarda, Ziya G\u00f6kalp&#8217;in de\u011fil R\u0131za Nur&#8217;un \u00e7izgisi egemen oldu. Zaten, \u015eevket S\u00fcreyya Aydemir&#8217;e g\u00f6re Mustafa Kemal de, genel olarak, Ziya G\u00f6kalp&#8217;e &#8220;fazla bir meyil g\u00f6stermemi\u015fti!&#8221;(Mustafa Akyol, <em>K\u00fcrt sorunun yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek: Yanl\u0131\u015f giden neydi? Bundan sonra nereye?<\/em>, Do\u011fan Kitap, 2006&#8217;dan k\u0131salt\u0131larak aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.)<\/p>\n<p>Ziya G\u00f6kalp&#8217;in raporunu, M\u00fclkiye M\u00fcfetti\u015fi Hamdi Bey&#8217;in \u0130\u00e7i\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;na raporu (1926), Diyarbak\u0131r Valisi Cemal Bardak\u00e7\u0131&#8217;n\u0131n raporu (1926), Umumi M\u00fcfetti\u015f \u0130brahim Tali \u00d6ng\u00f6ren&#8217;in raporu (1931), Dahiliye Vekili \u015e\u00fckr\u00fc Kaya&#8217;n\u0131n raporu (1931), Korgeneral \u00d6mer Halis B\u0131y\u0131ktay&#8217;\u0131n raporu (1931), \u0130\u00e7i\u015fleri Bakan\u0131 \u015e\u00fckr\u00fc Kaya&#8217;n\u0131n raporu (1931), Ba\u015fbakan \u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;n\u00fcn raporu (1935), Umumi m\u00fcfetti\u015f Abidin \u00d6zmen&#8217;in \u2018\u015eark Meselesi&#8217; raporu (1936), \u0130ktisat Vekili Celal Bayar&#8217;\u0131n \u2018\u015eark Raporu&#8217; (1936), eski Vali ve M\u00fclkiye M\u00fcfetti\u015fi Ahmet Hasip Koylan&#8217;\u0131n raporu (1939 ?), Maliye m\u00fcfetti\u015fi Burhan Ulutan&#8217;\u0131n raporu (1947), 27 May\u0131s\u00e7\u0131lar\u0131n raporu (1961) izledi.<\/p>\n<\/p>\n<p><strong>1961 darbecilerinin K\u00fcrt meselesini \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in olu\u015fturduklar\u0131 Do\u011fu Grubu&#8217;nun gizli raporundaki asimilasyon \u00f6nerileri \u00e2deta 1925 tarihli \u015eark Islahat Plan\u0131&#8217;ndaki \u00f6nerilerin kopyas\u0131yd\u0131. Ancak, 1925 raporundaki K\u00fcrt teriminin yerini 1961&#8217;de \u2018kendini K\u00fcrt sananlar&#8217; terimi alm\u0131\u015ft\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>Parti \u00e7ok ama zihniyet tek<\/strong><strong><\/p>\n<p> <\/strong>Talepleri ister k\u00fclt\u00fcrel olsun, ister siyasi, ister idari olsun ister dinsel olsun, devletten tek tip tepki g\u00f6ren, bu tepki de bask\u0131, zul\u00fcm, y\u0131ld\u0131rma, silah, bomba, hatta zehirli gaz gibi sert y\u00f6ntemler olan K\u00fcrtler, 1946&#8217;da \u2018\u00c7ok Partili&#8217; ya\u015fama ge\u00e7ildi\u011finde sindirilmi\u015f durumdayd\u0131lar. 14 May\u0131s 1950&#8217;de yap\u0131lan tarih\u00ee se\u00e7imlerde baz\u0131 K\u00fcrt toplum liderleri Demokrat Parti (DP) listelerinden aday olurken, K\u00fcrtlerin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc oylar\u0131n\u0131 ilk kez CHP&#8217;ye de\u011fil, DP&#8217;ye verdiler. Bunun alt\u0131nda yatan en \u00f6nemli neden CHP&#8217;nin 1945&#8217;te uygulamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 ancak ba\u015far\u0131s\u0131z oldu\u011fu Toprak Reformu idi. Ancak CHP ile K\u00fcrt feodalleri aras\u0131ndaki ittifak 1957&#8217;ye kadar s\u00fcrd\u00fc.  <br \/> <strong><br \/> <strong>D\u0130CLE \u00d6\u011eRENC\u0130 YURDU \u2022<\/strong><\/strong> T\u00fcrkiye&#8217;nin modernle\u015fmesiyle uyumlu olarak K\u00fcrt e\u015fraf\u0131n\u0131n da giderek burjuvala\u015fmas\u0131 s\u00fcrecinde, bu ailelerin \u00e7ocuklar\u0131 e\u011fitim i\u00e7in \u0130stanbul, Ankara gibi b\u00fcy\u00fck \u015fehirlere gelmeye ba\u015flad\u0131lar. Bu gen\u00e7ler i\u00e7in Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu illerinin \u00f6zel idare ve belediyelerinin yard\u0131mlar\u0131yla kurulan Dicle Talebe Yurdu, \u2018K\u00fcrtl\u00fck bilinci&#8217;nin yeniden tan\u0131mlanmas\u0131nda \u00f6nemli rol oynad\u0131. 15 g\u00fcnde bir \u00e7\u0131kan Dicle Kayna\u011f\u0131 adl\u0131 yay\u0131nda \u2018Do\u011fu Sorunu&#8217; terimi kullan\u0131p, jandarma ve vergi toplayan tahsildarlardan \u015fik\u00e2yet ediliyor, bask\u0131lar ve yasa d\u0131\u015f\u0131 uygulamalara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131l\u0131yordu ama eski isyank\u00e2rl\u0131k yoktu. Nitekim dergi uzun s\u00fcre ya\u015fayamad\u0131. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k Suriye, L\u00fcbnan ve Irak K\u00fcrtleri aras\u0131nda solcu ve K\u00fcrt milliyet\u00e7isi \u015fairlerin \u015fiirleri ki bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Cigerxwin geliyordu, s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015f\u0131p T\u00fcrkiye K\u00fcrtlerinden ayd\u0131n ve din hocalar\u0131 aras\u0131nda elden ele dola\u015f\u0131yordu. K\u00fcrt tarihi, uygarl\u0131\u011f\u0131 ve edebiyat\u0131 d\u00fcnyaya, kom\u015fu halklara ve K\u00fcrtlerin daha \u00e7ok kentli kitlelerine ula\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. \u00d6zetle \u2018etnik kimlik bilinci&#8217; art\u0131k bir avu\u00e7 K\u00fcrt milliyet\u00e7isinin \u00f6zel alan\u0131 olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131.<br \/> <strong><br \/> <strong>BARZAN\u0130&#8217;N\u0130N D\u00d6N\u00dc\u015e\u00dc \u2022<\/strong><\/strong> Bu d\u00f6nemde ya\u015fanan ve K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fini radikalle\u015ftiren iki \u00f6nemli olay\u0131, 13 Temmuz 2007 tarihli \u2018K\u0131m\u0131l olay\u0131ndan 49&#8217;lar davas\u0131na&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131mda uzunca anlatm\u0131\u015ft\u0131m ancak okumayanlar i\u00e7in k\u0131saca \u00f6zetlemek istiyorum. 14 Temmuz 1958&#8217;de Irak Kral\u0131 Faysal, General Abd\u00fclkerim Kas\u0131m taraf\u0131ndan kanl\u0131 bir darbeyle tahttan indirildikten sonra cumhuriyet ilan eden generalin ilk i\u015fi, \u0130ran&#8217;da kurulan Mahabad Cumhuriyeti&#8217;nin \u00f6nderlerinden olup 1947&#8217;den beri s\u00fcrg\u00fcnde olan Molla Mustafa Barzani&#8217;yi Ba\u011fdat&#8217;a davet etmek ve K\u00fcrtlere Kerk\u00fck&#8217;\u00fcn de i\u00e7inde oldu\u011fu bir otonom b\u00f6lge s\u00f6z\u00fc vermek olmu\u015ftu. 1961&#8217;da Molla Mustafa Barzani&#8217;nin Irak y\u00f6netimiyle sava\u015fa girmesi ve Irak ordusunun yenilgisi \u0130ran, Irak, Suriye ve T\u00fcrkiye K\u00fcrtlerinde yeni umutlar\u0131n ye\u015fermesine neden oldu. <br \/> <strong><br \/> <strong>49&#8217;LAR OLAYI \u2022<\/strong><\/strong> Bu durum Menderes H\u00fck\u00fcmeti&#8217;ni tedirgin etmi\u015fti. 14 Temmuz 1959&#8217;da Kerk\u00fck&#8217;te bir grup T\u00fcrkmen&#8217;in Irak ordusunca katledilmesine misillime olarak, M\u0130T&#8217;in (o zaman MAH) \u00f6nerisiyle bin ila iki bin 500 ki\u015filik bir K\u00fcrt grubunun \u2018tenkil&#8217; edilmesi fikriyle ba\u015flayan \u2018beyin f\u0131rt\u0131nas\u0131&#8217; sonucu 49 K\u00fcrt ayd\u0131n idam cezas\u0131 ile mahkemeye verildi. 49&#8217;lar\u0131n davas\u0131 s\u00fcrerken 27 May\u0131s 1960 darbesi ger\u00e7ekle\u015fti. San\u0131klar demokratikle\u015fme vaadiyle iktidara gelen darbecilerin kendilerini sal\u0131verece\u011fini umarken yan\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 k\u0131sa s\u00fcrede anlad\u0131lar. Ger\u00e7i tutukluluklar\u0131 bir s\u00fcre sonra kald\u0131r\u0131ld\u0131 ama, 49&#8217;lar ancak 1965&#8217;te zaman a\u015f\u0131m\u0131ndan pa\u00e7ay\u0131 kurtarabildiler.  <br \/> <strong><br \/> <strong>S\u0130VAS KAMPI \u2022<\/strong><\/strong> 27 May\u0131s\u00e7\u0131lar\u0131n K\u00fcrt meselesine bulduklar\u0131 \u00e7are ise 1 Haziran 1960&#8217;ta b\u00f6lgelerinde etkili olan toprak a\u011falar\u0131ndan, a\u015firet reislerinden, \u015feyhlerinden ve K\u00fcrt milliyet\u00e7isi oldu\u011fundan \u015f\u00fcphelenilen 485 ki\u015finin Sivas-Kabakyaz\u0131&#8217;da a\u00e7\u0131k arazide kurulan bir kampa kapat\u0131lmas\u0131yd\u0131. Aral\u0131k ay\u0131nda Sivas Kamp\u0131 sakinlerinden 55 ki\u015fi, Antalya, \u0130zmir, Burdur, Mu\u011fla, Afyon, Isparta, Manisa, \u00c7orum ve Denizli&#8217;de zorunlu ikamete tabi tutuldular. <\/p>\n<p> \u0130ddialara g\u00f6re bu 55 ki\u015finin babalar\u0131 1919&#8217;da Erzurum ve Sivas kongrelerine davet edildikleri halde kat\u0131lmay\u0131 \u2018nazik\u00e7e&#8217; (!) reddeden ki\u015filerdi. Yine iddiaya g\u00f6re, bu ki\u015filerin cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 ihtilalin kudretli albay\u0131 Alparslan T\u00fcrke\u015f istemi\u015f, K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 Cemal G\u00fcrsel ise daha y\u00fcksek olabilecek say\u0131y\u0131 55&#8217;te tutmu\u015ftu. Ekim 1963&#8217;te \u00e7\u0131kar\u0131lan genel afla olay kapanm\u0131\u015ft\u0131 ama, devletle K\u00fcrtlerin aras\u0131 bir kez daha a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. (Bu d\u00f6nemde co\u011frafi ve yerle\u015fim yeri isimlerinin T\u00fcrk\u00e7ele\u015ftirilmesi de t\u00fcy dikmi\u015fti.)<br \/> <strong><br \/> <strong>23&#8217;LER DAVASI \u2022<\/strong><\/strong> 22 \u015eubat 1962 ve 21 May\u0131s 1963 tarihlerinde Talat Aydemir ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131z darbe giri\u015fimlerinden sonra \u00fclkedeki t\u00fcm \u2018a\u015f\u0131r\u0131 u\u00e7lar\u0131n t\u00f6rp\u00fclenmesi&#8217; politikas\u0131 uyar\u0131nca, 1963 y\u0131l\u0131nda, K\u00fcrt milliyet\u00e7ileriyle ki\u015fisel ili\u015fkisi olan Hamewendi adl\u0131 Arap emlak\u00e7inin \u00fczerinde ad\u0131 bulunan Musa Anter&#8217;le ili\u015fkide olan 23 K\u00fcrt, \u2018M\u00fcstakil bir K\u00fcrdistan Devleti&#8217; kurma yolunda faaliyette bulunmak su\u00e7uyla tutuklanm\u0131\u015flard\u0131. Tutuklular 1964&#8217;te sal\u0131nd\u0131, dava \u00e7ok sonra sonu\u00e7land\u0131 ancak a\u011f\u0131r cezaland\u0131rma olmad\u0131. Bu 23 ki\u015fi, Talat Aydemir ve ekibiyle ayn\u0131 hapishaneye konulmu\u015ftu. \u0130ddialara g\u00f6re darbeci subaylar\u0131n \u00e7o\u011fu iyi e\u011fitimli oldu\u011fu halde K\u00fcrt sorunu ile ilgili bilgili de\u011fillerdi, ancak Talat Aydemir, K\u00fcrtlerin \u2018Ey Raqip&#8217; adl\u0131 milli mar\u015flar\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken ko\u011fu\u015fa girmi\u015f, mar\u015f\u0131 duyunca haz\u0131r ola ge\u00e7mi\u015fti.<br \/> <strong><br \/> <strong>SOL VE K\u00dcRTLER \u2022<\/strong><\/strong> Musa Anter, Ya\u015far Kaya, Medet Serhat, Naci Kutlay, Kemal Burkay, Methi Zena, Tar\u0131k Ziya Ekinci ve Canip Y\u0131ld\u0131r\u0131m&#8217;\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi bir grup K\u00fcrt ayd\u0131n\u0131 ise 13 \u015eubat 1961 tarihinde 12 sendikac\u0131 taraf\u0131ndan kurulan T\u00fcrkiye \u0130\u015f\u00e7i Partisi&#8217;ne (T\u0130P) kat\u0131ld\u0131lar. Bu grubun olu\u015fturdu\u011fu \u2018Do\u011fulular&#8217; kanad\u0131n\u0131n etkisiyle, T\u0130P literat\u00fcr\u00fcndeki ad\u0131yla \u2018Do\u011fu Meselesi&#8217; T\u00fcrkiye&#8217;nin g\u00fcndemine ta\u015f\u0131nd\u0131. \u0130lk kez Genel Ba\u015fkan Mehmet Ali Aybar&#8217;\u0131n, 1963&#8217;te Gaziantep&#8217;te yap\u0131lan Genel Y\u00f6netim Kurulu&#8217;ndaki a\u00e7\u0131\u015f konu\u015fmas\u0131 ile getirilen \u2018Do\u011fu Meselesi&#8217; 1966&#8217;da Malatya Kongresi&#8217;nde parti kararlar\u0131na girdi. <\/p>\n<p> Buna paralel olarak yay\u0131n hayat\u0131nda da K\u00fcrtlerin sesi duyulmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Ancak Medet Serhat&#8217;\u0131n 1963&#8217;te \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 Deng dergisi ancak \u00fc\u00e7 say\u0131 yay\u0131mlanabildi. 1966&#8217;da yay\u0131mlanan Roja Newe (Yeni Ak\u0131\u015f) ve Dicle-F\u0131rat gibi dergiler de \u00e7ok dayanamad\u0131. Halbuki bunlar K\u00fcrt\u00e7e \u015fiirlere ve radikal olmayan fikir yaz\u0131lar\u0131na yer veriyorlard\u0131. T\u0130P \u00e7izgisine yak\u0131n Sosyal Adalet ve Ant, Milli Demokratik Devrim (MDD) \u00e7izgisindeki T\u00fcrk Solu gibi dergilerde K\u00fcrt ayd\u0131nlar\u0131 seslerini duyurmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131. M\u0131s\u0131r&#8217;daki Cemal Abd\u00fclnass\u0131r hareketinden esinlenen devrimci \u00e7izgideki Y\u00f6n dergisinde K\u00fcrt Meselesi \u2018Do\u011fu Sorunu&#8217; olarak dile getiriliyordu ama bu sorunun hallini \u2018devrimin arkas\u0131na&#8217; koyuyordu. Atat\u00fcrk d\u00f6nemi ayd\u0131nlar\u0131ndan Ahmet Hamdi Ba\u015far&#8217;\u0131n liberal e\u011filimli Bar\u0131\u015f D\u00fcnyas\u0131&#8217;nda da K\u00fcrtlerin k\u00fclt\u00fcrel haklar\u0131na yer veriliyordu. Y\u00f6n&#8217;de yazan Dr. Sait K\u0131rm\u0131z\u0131toprak&#8217;la Bar\u0131\u015f D\u00fcnyas\u0131&#8217;nda yazan Musa Anter aras\u0131ndaki polemikler K\u00fcrtleri \u00e7ok heyecanland\u0131r\u0131yordu. K\u00fcrt edebiyat\u0131n\u0131n ba\u015f eseri Mem \u00fb Zin&#8217;in Mehmet Emin Bozarslan taraf\u0131ndan Latin alfabesiyle yeniden yay\u0131mlanmas\u0131 da bu d\u00f6nemde oldu. <br \/> <strong><br \/> <strong>DO\u011eU M\u0130T\u0130NGLER\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> \u2018Do\u011fu meselesi&#8217;ni kamuoyuna mal etmek i\u00e7in, T-KDP&#8217;li muhafazak\u00e2rlarla ve T\u0130P&#8217;li solcular elbirli\u011fi yapt\u0131lar ve 1967&#8217;de \u00e7e\u015fitli il ve il\u00e7elerde \u2018Do\u011fu Mitingleri&#8217; d\u00fczenlendiler. Mitinglerde, Do\u011fu&#8217;nun ihmal edilmi\u015fli\u011fi, jandarma ve polis bask\u0131s\u0131, f\u0131rsat e\u015fitli\u011finin olmay\u0131\u015f\u0131 gibi konular i\u015fleniyordu. T\u0130P&#8217;i pasif bularak ayr\u0131lan K\u00fcrt gen\u00e7lerinin kurdu\u011fu Do\u011fu Devrimci K\u00fclt\u00fcr Ocaklar\u0131 (DDKO), ile Dev-Gen\u00e7 ve Fikir Kul\u00fcpleri Federasyonu (FKF) gibi Marksist \u00f6rg\u00fctlerde sol s\u00f6ylemlerle K\u00fcrt milliyet\u00e7isi s\u00f6ylemler el ele gidiyordu. Bu olu\u015fumlara, K\u00fcrt feodallerinin, a\u011falar\u0131n\u0131n, Cumhuriyet d\u00f6neminin s\u00fcrg\u00fcnlerinin \u00e7ocuklar\u0131 da kat\u0131l\u0131nca rejimin muhaf\u0131zlar\u0131nda alarm zilleri \u00e7almaya ba\u015flad\u0131.  <br \/> <strong><br \/> <strong>T\u00dcRK\u0130YE KDP&#8217;S\u0130 \u2022<\/strong><\/strong> DP ve 27 May\u0131s\u00e7\u0131lar\u0131n d\u0131\u015flay\u0131c\u0131 politikalar\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde yeni aray\u0131\u015flara giren dinsel-muhafazak\u00e2r e\u011filimli K\u00fcrtler ve k\u00fc\u00e7\u00fck bir ayd\u0131n grubu ise 1965&#8217;te Barzani&#8217;nin etkisiyle illegal olarak T\u00fcrkiye K\u00fcrdistan Demokrat Partisi&#8217;ni (T-KDP) kurdular. Partiyi kuranlar 1925&#8217;te \u015eeyh Said&#8217;in yard\u0131mc\u0131s\u0131 olan Liceli Fehmiye Bilal&#8217;\u0131n etkisindeki ki\u015filerdi. \u0130lk ba\u015fkan Faik Bucak&#8217;\u0131n Urfa&#8217;da bir e\u015fk\u0131ya taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi \u00fczerine yerini Sait El\u00e7i ald\u0131. (K\u00fcrtler bu olay\u0131n arkas\u0131nda T\u00fcrk istihbarat\u0131n\u0131n oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler.) Partinin K\u00fcrt kimli\u011finin kabullenmesi ve k\u00fclt\u00fcrel haklarla yetinen \u0131l\u0131ml\u0131 yap\u0131s\u0131 baz\u0131 K\u00fcrt a\u015firet reislerini etkilemi\u015fti. T-KDP legal siyasette, K\u00fcrt as\u0131ll\u0131 Yusuf Azizo\u011flu&#8217;nun i\u00e7inde bulundu\u011fu Yeni T\u00fcrkiye Partisi&#8217;ni (YTP) destekliyordu. <br \/> <strong><br \/> <strong>\u2018BALYOZ HAREKATI&#8217; \u2022<\/strong><\/strong> 12 Mart 1971&#8217;de askerlerimizin adet oldu\u011fu \u00fczere siyasete m\u00fcdahalesi ger\u00e7ekle\u015fti\u011finde T-KDP illegal oldu\u011fu i\u00e7in sadece \u00fcyelerinin yarg\u0131lanmas\u0131 ile cezaland\u0131r\u0131ld\u0131 ama \u2018Do\u011fu Meselesi&#8217; T\u0130P&#8217;in sonunu getirdi. Mahkemenin T\u0130P&#8217;i \u2018oybirli\u011fi&#8217; ile kapatan 20 Temmuz 1971 tarihli gerek\u00e7eli karar\u0131nda, &#8220;okuryazar olan belki de olmayan fakat \u00e7evresinde ge\u00e7en olaylar \u00fczerinde ortalama bilgisi bulunan ki\u015filerce, anayasal vatanda\u015fl\u0131k haklar\u0131ndan anlayaca\u011f\u0131, anayasada K\u00fcrt vatanda\u015flara tan\u0131nan haklar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan konulara ili\u015fkin bir tak\u0131m \u00f6zlem ve istekler olabilece\u011fi&#8221; gibi ilgin\u00e7 bir endi\u015fe yer al\u0131yordu. Kapatma karar\u0131ndan sonra T\u0130P liderleri 15 y\u0131la kadar de\u011fi\u015fen hapis cezalar\u0131na \u00e7arpt\u0131r\u0131ld\u0131lar. Bir kez daha anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ki, devletin en mutedil bi\u00e7ime de olsa K\u00fcrt meselesinin dile getirilmesine tahamm\u00fcl\u00fc yoktu!  <\/p>\n<\/p>\n<p> <!--nextpage--> <strong><br \/> <strong>K\u00dcRTLER RAD\u0130KALLE\u015e\u0130YOR \u2022<\/strong><\/strong> T\u0130P&#8217;in ve ard\u0131ndan DDKO&#8217;nun kapat\u0131lmas\u0131yla siyasi taleplerini dile getirecek platformlar\u0131 kalmayan solcu K\u00fcrtler, ister istemez, muhafazak\u00e2rlar gibi g\u00f6zlerini Kuzey Irak&#8217;a \u00e7evirdiler. Zaten iki taraf aras\u0131ndaki ili\u015fkiler, ka\u00e7ak\u00e7\u0131l\u0131k ve akraba ziyareti gibi nedenlerle aral\u0131ks\u0131z s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. T\u00fcrkiyeli K\u00fcrtler 1971-1972&#8217;de Mustafa Barzani \u00f6nderli\u011findeki K\u00fcrtlere \u015feker, lastik ayakkab\u0131, \u00e7ay ve elbise gibi e\u015fya yard\u0131m\u0131nda bulunuyorlar, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda da \u2018ideolojik takviye&#8217; al\u0131yorlard\u0131. Bu durum devletin g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7mad\u0131 ve \u015e\u0131rnak ve Silopi y\u00f6resindeki DDKO&#8217;lu gen\u00e7ler Diyarbak\u0131r ve Siirt \u0130lleri S\u0131k\u0131 Y\u00f6netim Mahkemelerinde, \u2018Irak KDP&#8217;sinin (I-KDP) uzant\u0131s\u0131 T-KDP san\u0131klar\u0131&#8217; olarak a\u011f\u0131r cezalara \u00e7arpt\u0131r\u0131ld\u0131lar. (\u015eerafettin El\u00e7i de bunlardan biriydi.) <\/p>\n<p> 1973&#8217;te iktidara gelen CHP&#8217;li B\u00fclent Ecevit se\u00e7im kampanyas\u0131nda \u2018Do\u011fu&#8217;nun sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zme&#8217; s\u00f6z\u00fc vermi\u015fti ama bir s\u00fcre sonra bundan vazge\u00e7ti. Hem legal siyasi partilerden, hem \u2018T\u00fcrk solundan umudunu kesen K\u00fcrtler, 1974&#8217;te I-KDP&#8217;nin ve Barzani&#8217;nin Irak&#8217;taki ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 konumunu kaybetmesi \u00fczerine sol ile milliyet\u00e7ili\u011fin kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 radikal bir s\u00f6yleme kayd\u0131lar. Cezaevinden \u00e7\u0131kan M\u00fcmtaz Kotan ve arkada\u015flar\u0131 R\u0131zgari dergisini Kemal Burkay ve arkada\u015flar\u0131 \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Yolu dergisini \u00e7\u0131kard\u0131lar. Ayr\u0131ca DDKD, KAWA, KIP, KUK gibi ona yak\u0131n \u00f6rg\u00fct ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. \u0130leride \u00fclkeye b\u00fcy\u00fck bir fatura \u00e7\u0131karacak olan Partiya Karker\u00ean K\u00fcrdistan (PKK) ise 1978 y\u0131l\u0131nda kuruldu. <\/p>\n<p> Bu kesimler, 11 Eyl\u00fcl 1980 askeri darbesinde ilk tutuklananlar aras\u0131ndayd\u0131. Bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7ok a\u011f\u0131r cezalara \u00e7arpt\u0131r\u0131ld\u0131, bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00e7at\u0131\u015fmalarda, faili me\u00e7hullerde \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc. Diyarbak\u0131r Cezaevi&#8217;nde en a\u011f\u0131r i\u015fkencelerle ge\u00e7en y\u0131llardan sonra art\u0131k, solculuk, sa\u011fc\u0131l\u0131k gibi siyasi kavramlar de\u011fil, \u2018K\u00fcrtl\u00fck&#8217; gibi etnik kavram a\u011f\u0131rl\u0131k kazanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Bunun ne anlama geldi\u011fini 1984&#8217;ten itibaren \u00fclkece anlayacakt\u0131k&#8230;<\/p>\n<p> Ek Kaynak\u00e7a: Naci Kutlay, 21. Y\u00fczy\u0131la Girerken K\u00fcrtler, Peri Yay\u0131nlar\u0131, 2002; Tar\u0131k Ziya Ekinci, Vatanda\u015fl\u0131k A\u00e7\u0131s\u0131ndan K\u00fcrt Sorunu Ve Bir \u00c7\u00f6z\u00fcm \u00d6nerisi, Kuyerel Yay\u0131nlar\u0131, 1997; Kemal Kiri\u015f\u00e7i&amp;Gareth M. Winrow, K\u00fcrt Sorunu, K\u00f6keni ve Geli\u015fimi, Tarih Vakf\u0131 Yurt Yay\u0131nlar\u0131, 1997.<\/p>\n<p> <strong>DO\u011eU GRUBU&#8217;NUN \u2018YAPILACAKLAR&#8217; L\u0130STES\u0130 \u2022<\/strong> R\u0131dvan Akar ve Can D\u00fcndar, \u2018Karao\u011flan&#8217; belgeselini haz\u0131rlarken, B\u00fclent Ecevit&#8217;in ki\u015fisel ar\u015fivinde 27 May\u0131s\u00e7\u0131lar\u0131n K\u00fcrt raporunu bulmu\u015ftu. DPT b\u00fcnyesinde kurulan \u2018Do\u011fu Grubu&#8217;nun MAH (M\u0130T) Genelkurmay, Emniyet gibi kurumlardan, b\u00f6lgede \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve \u00e7al\u0131\u015fmakta olan idareci ve siyaset\u00e7ilerden elde etti\u011fi bilgilerden olu\u015fan bir raporda, \u2018b\u00f6lgenin, kendilerini K\u00fcrt sananlar lehindeki n\u00fcfus yap\u0131s\u0131n\u0131 T\u00fcrk lehine \u00e7evirmek i\u00e7in&#8217; \u2018kendini K\u00fcrt sananlar\u0131n&#8217; T\u00fcrklerin yo\u011fun oldu\u011fu b\u00f6lgelere iskan\u0131, b\u00f6lgede \u2018k\u0131z ve erkek misyonerlerin yeti\u015ftirilmesi&#8217;, mahalli radyolarda T\u00fcrk\u00e7e g\u00fcfteli mahalli havalar\u0131n \u00e7al\u0131nmas\u0131 ve propaganda uzmanlar\u0131n\u0131n haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 b\u00f6lgesel programlar\u0131n yay\u0131nlanmas\u0131, \u2018kendini K\u00fcrt sananlara \u0131rk bak\u0131m\u0131ndan, T\u00fcrk siyasi d\u00fczeninin kendi menfaatleri bak\u0131m\u0131ndan en elveri\u015fli, en emin ve en \u00e7ok imk\u00e2n sa\u011flayan d\u00fczen oldu\u011funun telkin edilmesi&#8217;, \u2018d\u00fcnya entelekt\u00fcel muhitine T\u00fcrkiye&#8217;de bir K\u00fcrt meselesinin mevcut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n anlat\u0131lmas\u0131&#8217;, \u2018bir T\u00fcrkoloji Enstit\u00fcs\u00fc kurularak kendini K\u00fcrt sananlar\u0131n men\u015felerinin T\u00fcrk oldu\u011funun ispat olunarak yay\u0131nlanmas\u0131&#8217;, \u2018\u0130slam Ansiklopedisi ile Rus alim ve politikac\u0131s\u0131 Minorski&#8217;nin kendini K\u00fcrt sananlar\u0131n \u0130ran k\u00f6kenli oldu\u011fu yaz\u0131s\u0131 ile Lozan&#8217;da delegelere kabul ettirilen, \u2018kendilerini K\u00fcrt sananlar\u0131n da\u011fl\u0131 T\u00fcrkler olup, Turan k\u00f6kenli olduklar\u0131 tezlerinin derhal tashih&#8217; edilmesi&#8217; gibi her biri bir \u2018fars&#8217; konusu olacak \u00f6neriler vard\u0131. (Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in: Can D\u00fcndar, \u2018Tarihi bir ar\u015fivin kap\u0131lar\u0131 ilk kez a\u00e7\u0131l\u0131yor&#8221;, <a href=\"http:\/\/www.candundar.com.tr\/index.php?Did=5968\">http:\/\/www.candundar.com.tr\/index.php?Did=5968<\/a>)<\/p>\n<p> <strong>K\u00dcRT CEMAL NASIL KE\u015eANLI AL\u0130 OLDU \u2022<\/strong> Yaz\u0131m\u0131z\u0131 edebiyattaki \u2018atraksiyonlarla&#8217; bitirelim. Dersim K\u00fcrt isyanlar\u0131n\u0131 anlatan Memo ve Cemo\u2018nun yazar\u0131 Kemal Bilba\u015far bu romanlarda olan biteni bir g\u00fczel anlat\u0131r ama \u015f\u00f6yle rahat\u00e7a K\u00fcrt diyemez. Fakat edebiyattaki gizli sans\u00fcr\u00fcn en ilgin\u00e7 \u00f6rne\u011fi 1960&#8217;l\u0131 y\u0131llar\u0131n k\u00fclt tiyatro eseri Ke\u015fanl\u0131 Ali Destan\u0131\u2018d\u0131r. Hem yazar\u0131 Haldun Taner tiyatro yazarl\u0131\u011f\u0131nda hem de T\u00fcrk epik tiyatrosunda \u00e7ok \u00f6nemli bir yere sahip olan bu eser, mek\u00e2n\u0131, konusu, karakterleri ve diliyle tam bir K\u00fcrt hik\u00e2yesi oldu\u011fu halde, gizli bir T\u00fcrkle\u015ftirme operasyonuna u\u011fram\u0131\u015f ve seyircilerin kar\u015f\u0131s\u0131na Trakya&#8217;n\u0131n g\u00fczel kasabas\u0131 Ke\u015fan&#8217;\u0131n destan\u0131 olarak \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p> Gazeteci Mehmed Kemal (Kur\u015funlu), May\u0131s 1982&#8217;de Cumhuriyet\u2018te yay\u0131mlanan &#8220;T\u00fcrkiye&#8217;nin Kalbi Ankara&#8221; konulu yaz\u0131 dizisinin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde K\u00fcrt ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlat\u0131r: &#8220;K\u00fcrt Cemali, Alt\u0131nda\u011f ve At\u0131fbey&#8217;de \u00e7ok sevildi\u011finden tutuluyor, a\u011f\u0131tlar yak\u0131l\u0131yor. O g\u00fcnlerin ak\u015fam gazeteleri Cemali&#8217;nin \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc balland\u0131ra balland\u0131ra yaz\u0131yorlar. \u00d6yle ki Haldun Taner&#8217;in dikkatini \u00e7ekiyor. Bir g\u00fcn Haldun Taner bana \u00e7\u0131kageldi. \u015eu K\u00fcrt Cemali nerelerde ge\u00e7ti, asl\u0131 ne \u00f6\u011frenmek istiyorum&#8217; dedi. Haldun&#8217;u Alt\u0131nda\u011f ve At\u0131fbey&#8217;in \u00e7ocu\u011fu Avukat \u015eefik G\u00fcnder ve At\u0131fbeyli Tahsin Yaman&#8217;la tan\u0131\u015ft\u0131rd\u0131k. \u00d6\u011frendi, inceledi, bu olaydan Ke\u015fanl\u0131 Ali Destan\u0131 do\u011fdu.&#8221; Mehmed Kemal&#8217;in a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndan sonra ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klamak zorunda kalan Haldun Taner ise 1984&#8217;te eserinin 4. bas\u0131m\u0131na yazd\u0131\u011f\u0131 \u00d6ns\u00f6z&#8217;de hik\u00e2yenin Alt\u0131nda\u011f k\u0131sm\u0131n\u0131 do\u011frulad\u0131ktan sonra \u015f\u00f6yle diyor: &#8220;Konu ne kadar bizdense, oyunu \u00fcslubu da o kadar bizden olsun istiyordum.&#8221; <\/p>\n<p> B\u00f6ylece T\u00fcrkle\u015ftirme operasyonunun nedeni \u00f6\u011freniyoruz: Yazar hik\u00e2yenin bizden olmas\u0131n\u0131 istemi\u015ftir. Bizden olmas\u0131 i\u00e7in de k\u0131rk y\u0131ll\u0131k Alt\u0131nda\u011fl\u0131 K\u00fcrt Cemali&#8217;nin Ke\u015fanl\u0131 Ali&#8217;ye d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmesi gerekmi\u015ftir!<\/p>\n<p> <strong>K\u00dcRT \u00c7EVRELER\u0130N\u0130 YAKLA\u015eIK 40 YILDIR ME\u015eGUL EDEN \u2018\u0130K\u0130 SA\u0130T OLAYI&#8217; NED\u0130R \u2022<\/strong> 3-10 Eyl\u00fcl 1962 tarihinde, CHP&#8217;nin T\u00fcrk\u00e7\u00fc kanad\u0131ndan Avni Do\u011fan, D\u00fcnya Gazetesi\u2018nde &#8220;Barzanl\u0131 Olay\u0131n\u0131n Alt\u0131ndaki B\u00fcy\u00fck Tehlike&#8221; adl\u0131 yaz\u0131 dizisinde dikkatleri K\u00fcrtlere \u00e7ekiyor, &#8220;Irak, \u0130ran, T\u00fcrkiye topraklar\u0131 \u00fczerinde K\u00fcrt h\u00fck\u00fcmeti kurmak art\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f, tehlike halini alm\u0131\u015f&#8221;  diyordu. Avni Do\u011fan&#8217;\u0131n bu yaz\u0131lar\u0131na Dersim-Nazimiyeli Dr. Sait K\u0131rm\u0131z\u0131toprak 14 Eyl\u00fcl 1962&#8217;de Y\u00f6n dergisinde &#8220;\u00c7anlar Kimin \u0130\u00e7in \u00c7al\u0131yor?&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131yla cevap verdi. 49&#8217;lar Davas\u0131 san\u0131klar\u0131ndan olan ve t\u0131bbiyeyi tutuklu iken bitiren Dr. Sait yaz\u0131da, K\u00fcrt-T\u00fcrk karde\u015fli\u011finin asimilasyon yoluyla de\u011fil, uluslar\u0131n e\u015fitli\u011fi temelinde ger\u00e7ekle\u015fmesini savunuyordu.<\/p>\n<p> O y\u0131llarda CHP&#8217;yi \u2018Atat\u00fcrk\u00e7\u00fc-ilerici&#8217;, DP&#8217;yi \u2018gerici-i\u015fbirlik\u00e7i&#8217; olarak niteleyen Dr Sait, daha sonra T\u0130P&#8217;in i\u00e7inde, Milli Demokratik Devrimci (MDD) muhalefeti \u00f6rg\u00fctlemi\u015f ancak bir s\u00fcre sonra, bir grup gen\u00e7le birlikte K\u00fcrt (Kurmanci) dilini yerinde \u00f6\u011frenmek (Dersimli oldu\u011fu i\u00e7in Zazaca konu\u015fuyordu) ve \u2018m\u00fccadeleye kat\u0131lmak&#8217; i\u00e7in Ekim 1969&#8217;da Irak&#8217;a ge\u00e7mi\u015fti. Alt\u0131 ay kadar sonra K\u00fcrtler otonomiye kavu\u015ftular, b\u00f6lgenin lideri Molla Mustafa Barzani Dr. Sait&#8217;in \u2018solcu\u2018 oldu\u011funu \u00f6\u011frenince so\u011fuk davrand\u0131, ama kendisine Zaho b\u00f6lgesinde bir kamp yeri verdi. Oradaki bir barakay\u0131 hastaneye \u00e7evirerek k\u0131sa s\u00fcrede halk\u0131n sevgisini kazanan Sait K\u0131rm\u0131z\u0131toprak, Dr. \u015eivan ad\u0131n\u0131 ve doktor olarak pop\u00fclaritesinin verdi\u011fi cesaretle Tde-KDP ad\u0131yla kendi partisini kurdu. Dr. \u015eivan&#8217;\u0131n ana tezi, K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin esas enerjisini ABD emperyalizmine de\u011fil, T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fine m\u00fccadeleye hasretmesi gereklili\u011fiydi. Yani sol s\u00f6ylemden radikal bir kopu\u015f ve pragmatik bir y\u00f6neli\u015f s\u00f6z konusuydu. Parti bir s\u00fcre sonra I-KDP taban\u0131na y\u00f6neldi. Ayn\u0131 zamanda Barzani&#8217;nin ad\u0131n\u0131 kullanarak T\u00fcrkiye&#8217;de de \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na ba\u015flad\u0131. Bu c\u00fcretk\u00e2r tutum, hem T-KDP&#8217;yi hem de Barzani&#8217;yi rahats\u0131z etti. <br \/> <strong><br \/> <strong>SA\u0130T EL\u00c7\u0130 IRAK&#8217;A G\u0130D\u0130YOR \u2022<\/strong><\/strong> Hal b\u00f6yleyken, T\u00fcrkiye&#8217;de 12 Mart 1971 darbesi oldu, kovu\u015fturmadan ka\u00e7an T-KDP lideri Sait El\u00e7i, Irak&#8217;a gitti. Bir s\u00fcre sonra El\u00e7i&#8217;nin cesedi bulundu. \u00d6ld\u00fcrenin Dr. \u015eivan oldu\u011fu s\u00f6ylendi. Olaydan iki ay sonra, T-KDP&#8217;nin iste\u011fiyle Molla Barzani\u2018nin adamlar\u0131 Dr. \u015eivan&#8217;\u0131 ve iki adam\u0131n\u0131 tutuklad\u0131lar ve zindana koydular. \u0130ddialara g\u00f6re burada zincire ba\u011fl\u0131 \u015fekilde d\u00f6rt ay tutulan Dr. \u015eivan&#8217;\u0131n, yarg\u0131lanma, Barzani&#8217;yle g\u00f6r\u00fc\u015fme ve ailesiyle g\u00f6r\u00fc\u015fme talepleri reddedildi ve 26 Kas\u0131m 1971&#8217;de iki adam\u0131yla kur\u015funa dizilerek \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc. <\/p>\n<p> O g\u00fcnden beri, \u2018\u0130ki Sait Olay\u0131&#8217; ya da \u2018Saitler Olay\u0131&#8217; ad\u0131yla an\u0131lan bu olay K\u00fcrt \u00e7evrelerini \u00e7ok me\u015fgul etti. Herkesin bir fikri vard\u0131 ama olay\u0131n \u00fcst\u00fcndeki s\u0131r perdesi h\u00e2l\u00e2 kalkmad\u0131. Baz\u0131 ki\u015filer Sait El\u00e7i&#8217;yi T\u00fcrk istihbarat\u0131n\u0131n \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylediler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Sait El\u00e7i \u00f6nemli bir K\u00fcrt lideriydi ve El\u00e7i&#8217;nin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinin T-KDP ve Barzani taraf\u0131ndan Dr. \u015eivan&#8217;a y\u0131k\u0131lmas\u0131 sonucu her iki Sait&#8217;ten de kurtulmak m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftu. Bunun bir versiyonu da, Kerk\u00fck meselesi y\u00fcz\u00fcnden birbirine ihtiyac\u0131 olan Irak istihbarat\u0131 (ba\u015f\u0131nda \u0130lyas Barzani vard\u0131) ile T\u00fcrk istihbarat\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirine \u2018jest&#8217; yapt\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Saitlerin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi T\u00fcrkiye&#8217;yi, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Kerk\u00fck olaylar\u0131nda elinin serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131 Barzani&#8217;nin i\u015fine gelmi\u015fti. Baz\u0131 ki\u015filere g\u00f6re, olay tamamen Barzani&#8217;nin siyasi komplosuydu, \u00e7\u00fcnk\u00fc iki Sait de ilerde Barzani&#8217;nin rakibi olabilirdi. <\/p>\n<p> Baz\u0131 \u00e7evrelere g\u00f6re ise cinayeti h\u0131rsl\u0131 ve pragmatik bir ki\u015fili\u011fi olan Dr. \u015eivan i\u015flemi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc Barzani Mardin, Hakkari, Siirt&#8217;te \u00f6rg\u00fctlenme i\u015fini El\u00e7i&#8217;nin T-KDP&#8217;sine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Bu da Dr. \u015eivan&#8217;\u0131 k\u0131zd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Siyasi idam h\u00fckm\u00fc anlam\u0131na gelen bu karara boyun e\u011fmek yerine Sait El\u00e7i&#8217;yi \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc (veya bu i\u015fi yapmas\u0131 i\u00e7in Barzani taraf\u0131ndan k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131lm\u0131\u015ft\u0131), sonunda da hak etti\u011fini bulmu\u015ftu.<\/p>\n<p> G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, senaryolar\u0131n sonu yok. Ancak hepsinde Barzani&#8217;nin olumsuz bir rolle yer ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bu durum, bize bug\u00fcn de Barzani-Talabani ili\u015fkisinde oldu\u011fu gibi ideolojik olmaktan ziyade, yap\u0131sal sorunlar\u0131n K\u00fcrt siyasetini hegemonyas\u0131 alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcyor. Barzani&#8217;nin \u2018a\u015firet reisi&#8217; diye k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesi ile Talabani&#8217;nin \u2018modern&#8217; kimli\u011finin \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 bunun bir tezah\u00fcr\u00fc olsa gerek.  <\/p>\n<p> (Farkl\u0131 yorumlara \u00f6rnek olarak: H\u00fcseyin Akar, Dr. \u015eivan ve Barzani K\u00fcrt Liderli\u011fi, Ankara 2006 ve Sait Aydo\u011fmu\u015f, \u2018Yak\u0131n Tarihimizde \u0130ki Sait Olay\u0131&#8217;,<a href=\"http:\/\/www.kurdinfo.com\/portre\/s_aydogmus_Saitler_olayi.pdf\">www.kurdinfo.com\/portre\/s_aydogmus_Saitler_olayi.pdf<\/a>) <\/p>\n<\/p>\n<p> <!--nextpage-->  <\/p>\n<p><strong>9. Cumhurba\u015fkan\u0131 S\u00fcleyman Demirel, PKK&#8217;n\u0131n 1984&#8217;te \u015eemdinli ve Eruh bask\u0131nlar\u0131yla ba\u015flayan s\u00fcreci 29. K\u00fcrt \u0130syan\u0131 olarak adland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Halbuki, 1921 Ko\u00e7giri, 1925 \u015eeyh Said ve 1939 A\u011fr\u0131 isyanlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndakiler, devletin K\u00fcrtlere y\u00f6nelik \u2018tedip&#8217;, \u2018tenkil&#8217; ve \u2018harekat&#8217;lar\u0131yd\u0131.<\/strong><\/p>\n<p>\u2018<strong>29. K\u00dcRT \u0130SYANI&#8217; MI?<\/strong><\/p>\n<p><em>9. Cumhurba\u015fkan\u0131 S\u00fcleyman Demirel, PKK&#8217;n\u0131n 1984&#8217;te \u015eemdinli ve Eruh bask\u0131nlar\u0131yla ba\u015flayan s\u00fcreci 29. K\u00fcrt \u0130syan\u0131 olarak adland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Halbuki, 1921 Ko\u00e7giri, 1925 \u015eeyh Said ve 1939 A\u011fr\u0131 isyanlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndakiler, devletin K\u00fcrtlere y\u00f6nelik \u2018tedip&#8217;, \u2018tenkil&#8217; ve \u2018harekat&#8217;lar\u0131yd\u0131.<\/em><\/p>\n<p>1993&#8217;te S\u00fcleyman Demirel&#8217;in if\u015fa etti\u011fine g\u00f6re, bir g\u00fcn Cumhurba\u015fkan\u0131 Turgut \u00d6zal, kendisine gizli bir yaz\u0131 g\u00f6ndermi\u015f ve \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Sorunlu b\u00f6lgeler, k\u00f6yler ve da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelerdeki mezralardan ba\u015flamak \u00fczere b\u00f6lge kademeli olarak bo\u015falt\u0131lmal\u0131d\u0131r. En fazla 150-200.000 ki\u015fi aras\u0131nda oldu\u011fu tahmin edilen PKK destek\u00e7ilerinin \u00fclkenin Bat\u0131 b\u00f6lgelerine dikkatli bir \u015fekilde yerle\u015ftirilmesinden sonra, PKK&#8217;n\u0131n lojistik deste\u011fi kesilecek, g\u00f6\u00e7 ettirilenlerin de ya\u015fam standartlar\u0131 y\u00fckselecek. Bu gruba i\u015f vermede \u00f6ncelik tan\u0131mak laz\u0131m. Da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelerin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 ile ter\u00f6rist \u00f6rg\u00fct izole olacak. G\u00fcvenlik g\u00fc\u00e7leri derhal harekete ge\u00e7meli ve bu b\u00f6lgeleri kontrol alt\u0131na almal\u0131. Bu ki\u015filerin b\u00f6lgeye d\u00f6n\u00fc\u015flerinin \u00f6nlenmesi i\u00e7in, b\u00f6lgeye b\u00fcy\u00fck barajlar\u0131n yap\u0131lmas\u0131 bir di\u011fer alternatiftir&#8230;&#8221; deniyordu. (<em>Turkish Daily News&amp;Turkish Probe<\/em>, 16 Kas\u0131m 1993) Zaman\u0131n Genelkurmay Ba\u015fkan\u0131 Do\u011fan G\u00fcre\u015f, k\u00f6ylerin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 karar\u0131n\u0131 do\u011frulam\u0131\u015f ve bunu PKK&#8217;ya kar\u015f\u0131 bir askeri strateji olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131. (<em>Reuters<\/em>, 30 Temmuz 1994) Anla\u015f\u0131lan \u2018pragmatik&#8217; \u00d6zal, Osmanl\u0131&#8217;dan beri her ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131\u015fan y\u00f6neticimizin ba\u015fvurdu\u011fu tehcirde b\u00fcy\u00fck hikmet g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Hele de, bu ki\u015filere gittikleri yerlerde belli avantajlar sa\u011flan\u0131rsa, entegrasyon (hadi olmad\u0131 asimilasyon) m\u00fcmk\u00fcn olamaz m\u0131yd\u0131? Olurdu belki ama, bak\u0131n neler oldu.<\/p>\n<p><strong>NEO HAM\u0130D\u0130YELER .<\/strong> 1984&#8217;te PKK&#8217;n\u0131n \u015eemdinli ve Eruh bask\u0131nlar\u0131ndan sonra, devlet Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Anadolu&#8217;daki k\u00f6yleri \u00f6nce \u2018g\u00fcvenilir&#8217; ve \u2018g\u00fcvenilmez&#8217; diye ikiye ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. (<em>\u0130kibine Do\u011fru<\/em>, 13-19 Aral\u0131k 1987) \u2018G\u00fcvenilir&#8217; k\u00f6yler, Abd\u00fclhamit&#8217;in Hamidiye Alaylar\u0131&#8217;na asker veren a\u015firetlerdi. (Bu a\u015firetlerin mensuplar\u0131, 1950&#8217;li y\u0131llara kadar e\u015fleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla devletten maa\u015flar\u0131n\u0131 almaya devam etmi\u015flerdi. Bir okurumun s\u00f6yledi\u011fine g\u00f6re bunlar aras\u0131nda \u015eeyh Said \u0130syan\u0131&#8217;n\u0131 planlayan <em>Azadi<\/em> \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn ba\u015f\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in idam edilen Cibranl\u0131 Halit Bey&#8217;in e\u015fi de vard\u0131.) \u0130lk korucular, Beyt\u00fc\u015f\u015febapl\u0131 Jirki A\u015fireti&#8217;nden se\u00e7ildi. A\u015firet reisi Tahir Ad\u0131yaman, bir savc\u0131y\u0131 ve yedi askeri \u00f6ld\u00fcrmekten dolay\u0131 idam istemiyle yarg\u0131lan\u0131rken devletle koruculuk anla\u015fmas\u0131 yapt\u0131 ve a\u015firetine mensup 336 cinayet san\u0131\u011f\u0131yla birlikte takipten kurtuldu. Onu di\u011fer \u2018Hamidiye a\u015firetleri&#8217; izledi. 4 Nisan 1985&#8217;te 3175 say\u0131l\u0131 K\u00f6y Kanunu&#8217;na yap\u0131lan bir ekleme ile 57 bin korucuya asgari \u00fccretten maa\u015f ba\u011fland\u0131, bunlara daha sonra 12 bin civar\u0131nda da \u2018g\u00f6n\u00fcll\u00fc korucu&#8217; eklendi.<\/p>\n<p><strong>ZORUNLU G\u00d6\u00c7 BA\u015eLIYOR .<\/strong> \u2018G\u00fcvenilmez&#8217; a\u015firetler ise bazen a\u00e7\u0131k \u015fiddet, bazen tehdit, bazen y\u0131ld\u0131rma, bazen de ikna yoluyla k\u00f6ylerinden \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131lar ve \u00f6nce Batman, Diyarbak\u0131r, Hakkari, \u015eanl\u0131urfa ve Van gibi en yak\u0131n \u015fehir merkezlerine g\u00f6\u00e7 ettiler. Baz\u0131lar\u0131 OHAL d\u0131\u015f\u0131nda kalan Adana, Gaziantep, Kahramanmara\u015f ve Mersin&#8217;e g\u00f6\u00e7t\u00fcler. Daha g\u00f6z\u00fc kara olanlar Ankara, Antalya, Bursa, \u0130stanbul ve \u0130zmir&#8217;de \u015fanslar\u0131n\u0131 denediler. Devletin en son ara\u015ft\u0131rmas\u0131na g\u00f6re zorunlu g\u00f6\u00e7 ma\u011fdurlar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131 953.680 ila 1.201.200 aras\u0131na idi. (Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in Dilek Kurban&#8217;\u0131n 31.12.2006 ve 7.1.2007 tarihli <em>Radikal 2<\/em>&#8216;lerdeki yaz\u0131lar\u0131na bak\u0131labilir.)<\/p>\n<p>Bu gariban n\u00fcfus, hem \u015fehirlerin \u00e7eperlerinde, hem de merkezlerdeki \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc b\u00f6lgelerinde, onlardan gayri kimsenin raz\u0131 olmayaca\u011f\u0131, mutfa\u011f\u0131 ve banyosu olmayan, yar\u0131 harabe konutlarda, naylon \u00e7ad\u0131rlarda, bidon evlerde 9-10 ki\u015fi s\u0131\u011f\u0131\u015farak ya\u015famaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Bu \u2018zorunlu g\u00f6\u00e7menler&#8217; hayata tutunmak i\u00e7in me\u015fru, gayri me\u015fru bulabildikleri her i\u015fte b\u00fct\u00fcn fertleriyle \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda kald\u0131lar. \u00c7ocuklar\u0131n\u0131 okula g\u00f6nderemediler. Zaten onlar\u0131 kabul edecek okul bulmalar\u0131 da zordu. Hal b\u00f6yleyken, hastal\u0131klar, bunal\u0131mlar, intiharlar, \u015fiddete ba\u015fvurmalar, su\u00e7a kar\u0131\u015fmalar hi\u00e7 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildi. Zorunlu g\u00f6\u00e7\u00fcn bir di\u011fer sonucu, radikal milliyet\u00e7ili\u011fin art\u0131k T\u00fcrkiye&#8217;nin her k\u00f6\u015fesine yay\u0131lmas\u0131 oldu.<a name=\"_Toc84408552\"><\/a><\/p>\n<p><strong>GER\u0130 D\u00d6NEB\u0130LD\u0130LER M\u0130?<\/strong> T\u00fcrkiye uzun bir s\u00fcre problemi reddetti. 2002 y\u0131l\u0131nda BM Yerinden Edilmi\u015f Ki\u015filer Temsilcisi Francis Deng&#8217;in raporu \u00fczerine ilk diyalog ba\u015flad\u0131.Avrupa Birli\u011fi bu sorunla 2003 y\u0131l\u0131nda ilgilenmeye ba\u015flad\u0131. Peki devlet bu sorunu \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in ne yapt\u0131? D\u00f6nemin \u0130\u00e7i\u015fleri Bakan\u0131 Abd\u00fclkadir Aksu&#8217;nun Haziran 2005&#8217;te yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re resmi rakam olan 355,803 ki\u015fiden 125,539&#8217;\u00fc \u2018g\u00fcvenli&#8217; bi\u00e7imde k\u00f6ylerine d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fc. Ancak, 18 Kas\u0131m 2005&#8217;te durumu yerinde g\u00f6rmek isteyen \u0130nsan Haklar\u0131 \u00d6rg\u00fct\u00fc, Diyarbak\u0131r&#8217;\u0131n Hazro il\u00e7esinin Ko\u00e7baba k\u00f6y\u00fcne bir ziyaret yapt\u0131. Devlet listesine g\u00f6re 27 hane, 278 ki\u015fi geri d\u00f6nm\u00fc\u015f iken, k\u00f6yde 13 hane ve 69 ki\u015fi ya\u015f\u0131yordu. Yak\u0131ndaki \u00c7iftlibah\u00e7e&#8217;de ise h\u00fck\u00fcmete g\u00f6re 49 hane d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fc ve rakam do\u011fruydu. Diyarbak\u0131r&#8217;\u0131n Lice il\u00e7esine ba\u011fl\u0131 Duru k\u00f6y\u00fcnde devletin listesine g\u00f6re 207 hane ve 346 ki\u015fi varken, \u00f6rg\u00fct 10 hane buldu. Yine Lice&#8217;ye ba\u011fl\u0131 Dibek k\u00f6y\u00fcnde 16 hane de\u011fil, kimse yoktu. Bing\u00f6l&#8217;e ba\u011fl\u0131 Esmata\u015f ve K\u0131r\u0131k k\u00f6yleri hi\u00e7 bo\u015falt\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131 ancak devletin listesinde geriye d\u00f6nenler aras\u0131nda say\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Baz\u0131 durumlarda k\u00f6yler geri d\u00f6nm\u00fc\u015f olarak g\u00f6steriliyordu ancak k\u00f6y\u00fc iskan edenler koruculard\u0131. Bunun gibi daha nice \u00f6rnek vard\u0131. (Human Rights Watch (HRW) Report, 7 March 2005, Vol.17, No.2\/D)<\/p>\n<p><strong>ZARARLARI TAZM\u0130N ED\u0130LD\u0130 M\u0130?<\/strong> Devletin uygun buldu\u011fu terminoloji ile \u2018Ter\u00f6rden do\u011fan zararlar\u0131n giderilmesi i\u00e7in&#8217; \u00e7\u0131kar\u0131lan 5233 say\u0131l\u0131 yasa, sadece \u2018ter\u00f6r&#8217; y\u00fcz\u00fcnden zarar g\u00f6renleri kapsad\u0131\u011f\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k yayg\u0131n \u015fiddet y\u00fcz\u00fcnden ka\u00e7mak zorunda kapsamad\u0131\u011f\u0131, giderilecek zararlar\u0131n ne oldu\u011fu tarif edilmedi\u011fi, \u015fikayetlerin iletilece\u011fi komisyonlar devlet\u00e7e olu\u015fturuldu\u011fu, izlenecek prosed\u00fcr \u00e7ok karma\u015f\u0131k oldu\u011fu, etkili bir temyiz mekanizmas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ve daha onlarca neden y\u00fcz\u00fcnden yaralara merhem olmad\u0131.TBMM raporuna g\u00f6re, Temmuz 2005 itibariyle \u00f6rne\u011fin Diyarbak\u0131r&#8217;da yap\u0131lan 18.240 ba\u015fvurudan sadece 369&#8217;u, Batman&#8217;da 5.847 ba\u015fvurudan 328&#8217;i, Bing\u00f6l&#8217;de ise 14.105 ba\u015fvurudan sadece 124&#8217;\u00fc kabul edilmi\u015fti. Talepleri kabul edilenlere \u00f6denen tazminatlar ise komik d\u00fczeydeydi. (Zarar Tespit Komisyonlar\u0131&#8217;n\u0131n sorunlar\u0131 nas\u0131l \u00e7\u00f6zd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc (!) merak edenlere: Human Rights Watch 2006 T\u00fcrkiye Raporu,hrw.org\/turkish\/backgrounder\/2006\/turkey1206\/turkey1206tuweb.pdf).<\/p>\n<p><strong>G\u00dcVENL\u0130KLER\u0130 SA\u011eLANDI MI?<\/strong> Ama geriye d\u00f6nenleri bekleyen sadece yokluk, i\u015fsizlik, a\u00e7l\u0131k de\u011fil, say\u0131lar\u0131 70  bine varan korucular da bekliyordu. Bunlar \u00f6yle bir gruptu ki, resmi rakamlara g\u00f6re 1985-2006 tarihleri aras\u0131nda 5.129 korucu \u00e7o\u011fu ter\u00f6r, cinayet, ka\u00e7ak\u00e7\u0131l\u0131k, \u0131rza ge\u00e7me gibi a\u011f\u0131r su\u00e7lar i\u015flemi\u015fti. (<a href=\"http:\/\/www2.tbmm.gov.tr\/d22\/7\/7-6226c.pdf\">http:\/\/www2.tbmm.gov.tr\/d22\/7\/7-6226c.pdf<\/a>)<\/p>\n<p>Bir de her y\u0131l onlarca ki\u015finin can\u0131n\u0131 alan kara may\u0131nlar\u0131 sorunu vard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc, T\u00fcrkiye&#8217;nin sahip oldu\u011fu 3 milyon kara may\u0131n\u0131ndan 920 bini s\u0131n\u0131r boylar\u0131ndaki Ardahan, Batman, Diyarbak\u0131r, Do\u011fubeyaz\u0131t, Gaziantep, Hakkari, \u0130skenderun, Ka\u011f\u0131zman, Kars, Mardin, \u015eanl\u0131urfa, \u015e\u0131rnak ve Van&#8217;da, s\u0131n\u0131r ili olmayan (acaba neden?) Tunceli ve Siirt&#8217;e yerle\u015ftirilmi\u015fti ve bunlar\u0131n temizlenmesi i\u00e7in somut bir ad\u0131m at\u0131lm\u0131yordu. (Landmine Monitor Report, 2005-Turkey. <a href=\"http:\/\/www.icbl.org\/\">www.icbl.org<\/a>)<a name=\"_Toc84408553\"><\/a><\/p>\n<p>Daha pek \u00e7ok dertleri olan bu insanlar b\u00fcy\u00fck bir sab\u0131rla devlet\u00e7e ve T\u00fcrk halk\u0131 taraf\u0131ndan fark edilmeyi ve elbette sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclmesini bekliyorlar. \u0130nsan sormadan edemiyor: Acaba PKK ile m\u00fccadeleye ayr\u0131lan 400 milyar, daha i\u015fin ba\u015f\u0131nda  b\u00f6lgenin ve \u00fclkenin refah\u0131 i\u00e7in harcansayd\u0131 b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 ya\u015far m\u0131yd\u0131k?<\/p>\n<p><strong>  <!--nextpage-->  <\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2018VATANDA\u015e T\u00dcRK\u00c7E KONU\u015e!&#8217;<\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de ka\u00e7 K\u00fcrt ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam olarak bilmiyoruz \u00e7\u00fcnk\u00fc 1965 say\u0131m\u0131ndan beri etnik k\u00f6kene ve dile dair sorular sorulmuyor. Tahminler, toplam n\u00fcfusun y\u00fczde 7&#8217;si ile 12&#8217;si aras\u0131nda olduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde. Say\u0131lar\u0131n\u0131 bilmiyoruz ama K\u00fcrtlerin y\u0131llarca gizli ya da a\u00e7\u0131k K\u00fcrt\u00e7e konu\u015fma yasa\u011f\u0131 ile bo\u011fu\u015ftu\u011funu biliyoruz. Bu yasaklar\u0131 delmeyi kafas\u0131na koyan Turgut \u00d6zal ne yaz\u0131k ki, projelerini ya\u015fama ge\u00e7irme f\u0131rsat\u0131 bulamadan vefat etti. 1991&#8217;de DYP ve SHP&#8217;nin kurdu\u011fu koalisyon h\u00fck\u00fcmeti, SHP i\u00e7indeki HEP&#8217;lilerin etkisiyle, K\u00fcrt ad\u0131na do\u011frudan de\u011finmeden \u2018T\u00fcrkiye&#8217;de kendi k\u00fclt\u00fcrel kimliklerini ifade etme ve geli\u015ftirme durumunda olmas\u0131 gereken farkl\u0131 etnik gruplar\u0131n&#8217; varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z ediyordu.<\/p>\n<p><strong>K\u00dcRT\u00c7E YEM\u0130N KR\u0130Z\u0130 .<\/strong> 6 Kas\u0131m 1991&#8217;de, milletvekillerinin yemin t\u00f6reni s\u0131ras\u0131nda ya\u015fanan K\u00fcrt\u00e7e yemin krizi, yedisi DEP&#8217;li, biri ba\u011f\u0131ms\u0131z, sekiz milletvekilinin a\u011f\u0131r hapis cezalar\u0131na \u00e7arpt\u0131r\u0131lmalar\u0131 ile sonu\u00e7land\u0131. 1993&#8217;de Tansu \u00c7iller, K\u00fcrt\u00e7e yay\u0131n ve e\u011fitim konusunda olumlu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klad\u0131, ancak partisindeki ve ordudaki sertlik yanl\u0131lar\u0131n\u0131n muhalefeti y\u00fcz\u00fcnden bundan vazge\u00e7ti. Alparslan T\u00fcrke\u015f K\u00fcrtlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun T\u00fcrk soyundan oldu\u011funu s\u00f6ylerken, k\u00f6y korucu sistemine b\u00fcy\u00fck destek veren K\u00fcrt a\u015firetleri de bu politikaya uyum g\u00f6stermi\u015fler ve MHP&#8217;ye b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde oy vermi\u015flerdi. SHP ve CHP&#8217;nin tavr\u0131 ise K\u00fcrtlerin k\u00fclt\u00fcrel haklar\u0131n\u0131 desteklemekle birlikte T\u00fcrk\u00e7enin resm\u00ee dil ve b\u00fct\u00fcn \u00fclkede ortak e\u011fitim dili kalmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde olmu\u015ftu. RP, K\u00fcrtleri \u0130slam \u00fcmmetinin bir par\u00e7as\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri i\u00e7in konuya gayet s\u0131cak yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. ANAP ise, baz\u0131 K\u00fcrt k\u00f6kenli milletvekillerinin zorlamas\u0131 ile K\u00fcrt\u00e7e e\u011fitim hakk\u0131 dahil, K\u00fcrtlerin k\u00fclt\u00fcrel haklar\u0131 konusunda baz\u0131 giri\u015fimlerde bulunmu\u015f ama nedense 1995&#8217;te G\u00fcneydo\u011fu ve Do\u011fu Anadolu&#8217;daki oylar\u0131 ciddi bir gerilemeye u\u011fram\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p><strong>ANAD\u0130LE GE\u00c7\u0130T YOK .<\/strong> \u015eubat 1999&#8217;da PKK lideri Abdullah \u00d6calan&#8217;\u0131n yakalanmas\u0131ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadarki d\u00f6nemde, Avrupa Birli\u011fi&#8217;nin zorlamalar\u0131 ile baz\u0131 olumlu geli\u015fmeler olmakla birlikte T\u00fcrkiye \u2018anadil&#8217; konusunda son derece muhafazakar davranmaya devam etti. \u00d6rne\u011fin sadece bir bildirge oldu\u011fu i\u00e7in herhangi bir ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmayan BM Ulusal ya da Etnik, Dinsel ve Dilsel Az\u0131nl\u0131klara Mensup Ki\u015filerin Haklar\u0131 Bildirgesi&#8217;ne (1992) konsens\u00fcs yoluyla kat\u0131ld\u0131 ama bir \u2018yorum beyan\u0131&#8217; ekledi. Ayn\u0131 \u015fekilde 1 Mart 1998&#8217;de y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe giren B\u00f6lgesel ya da Az\u0131nl\u0131k Dilleri Avrupa \u015eart\u0131 (1992) ile Ulusal Az\u0131nl\u0131klar\u0131n Korunmas\u0131 \u00c7er\u00e7eve S\u00f6zle\u015fmesi&#8217;ni de (1995) imzalamad\u0131. T\u00fcrkiye&#8217;nin ancak 15 A\u011fustos 2000&#8217;de imzalad\u0131\u011f\u0131 1966 tarihli BM Uluslararas\u0131 Ki\u015fisel ve Siyasal Haklar S\u00f6zle\u015fmesi&#8217;nin 27. Maddesi, &#8220;Etnik, dinsel veya dilsel az\u0131nl\u0131klar\u0131n bulundu\u011fu bir devlette b\u00f6yle bir az\u0131nl\u0131\u011fa mensup bulunan ki\u015filerin gurubun di\u011fer \u00fcyeleriyle birlikte toplu olarak kendi k\u00fclt\u00fcrel haklar\u0131n\u0131 kullanma, kendi dinlerinin gere\u011fi ibadeti etme ve uygulama veya kendi dillerini kullanma haklar\u0131 engellenemez&#8221; dedi\u011fi halde, T\u00fcrkiye bunun gereklerini yerine getirmemekte direniyor. \u00dcstelik \u015fimdi bir de, ilkelerini s\u00fcrekli \u00e7i\u011fnedi\u011fi BM&#8217;nin G\u00fcvenlik Konseyi \u00fcyesi oldu!<\/p>\n<p><strong> <\/strong><\/p>\n<p><strong>GENEL B\u0130R DE\u011eERLEND\u0130RME<\/strong><\/p>\n<p>Alt\u0131 g\u00fcnd\u00fcr \u00f6zetlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m tarih\u00e7e, K\u00fcrtlerin kimliklerinin tan\u0131nmas\u0131yla ilgili taleplerinin PKK ile ba\u015flamad\u0131\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla, PKK&#8217;y\u0131 veya onun uzant\u0131s\u0131 sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z olu\u015fumlar\u0131 yok sayarak veya yok ederek i\u00e7ine k\u0131s\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z kapandan kurtulamayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131, ayn\u0131 \u015fekilde, her ne kadar, tarihsel ve g\u00fcncel nedenlerle uluslar aras\u0131 boyutlar\u0131 olsa da, sorunun k\u00f6klerinin bu topraklarda, bizim tarihimizde oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir diye umuyorum.<\/p>\n<p>Bundan birka\u00e7 y\u0131l \u00f6ncesine kadar, K\u00fcrtler, hakl\u0131 taleplerine me\u015fruiyet sa\u011flamak i\u00e7in T\u00fcrk ulus\u00e7ulu\u011funun do\u011fu\u015f an\u0131na g\u00f6nderme yap\u0131yorlard\u0131. Milli M\u00fccadele&#8217;de \u2018K\u00fcrtler&#8217; olarak yer ald\u0131klar\u0131n\u0131, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda kendilerine baz\u0131 s\u00f6zler verildi\u011fini, ama bu s\u00f6zlerin tutulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Bu iddialar\u0131nda da b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde hakl\u0131yd\u0131lar. Ancak, K\u00fcrtlerin unuttu\u011fu bir \u015fey vard\u0131. O da her milliyet\u00e7ili\u011fin di\u011fer milliyet\u00e7ilikleri d\u0131\u015flayarak var olabilece\u011fiydi. \u00d6te yandan bu tarih\u00e7e, ba\u015f\u0131ndan beri devletin s\u0131k\u0131 sans\u00fcr\u00fc alt\u0131nda ya\u015fayan T\u00fcrk taraf\u0131nca \u00e7ok iyi bilinmedi\u011fi i\u00e7in, K\u00fcrt taleplerinin PKK ile ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eden resmi s\u00f6ylem genel olarak kabul g\u00f6r\u00fcyordu. Osmanl\u0131&#8217;dan beri \u2018millet-i h\u00e2kime&#8217; olarak h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f T\u00fcrklerin idrak etmesi gereken husus ise, e\u011fer milliyet\u00e7ilik denilen \u015fey me\u015fru ise K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin de en az T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi kadar me\u015fru oldu\u011fuydu. (Milliyet\u00e7ilik hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi ilerde yazaca\u011f\u0131m.)<\/p>\n<p>1920&#8217;lerde, Wilson&#8217;un 14 \u0130lkesi uyar\u0131nca ulus-devletini kurmay\u0131 ba\u015faramayan, ya da buna destek verilmeyen tek halk K\u00fcrt halk\u0131yd\u0131. Ancak bunun \u00e7e\u015fitli nedenleri vard\u0131. Bilindi\u011fi gibi ulus-devlet kapitalist geli\u015fmenin belli bir a\u015famas\u0131na tekab\u00fcl ediyordu. Halbuki K\u00fcrtler o tarihte sosyo-ekonomik a\u00e7\u0131dan o a\u015famaya hen\u00fcz gelmemi\u015flerdi. Nitekim, erken d\u00f6nem K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin kanaat \u00f6nderleri, Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k ile ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k aras\u0131nda de\u011fi\u015fik b\u00f6l\u00fcnmeler ya\u015fad\u0131lar.<\/p>\n<p><strong>FARKLI E\u011e\u0130L\u0130MLER .<\/strong> \u00d6rne\u011fin T\u00fcrklerle K\u00fcrtlerin din karde\u015fi oldu\u011funu s\u00f6yleyen Seyit Abd\u00fclkadir ve yanda\u015flar\u0131 Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;na ba\u011fl\u0131 kal\u0131rken, bir grup K\u00fcrt se\u00e7kini Anadolu&#8217;daki direni\u015f hareketine kat\u0131ld\u0131lar. Ancak bunlar\u0131n da bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc, Ermenilerin Anadolu&#8217;ya d\u00f6nemeyece\u011fi kesinle\u015ftikten sonra T\u00fcrklerle kurduklar\u0131 ittifak\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irdiler ve \u00f6zerklik veya ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k i\u00e7in u\u011fra\u015fmaya ba\u015flad\u0131lar. Ama bu s\u00fcre\u00e7te, Cibranl\u0131 Halit Bey ve Bitlisli Yusuf Ziya Bey \u00f6rneklerinde oldu\u011fu gibi, Hamidiye Alaylar\u0131&#8217;na asker veren S\u00fcnni a\u015firetlerin mensuplar\u0131, bir zamanlar ezdikleri ve zulmettikleri Alevi a\u015firetlerin deste\u011fini alamad\u0131lar. Nitekim, Ko\u00e7giri, Alevi isyan\u0131 say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in S\u00fcnni K\u00fcrtlerin\/Zazalar\u0131n deste\u011fini; \u015eeyh Said isyan\u0131 ise Alevi (K\u0131z\u0131lba\u015f) K\u00fcrtlerin\/Dersimlilerin deste\u011fini sa\u011flayamad\u0131.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir zaman y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe girmeyen Sevr Antla\u015fmas\u0131&#8217;nda \u00f6ng\u00f6r\u00fclen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir K\u00fcrdistan u\u011fruna Anadolu&#8217;da ba\u011f\u0131ms\u0131z bir Ermeni devletini bile kabul eden \u015eerif Pa\u015fa veya K\u00fcrt Teali Cemiyeti&#8217;ni kuran Bedirhaniler Bat\u0131&#8217;yla i\u015fbirli\u011fine y\u00f6neldi. Bir aya\u011f\u0131n\u0131 \u0130ngilizlerde bir aya\u011f\u0131n\u0131 T\u00fcrklerde tutan, hatta \u0130ngilizlere kar\u015f\u0131 Ankara ile askeri ittifaka bile yana\u015fan \u015eeyh Mahmud Berzenci veya 1922&#8217;de \u0130ranl\u0131lara yenildikten sonra T\u00fcrkiye&#8217;ye s\u0131\u011f\u0131nmak zorunda kalan Bat\u0131 \u0130ran&#8217;daki \u015eekak a\u015firetinin reisi Simko \u0130smail A\u011fa gibi unsurlar ise K\u00fcrt ulus-devletinden \u00e7ok kendi feodal beyliklerini kurmay\u0131 hedefliyordu.<\/p>\n<p><strong>H\u00dcKMEN YEN\u0130K .<\/strong> Buna, \u0130ngilizlerin \u00f6nceli\u011finin Arap co\u011frafyas\u0131 olmas\u0131n\u0131, tarihi boyunca \u00f6nceli\u011fi H\u0131ristiyan az\u0131nl\u0131klar\u0131n hamili\u011fine vermi\u015f olan Frans\u0131zlar\u0131n \u0130ngiltere&#8217;ye kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir T\u00fcrkiye u\u011fruna zaten pek ilgili olmad\u0131klar\u0131 bu M\u00fcsl\u00fcman grubun kaderine ilgisiz kalmalar\u0131n\u0131, Sovyet Rusya&#8217;n\u0131n kaypak politikalar\u0131n\u0131 eklersek, Birinci D\u00fcnya Savas\u0131 sonras\u0131nda K\u00fcrtlerin neden Wilsoncu \u2018kendi kaderini tayin hakk\u0131&#8217;ndan yararlanamad\u0131\u011f\u0131n\u0131\/yararland\u0131r\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlar\u0131z.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda bu de\u011ferlendirmeyi K\u00fcrtler de b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kabul etmi\u015flerdi. K\u00fcrtlerin kabul edemedi\u011fi, yeni kurulan devletin giderek kat\u0131 bir T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011fe y\u00f6nelmesiydi. Buna tepkilerini esas olarak 1925 \u015eeyh Said ve 1930 A\u011fr\u0131 isyanlar\u0131yla g\u00f6stermi\u015flerdi. Ancak, devletin K\u00fcrtlere tepkisi \u00e7ok daha sert oldu. Modernle\u015fme s\u00fcrecine K\u00fcrtleri dahil edecek projeler geli\u015ftirmek yerine onlar\u0131 zorla asimile etmeyi, ezmeyi, hatta imha etmeyi tercih ettiler. Bu da do\u011fal olarak asl\u0131nda yeni rejime uyum sa\u011flamaya haz\u0131r kesimlerin bile etnik kimliklerine, b\u00f6lgelerine, a\u015firetlerine, mirlerine, \u015feyhlerine, seyitlerine daha \u00e7ok ba\u011flanmalar\u0131na neden oldu.<\/p>\n<p><strong>S\u00d6M\u00dcRGEC\u0130L\u0130K SONRASI .<\/strong> Tarih\u00e7esini anlatmay\u0131 ileriye b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m 1937-1938 \u2018Dersim Tedip Harek\u00e2t\u0131&#8217;ndan sonra K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi uzun s\u00fcre sesini \u00e7\u0131karamad\u0131. 1950&#8217;lerden itibaren, T\u00fcrkiye&#8217;deki modernle\u015fme ve g\u00f6rece demokratikle\u015fme s\u00fcreciyle uyumlu olarak K\u00fcrtler de kendilerini daha rahat ifade etmeye ba\u015flad\u0131lar. Modernle\u015fme s\u00fcrecinin ivme kazand\u0131\u011f\u0131 1960&#8217;larda, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak \u00f6\u011frenci ve ayd\u0131nlardan olu\u015fan bir kesim, 1920&#8217;lerin, 1930&#8217;lar\u0131n milliyet\u00e7i s\u00f6ylemlerini pop\u00fcler bir tarzda da olsa yeniden canland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Bu d\u00f6nem, d\u00fcnyada s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin tasfiye oldu\u011fu, eski \u2018s\u00f6m\u00fcrge halklar\u0131&#8217;na \u2018kendi kaderini tayin hakk\u0131&#8217;n\u0131n tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 y\u0131llard\u0131. K\u00fcrtler s\u00f6m\u00fcrge halk\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu haktan yararlanamazlard\u0131 ama, \u2018s\u00f6m\u00fcrge olmayan halklar&#8217;a tan\u0131nan az\u0131nl\u0131k haklar\u0131ndan yararlanabilirlerdi. Ancak bunu sa\u011flayacak projeleri hem i\u00e7 sorunlar\u0131 hem de devletin g\u00f6z a\u00e7t\u0131rmamas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden geli\u015ftiremediler.<\/p>\n<p><strong>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc DENEME .<\/strong> 1980&#8217;lerden itibaren, Kemalist ideoloji ile g\u00f6bek ba\u011f\u0131n\u0131 koparamam\u0131\u015f T\u00fcrk soluyla yolunu ay\u0131ran K\u00fcrt solu, T\u00fcrk radikal solunun 1960 ve 1970&#8217;lerde savundu\u011fu \u2018ulusal demokratik devrim&#8217; tezinden esinlenen, \u2018K\u00fcrt ulusal demokratik devrimi&#8217; teziyle gerilla m\u00fccadelesine y\u00f6neldi. Bu \u00f6rg\u00fctlerin en g\u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc PKK&#8217;yd\u0131. PKK, uluslar aras\u0131 hukukun \u2018s\u00f6m\u00fcrge olmayan&#8217; halklara tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 az\u0131nl\u0131k haklar\u0131na (ve genel olarak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak haklara) at\u0131fta bulunularak \u2018kendi kaderini tayin hakk\u0131&#8217; s\u00f6ylemini tekrar g\u00fcndeme getirmeye kalk\u0131\u015ft\u0131. Me\u015fruiyetini de \u015fiddete dayanarak sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bir s\u00fcre sonra, uluslar aras\u0131 arenada tan\u0131nmay\u0131 ba\u015fard\u0131. PKK, Abdullah \u00d6calan&#8217;\u0131n T\u00fcrkiye&#8217;ye tesliminden sonraki alt\u0131 y\u0131lda \u015fiddete ara verdiyse de, esas olarak devletin hi\u00e7bir ad\u0131m atmamas\u0131ndan, tali olarak da \u2018Irak ve \u0130ran fakt\u00f6r\u00fc&#8217; y\u00fcz\u00fcnden iki y\u0131l \u00f6nce silahl\u0131 m\u00fccadeleye tekrar d\u00f6nd\u00fc\/d\u00f6nd\u00fcr\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p><strong>LEGAL S\u0130YASETE \u0130Z\u0130N YOK .<\/strong> PKK&#8217;n\u0131n hala nihai \u015feklini almad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclen politikalar\u0131, legal K\u00fcrt partileri taraf\u0131ndan belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde desteklenmekle birlikte bu partilerin PKK&#8217;dan farkl\u0131la\u015fan y\u00f6nleri de vard\u0131. Ancak devlet bu farklar\u0131 g\u00f6rmezden gelerek, legal K\u00fcrt partilerini s\u00fcrekli siyasetin d\u0131\u015f\u0131na itti. HEP, DEP, DEHAP, HADEP devletin uzla\u015fmaz tavr\u0131n\u0131n kurban\u0131 oldu ve kapand\u0131\/kapat\u0131ld\u0131. Legal siyasi partilerin bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131 alan\u0131 da illegal \u00f6rg\u00fctler doldurdu. S\u0131ra DTP mi, g\u00f6rece\u011fiz. E\u011fer DTP&#8217;de ise, onun yerini neyin dolduraca\u011f\u0131n\u0131 da hep birlikte g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p>Peki, bu tehlikeli sarmaldan nas\u0131l \u00e7\u0131kabiliriz? Esas alan\u0131 tarih olan biri i\u00e7in, \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerileri sunmaya kalkmak haddini a\u015fmak olur. \u00dcstelik bu konuda son g\u00fcnlerde <em>Taraf<\/em>&#8216;ta \u00e7ok g\u00fczel yaz\u0131lar yay\u0131mland\u0131. \u00d6rne\u011fin 22 Ekim 2008&#8217;te yay\u0131mlanan Emekli B\u00fcy\u00fckel\u00e7i Ak\u0131n \u00d6z\u00e7er&#8217;in \u2018T\u00fcrkiye ter\u00f6rle m\u00fccadelede ne kadar samimi&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131n\u0131, hem T\u00fcrk, hem de K\u00fcrt milliyet\u00e7ilerinin tekrar tekrar okumas\u0131nda b\u00fcy\u00fck fayda var.<\/p>\n<p><strong>N\u0130YET\u0130M\u0130Z NE?<\/strong> Ama yaz\u0131da anlat\u0131lan \u2018\u0130spanyol modeli&#8217;nin ba\u015far\u0131l\u0131 olabilmesi i\u00e7in \u00f6ncelikle her iki taraf\u0131n da, \u2018asl\u0131nda&#8217; ne istedi\u011fine karar vermesi gerekiyor. T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi 85 y\u0131ld\u0131r \u2018etkisiz hale getirmeyi ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131&#8217; bir ba\u015fka milliyet\u00e7ilikle s\u00fcrekli \u00e7at\u0131\u015fma halinde ya\u015famaya, hatta \u00fclkesinin ortas\u0131ndan b\u00f6l\u00fcnmesine haz\u0131r m\u0131? Yoksa di\u011fer etnik, dinsel veya dilsel gruplarla birlikte, uluslar aras\u0131 hukukun ve insan haklar\u0131n\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fczeye uygun demokratik bir \u00fclkede ya\u015famay\u0131 m\u0131 tercih eder? Ayn\u0131 \u015fekilde K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011fi de karar vermeli. K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, \u00e7irkinli\u011fi defalarca ispatlanm\u0131\u015f 19. y\u00fczy\u0131l paradigmalar\u0131na sar\u0131larak, b\u00fcy\u00fck ihtimalle ele\u015ftirdi\u011fi T\u00fcrk ulus devletine benzeyecek kendi ulus-devletini kurmak u\u011fruna (ki kulland\u0131\u011f\u0131 y\u00f6ntemler bunu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcyor), sonu belli olmayan kanl\u0131 bir sava\u015fta hem kendi halk\u0131n\u0131 hem T\u00fcrk halk\u0131n\u0131 y\u0131k\u0131ma g\u00f6t\u00fcrmeyi ahlaki buluyor mu? Yoksa daha kozmopolit, daha demokratik, daha geli\u015fmi\u015f bir \u00fclkenin olu\u015fturulmas\u0131na katk\u0131da bulunarak, her iki halka da mutluluk vermeyi mi tercih eder?<\/p>\n<p>E\u011fer niyetler ikincilerse \u00f6ncelikle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 silah b\u0131rakma, ard\u0131ndan, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri, \u00e7o\u011fulculu\u011fu ve anayasal vatanda\u015fl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 hedefleyen bir demokratikle\u015fme paketiyle; Suriye, \u0130ran, Irak ve \u00f6zellikle Irak&#8217;taki K\u00fcrdistan B\u00f6lge Y\u00f6netimi&#8217;yle sa\u011fl\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri hedefleyen bir d\u0131\u015f politika anlay\u0131\u015f\u0131yla i\u015fe ba\u015flayabiliriz. Yok, birincilerse her iki tarafa da ge\u00e7mi\u015f ola&#8230;<\/p>\n<p><strong>Yazar\u0131n Notu:<\/strong> Yaz\u0131 dizisinin web sayfas\u0131na aktar\u0131m\u0131nda baz\u0131 sorunlar ya\u015fad\u0131k. Bunlar esas olarak her zaman oldu\u011fu gibi, gazete sayfas\u0131nda \u00e7er\u00e7eve olarak verilen b\u00f6l\u00fcmlerin ana metne yedirilmesinin zorlu\u011fuyla ilgiliydi. Yani, \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde verildi\u011fi zaman ba\u011flam veya kronolojik a\u00e7\u0131dan sorun yaratmayan baz\u0131 b\u00f6l\u00fcmler, web n\u00fcshalar\u0131nda ana yaz\u0131dan kopuk g\u00f6r\u00fcnebiliyordu. Ancak, dizinin 3. yaz\u0131s\u0131n\u0131n web n\u00fcshas\u0131nda \u2018\u015eeyh Said \u0130syan\u0131&#8217;n\u0131n mahiyeti neydi?&#8217; ba\u015fl\u0131kl\u0131 b\u00f6l\u00fcm, isyan\u0131n anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerin hemen alt\u0131na konabilecekken, yanl\u0131\u015fl\u0131kla A\u011fr\u0131 \u0130syan\u0131 ve Dersim&#8217;le ile ilgili b\u00f6l\u00fcm\u00fcn alt\u0131na yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Nedenini \u00e7\u00f6zemedi\u011fimiz bir teknik engel y\u00fcz\u00fcnden bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 web sayfam\u0131zda hala d\u00fczeltemedik. Kronolojik olarak d\u00f6nemle ilgili olmayan R\u0131za Nur-Ziya G\u00f6kalp \u00e7er\u00e7evesi de yukar\u0131da anlatt\u0131\u011f\u0131m \u2018\u00e7er\u00e7eve&#8217; sorunlar\u0131na bir \u00f6rnekti. Bunlar ve fark\u0131na varmam\u0131\u015f olabilece\u011fim ba\u015fka hatalar i\u00e7in \u00f6z\u00fcr diliyorum.<\/p>\n<\/p>\n<p> <\/p>\n        <div class=\"booster-block booster-reactions-block\">\n            <div class=\"twp-reactions-icons\">\n                \n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-1\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/happy.svg\" alt=\"Happy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Happy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-2\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sad.svg\" alt=\"Sad\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sad                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-3\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/excited.svg\" alt=\"Excited\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Excited                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-6\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/sleepy.svg\" alt=\"Sleepy\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">\n                        Sleepy                    <\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                        \n                                                <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-4\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/angry.svg\" alt=\"Angry\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Angry<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                        \n                    <\/div>\n                <\/div>\n\n                <div class=\"twp-reacts-wrap\">\n                    <a react-data=\"be-react-5\" post-id=\"1171\" class=\"be-face-icons un-reacted\" href=\"javascript:void(0)\">\n                        <img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-content\/plugins\/booster-extension\/\/assets\/icon\/surprise.svg\" alt=\"Surprise\">\n                    <\/a>\n                    <div class=\"twp-reaction-title\">Surprise<\/div>\n                    <div class=\"twp-count-percent\">\n                                                    <span style=\"display: none;\" class=\"twp-react-count\">0<\/span>\n                                                                        <span class=\"twp-react-percent\"><span>0<\/span> %<\/span>\n                                            <\/div>\n                <\/div>\n\n            <\/div>\n        <\/div>\n\n    \n<div class=\"twitter-share\"><a href=\"https:\/\/twitter.com\/intent\/tweet?via=SerhatArarat1\" class=\"twitter-share-button\">Tweet<\/a><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>OSMANLI&#8217;DAN BUG\u00dcNE 1: K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin \u2018ge\u00e7&#8217; do\u011fumu \/ Ay\u015fe H\u00fcr Milli M\u00fccadele&#8217;nin ba\u015flar\u0131nda, Mustafa Kemal, K\u00fcrt a\u015firet reislerine \u00e7ekti\u011fi telgraflarda ordu komutanlar\u0131na ve Sovyet Rusya D\u0131\u015fi\u015fleri Komiseri \u00c7i\u00e7erin&#8217;e yazd\u0131\u011f\u0131 mektupta, baz\u0131 meclis konu\u015fmalar\u0131nda \u2018K\u00fcrdistan&#8217; terimini kullan\u0131yordu BA\u015eLARKEN PKK&#8217;n\u0131n 1984 Eruh bask\u0131n\u0131ndan bug\u00fcne dek, Avrupa&#8217;n\u0131n en b\u00fcy\u00fck, d\u00fcnyan\u0131n alt\u0131nc\u0131 b\u00fcy\u00fck ordusuna sahip olan T\u00fcrkiye, 20 bin [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_gspb_post_css":"","footnotes":""},"categories":[34],"tags":[],"class_list":["post-1171","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-kurdistan"],"blocksy_meta":[],"brizy_media":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1171","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1171"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1171\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1171"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1171"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/mcanyuce.net\/eski\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1171"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}